{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/536 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1609<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/654 Esas - 2023/8 Karar<br>DAVACI\t\t: ......<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 27/12/2017<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 09/10/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 05/11/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... Mah. .... ... ... Cad. No:... Körfez/Kocaeli adresinde bulunan davalıya ait yapı marketi içerisinde ve depo stoklarında bulunan malların devri ile ilgili anlaşma yapıldığını, davalı şirket tarafından stokta gözüken mallara ilişkin proforma fatura düzenlendiğini ve bu proforma faturada gözüken malların satın alınması için ticari kredi başvurusunda bulunacak müvekkiline verildiğini, davalı tarafından 22.12.2015 tarihli 209.450,00 TL bedelli olarak düzenlenen proforma fatura suretinin dilekçeye ek yapıldığını, 22.12.2015 tarihli, 177.500,00 TL+KDV olmak üzere 209.450,00 TL toplam tutarlı proforma faturada belirtilenlerin, tarafların tenzilatlarla 180.000,00 TL bedelle satılması/satın alınması yönündeki anlaştıklarını ve 180.000,00 TL bedele göre ödeme planı öngördüklerini, 80.000,00 TL ödeme planının, 25.000,00-TL'sinin nakit kalan 155.000,00 TL'sinin ise sıralı çek şeklinde ödemesinin dilekçeye ek yapılan tarafların karşılıklı olarak imzaladıktan anlaşma ile kararlaştırdıklarını, yine dilekçeye ek yapılan çeklerin davalıya verildiğini, başlangıçta 25.000,00 TL'nin nakit ödenmesi kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının bankasının proforma fatura belirtilen tutarın yüzde ellisi oranında kredi sağlayabileceğinin kesinleşmesi üzerine, davalı tarafından 06.01.2016 tarihli ... no'lu 100.359,00-TL bedelli irsaliyeli fatura düzenlendiğini, faturada belirtilen malların davacıya teslim edildiğini, ilgili faturanın davacının Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Gölcük Şubesine sunulduğunu, bankaca aynı tarihte davacı adına doğrudan davalının hesabına 100.000,00 TL yatırıldığını, kalan 359,00 TL'nin ise nakden elden ödendiğini, banka dekontunun ve faturanın dilekçeye ek yapıldığını, tarafların 180.000,00 TL ile mutabık kalman mallardan, davacıya 06.01.2016 tarihli ... no'lu 100.359,00-TL bedelli irsaliyeli faturaya konu malların teslim edildiğini ve bu fatura bedelinin de Kuveyt Türk Bankası aracılığıyla ödendiğini, davacının davalı ile aralarındaki güven ilişkisi ve kalan malların da teslim edileceğine olan inançla önceden tanzim edilerek bankaya ibraz edilen, 23.06.2016\ttarihli ... no'lu 15.000,00 TL bedelli, 22.07.2016 tarihli 7045997 no'lu 10.000,00 TL bedelli, 29.07.2016\ttarihli ... no'lu 10.000,00 TL bedelli, 26.08.2016\ttarihli ... no'lu 20.000,00 TL bedelli, toplamda 55.000,00 TL çeklerin ödendiğini, ödeme dekont suretlerinin dilekçeye ek yapıldığını, bu haliyle davacıya 100.359,00 TL'lik fatura ile mal teslimi yapılmış olmasına karşın davalıya toplamda 155.000,00 TL ödeme yapıldığını ve halen davalının elinde, 30.09.2016\ttarihli ... no'lu 20.000,00-TL bedelli, 27.10.2016\ttarihli ... no'lu 25.000,00 TL bedelli, 30.11.2016\ttarihli ...57 no'lu 25.000,00 TL bedelli, 30.12.2016\ttarihli ... no'lu 30.000,00 TL bedelli, toplamda 100.000,00 TL çeklerin kaldığını ve çeklerin icra takibine konu edildiğini, davacının Kocaeli 1. Noterliğinden 06.02.2017 tarih ... yevmiye numarası ile davalı tarafa ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile malların teslimi ile nakit olarak ödenen çeklerin iadesini talep ettiğini ancak davalının bu ihtarnameye cevap vermediğini, ihtarnamenin dilekçeye ek yapıldığını, sorunun karşılıklı iyi niyetle çözülebilmesi için mümkün olan çaba gösterilmişse de davalının uhdesinde tuttuğu malları teslim etmediği, karşılıklı edimini yerine getirmediğini gibi çekleri de iade etmediğini, üstüne icra takibine konu etmiş olmasından dolayı bu istirdat ve menfi tespit davasını açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek; davacıya fatura mukabili 100.359,00 TL mal teslimi yapılmış olmasına karşın davalıya 155.000,00 TL toplamda ödeme yapılmış, fazladan ödenen 55.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdadına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının halen uhdesinde bulunan Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. İzmit Şubesine ait 30.09.2016\ttarihli ... no'lu 20.000,00 TL bedelli, 27.10.2016 tarihli ... no'lu 25.000,00 TL bedelli, 30.11.2016\ttarihli ... no'lu 25.000,00 TL bedelli, 30.12.2016 tarihli ... no'lu 30.000,00 TL bedelli, olmak üzere toplamda 100.000,00 TL çeklerin iptali ile bu çeklerden dolayı davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, çeklerin icra takibine konu edilmesi ve davacının haciz tehdidi altında olması nedeniyle, Kocaeli 2. lcra Dairesinin 2016/13737, Kocaeli 6. İcra Dairesinin 2017/241, Kocaeli 7.İcra Dairesinin 2017/4484, Kocaeli 7. İcra Dairesinin 2017/5223 Esas sayılı dosyalarının takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu ve kabul etmediklerini, davacının 27.10.2016 tarihli 25.000,00 TL bedelli, 30.12.2016 tarihli 30.000,00 TL bedelli, 30.03.2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli, 30.04.2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli 4 adet çeki davalı lehine düzenleyerek teslim ettiğini, bahse konu çeklerin bankaya ibraz edildiğini ancak karşılıksız çıktığını, bu durumdan dolayı alacağın tahsiline yönelik olarak 4 adet ayrı ayrı olmak üzere icra dosyası ile takip başlatıldığını, alacağın tahsili amacıyla bu aşamaya kadar bir sonuç elde edilemediğinden icra takiplerinin huzurdaki davanın devamı aşamasında devam etmesinin davacı açısından telafisi imkânsız bir sonuç doğurmayacağının ortada olduğu, bu nedenle davacı tedbir talebinin reddini talep ettiklerini, mahkememizce tedbir talebinin uygun görülmesi durumunda ise huzurdaki davada davacının haksız çıkması durumunda alacağa kavuşmanın uzun bir zaman alacağı dikkate alınarak icra dosyaları nezdindeki alacakların fer'ileriyle birlikte %115 oranından teminatın mahkemeye depo edilmesini, dava dilekçesine ek yapılan proforma faturanın davalı tarafından düzenlenmediğini, proforma fatura içeriğindeki davalı şirket kaşesi üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, proforma faturanın kime hangi amaçla düzenlendiğinin de belge içeriğinden anlaşılamadığını, proforma fatura üzerindeki müşteri vergi numarası ile takibe konu edilen çekler üzerindeki davacının vergi numarasının uyuşmadığını, kaldı ki bahse konu proforma faturanın taraflar arasında hukuken borç ilişkisi doğurabilecek satım sözleşmesi niteliğinde bir belge de olmadığını, dava dilekçesine ek yapılan, ödemelerin nasıl yapılacağını ve davalı şirket yetkilisinin imzasını taşıdığı iddia edilen doküman içeriğinde, davalı şirket kaşesinin bulunmadığını, hangi maksatla ve ne için düzenlendiğinin içeriğinden anlaşılmadığını, şahıslar arasından düzenlenen bu dokümana dayalı olarak müvekkil şirkete karşı hak iddiasında bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, kaldı ki bu dokümanın içeriği incelendiğinde dokumanın üzerinde tahrifat yapıldığını, bazı sayı ve rakamların sonradan değiştirildiğinin çıplak gözle anlaşıldığını, her ne kadar ödeme planının oluşturulduğu ve bu ödeme planına göre davalıya sıralı çek verildiği iddia ediliyor ise de bu doküman içeriğinde, icra takiplerine konu edilen davacı tarafından düzenlenen çek bilgilerinin hiçbirinin bulunmadığını, işbu belgenin icra takiplerine konu çeklerle ilişkilendirilebilmesi için çeklerin seri numaralarının, banka bilgilerinin, düzenlenme tarihleri ve miktarları ile belgenin davalı şirket nam ve hesabına düzenlenmesinin gerektiğini, Yargıtayın ilgili kararları uyarınca, davacı yanca dosya kapsamına takip konusu çek bilgilerini açıkça içeren, çeklerin tahsilini şarta bağlayan, tartışmadan uzak hiçbir yazılı belge sunmadığını, davacının yasal süre içerisinde borca itiraz etmediği gibi huzurdaki davada imza itirazında da bulunmadığını, icra takiplerine konu kambiyo senetlerinin tüm unsurları yönünden geçerli olduğunu, davacının davalıya çek tanzim ve teslim ederek karşılığından teslim almadığını iddia etmekte olduğu malları aksine teslim aldığını ikrar ettiğini, belirterek; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame etmiş olduğundan %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... <br>1-Davanın KABULÜ ile; <br>55.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine 27/07/2016, 10.000,00 TL'sine 01/08/2016, 15.000,00 TL'sine 27/06/2016, 20.000,00 TL'sine 26/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Davacının;Kocaeli İcra Dairesinin 2021/17365 esas sayılı takip dosyasına dayanak TEB İzmit Şubesine ait ... seri numaralı 27/10/2016 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çek ve icra dosyası yönünden, <br>Kocaeli 6. İcra Dairesinin 2017/231 esas sayılı takip dosyasına dayanak TEB İzmit Şubesine ait ... seri numaralı 30/12/2016  keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çek ve icra dosyası yönünden,<br>Kocaeli İcra Dairesinin 2019/43322 esas sayılı takip dosyasına dayanak Garanti Bankası İzmit Sanayi Şubesine ait ... seri numaralı 30/03/2017 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli çek ve icra dosyası yönünden,<br>Kocaeli İcra Dairesinin 2019/43908 esas sayılı takip dosyasına dayanak Garanti Bankası İzmit Sanayi Şubesine ait ... seri numaralı 30/04/2017  keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli çek ve icra dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine, <br><br>3-Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2016/13737 esas sayılı dosyası kapsamında davalıya ödenen 3.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine 21/02/2017, 500,00 TL'sine 15/08/2017, 500,00 TL'sine 18/09/2017, 1.000,00 TL'sine 05/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davacının istirdat taleplerine karşın zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmeyerek hukuka aykırı hüküm kurulduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde yer alan iddialarını ispata elverişli herhangi bir delili dosya kapsamına sunulmamış olmasına rağmen ilk derece mahkemesince istinaf mahkemesinin kaldırma ilamındaki belirttiği huususlar tam olarak aydınlatılmaksızın eksik inceleme sonucu varsayımlara dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi dosyası kapsamında davalı aleyhinde davacının iddialarını ispatlar davalı şirketi edim borcu altına sokabilecek hiçbir yazılı belge mevcut olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2023 Tarih - 2021/654 Esas - 2023/8 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit ve istirdat istemine yöneliktir.<br> İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Eldeki davada davacı vekili; davacıya fatura mukabili 100.359,00 TL mal teslimi yapılmış olmasına karşın davalıya 155.000,00 TL toplamda ödeme yapıldığını beyanla, fazladan ödenen 55.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdadı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ayrıca; davalının halen uhdesinde bulunan Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. İzmit Şubesine ait 30.09.2016 tarihli ... no'lu 20.000,00 TL bedelli, 27.10.2016 tarihli ... no'lu 25.000,00 TL bedelli, 30.11.2016 tarihli ... no'lu 25.000,00 TL bedelli, 30.12.2016 tarihli ... no'lu 30.000,00 TL bedelli, olmak üzere toplamda 100.000,00 TL çeklerin iptali ile bu çeklerden dolayı davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalı taraf ise davacının istirdat talebi yönünden hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/11/2021 tarih 2021/374 Esas 2021/2051 karar sayılı kararı ile; \" ...  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca mahkeme tarafından hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında açık ve tereddüte yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerekir. Mahkemece taleplerden biri hakkında olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemiş olması durumunda hakkında karar verilmemiş olan talep, zımnen reddedilmiş sayılmaz. Zira bu talep hakkında ortada olumlu veya olumsuz bir mahkeme kararı yoktur. Bu husus emredici nitelikte olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir.<br>Bununla birlikte; konuya ilişkin Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; istirdat davasının borç olmayan paranın  tamamen ödendiği  tarihten itibaren  1 yıllık hak düşürücü süre  içinde açılması gerekir(İİK.m.72/Vll). Dolayısıyla, borçlunun parayı doğrudan alacaklıya veya icra dairesine  ödediği veya borçlunun  haczedilen mallarının satılıp, bedelin icra  dairesine  ödendiği tarihte 1 yıllık  istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat  davası açma  süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi  takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi  son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.<br>Kanunda öngörülen süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri  sürülmese bile mahkemece re'sen gözönüne alınır. Mahkemenin  yargılamanın her aşamasında  hak düşürücü süreyi kendiliğinden  dikkate alması ve  İİK m.72/Vll'de öngörülen bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlunun açtığı istirdat davasını reddetmesi gerekir(HGK 11.04.2007 tarih, 2007/3-164 E, 2007/204 K).<br>İncelenen dosyada ise yerel mahkemece istirdat davası yönünden hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı yönünden inceleme yapılmadığı gibi, davalı tarafın cevap dilekçesinde de davacının istirdat talepleri yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğine yönelik itirazı bulunmasına rağmen, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmemesi  isabetli olmamıştır.<br>...<br>mahkemece; Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. Gölcük Şubesine müzekkere yazılarak, davacı ...'ün hesabından 06.01.2016 tarihinde davalı Baklacı Yapı Yalıtım İzolasyon İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. adına ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise; ödemenin havalemi yoksa vezneden nakit olarak mı ödendiği, havale ile ödeme yapıldı ise kime ve hangi hesaba yapıldığının, nakit ödeme yapıldı ise kime ödeme yapıldığının, ödemenin neye dayanılarak yapıldığı sorulmaksızın ayrıca; davacı tarafın, dava dilekçesindeki ... ve ... no'lu çeklerin iptali ve menfi tespit talebinin, dava dilekçesinin netice ve talep kısmında geçen icra dosya numaraları ile ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği gerekiyorsa davacı tarafa açıklattırılmak suretiyle,davacının menfi tespit ve istirdat taleplerine konu çeklerin,dava dilekçesinde iddia olunan taraflar arasındaki ticari alım-satım ile ilişkili olup olmadığı,çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı hususları aydınlatılmaksızın, bu yönlere ilişkin kararın gerekçesinde de  herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, eksik inceleme üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığı değerlendirilmiştir. ...\" şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Daha önce dairemizce 24/11/2021 tarih ve 2021/374 Esas 2021/2051 Karar sayılı ilamla verilen kaldırma kararı sonrası dosya arasına alınan 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kuveyt Türk Katılım Bankası Gölcük Şubesince davacının faturalı emtia alış faturası ödemesi için davalı şirket yetkilisine 06.01.2016 tarihinde nakden 100.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 2016 yılında davalıya keşide edip vadesinde ödemesini yaptığı 4 ayrı kambiyo çeki karşılığı 55.000,00 TL ödemesinin verilen avanslar hesabına kayıt edildiği, karşılığında emtia teslimi yapılmadığı, bu tutarda davalının davacıya borçlu olduğu, davalının, davacıdan avans çeki olarak alıp icra takibine konu yaptığı ... ve ... seri nolu toplam 50.000,00 TL tutarlı kambiyo çeklerinin daha önce düzenlenip teslim edilen ... ve ... nolu çeklerin yerine vade ertelemek için 5.000,00 TL vade farkı eklenerek düzenlenen çekler olduğu, ayrı bir ticari ilişkinin konusu olmadığı, davalının icra takibine konu ettiği ...,...,... ve ... nolu 4 adet kambiyo çekinde yazılı 105.000,00 TL tutar için davalı tarafından mal teslimi yapılmadığından davacının borcunun bulunmadığı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalıya verilen avans çekleri nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ile davacı tarafından bu çekler neden ile icra dairesine ödenen bedelin/bedellerin  istirdadının mümkün olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.<br>İstirdat davasının borç olmayan paranın  tamamen ödendiği  tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre  içinde açılması gerekir (İİK.m.72/Vll). Dolayısıyla, borçlunun parayı doğrudan alacaklıya veya icra dairesine  ödediği veya borçlunun  haczedilen mallarının satılıp, bedelin icra dairesine  ödendiği tarihte 1 yıllık  istirdat davası açma süresi başlar. Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi  son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.<br>Kanunda öngörülen süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri  sürülmese bile mahkemece re'sen gözönüne alınır. Mahkemenin  yargılamanın her aşamasında  hak düşürücü süreyi kendiliğinden  dikkate alması ve İİK'nın m.72/Vll'de öngörülen bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlunun açtığı istirdat davasını reddetmesi gerekir (HGK 11.04.2007 tarih, 2007/3-164 E, 2007/204 K).<br>Davalı tarafından her ne kadar hak düşürücü süre itirazında bulunulmuşsa da taraflar arasındaki ihtilafa konu alacak nedeni ile başlatılan icra takiplerinin tamamen infaz edilmediği bu nedenle de hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmakla mahkemece bu yöne ilişkin itirazların yerinde görülmemiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Eldeki davada; davacı tarafından davalıya toplam 10 adet çek verildiği ve bu çeklerden 2 tanesinin davacı tarafından iade alındığı, 4 adet çekin davalı uhdesinde kalmış ve icra takibine (eldeki davaya) konu edildiği 4 adet çekin ise ödenmediği anlaşılmaktadır.<br>Davacı tarafından ödenen çeklerin TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 23.06.2016 ödeme tarihli 15.000,00 TL,TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 22.07.2016 ödeme tarihli 10.000,00 TL, TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 29.07.2016 tarihli 10.000,00 TL, TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 26.08.2016 ödeme tarihli 20.000,00 TL olmak üzere\ttoplam 55.000,00 TL'lik çekler olduğu görülmüştür.<br>Taraflar arasındaki ticari ilişki ve sonrasında ortaya çıkan ihtilafa konu 6 adet çekten 4 adedinin icra takibine konu yapılmış sipariş avansı olarak <br>davalıya verilen karşılığında faturalı emtia teslimi yapılmayan çekler olduğu ve bu çeklerin; TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 27.10.2016 ödeme tarihli 25.000,00 TL, TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 30.12.2016\tödeme tarihli 30.000,00 TL, Garanti Bankası Sanayi Şubesi ... çek numaralı 30.04.2017 ödeme tarihli 25.000,00 TL, Garanti Bankası Sanayi Şubesi ... çek numaralı 30.03.2017 ödeme tarihli 25.000,00 TL tutarlı ve toplamda 105.000,00 TL olan çekler olduğu, yine, son iki adet çekin ise taraflar arasında vade uzatılması için değişime konu yapılan tahsilat için bankalara ve herhangi bir takibe intikal ettirilmeden bankasına iade edilen TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 30.09.2016 ödeme tarihli 20.000,00 TL ile TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı 30.11.2016 ödeme tarihli 25.000,00 TL bedelli çekler olduğu anlaşılmaktadır.\t\t <br>Eldeki davada; <br><br>...  numaralı çekin Kocaeli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4484 E. sayılı icra dosyası kapsamında ... numaralı çekin ise Kocaeli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5223 E. sayılı icra takip dosyasına konu edildiği ve davacının bu iki çek yönünden borçlu olmadığının tespitini istediği anlaşılmaktadır. İcra takiplerine konu edilen bu iki çek diğer iki çek ile (... ve ... numaralı) birlikte davacı tarafından davalıya avans çeki olarak verildiği değerlendirilmektedir.<br>Eldeki davada; taraf iddia ve savunmaları, dosya kapsamında yer alan  bilirkişi raporları, ilgili icra dosyaları, davacı tarafından sunulan adi yazılı ödeme protokolü, 06/01/2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli ödeme dekontu, davacı tarafından keşide edilen Kocaeli 1. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 06/02/2017 tarihli ihtarnamesi, dava konusu çeklerin ibraz ve ödenmesi hususunda ilgili bankalara yazılan yazı cevapları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında tarafların 155.000,00 TL karşılığında proforma faturasına kayıtlı malların satışı konusunda anlaştığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş 100.359,00 TL'lik faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu bedel yönünden davacı tarafından davalıya banka kanalı ile ödeme yapıldığı, bakiye kısım yönünden verilen 4 adet toplamda 55.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından tahsil edildiği böylece davacının borcu sona ermesine rağmen davalı uhdesinde fazladan kalan 4 adet çekin tahsili için ise işbu davaya konu icra takiplerinin yapıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafların banka kanalıyla ve çekle yapılan ödemeleri  kayıtlarında farklı kaydetmelerinden kaynaklandığı, davalının kayıtlarında davacı tarafından keşide edilen çekler ve 100.000,00 TL tutarlı banka ödemesi ile birlikte toplam 160.000,00 TL'nin davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davacı tarafından davalıya banka kanalı ve çek verilmek sureti ile borcunu ifa ettiği anlaşılmaktadır.<br> Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan proforma fatura ve 01/01/2016 tarihli belge içeriği ile davaya konu edilen avans çekleri kıyas edilerek irdelendiğinde, dosyada yer alan irsaliye fatura içeriği ile proforma fatura içeriğinin aynı olması, 01/01/2016 tarihli belge içeriğinde yer alan çek miktar ve tarihlerinin davalı tarafından icra takibine konu edilen çeklerin bilgileri ile örtüşüyor olması, 01/01/2016 tarihli borçların ödeme şeklini belirtir mahiyetteki protokolde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunması, davalı tarafından düzenlen proforma fatura üzerindeki imza ile ile davalının düzenlediği ve ticari defterlerine işlediği faturalar üzerindeki imzanın aynı olması gözetildiğinde dava dilekçesinin talep kısmında değinilen icra takip dosyalarına konu edilen avans çeklerinden dolayı davacının davalıya  borçlu olmadığının kabul edilmesinin gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Yine, az yukarıda, davacının borçlu olmadığı değerlendirilen çeklerden TEB İzmit Şubesi ... çek numaralı  27.10.2016 ödeme tarihli 25.000,00 TL ... numaralı çekten dolayı, Kocaeli İcra Dairesi 2021/17365 esas sayılı (Eski Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2016/13737 esas) dosyası kapsamında, davacı tarafından davalıya ödenen 3.000,00 TL'nin tahsilat makbuz tarihleri esas alındığında, davacı tarafından ödenen miktarın fazladan ödendiği anlaşıldığından ödenen bu miktarların  davalıdan istirdadına karar verilmesinin gerektiği anlaşılmış, bu yönü gözetir ilk derece mahkeme kararında bu şekilde karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Her ne kadar, dava dilekçesinde Kocaeli 6. İcra Dairesinin 2017/241 esas sayılı takip dosyasından menfi tespit ve istirdat isteminde bulunulmuş ve ilk derece mahkemesince bu takip dosyası üzerinden yargılama yapılmasına rağmen hükümde ilgili takip dosya numarası \"Kocaeli 6. İcra Dairesinin 2017/231 esas\" olarak yazılmış ise de bu yanlışlığın her zaman düzeltilebilecek bir maddi hata olduğu kabul edilerek sadece eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 10.792,98 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.698,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.094,68 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09682df9357988a9","SID":"5b3965796d86a763"}}