{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:20/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:15/06/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:20/10/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacının güzellik salonu açmaya karar verdiğini, salonda kullanılmak üzere lazer epilasyon cihazının satın alınması hususunda davalı ... ile anlaşarak 07.12.2020 tarihinde mal satış sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye ek olarak anlaşılan cihazların bedeli olan 150.000,00 TL lik senedi davalı ...' ya verdiğini, ürünlerin teslim edilmemesi üzerine sözleşmenin fesh edildiğini, davalı ...' nın boş olan senedi doldurarak diğer davalı ...' ya ciroladığını, ...' nın müvekkilini zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğini, takipten ve senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar vekili, ...' nın iyi niyetli olduğunu, ...' nın ... ile amca çocuğu olduğunu ve ayrıca ...' nın ...' nın sigortalı çalışanı olduğunu, ...' nın ...' ya borcu nedeniyle toplam 30.000,00 TL yönünden senedi cirolayarak ...' e verdiğini, ... yönünden ise sebepten mücerret olduğunu, davacının ve davalının salon kurulumu ve cihaz teslimi hususunda anlaştığını, davacının salonu açacağı yerin beraber ayarlandığını, bu yerin kirasının, depozitosunun, emlak komisyon bedelinin ve onarımının davalı tarafından sağlandığını, senedin de tüm bu işleri ve cihaz bedelini kapsayacak şekilde  düzenlendiğini, ve senedin tüm bu işler bittikten sonra imzalanıp verildiğini, yine emlak komisyon bedelinin ...' nın banka hesabından ödendiğini, ...' nın ...' ya borcu nedeniyle senedin ...' ya verildiğini, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davalı ... her ne kadar senedin cihaz bedeli, kira, depozito, emlak komisyon bedeli ve tadilat bedeli olarak tüm bu işler bittikten sonra verildiğini savunmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin sadece cihaz satışına ilişkin olduğu ve cihaz bedelinin tek başına 150.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı sabittir. Davalı her ne kadar senet bedelinin tüm yukarıda sayılan işleri ve sözleşme bedelini kapsadığını tüm bu işler bittikten sonra senedin imzalanarak verildiğini beyan etmiş ise de tadilata ilişkin davalı ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin 15.10.2020 tarihi olması, senet tanzim tarihinin ise 10.01.2020 tarihi olması yine sadece cihaz bedelinin tek başına 150.000,00 TL olması karşısında söz konusu senedin sadece cihaz bedeli olarak verildiğinin ispat edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davalı ...' a karşı senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... yönünden ise davalı ... ile davalı ...' un amca çocuğu olduğunun ve davalı ...' in davalı ...' un sigortalı çalışanı olduğunu cevap dilekçesinde kabul edilmesi, takibin sadece ...' a karşı başlatılması, yine davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere emlak komisyon bedelinin davalı ...' nın banka hesabından ödenmiş olması karşısında davalının ağır kusurlu olduğu ve bile bile davacının zararına hareket ettiği kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının bu davalıya karşı senetten ve takipten dolayı borçlu olmadığına ilişkin açtığı davanın kabulüne karar verilmiş, yine davalı ...' in kötü niyetli olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan tutarın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkili ..., ...'nın uzaktan akrabası olduğunu ve geçmiş dönemde yanında bir müddet çalıştığını, bunun haricinde herhangi bir bağının ve ilişkisinin bulunmadığını,  ilk derece mahkemesinin müvekkili ...'yı kötü niyetli ve ağır kusurlu hamil olarak kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu konuda gerekli araştırmanın yapılmadığını, davalıların akrabalık ilişkilerini belirlemek için nüfus kayıtlarının ve ...'nın SGK dökümünün incelenmediğini, müvekkilleri arasında kanunun aradığı dereceden hısımlık bağı bulunmadığını, davalı ...'in  bonoda  3. kişi konumunda olduğunu, bu davalıya yapılan cironun kötüniyetli ve davacıyı zarara uğratma gayesiyle yapıldığının ispatlanamadığını, müvekkili ...'in, davacının zararına hareket ettiğine, ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak  bonoyu ciro yoluyla aldığını kanıtlayacak şekilde dosyaya herhangi bir yazılı delilinin sunulmadığını, senet sebepten mücerrettir ilkesi gereği davacının ancak yazılı delil ile bunu ispatlaması gerektiğini, davada ilk derece mahkemesince yanılgıya düşülüp tanık dinlenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak üzere  taraflarına süre verilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını, senedin, cihaz bedeli ve bahsi geçen alacak kalemleri bedelleri belirlendikten sonra doldurulduğunu, senette tanzim tarihinin boş olduğunu ve sonradan alelade bir tarih yazılarak doldurulduğunu, bunun davacı tarafa herhangi bir zarar vermeyeceği gibi kanunen de bir sakıncasının olmadığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu mal satış sözleşmesindeki tarihin de bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, senetteki tanzim tarihinin sonradan doldurulmasının kanunen yasak olmadığının Yargıtay kararlarında da belirtildiğini, bahse konu olan senedin lehtarı ... ile yetkili hamil ... arasındaki  borç ilişkisinden dolayı, ...'nın senedi cirolayarak 30.000 TL borcu karşılığında ...'ya verdiğini, senedi ciro yoluyla devralan ...'nın tamamen iyi niyetli olup senedi alacağı karşılığında aldığını, davacı tarafın, borçlu olmadığını belirtmekle birlikte bunu ispatlayacak herhangi bir belge ve  delili sunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu bononun mal alım karşılığı avans verildiği, malın teslim edilmediği, bononun bedelsiz kaldığı iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı, davalı ... ile lazer epilasyon cihazı alımına yönelik sözleşme imzaladığını, bononun bu cihaz karşılığı avans olarak verildiğini, cihazın teslim edilmemesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını, ayrıca ...’nın söz konusu senedi akrabası ve çalışanı olan ...’ya devrettiğini, hamilin iyi niyetli olmadığını ileri sürmüştür.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde, ... yönünden, sözleşmeyi kabul etmiş fakat aralarındaki ilişkinin yalnızca cihaz satışıyla sınırlı olmadığını, güzellik salonunun komple kurulumu (kira, depozito, emlak komisyonu, tadilat giderleri dâhil) için bono düzenlendiğini, bu kapsamda 7.200,00 TL kira ve depozito gideri ile 24.000,00 TL tutarında tadilat masrafı yapıldığını, bu nedenle senedin tüm bu giderleri karşılayacak şekilde tüm işlemler bittikten sonra düzenlendiğini savunmuştur. Ayrıca, cihaz tesliminin davacının cayması nedeniyle yapılmadığını kabul etmiş, bu nedenle ...'un bonodan dolayı cihaz bedeli düşüldükten sonra kalan 31.200,00 TL kadar alacaklı olduğunu belirtmiştir.<br>Takip konusu ... keşide tarihli 20/12/2020 vade tarihli bononun 150.000,00 TL bedelli olup bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ... olduğu, lehtarın cirosu ile bononun davalı ...e geçtiği, takibin ... tarafından sadece keşideci davacı aleyhine 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı görülmektedir. <br>Dava dilekçesine ekli  davacı ile davalı ... arasında düzenlenen varlığı ihtilafsız olan sözleşmenin incelenmesinde; ... tarafından davacıya lazer epilasyon cihazı satılması konusunda tarafların anlaştıkları, cihaz bedeli olarak 150.000,00 TL'nin belirlendiği, sözleşmede bono ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir. <br>Davacı bono üzerinde yazılı olanın aksine bononun mal karşılığı avans olarak düzenlendiğini ve bedelsiz olduğunu belirtmiştir. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup, bedelsizlik iddiasında ispat yükü kural olarak davacıdadır. Ancak dosya kapsamı itibarıyla davalı taraf da bononun düzenlenme nedenini “cihaz alımı + salon kurulumu” şeklinde açıklayarak senedin ihdas sebebini kabul etmiş; böylece taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde senedin malen düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf cihaz teslimi yapılmadığını da kabul etmekte, bononun sadece salon kurulumundan kaynaklı doğan borç sebebiyle geçerli olduğunu savunmaktadır. Bu durumda bononun ayrıca salon kurulumu için de düzenlendiği konusundaki ispat yükü artık davalı tarafa geçmekte olup, sözleşme konusunun sadece cihaza ilişkin olması, sözleşmede cihazın satım bedeli olarak 150.000,00 TL bedelin belirlenmesi, bononun da aynı tutarda tanzim edilmesi, dava dışı ...  ile davalı ... arasında imzalanan salon tadilatına ilişkin sözleşmenin bononun tanzim tarihinden yaklaşık 10 ay sonraki bir tarihi taşıması dikkate alındığında davalının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği, diğer taraftan belirtilen hususlar karşısında davalının tüm işler bittikten ve tüm bedel belli olduktan sonra bononun tanzim edildiğine yönelik anlatımlarının da oluşa ve dosya kapsamına uygun  düşmediği anlaşılmaktadır. Aynı gerekçeyle mahkemece verilen karar isabetli bulunmuş davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ...’nın, keşideci ...’nın amca çocuğu ve sigortalı çalışanı olduğu cevap dilekçesiyle kabul edilmiş ve hatta davacıya gönderilen emlak komisyon bedelinin davalı ...'in hesabından gönderildiği belirtilmiştir. Yine ... takibi sadece davacıya karşı başlatmış, ...'u borçlu olarak göstermemiştir. Tüm bu hususlar, davalı ...’in taraflar arasındaki temel ilişkiyi ve bononun bedelsiz kaldığını bilme veya bilebilecek durumda olduğuna işaret etmektedir. Dolayısıyla mahkemenin davalı ...'in  iyiniyetli hamil olmadığı yönündeki kabulü de isabetlidir.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  2.161,32 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 541,00  TL harcın mahsubu ile bakiye ‭1.620,32‬‬ TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a920469e67c135b","SID":"10a6d7584e1210c9"}}