{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/621 - 2025/1675<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/621 <br>KARAR NO\t: 2025/1675<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/969 Esas - 2023/316 Karar<br><br>DAVACI \t: ANKUTSAN ANTALYA KUTU SANAYİ OLUKLU MUKAVVA KAĞIT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: M.P.S. METAL-PLASTİK SANAYİ ÇEMBER VE PAKETLEME SİSTEMLERİ İMALAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t  : 10/10/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 10/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; M.P.S.Metal-Plastik Sanayi Çember ve Paketleme Sistemleri İmalat ve Ticaret Anonim Şirketi ile müvekkili şirket arasında-13.05.2019 Tarihli ve ... numaralı, Vakıf Finansal Kiralama A.Ş. ile müvekkil arasında akdedilmiş sözleşmeye istinaden- 29.04.2019 tarihli teklifin ikinci sayfasında yer aldığı şekilde “Kağıt endüstrisinde pres yaparak sıkıştırıp çemberleme yapabilen bir adet otomatik Signode GCU çemberleme makinesi, Signode Octopus otomatik streçleme makinesi ve konveyörler”in satışı hususunda Sözleşme imzalandığını,  sözleşme neticesinde Vakıf Finansal Kiralama A.Ş.'nin 220.000,00.-Euro'yu davalıya ödediğini, müvekkili Şirketin sözleşmeden anılan doğan borçlarını tam ve usulüne uygun olarak ifa etmesine karşın satıcının yükümlülüklerini yerine getirmediği ve söz konusu makinelerin ayıplı olduğunun anlaşıldığını, makinelerin ayıplı olduğu hususunun Servis Raporları, Satıcı Firmanın mailleri ve ayıplı olan makineleri tamir etmeye çalışarak, ayıbı gidermeye çalışması, ancak onarımdan beklenen faydanın da sağlanamadığının sabit olduğunu, söz konusu makinelerin ayıplı olması nedeniyle defalarca davalı Firmaya bildirimde bulunulduğunu, servis işlemleri yapıldığını ancak yine de müvekkiline sözleşme ile taahhüt edilenlerin yerine getirilmediğini, gerekli edimler ifa edilmediğini, davalının, ayıbın giderilmesi, sözleşme ile yükümlenilen edimlerin ifa edilmesi yerine, sürekli olarak Müvekkili şirketin oyalandığını, bu nedenle davalı M.P.S. Metal-Plastik Sanayi Çember ve Paketleme Sistemleri İmalat ve Ticaret Anonim Şirketi'ne Sözleşmeye aykırılık ve ayıplar nedeniyle makinenin iade edileceğini, ayıpların giderilmesi gerektiği ve zarar tazmini talepleri hususunda Antalya 17. Noterliğinin 08329 yevmiye ve 08.06.2020 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini, davalı yanın sessiz kaldığını, bu arada yine ayıpları gidermeye çalıştığını, ancak başarılı olamadığını, daha sonra bu ihtarlarına 1 sene geçtikten sonra 09.07.2021 tarihinde tebliğ olan Beşiktaş 6.Noterliğinin 06.07.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarını gönderdiğini, taraflarınca da bu ihtara  Antalya 17.Noterliğinin 18817 yevmiye numaralı ihtarı ile yanıt verildiğini, davalı tarafça verilen cevabın gerçekleri yansıtmadığının taraflar arasındaki tespit, keşif, bilirkişi raporu, servis raporları, arabuluculuktaki süreç ile sabit olduğunu,  netice olarak; ilk günden bu yana karşı tarafça ayıpların giderilemediğini müvekkili şirketin gün ve gün zarar görmeye de devam ettiğini, bu nedenle de müvekkili şirketçe makinelerin kayden teslim alınmadığını, davalının hiçbir zaman ayıplı makinelerdeki ayıbı gideremediğini, edimlerini ifa etmediğini ve bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını,  davalı tarafça satılan makinelerin tanıtım ve kullanım kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan ve taraflarından bildirilen, standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya ondan beklenen faydaları azaltan veya ortadan kaldıran eksiklikler içerdiği, satılanın elverişliliğinin tamamen ortadan kalktığı/ önemli surette azaldığının  Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/64 D. İş numaralı dosyası kapsamı ile de sabit olduğunu, nitekim dosya kapsamındaki 02.08.2021 tarihli, Bilirkişi 2. Heyet raporunda \"1- GCU 2500 Çemberleme (Şeritleme) makinesinin saatlik palet çemberleme kapasitesinin şartnameye göre 150 adet/saat olması gerekirken, saatlik 88 adet palet üretebilmektedir. Makine saatte yaptığı 88 adet palet ile teklifte belirtilen kapasite rakamına göre yalnızca %59 kapasite ile çalışmaktadır. ( Olması gerekene göre  %41 daha yavaş çalışmaktadır ) Tespit edilen bu çevrim süresi ve saatlik palet üretimi teklifte belirtilen 150 Palet/saat lik kapasite ile uyuşmamaktadır.  2- Octobus 2335 streçleme makinesinin saatlik üretimi ; 12 mikron streç , 20 mt /sn hız ve ortalama paletler ile 82 adet palet /saat olması gerekirken , makine saatte 68 adet palet üretebilmektedir. Makine saatte yaptığı 68 adet palet ile teklifte belirtilen kapasite rakamına göre , yalnızca %83 kapasite ile çalışmaktadır. ( Olması gerekene göre  %17 daha yavaş çalışmaktadır ) Tespit edilen bu çevrim süresi ve saatlik palet üretimi teklifte belirtilen 82 palet/saat lik kapasite ile uyuşmamaktadır.\" denildiğini, tespit dosyasından yapılan bilirkişi raporu hazırlanması aşamasında davalı yanın konveyörü tamir için götürdüğünü, tespit davasının sürecinin de uzamasına neden olduğunu, konveyörün yaklaşık 4 ay sonra şirkete geldiğinde bilirkişi yeniden keşif için gelmek zorunda kaldığını ve raporunu hazırladığını, bu süreçte dahi davalı yanın müvekkili şirketi oyalamaya devam ettiğini, Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan bu raporun da davalıya tebliğ olduğunu, sözleşme koşullarına göre işin ifası hususunda davalınn sözleşmeye aykırı davrandığını, karşı tarafça sözleşme konusu edimlerin -müvekkili tarafından sözleşmeden doğan tüm yükümlülükler süresinde ve usulüne uygun olarak ifa edilmesine, karşı tarafa yazılı, sözlü defalarca ihtarda bulunulmasına rağmen usulüne uygun, tam ve gereği gibi ifa edilmediğini, ayıplı olarak ifa edildiğini ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olunduğunu, bunun yanı sıra söz konusu edimlerin; sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun olarak da yerine getirilmediğini beyanla fazlaya ilişkin dava, talep ve tüm hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107 maddesi gereğince şimdilik; 13.05.2019 Tarihli ve ... Numaralı Sözleşmesi ile edinilen taşınırlardaki ayıp nedeniyle  makinelerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere ayıp nedeniyle oluşan şimdilik 1.000,00 TL zararımızın ihtarın tebliğ olduğu tarihten itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak Müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri (ihtarname ve tespit dosyası masrafları da dahil olmak üzere) ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini; bu talepleri kabul görmez ise; söz konusu makinelerde ayıp oranında bedelden indirim yapılarak, müvekkiline indirim bedelinin iade edilmesine ve Müvekkilinin ayıplı ifa nedeniyle uğradığı müspet maddi zararının giderilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin ihtarın tebliğ olduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından satılan makinelerin \"ayıp\" olmadığını, davacının, süresinde ayıp ihbarı yapmadığını ve süresinde davayı açmadığını, davacının satılan makinelere ilişkin zarar iddialarının kaynağının davacının yanlış kullanımı ve davacının kendisinden kaynaklı sorun olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm ferileri ile birlikte reddine talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın Reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece maddi ve hukuki olgular gözetilerek; dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak, konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile dosyadaki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde yargıtay denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, davacı şirketin üretim veya paketleme hattında herhangi bir eksiklik veya aksama bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih, 2021/969 Esas - 2023/316 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava ayıplı satış nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının dava dışı Vakıf Finansal Kiralama A.Ş. ile imzaladığı 13.05.2019 tarih ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında 220.000,00 Euro bedelle davalıdan iki adet makine ve konveyör aldığı, makinelerin vaadedilen kapasitede üretim yapmadığı, bir kısım arızaların bulunduğu, davalıya yapılan başvurularda davalının arızaları gidermeye çalıştığı ancak anılan arızaların giderilemediği, bu hususta davalıya ihtar yapıldığı, ayrıca davacı tarafından Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/64 DİŞ sayılı dosyasında yapılan delil tespiti neticesinde hazırlanan rapora göre; makinelerin şartnamede belirtilen kapasitenin çok altında üretim yaptığının tespit edildiği, öncelikle makinelerin ücretsiz misli ile değişimi, bu mümkün değilse ayıp oranında indirim ve ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini için 1.000,00 TL talep ettiği talep ettiği; davalının davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın \"alıcının bildiği ayıplar\" başlıklı 222. maddesinde;  Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen  ayıplardan sorumlu  olmadığı, yine satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak  böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. <br> 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde ise \"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse,bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>\"Satıcının ağır kusurunun sonuçları\" başlıklı 225. maddesinde;<br> Ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde  bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükümlerin geçerli olduğu düzenlenmiştir.<br>Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Maddesi incelendiğinde;<br> Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: <br>1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.<br>2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.<br>3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.<br>4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.<br>Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.<br>Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.<br>Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. \"Düzenlemesi mevcuttur.<br>Seçimlik yenilik doğurucu hakların bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 08.04.2021 T. ve 2019/4094 E. – 2021/3484 K.). Seçim hakkının değiştirilmesi “ıslah” suretiyle bile mümkün olamaz (Yargıtay 11. HD'nin 11.02.2020 T. ve 2018/4145 E. – 2020/1212 K. ; Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2019 T. ve 2019/296 E. -  2019/7125 K. ; Yargıtay 13. HD’nin 05.06.2008 tarih ve 2008/1735 E., 2008/7867 K.; Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2023/1458 E 2024/719 K.; 6.Hukuk Dairesi 2022/285 E 2023/699 K sayılı ilamı). Islah ancak usul işlemlerinden geri dönmeyi sağlar. Maddi hukuka dayalı yenilik doğurucu hak niteliğindeki seçimlik haklardan geri dönmeye imkan vermez.<br>Davada, dava açılırken dava değeri fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Dava dilekçesinde Mahkemeye yöneltilen talebin konusunun, talebin dayanağının, talebe konu miktarın ne olduğu hususlarının ayrıntılı ve anlaşılabilir olarak gösterilmesi, yargılama faaliyetinin doğru ve sağlıklı yürütülmesi açısından bir zorunluluktur.  Hukuk yargılamasında tasarruf ilkesinin sonucu olarak (6100 sayılı HMK m. 24), talep olmadan bir dava incelenemez, ayrıca hâkim tarafların talepleriyle de bağlıdır (6100 sayılı HMK m. 26). Bu sebeple, dava dilekçesi, yargılamayı başlatmakta, hem vakıalar hem deliller yönünden çerçevesini çizmekte ve davada incelenecek talep konusunu belirlemektedir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinin 1. fıkrasında, dilekçede yer alması gereken unsurlar sıralanmış olup, davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değerinin gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. <br>492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde ise; \"Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.<br>Gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harc, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.<br>Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz.<br>Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30. madde hükmü uygulanır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda; davacı taraf dava dilekçesinde  makinelerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve ayıp nedeniyle 1.000,00 TL zarar talep ettiği, terditli talep olarak da ayıp oranında indirim ve uğranılan 1.000,00 TL zarar talep etmiş, mahkemece ayıpsız misli ile değişim yönünden harç ikmali için davacıya iki haftalık kesin süre verilmiş ve verilen sürede harç ikmal edilmemesi halinde bu talep yönünden davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş, davacı tarafından harcın yatırılmaması üzerine mahkemece terditli talep olan ayıp oranında indirim talebi yönünden değerlendirme yapılmıştır.<br>Öncelikle 6100 sayılı yasanın 120. Maddesi ve Harçlar Kanunun 30. Ve 32.maddelerine göre verilen sürede harç eksikliği ikmal edilmezse 6100 sayılı yasanın 150.maddesinin uygulanması gerektiğinden mahkemece verilen kesin süre usule uygun değildir. <br>Diğer taraftan yukarıda da açıklandığı üzere; satıma konu malın ayıplı olması halinde seçimlik haklar 6098 sayılı yasanın 227.maddesinde sayılmış olup, seçimlik yenilik doğurucu hakların bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 08.04.2021 T. ve 2019/4094 E. – 2021/3484 K.). Seçim hakkının değiştirilmesi “ıslah” suretiyle bile mümkün olamaz (Yargıtay 11. HD'nin 11.02.2020 T. ve 2018/4145 E. – 2020/1212 K. ; Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2019 T. ve 2019/296 E. -  2019/7125 K. ; Yargıtay 13. HD’nin 05.06.2008 tarih ve 2008/1735 E., 2008/7867 K.; Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2023/1458 E 2024/719 K.; 6.Hukuk Dairesi 2022/285 E 2023/699 K sayılı ilamı). Davacı taraf dava dilekçesinde önce ayıpsız misli ile değişim talep etmiş, terditli talep olarak da ayıp oranında indirim talep etmiş olup, davacının seçimlik haklardan sadece birini talep edebileceği nazara alındığında davacının dava hangi seçimlik hakkını talep ettiği açıklattırılmadan yargılamaya devam edilmesi de yerinde değildir.<br>Davacının seçimlik hakkını ayıp oranında indirim yönünden kullanması halinde ise; dava dilekçesinde harçlandırılan ve dava değeri olarak belirtilen 1.000,00 TL’nin ayıp nedeniyle uğranılan zarar olarak açıklandığı, ayıp oranında indirim talebi yönünden bir miktar belirtmediği görülmüştür. Bu nedenle, davacı tarafa, her bir talebine ilişkin alacak miktarını açıklanmasına imkan sunulması gerekmektedir. Mahkemece, davacı vekiline bu yönde süre verilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/3801 esas 2019/2631 karar sayılı ilamı, Benzer yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/16565 esas 2016/17469 karar sayılı ilamı)<br>O halde mahkemece davacıya 6098 sayılı yasanın 227.maddesindeki seçimlik haklardan seçimlik haklardan ayıp oranında indirim hakkını mı yoksa ayıpsız misli ile değiştirme hakkını mı kullandığının açıklattırılması, ayıpsız misli ile değişimi seçtiği takdirde 6100 sayılı HMK’nın 120, Harlar Kanununun 30 ve 32 maddeleri ile HMK’nın 150 maddesi gereği usulüne uygun harç ikmali için kesin süre verilmesi ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesi; seçimlik hakkını ayıp oranında indirim yönünden kullanması halinde ise davacıya 6100 sayılı yasanın 119/1-d maddesi ile 492 sayılı yasanın 16/3-4 maddeleri gereği ayıp oranında indirim talebi yönünden dava değerini açıklaması ve açıklana dava değeri yönünden harcını ikmal etmesi için süre verilip, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.<br>2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri bu aşamada incelenmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünde kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih, 2021/969 Esas - 2023/316 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.10/10/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br> <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66d0e8834097ca8f","SID":"c17cd8608d9f608d"}}