{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/150 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1369<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2021<br>NUMARASI\t: 2020/422 Esas, 2021/963 Karar<br>DAVA: Rücuen Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde sağlık sigorta poliçesi ile sigortalının 01.03.2017 tarihinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını, sigortalının tedavisi için müvekkil şirket tarafından tedavinin yapıldığı hastaneye toplam 12.550,39 TL ödendiğini,  6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 98. maddesi gereğince davalı ...'nın trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderinden sorumlu olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinin kazaya sebep olan aracın ZMMS sigortacısı olması nedeniyle sorumlu olduğunu ve davalı gerçek kişinin aracın sürücüsü olarak kazada kusurlu olması nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek 12.550,39 TL'nin kaza tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce kuruma yazılı olarak başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davada görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, davanın KTK 109/2. Maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, değişen 2918 sayılı KTK.’nun 98. Maddesi ile 27/08/2011 tarihli Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline ilişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve 07/02/2012 tarihli 2012/5 Sayılı \"Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri\" Genelgesi gereğince sözleşmeli olmayan sağlık hizmet sunucularınca (SHS) trafik kazalarına bağlı olarak oluşan sağlık hizmeti giderlerinin SUT hüküm ve ekleri esas alınarak manuel olarak değerlendirilip ödeneceğini, Kurum sigortalısı olmayan şirket tarafından tedavi masraflarının istenemeyeceğini, davacı sağlık sigorta şirketinin halef sıfatının bulunmadığını, müvekkili Kurum'un dava konusu tedavi masraflarından sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ticari dava olduğundan arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle ve dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığından  davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, yasa değişikliği nedeniyle trafik kazasına bağlı tedavi giderlerinden ... nın sorumlu olduğunu, müvekkilinin trafik kazası nedeniyle tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi halde trafik kazasındaki kusur oranının tespiti gerektiğini, kaza ile davacının sakatlığı arasında illiyet bağının olup olmadığı noktasında ATK dan Erişkinlere İlişkin Yönetmelik çerçevesinde rapor alınması gerektiğini, hatır taşıması ve ortak kusur indiriminin yapılması gerektiğini, olay haksız fiile dayandığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın KTK 109/2. Maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, kazada müvekkilinin kusurlu olmadığını, zarardan kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısının  ve yasa değişikliği gereğince ... nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacının Grup Sağlık Sigortası kapsamında dava dışı sigortalı İsmail Ambar'ın  05.01.2018-05.01.2019 dönemi için özel sağlık sigortacısı olduğu,  trafik kazalarına bağlı acil hal teşkil eden tedavi giderlerinden özel veya devlet hastanesi ayrımına gidilmeksizin ve SUT konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın “tüm” tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacağı, bu durumda davacı taraf ödenen fatura bedeline istinaden tedavi gideri talep ettiğine göre 25/02/2011 Tarih ve 27857 (Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 Tarih ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri gereğince davacı tarafça yapılan belgeli tedavi giderlerinden dolayı davalı ...'nın sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek yapılan tedavilerin sigortalının yaralanmasının mahiyeti ile uyumlu olduğu ve talep edilen meblağın poliçe limitleri dahilinde olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, trafik kazası sonucu yaralanan kişinin tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşana kadar yaptığı tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı yani KTK 98. maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte zorunlu mali sorumluluk sigortacısının tedavi harcamaları konusunda bir sorumluluğunun kalmadığı, bilirkişi raporu ile somut olayda davaya dayanak yapılan harcamaların ... kapsamındaki tedavi giderlerinden olduğu belirlendiğinden davanın davalı ... ve Sigorta  yönünden  reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 12.550,39 TL'nin ödeme tarihi olan 11.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava konusu talep edilen tüm tedavi giderlerinin belgeli ve trafik kazasıyla uyumlu olduğunu, yasa değişikliğinde işleten ve sürücünün haksız fiil sorumluluğu açısından herhangi bir değişikliğe gidilmediğini, bu kişilerin de tedavi giderlerinden sorumluluğunun devam ettiğini, davalı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğunu, bu yüzden sigortalıya verilen zarardan TBK 49. madde gereğince haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında sürücü yönünden davanın neden reddedildiğinin tartışılmadığını,  davalı sigorta şirketinin ise KTK 85, 91 ve 97. Maddeleri gereğince sorumluluğunun devam ettiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ilgili mevzuat gereğince ... ya prim aktarımı yapılıp yapılmadığı belli olmadığından ve aşamalarda bu husus ispatlanmadığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceğini belirterek mahkeme kararının davalı sürücü ve sigorta şirketi yönünden kaldırılarak davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; Medula kayıtları incelendiğinde davacı sigortalısının tüm tedavi giderlerinin SUT hükümlerine göre ... tarafından karşılanarak yasal sorumluluğun ... tarafından yerine getirildiğini, KTK 109/3. maddesinde yer alan rücuya ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davacının müvekkili Kurumdan olan taleplerinin zamanaşımına uğradığını,davaya bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, trafik kazası nedeniyle yaralanmaya bağlı tedavi giderinin acil hal kapsamında olduğunun tespit edilmemesi nedeniyle sözleşmesiz özel hastane tarafından yapılan tedavilere ilişkin giderlerin ... tarafından karşılanamayacağını, ayrıca ... harçtan muaf olduğundan aleyhe harç bedelinin tahsiline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava açılmasına ... sebebiyet vermediğinden aleyhe vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle ödenen tedavi giderinin Grup Sağlık Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı sürücü yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kabulü ile 12.550,39 TL'nin ödeme tarihi olan 11.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dava dışı sigortalı İsmail Ambar'ın davacı şirket nezdinde 05/01/2017-05/01/2018 tarihleri arasında Grup Sağlık Sigortası Sertifikası ile sigortalı olduğu, sigorta ettirenin İstanbul Uygulamalı Gaz ve Enerji ... A.Ş.  olduğu, dosya kapsamında yer alan  kaza tespit tutanağına göre 01/03/2017 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sebebiyle sigortalının yaralandığı, davacı sigorta şirketinin tedavi giderlerine ilişkin hastaneye 11.06.2017 tarihinde 11.568,60 TL ve 22.06.2017 tarihinde 981,79 TL tutarında ödeme yaptığı, davacı tarafından ödenen toplam 12.550,39 TL bedelin rücuen tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.24.08.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Yukarıda açıklanan hususlardan dolayı, ...plakalı kamyonet sürücüsü ...'nin 01.03.2017 tarihinde meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, trafik kazasının 01/03/2017 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları görüş ve kanaati ile resmi SUT fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, dosyada mevcut ... ... Hastaneler Kompleksine ait Epikrizler incelendiğinde; epikrizlerden bazılarının kurumu bölümünde “...” bazılarında ise “... ... Sigorta A.Ş.” yazıldığı, ancak ... tarafından dosyaya ödeme yapıldığına dair Medula kayıtlarının sunulmadığı, bu yüzden ... tarafından tedavi giderleri ile ilgili hiç ödeme yapılmamış gibi değerlendirme ve hesaplama yapılması gerektiği, dava konusu tedavilerle 01.03.2017 tarihinde yaşanan trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğu, talep edilen meblağın poliçe limitleri dâhilinde olduğu, mahkeme tarafından dava konusu ödemelerin ... tarafından SUT hükümleri doğrultusunda resmi fiyatlar üzerinden ödenmesine karar verilmesi halinde; ...'nın ödeyeceği meblağın yasal faizi hariç 3.131,71 TL, diğer davalıların ödemeleri gereken meblağın %100 kusur durumuna göre yasal faizi hariç 9.418,68 TL (12.550,39 TL - 3.131,71 TL = 9.418,68 TL) olduğu, (Talep Miktarı:12.550,39 TL), ... Sigorta A.Ş.'nin ... Sigorta A.Ş.'ne hitaplı 25/07/2019 tarihli Talep Dilekçesi ile başvurduğu ve bu yazının tebliğ tarihinin 07/08/2019 olduğu anlaşıldığından; 8 iş günü sonrası olan 20/08/2019 tarihinin; ...'ye hitaplı 25/07/2019 tarihli Talep Dilekçesi ile ayrıca İstanbul ...İl Müdürlüğü'ne hitaplı 25/07/2019 Tarihli Talep Dilekçesi ile başvurduğu anlaşıldığından, söz konusu yazıların tebliğ tarihlerinin faiz başlangıç tarihi olduğu, faiz oranının %9,00 yasal faiz oranı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.1-Davalı vekili istinafında, İş Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.Öncelikle sigorta rücu davasının niteliğini açıklamak gerekecektir. davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması, halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre, davada hangi mahkemenin görevli olduğunun değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir.Somut davada, dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğu gibi sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişki davalı ... ve sürücü yönünden haksız fiil olan trafik kazası ve diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise TTK da düzenlenen ZMMS ye dayanmaktadır. Halefiyet ilişkisine dayanarak açılan davalarda, mahkemenin görevi dava dışı sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenecektir. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunduğundan uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.2-Davalı ... vekili istinafında, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.Halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır.  Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 17/01/1972 tarihli ve 1970/2 E. 1972/1 K. sayılı kararında; sigorta bedelini ödeyen sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde ve sigorta ettirenin halefi sıfatıyla açacağı davanın zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı kişiye karşı açabileceği davanın zamanaşımına tabi olacağı ve aynı tarihte başlayacağına karar verilmiştir. KTK'nun 109. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmü yer almaktadır.Halefiyette, zarara uğrayan sigortalının zararını gideren sigortacı, sigortalının yerine geçerek, sigortalıya ödediği bedel nispetinde sorumlulara karşı dava açıp şayet sigortalı tarafından açılmış bir dava var ise davaya devam etmektedir. Bu nedenle halefiyete dayalı olarak açılan davada zamanaşımının sigortalı ile sorumlu kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenmesi yani sigortalı tarafından açılan davada hangi zamanaşımı süresi uygulanacak ise sigortacı tarafından açılacak olan davada da aynı zamanaşımı süresinin nazara alınması gerekmektedir. <br> Bu nedenle görülecek davada yetkili mahkeme, zamanaşımı ve ispata dair kurallar, sigortalı ile üçüncü kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenir. Bu hukuki ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı süresi, halefiyet davasında da geçerlidir. Zamanaşımı yönünden sigortalı için uygulanacak hükümler, sigorta şirketi için de uygulanır. Zarara sebebiyet veren aleyhine aynı olay sebebiyle zarar gören ile onun halefi yönünden, başlangıç ve sona erme tarihleri farklı iki tür zamanaşımı kabul edilemez. \"...Dava, sağlık sigortası poliçesi uyarınca hak sahibine ödenen tedavi giderinin 6111 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu davası, sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davasıdır. Zamanaşımı yönünden sigortalı için uygulanacak hükümler sigorta şirketi için de uygulanacaktır. Yine aynı nedenle zamanaşımı sigortalı için hangi tarihte işlemeye başlamış ise sigortacı için de aynı tarihte başlar ve aynı tarihte dolar. Zamanaşımı süresini düzenleyen  2918 sayılı KTK’nin 109/2. maddesinde davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının sigortalısının yaralanmasıyla  sonuçlanan trafik kazasının, cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması, bu eylemle ilgili ceza davasının sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 04.10.2011 kaza tarihinin üzerinden sekiz yıl geçmeden 24.03.2014 tarihinde davanın açılması karşısında, zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır. Bu durumda mahkemece, zamanaşımı def’i reddedilip, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır...\" (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/1686 Esas 2015/4071 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısının trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle sağlık sigorta poliçesi uyarınca ödenen tedavi giderlerinin, sigortalının haklarına halef olarak davalı ...'dan tahsili talep edildiği için zamanaşımı süresinin KTK'nın 109/1. ve 2. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının sigortalısının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde olup, bu eylemle ilgili  5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kaza tarihi olan 01/03/2017 tarihinden, davanın açıldığı 20/08/2020 tarihine kadar sekiz yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.3-Davalı ... vekili istinafında, dava dışı sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun \"Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi\" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ...tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, ..., bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.\" hükmü düzenlemiştir.6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ...tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer...\" şeklinde hüküm içermektedir. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi 2013/773 Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan \"Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda\" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde 2013/773 Esas 2016/1779 Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan \"... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda\" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı ...'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/25173 Esas 2024/881 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacının sigortalısının trafik kazası sebebiyle tedavi gördüğü ... Hastanesinde yapılan tedaviler sebebiyle toplam 12.550,39 TL bedelin davacı tarafından ödenmesi üzerine aynı tutarın tahsili için iş bu rücuen tazminat davası açılmıştır. Dosya kapsamında yer alan doktor bilirkişisinden alınan raporda, sigortalıya trafik kazası sonucunda ... Hastanesinde uygulanan tedavilerin ve bu kapsamda yapılan toplam 12.550,39 TL bedelin meydana gelen yaralanmayla illiyet bağının tam ve kesin olduğu belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu tedavi giderleri belgeli olduğu gibi ayrıca uygulanan tedavilerin de kaza sonucu oluşan yaralanmanın mahiyeti ile uyumlu olduğu anlaşılmakla  6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği davalı ... trafik kazası sebebiyle yapılan bu tedavi giderlerinin tamamından sorumludur. Mahkemece, davalı ...'nın tüm tedavi giderlerinden sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle tesis edilen karar isabetli olup bu hususa yönelik davalı ...'nın istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.4-Davacı vekili istinafında, mevzuattaki değişiklik nedeniyle dava dışı sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürmüştür.Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı ...'na geçtiğinden ilk derece mahkemesi tarafından davalı sigorta şirketi ve sürücü yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğundan bu hususlara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.5-Davalı ..., 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı ...Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olduğundan davalı kurumdan harç alınması doğru değildir. Davalı ... vekilinin, bu yöndeki istinaf talebi yerindedir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 12.550,39 TL tazminatın 11/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,  İstanbul 14. Asliye TicaretMahkemesinin 2020/422 Esas, 2021/963 Karar sayılı ve 08/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE,a)Davanın davalı ... yönünden kabulü ile 12.550,39 TL tazminatın 11/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacıya  VERİLMESİNE,b)Davanın davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden REDDİNE,c)Davalı ... harçtan muaf olduğundan bu davalı yönünden kabul edilen 12.550,39 TL bakımından harç alınmasına YER OLMADIĞINA, davacı tarafından bu davalıya yönelik talep miktarına göre yatırılan 214,33 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,d)Davacı tarafından yapılan 1.654,50 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde BIRAKILMASINA,f)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 12.550,39 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin (istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından) davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE,h)6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davalı ...'dan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 214,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 401,07 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,7-Davalı ... tarafından yapılan 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya VERİLMESİNE,8-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"675755573402f189","SID":"a689417b93ef8a8b"}}