{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/712 - 2025/1707<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/712 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1707<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/657 Esas - 2023/1068 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 16/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t: 15/10/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 06/11/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının yapmış olduğu ticari ilişki sebebiyle Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. 22.10.2021 vade tarihli 305.000,00-TL bedelli çek alacağını, çek keşidecisinin çeki haricen ödeyeceklerini söyleyerek davacıyı oyalaması, bu sebeple çekin davacı tarafından bankaya ibraz edilmemiş olması ve buna rağmen çek bedelini ödememesi nedeniyle çek bedeli tahsil edilemediğini, çekin süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiğini çeke dayalı olarak, çek keşidecisi ve lehtarı hakkında Gebze İcra Müdürlüğü 2021/31089 Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, çek lehtarı tarafından takibe itiraz edilmeyerek takip kesinleşmişse de davalı/çek keşidecisi tarafından yetkiye ve borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, 2004 sayılı İİK'nın 50/1, 6100 sayılı HMK'nın 7/1 maddeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği icra takibinde yetkili icra dairesi Gebze İcra Dairesi olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 732 maddesi gereği zamanaşıma uğramış bonoya dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda, ispat yükü çek keşidecisinde olup keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafından, Gebze Arabuluculuk Bürosu 2022/85443 Numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu görüşmeler anlaşmama ile neticelendirildiğini, bu nedenlerle davalı/borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü 2021/31089 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; hakkında açılan işbu davaya öncelikle yetki yönünden itirazda bulunduğunu, gerek işbu davaya esas teşkil eden ve itirazda bulunduğum Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/31089 E. Sayılı icra takibi, gerekse de işbu dava yetkisiz Mahkeme ve icra dairelerinde ikame edildiğini, nitekim, ikametgah adresinin ... ... Mah. ... Sok. No:.../... Çerkezköy/TEKİRDAĞ olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. ve devam maddeleri uyarınca yetkili Mahkeme Çerkezköy Mahkemeleri olduğunu, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacı yanın iddia ettiği alacak zamanaşımına uğradığını, davacı yan, dilekçesinde şahsımın çeki haricen ödeyeceğimi söyleyerek kendisini oyaladığı ve bu sebeple çekin süresinde bankaya ibraz edilemediğini ve çek bedelini tahsil edemediğini belirttiğini, oysa ki, benim davacı yan ile hiçbir zaman ticari veya şahsi bir bağlantısı olmamış olduğunu, davacının ismini ilk kez hakkında yapılan icra takibi ile duyduğunu, davacı yan her ne kadar kendisini bir takım beyanlarıyla oyaladığını iddia etmekte ise de bu durum kati suretle gerçeği yansıtmadığını, davacı yan ile herhangi bir ticari işi de bu zamana kadar olmadığını, haricen almış olduğu duyumlar ile de işbu dava konusu çekin hakkında açılan takip öncesinde iptal edilmiş olduğunu öğrendiğini, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/882 E. Sayılı dosyası kapsamında işbu dava konusu ilgili çekin daha önceden iptal edilip edilmediğinin Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden sorulmasını ve bu hususta Mahkemeye müzekkere yazılmasını da talep ettiğini, haksız ve yersiz davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın KABULÜNE, <br>Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/31089 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,<br>2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan  61.000‬,00.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince tarafların arasında ticari ilişki olup olmadığına dair bir araştırma yapılmadığını, davacı yan benim sebepsiz zenginleştiğimi iddia etmekte ise de aksine bizzat davacı yanın haksız yere zenginleştiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2023 Tarih - 2022/657 Esas - 2023/1068 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; çekten kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. 22.10.2021 vade tarihli 305.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/31089 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (2004 sayılı kanun 62.madde). Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir (2004 sayılı kanun 67.madde).<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br> Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar).<br>İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutarve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.<br>Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2021/31089 Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine Kuveyt Katılım Bankası A.Ş. Çerkezköy Şubesine ait, keşidecisi davalı ... olan, hamiline yazılı, ... çek seri nolu, 22.10.2021 keşide tarihli, 305.000,00.-TL bedelli çekten kaynaklı, 305.000,00 TL alacağı için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun 27/12/2021 tarihli dilekçesinde, yetki itirazında bulunduğu, herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek yetkiye ve borcun tamamına (ferileriyle birlikte) itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.<br><br>Bilindiği üzere; çek 6102 sayılı TTK'nın 2. kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğler ile düzenlenen bir kıymetli evraktır. Çek, emre yazılı kıymetli evrak olmasının yanında nama veya hamiline yazılı olarak da düzenlenebilir. Yargıtay içtihatlarında da belirtilmiş olduğu şekilde çek, yasal süresi içinde muhatap  bankaya ibraz edilmediğinde 6102 sayılı TTK'nın 796. ve 808. maddeleri gereğince alacaklı müracaat hakkını kaybettiğinden borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus özel yol ile takip yapılamayacağı  gibi, dayanak belge bu hali ile adi havale vasfını taşımakta olup, imzası inkar edilmemiş olduğunda aksinin  iddia eden tarafından ispatlanması gereklidir. Bu hali ile çek, çeki elinde bulunduran lehine yazılı delil  başlangıcı niteliğindedir. Yani  çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi halinde kambiyo  hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ancak, arada temel ilişki varsa çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın varlığı tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir. <br>Süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çekin kambiyo senedi vasfını yitirmesi durumunda hâmil, 6102 sayılı TTK'nın 732. madde (mülga 6762 sayılı TTK m. 644) hükmüne dayalı olarak ya hakkında sebepsiz zenginleşme nedeniyle keşideci aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak kendi cirantası aleyhine alacak davası açabilir. <br>Somut olayda hamil davacı ile keşideci davalı arasında temel ilişki söz konusu olmadığından, hâmil, arada temel ilişki bulunmayan keşideciye karşı dava açma yolunu tercih etmiştir. Bu nedenle eldeki dava 6102 sayılı TTK'nın 732. madde hükmüne dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat davası olup,yerel Mahkemenin nitelendirmesi de doğru olarak bu yöndedir. <br>Keşide ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın “Sebepsiz zenginleşme” başlıklı 732. maddesinde; \"(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.<br>(2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.<br>(3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez.<br>(4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.\" hükmü yer almaktadır. <br>Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkı, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü veya zamanaşımına uğradığı hâllerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle mal varlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. <br>Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hâmilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (Bozgeyik, H.: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Cilt: VII, Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Haziran 2003, s. 589 vd.). <br>Davacı tarafça sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak keşideci hakkında alacak talebinde bulunması durumunda ispat külfeti keşidecinin olup keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı keşideci keşide ettiği çekin ödendiğini veya bedelsiz olarak düzenlendiğini usule uygun delillerle kanıtlamalıdır (Yargıtay 19. HD'nin 2014/7009 E., 2014/10412 K.,2015/9503 E.-2016/1489 K. sayılı kararları).<br>Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava ve takip konusu çekin bankaya vadesinden sonra ibraz edildiği ve kambiyo senedi vasfını kaybettiği, bu durumda çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hâmilin 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi uyarınca keşideciye karşı sebepsiz iktisap kuralları gereğince dava açabileceği, keşideci aleyhine m. 732 hükmüne göre dava açılabilmesi için, senedin hâmilinin yetkili (meşru) hâmil olması gerektiği, eldeki davada, takip konusu çekin hamiline olarak düzenlenmesi, ilk cironun Fabrikam Yapı Malzemeleri İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olması ve buna göre davacı alacaklının lehtar olmaması ve davalı ile aralarında temel ilişki olmaması gözetildiğinde, çeki elinde bulunduran kişinin meşru hamil sayılacağı, davacının da hamiline kaydını ihtiva eden takibe konu çek nedeniyle yetkili hamil olduğu anlaşılmış, yine, somut uyuşmazlıkta ispat yükünün davanın nitelendirilmesine göre keşideci davalı da olduğu ve keşideci davalı tarafından \"sebepsiz zenginleşmediğinin\" ispatlanamadığının görülmesi karşısında, dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu değerlendirilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 20.834,55 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 5.209,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.624,95 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br><br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/10/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83b723af16b180ae","SID":"79c1ed147073fcc7"}}