{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1423 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1407<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/768 D.İş, 2025/634 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İHTİYATİ HACİZ <br>KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br> İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili ile karşı taraf ... A.Ş. arasında 20/01/2020 tarihinde alan tahsis sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusunun; müvekkili tarafından İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Terminali’nde borçluya ticari faaliyette bulunabileceği alan tahsis edilmesi, bunun karşılığında da borçlu tarafından, sözleşmede kararlaştırılan alan tahsis bedelinin ödenmesi olduğunu, sözleşme uyarınca alan tahsis bedellerinin ve kullanım giderlerinin müvekkili tarafından fatura edileceğini ve faturanın tebliğinden itibaren 5 gün içerinde ödeneceğini, ancak borçlu tarafın hiçbir alan tahsis bedeli ödemeden ticari faaliyetini kesintisiz şekilde devam ettirdiğini, ayrıca kendisine tebliğ edilen faturalara süresinde itiraz da etmediğini, fatura konusu alacakların borçlu tarafça kabul edildiğini ve kesinleştiğini, faturaların ödenmemesi sebebiyle maddi zarara ve hak kaybına uğrayan müvekkilinin alacağını tahsil edebilme imkânı kalmadığı gibi borçlu/karşı tarafın belirtilen bu borcunu ödemekten kaçınması, kaçma yada mallarını kaçırma veya gizleme riskinin son derece yüksek olması ve müvekkilinin alacağının sair hiçbir teminatı bulunmaması nedeniyle takdir edilecek teminat karşılığında faturaların toplam tutarı olan 155.804,36 Euro karşılığı 7.080.295,43  TL için ihtiyati haciz kararı verilerek borçlu şirketin, müvekkilinin şirket alacağını karşılayacak kadar menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; somut olayda, faturalara dayalı ihtiyati haciz talep edildiği, ancak taraflar arasındaki sözleme uyarınca edimin her iki tarafça yerine getirilip getirilmediği, bunun sonucu olarak faturaya dayalı alacak talebinin yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçelerine istinaden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karar yasal süresinde istinaf edilmiş olup ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde; taraflarının, talep konusunun ve dayanak sözleşmenin aynı olduğu dosya üzerinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2025/663 Esas 2025/539 Karar sayılı ve 14/05/2025 tarihli ilamı ile verilen ihtiyati haciz kararının işbu dosya açısından emsal nitelikte olduğunu, emsal dosyada da bu dosyada olduğu gibi yine alacağın fatura ve tebliğ kayıtlarına dayandığını, ayrıca aynı Dairenin borçlu şirketin kardeş şirketi hakkında verdiği ihtiyati haciz kararının da bulunduğunu, kanun ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda yaklaşık ispat koşulunun mevcut dosya kapsamı itibariyle yerine getirildiğini, ayrıca istinaf dilekçesi ekinde sunulan bilirkişi raporu ile de ihtiyati haciz talebine konu alacağın haklılığı ve muacceliyetinin sabit olduğunu, dosya içeriğindeki tebliğ kayıtlarının açıkça e-faturaların borçlu şirkete tebliğ edildiğini gösterdiğini, tüm bu hususlara rağmen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Karşı taraf/borçlu şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ve alacak talebi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.  İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekilinin, alacağın dayanağı olarak sunduğu faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Dosyaya sunulan sorgulama kayıtlarından, faturanın karşı tarafça itiraz edilmeden kabul edildiği de anlaşılamamaktadır. Ayrıca bu deliller ile dosyaya sunulan diğer ekli belgelerin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü de mümkün görülmemiştir. Öte yandan istinaf dilekçesi ekinde sunulan bilirkişi raporunun ise, ihtiyati haciz talebine dayanak faturalar ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Buna göre dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı gibi İİK'nun 257. maddesinde öngörülen diğer koşulların da oluşmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Kanunda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir koşul öngörülmemiş olup her ne kadar Mahkemece talebin reddi bakımından yaklaşık ispat koşulu dışında ayrıca alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesine de dayanılmış ise de karar netice itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.   <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-İstanbul Anadolu 5. Asliye  Ticaret Mahkemesinin 2025/768 D.İş, 2025/634 D.İş Karar sayılı ve 23/06/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.30/10/2025<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f45e971d93d39aab","SID":"649f4ad1f4a4833d"}}