{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/725 - 2025/1764<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/725 <br>KARAR NO\t: 2025/1764<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/10/2023<br>NUMARASI\t: 2023/293 Esas -  2023/522 Karar<br><br>DAVACI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALILAR\t:1-...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>\t:2-...<br>\t:3-YAMAN41 MOTORLU ARAÇLAR İNŞAAT NAKLİYAT HAFRİYAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - ...<br>DAVA\t:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t:11/04/2021<br><br>KARAR TARİHİ\t:23/10/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:05/11/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ailesi ile birlikte köyde çiftçilik ve araçlarıyla da nakliye işleri yapan çiftçi ve esnaf bir kişi olduğunu,  Vefa Dayı Yeğen Gıda Nakliye İnş. ve Ticaret Ltd. Şti.'ye 1.500.000-TL civarında mal yaptıklarını ve karşılığında çekler alındığını ancak bu firmanın sahipleri kötü niyetli olarak davacı gibi birçok mal temin eden esnafı mağdur ederek şirketlerini kapatıp, Ankara Hali'nde Sefa 47 ismiyle yeni bir şirket açtığını ve bu şirket üzerinden ticaretlerine devam ettiğini, ancak davacıya ve piyasaya verdikleri çeklerini ödemediklerini, icra takibine konu edilen çeklerin bunlardan iki tanesi olduğunu, alacaklı görünen ...’a bu kişileri bulup görüşmesi ve çekleri hal esnafları arasında adet olduğu üzere hatır, gönül ve selam ile ödemelerini sağlamak için verdiğini, ancak davacının çekleri verirken her iki çekin de ciro imzasını taşımadığını ve çeklerin ibraz günleri geçtikten çok uzunca bir aradan sonra alacaklı görünen ...'a verildiğini ve kendisinin sürekli olarak davacıya bu kişileri bulduğunu, araya birilerini koyduğunu, itibarlarını engellediğini, bunu hazırlık yaptıklarını ve ödeyeceklerini söyleyerek oyaladığını, davacının 04.02.2021 günü hiçbir şeyden haberi yokken arabasının bağlandığını ve böylece davaya konu icra dosyası açıldığından ve kendisinin bu dosyada borçlu gösterildiğinden haberdar olduğunu, müvekkilinin mernis adresini taşıdığını, gerçekte oturmadığı bir adres mernis adresi olarak görüldüğünü, alacaklı ...'ın bu durumu bildiğini, davacının imzasını taklit ederek sahte imzalar attığını, davacının eline hiçbir tebligat geçmeden dosyanın ilerlemesini ve hacizler konulmasını sağladığını ve takibi kesinleştirerek icra dosyası oluşturduğunu, davacıya karşı sahte imza ile sahte ciro oluşturup haksız yere icra takibi yaptığı gibi asıl amacının bu icra dosyasını cüzi paralarla, gerçekte bedelini almadan diğer davalı Yaman 41 AŞ isimli şirkete temlik ettiğini, davacının araçlarına bağlama yazdırdığını, davacının aracı bağlandığında çeklerin sahte olarak imzalandığını öğrendiğini, Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/6713 Esas sayılı dosyasının iptaline, haksız olarak icra takibi başlatan davalı aleyhine ve davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu olan alacaklara ilişkin icra dosyasını temlik almasının sebebi ...'ın borçları sebebiyle eşine ait taşınmazın icra yoluyla satılması olduğunu, çekler üzerinde yer alan imza sahteliği ve sair iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte bu iddialar bir an için doğru dahi kabul edilse davalının bu fiillerle bir bağı bulunmadığının bulunmadığını, uzlaşı için tek yolun davalının müvekkiline icra dosyasındaki alacağını ödenmesi olduğunu, davacının diğer davalı ...'a alamadığı alacaklarını alabilmesi için çekleri kendisine teslim ettiğini iddia ettiğini, bu iddiaya göre çeklerin \"selam ve hatır\" ile tahsil edileceğini, dava konusu icra takibinin 31.01.2020 tarihinde başlatıldığını ve borçluların her ikisine de ödeme emri gönderildiğini, takibin kesinleşmesi üzerine yapılan sorgulama neticesinde 11.03.2020 tarihinde davacının araç ve taşınmazlarına haciz işlendiğini, dava tarihinin ise 11.04.2021 olduğunu, davacının bu süreçler içerisinde hiçbir şeyden haberi olmadığını iddia ettiğini, davacı-borçluya ait taşınmazlara 16.11.2020 tarihinde kıymet takdiri yapılmak için gidildiğini ve taşınmazlar üzerinde keşif yapıldığını, davacı borçlunun takipten haberdar ve borçlu olduğunun bilincinde olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde diğer davalı ...'tan alınan bilgiye göre; ... çeklerin davacı tarafından bizzat kendisi önünde imzalandığını ve davacıdan alacaklı olması sebebiyle çeklerin kendisine geçtiğini ...'ın uzun zaman boyunca ödeme yapacağı bahanesiyle kendisini oyaladığını icra takibinden sonra da kendisinin yanına gelerek süre istediğini ve bu konuda birçok tanığı olduğunu belirttiğini, ...'ın, Yaman 41'e dava konusu alacakları için noter nezdinde temlik ettiğini ve karşılığında Yaman 41'in otomotiv galerisinden kızı ...'a 41... plakalı Mercedes S320 CDI 4 MATIC marka aracı Gölcük 1.Noterliği'nin 28.07.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile satın aldığını, Yaman 41'in icra dosyasında borçlu ...'ın araç ve taşınmazları olduğunu tespit ettiğini, ancak icra satışının uzun ve masraflı olacağı, başka alacaklıların da olması sebebiyle gelecek paranın bölüşülme ihtimali gibi gerekçelerle icra dosyasından gelecek para ve aracın değeri arasında orantı kurarak ... ile anlaştığını, müvekkilinin bahse konu hukuki ilişkilerle bir bağı olmadığını,  müvekkilinin borçlu olduğu birçok icra dosyası bulunduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, iddia edildiği gibi bir durum bulunsaydı dava konusu icra dosyasını kendi adına temlik almayacağını, faiz hususunda ise her ne kadar senet kambiyo vasfını yitirmiş olsa da faiz başlangıç tarihi senet üzerindeki vadeye göre belirleneceğini, muayyen yani tarafların kendi aralarında belirlediği vade söz konusu olması TBK 117/2 uyarınca karşı tarafın temerrüde düşürülmesi için herhangi bir bildirime gerek olmaması sebebiyle faiz başlangıç tarihinin çek üzerindeki vade tarihi olması hukuka uygun olmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile takibin devamına, takibin durdurulmasına karar verilmesi sebebiyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Davanın Kabulü ile Davacının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2020/6713 sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, Kötü niyet tazminat talebinin Reddine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davalı ...'in alacağı ivazlı olarak temlik aldığını, ivazlı temlik yapıldıktan sonra davacı tarafından açılan menfi tespit davasında diğer davalı ... tarafından tabiri caizse alacağın varlığı için kılını dahi kıpırdatmayarak davalının zarara uğramasına gayret edildiğini, davalının alacağının muteber olduğunu ve hukuken korunması gerektiğini, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermemesine rağmen yanılgılı olarak aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>   DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi  06/10/2023 Tarih - 2023/293 Esas - 2023/522 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br> İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın ailesi ile birlikte köyde çiftçilik ve araçlarıyla da nakliye işleri yapan çiftçi ve esnaf bir kişi olduğunu,  Vefa Dayı Yeğen Gıda Nakliye İnş. Ve Ticaret Ltd. Şti ‘ye 1.500.000 TL civarında mal yaptıklarını ve karşılığında çekler alındığını, ancak bu firmanın sahipleri müvekkiline ve piyasaya verdikleri çeklerini ödemediklerini, icra takibine konu edilen çeklerin bunlardan iki tanesi olduğunu, alacaklı görünen ...’a bu kişileri bulup görüşmesi ve çekleri hal esnafları arasında adet olduğu üzere hatır, gönül ve selam ile ödemelerini sağlamak için verdiğini, ancak müvekkilinin çekleri verirken her iki çekin de ciro imzasını taşımadığını ve çeklerin ibraz günleri geçtikten çok uzunca bir aradan sonra alacaklı görünen ...’a verildiğini, müvekkiline karşı sahte imza ile sahte ciro oluşturup haksız yere icra takibi yaptığı gibi asıl amacının bu icra dosyasını cüzi paralarla, gerçekte bedelini almadan diğer davalı Yaman41... A.Ş. isimli şirkete temlik ettiğini, müvekkilinin aracı bağlandığında çeklerin sahte olarak imzalandığını öğrendiğini, Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/6713 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu davanın açıldığını, davalı ... cevap dilekçesinde müvekkilinin dava konusu olan alacaklara ilişkin icra dosyasını temlik almasının sebebi ...'ın borçları sebebiyle eşine ait taşınmazın icra yoluyla satılması olduğunu, çekler üzerinde yer alan imza sahteliği ve sair iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte bu iddialar bir an için doğru dahi kabul edilse müvekkilinin bu fiillerle bir bağı  bulunmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 26/05/2023 tarih ve 2022/905 Esas 2023/851 Karar sayılı ilamıyla 'Somut uyuşmazlıkta istinafa başvuran davacı ön inceleme duruşmasında söz alarak;\"... benim taraflara borcum yoktur, Refik bana Ankara'da avukatlarım adamlarım var dedi, ben 7.000-TL ...'in hanımın hesabına yatırdım, ben dava konusu çekleri bankaya koyduğum için çeklerde cirom vardı, çekin sahibinin isteği üzerine çeki bankadan çektim, benim vergi dairem Altınovada'dır..\" şeklinde beyanda bulunmuş diğer yandan, lehtar cirantası imzasının sahte olduğunu, çek bedeli lehtara ödendiğinden çeklerden sorumlu olmadığını ileri sürmüş olmakla iddiasını ispatla yükümlüdür. <br><br>O halde Mahkemece, öncelikle davacıya ön inceleme duruşmasındaki beyanı tekrar sorulup,bahsini ettiği cironun mahiyeti(cironun kime yapıldığı) sorulduktan sonra, HMK'nın 211. maddesi gereği çek tanzim tarihinden öncesine ait davacının imzasının bulunduğu mukayese belgelerinin toplanarak, çekteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi kurulundan veya ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile soruşturma dosyasında alınan rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacının iddialarının gerçekliğinin araştırılması gerekir. Araştırma neticesinde oluşacak sonuca göre elde edilecek kanaat ile karar verilmelidir.' gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği, Mahkemece; kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada; davacı vekili imza itirazlarının olmadığına dair beyan dilekçesi sunmuş olmakla , imza incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, davalı Refik ile davacı arasında temel ilişki bulunduğundan alacaklı olduğunu ispat külfeti davalı Refik de olup alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, diğer davalıların  icra takip dosyasında alacağı davalı ...'ten temlik aldığı anlaşılmakla davacının icra dosyasından borçlu olmadığına, kötüniyet tazminat şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verildiği, işbu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.<br>Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabında davacının tacir olduğu, davalılardan Yaman 41 Motorlu Araçlar A.Ş.'nin ticaret şirketi olduğu, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları nedeniyle ticari dava olarak nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise hamil keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabilir. <br>\tBu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacı takibe dayanak çeklerde davacı ciranta davalı ... ise lehdar olup taraflar arasında temel ilişki bulunmaktadır. Söz konusu çekler yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, alacaklı alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispat edebilir.<br>\tSomut olayda taraflar arasında temel ilişki bulunduğundan alacaklı lehdar tarafından alacağın ispat edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı ile davalı alacaklı lehdar ... tarafından alacağın varlığı ispat edilememiş olduğundan mahkemece tüm davalılar yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Benzer şekilde Yargıtay 11. HD'nin  2023/4822 Esas ve 2023/6000 Karar sayılı ilamı )<br>Davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalı ...'in İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 21.888,20 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 5.473,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.415,20 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b1b84b7cd859327","SID":"dacb796e85ba468b"}}