{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/1788 <br>KARAR NO: 2025/1985<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/06/2025<br>ESAS NO: 2022/961<br>KARAR NO: 2025/567<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/11/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ 12/11/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2025 tarih ve 2022/961 Esas 2025/567 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, Bursa ili, ... İlçesi ve emvalinde tarımsal faaliyetle iştigal etmekte olup,  gübre ticareti ile iştigal eden davalı şirketten 04.04.2022 tarihinde toplamda 264.600,00TL tutarında tarımsal gübre satın almış olduğunu, davacının, işbu gübre satışına istinaden dava konusu ...ait, keşidecisi \"...\" ; lehtarı(davacı) \"...\" olan ... Seri nolu, 25.10.2022 vade tarihli 264.600,00TL bedelli çeki cirolayarak davalı şirkete verdiğini, davalı şirketten satın alınan gübrenin tarımsal üretimde kullanılması üzerine ürünlerde çeşitli hastalıkların zuhur ettiği ve gübrenin beklenen faydayı vermediğinin görülmesi üzerine Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/615 D. İş sayılı dosyasından tespit işlemi yaptırılmış olduğunu, anılan tespit dosyasına sunulan ... tarihli Ziraat Mühendisi bilirkişi raporuna göre; davalı şirketten satın alınan gübrelerin açılmamış çuvallarından mahkeme keşif heyeti huzurunda alınan numuneler üzerinde yapılan kimyasal analizler sonucunda ilgili gübrenin azot, amonyak azot, üre azot, fosfor pentaoksitin, potasyum oksitin, kükürt trioksitin gibi temel bileşenlerinin olması gereken seviyenin oldukça altında olduğu ve beklenen verimi vermeyeceği tespit edilmiş olduğunu, yine, işbu dosya kapsamında Tarım bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvar olan ... firmasına düzenlettirilen ... tarihli Analiz Raporu bulunduğunu, davacı tarafından davalı şirket ile anılan konuda iletişime geçilmişse de sonuç elde edilememiş olduğunu, edinilen bilgilere göre, davalı şirketin daha önceki tarihlerde yapmış olduğu gübre satışları hakkında da benzer şikayetler olduğu anlaşılmış olduğunu, şu kadar ki, davalı şirketin satmış olduğu gübreler üzerinde Tarım Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde \"toplatma kararı\" alındığı bilgisi edinilmiş olduğunu, Mahkemece bu yöndeki kurum kayıtlarının celbi halinde davacının yaşadığı ekonomik mağduriyetin daha iyi anlaşılacağını, 6098 sayılı TBK'nın \"Ayıptan sorumluluk\" başlıklı TBK m. 219 ‘nin ve madde 227’nin dikkate alınması ile mahkemece satılanın ayıplı halinin ayıpsız haldeki değerine nispetle oluşan eksikliğin satış bedeline olan etkisinin dikkate alınmasını talep ettiklerini, 6098 sayılı TBK m. 112/1 hükmü gereğince, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Yasa koyucu, borçlunun sorumluluğu ve giderim borcunun kapsamı yönünden yaptığı değerlendirmede borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğunu kabul etmiş olduğunu, (TBK m.114/1)  Dava konusu gübrelerin ekilen ürünlere kullanıldıktan sonra çeşitli hastalıkların zuhur etmesi ve gübrenin beklenen faydayı vermediğinin anlaşılması üzerine davacı, tarımsal ürünlerde gübreden kaynaklı oluşan ve artarak devam eden hasarı azaltmak amacıyla(takviye gübre satın alma vs. gibi) yüklü miktarda masraf yapmak zorunda kalmış olduğunu, Mahkemece tüm bu zararların işbu davada dikkate alınmasını talep ettiklerini, aksi kanaat halinde maddi zararlarımıza ilişkin her türlü talep ve dava haklarımızı saklı tuttuklarını, dava konusu haksız durum sebebiyle, davacının telafisi imkansız maddi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan; davaya konu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve olası bir icra takibi neticesinde davacının uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda ise çek bedelinin %15'i tutarında teminat karşılığında ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekte olduklarını, açıklanan nedenlerle davacının dava konusu çek nedeniyle davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını belirterek tedbir talebi ile davacının dava konusu çek nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Davalının Bursa İli ... İlçesi'nde alınan izinler dahilinde tarımsal ürünlerin satışı faaliyetini yürütmekte olup kendi üretimi olan ürünlerin satışını gerçekleştirmeyip sadece T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafında satışına izin verilen gübre ve destekleyici ürünlerin satışını yapmakta olduğunu, Ülkemizde tarımsal gübre güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleri tarafından düzenlenen GÜBRE DAĞITICILIK BELGESİ' ne sahip kişi ve kurumlar Bakanlıkça satışına izin verilen Gübrelerin ve tarımsal verimi artırıcı, üretimi yapılan bitkileri destekleyici yan ürünlerin satışını yapmakta, ayrıca Gübre Takip Sistemi (GTS) aracılığı ile söz konusu gübrelerin takibatı yapılabilmekte olduğunu, davalının,  T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü' nün ... Belge Numarası ve ... Düzenleme Tarihli Gübre Dağıtıcılık Belgesi ile Bakanlığın izin verdiği gübrelerin satışını yani çiftçiye ulaşımını sağlamakta olduğunu, hal böyle iken davalının tek sorumluluğunun aracılık faaliyeti olup aracılık yapılan ürünlerin tamamının içeriğine ilişkin denetimlerinin yanı sıra için verilen izinlerin tamamı Tarım Bakanlığı tarafından verilmekte ve denetlenme zorunluluğu bulunmakta olduğunu, ... A.Ş. İle ... Ltd. Şti.' nin Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... Tescil numarası ile alınan belgeye dayalı olarak üretimini yapmakta olduğu gübrelerin verimi arttırdığı, izinlerinin tam olduğu, 26 yıllık tecrübelerinin olduğu yönünde ve garantili hizmet verdikleri yönündeki güvence nedeniyle davalı Şirketin, söz konusu gübrenin GTS sisteminde de yer alması takibatı da yapılan 15.15.15+15s03 50/1 ME STM  ürününden de sipariş vererek çiftçilere teslimini sağlamış, aracılık yapmış olduğunu, Çiftçilere yapılan gübre  satışlarında  siparişlerin büyük çoğunluğunun teslimatı da bizzat ... A.Ş.  tarafından gerçekleştirilmiş, Davacıya ürün teslimi de bu şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, Ülkemizde tarımsal gübre güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleri tarafından düzenlenen gübre dağıtıcılık BELGESİ' ne sahip kişi ve kurumlar Bakanlık satışına izin verilen Gübrelerin ve tarımsal verimi artırıcı, üretimi yapılan bitkileri destekleyici yan ürünlerin satışını yapmakta, ayrıca Gübre Takip Sistemi aracılığı ile söz konusu gübrelerin takibatı yapılabilmekte olduğunu, GTS Piyasaya arz edilen gübrelerin paketleme aşamasından son kullanıcıya kadar takibinin sağlanmasına yönelik olarak; ülke tarımında kullanılan gübrelerin taklit, tağşiş ve sahteciliğin önlenerek dağıtımının amacına uygun yapılması, güvenli şekilde kullanılması ve bu anlamda tarımsal verimliliği artırıp, yanlış gübre kullanımının önlenmesi ile gübre üretim ve tüketiminin kayıt altına alınabilmesi amacıyla kurulan sistem olduğunu, Gübre Takip Sistemi, gübrelerin paketleme aşamasında ürünün içerisine biyoteknolojik olarak uygulanan DNABarkod™ ile karekod/barkod etiketlerle eşleştirilmesi yapılarak, her bir ürünün kimliklendirilmesi ve bu şekilde piyasaya arz edilmesi çalışmalarını kapsadığını, sistemin kuruluş amacı gübreden, tedarik zincirindeki üretici/ithalatçı-dağıtıcı ve kullanıcı bilgisine ulaşmak olduğunu, GTS ile çuval, şişe, torba veya karton paketlerde piyasaya arz edilen ürünlerin üretici/ithalatçıdan, dağıtıcıya ve nihai kullanıcı olan çiftçiye kadar güvenle ulaştırılması hedeflenmekte olduğunu, bu süreçte geriye dönük olarak ürünlerin kullanım ve zincirleme tedarik aşamalarının tüm halkalarına ulaşılmasına olanak sağlanarak sahte, kaçak, tağşiş ürünlerin tespiti kolaylıkla yapılmakta; sonuç itibariyle ülke genelinde üretilen veya ithal edilen gübreler hakkında etkin bir takip sisteminin kurulmasına yönelik bir çalışma olarak öne çıkmakta olduğunu, nitekim davalı Şirketin, satışını yaptığı ürünlerin büyük kısmını tabiri caiz ise eli dahi değmeden, doğrudan üretici firma olan, aslında söz konusu davada Davacı tarafından Davalı olarak gösterilmesi gerekirken, hiçbir şekilde taraf olarak gösterilmeyen ... A.Ş. Tarafından nakliyesi ve alıcıya teslimine kadar tüm aşamaları gerçekleştirilmiş, Bu nedenle yapılan satışlara ilişkin sevk irsaliyeleri dahi söz konusu şirkette bulunmakta olduğunu, davalı Şirketin üretici firma olmaması, gübre üretiminin kendisi tarafından yapılmaması, bakanlıkça izin verilen şirketlerce yapılan ürünlerin sadece ve sadece satışının yapılması yani gübrelerin içerik, mahiyet ve güvenirliğinin adeta teminatının tamamının t.c. tarım ve orman bakanlığı' na ait olması dikkate alındığında  Davacı tarafın satışı yapılan ürünlerde verimlilik yönünde bir sorun olduğu iddiasının doğru olması halinde muhatap davalı Şirket değil, üretici firma olan ... A.Ş.,  ... Ltd. Şti.' nin ve söz konusu firmanın yapmış olduğu üretimi denetleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen T.C. Tarım ve Orman Bakanlığına da davanın ihbar edilerek davaya dahil edilmesini talep zorunluluğu ortaya çıkmış olduğunu, davalı Şirketin laboratuvarı bulunmamakta, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü' nün ... Belge Numarası ve ... Düzenleme Tarihli Gübre Dağıtıcılık Belgesi ile  Bakanlığın izin verdiği gübrelerin satışını yani çiftçiye ulaşımını sağlamakta olduğunu, hal böyle iken davalının tek sorumluluğu aracılık faaliyeti olup aracılık yapılan ürünlerin tamamının içeriğe ilişkin denetimleri ve satışı için verilen izinlerin tamamı Tarım Bakanlığı tarafından yapılmakta yapılma zorunluluğu bulunmakta olduğunu, davalının sorumluluğu malın alıcıya ulaşımını veya teslimini organize etmekten ibaret olup, davacı tarafında kabulü dikkate alındığında Davacı tarafından satın alının ürünler Davacı' ya teslim edilmiş, dolayısıyla davalı Şirketin üzerine düşen teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dolayısıyla sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığına ilişkin talep ve beyanların kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf çevreden satışı yapılan ürüne ilişkin olarak testler yapıldığı ve sonuçların olumsuz olduğu yönünde duyumlar alındığını ileri sürmekteyse de Eylül 2022' ye kadar hiçbir test sonucu davalı Şirkete tebliğ edilmediğini, davalı şirkete hiçbir evrak teslim edilmiş olmaması nedeniyle tam olarak belirtilemeyeceği bir tarihte İlçe Tarım Müdürlüğünden yetkililer gelerek davalı Şirket iş yerinde bulunan ve ... Türündeki Gübreden numune almış, açılmamış çuvalı teslim almış, o tarihten işbu dilekçenin düzenleme tarihine kadar geçen sürede dahi sonuçlara ilişkin ve bu sonuçlara ilişkin uygulanacak veya alınacak tedbirlere ilişkin herhangi rapor veya önleyici tedbirin yer aldığı evrak tebliğ edilmediği gibi; davalı Şirket tarafından sonuçlar öğrenilmek, raporun örneği teslim alınmak istendiğinde taraf olmadığı gerekçesiyle ürüne yapılan testlere ilişkin sonuç raporu teslim veya tebliğ edilmemiş olduğunu, iş bu durumun tespiti için Bursa Tarım İl Müdürlüğüne yazılarak davalı Şirket iş yerinden alınan numunelerin sonuçlarının davalı şirkete tebliğ edilip edilmediğinin, savunma ve benzeri beyanın istenip istenmediğinin söz konusu sonuçlar çıktı ise bu sonuçların kimlere gönderildiğinin, en geniş anlamda dosyasının tamamının örneğinin gönderilmesinin istenilmesini talep zorunluluğu doğmuş olduğunu, araştırma yapıldığında davanın ihbar edilmesini talep ettiğimiz T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Bursa Tarım İl Müdürlüğü' nün kusur oranları da tespit edilecek olduğunu, davalı Şirketin çevrede çıkan söylentiler nedeniyle üretici firma ile iletişime geçmiş, bu iddialar firma tarafından kesin bir dille yalanlanmış, iddiaların asılsız olması halinde üretici firma tarafında asılsız iddialara ilişkin olarak dava açılması talebinde dahi bulunulmuş olduğunu, buna ilişkin ... yazışmaları ve ... aracılığı ile bırakılan sesli mesajlar dosyaya sunulacak olduğunu, ayrıca mahsullerde meydana gelen olumsuzlukların gübre kaynaklı olma ihtimaline karşı ürünlerin veriminin arttırılması için takviye ürün gönderilmesi dahi talep edilmiş olduğunu belirterek, davanın esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davacının tarımsal gübre alımı nedeni ile davalıya vermiş olduğu ...’na ait,  ... Seri Nolu, ... vade tarihli 264.600,00TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olup olmadığının tespiti için delillerin toplanmasından sonra davacının davalıdan satın almış olduğu ürünlerin ayıplı olduğu iddiası yönünden Ziraat Mühendisi bilirkişiden ... tarihli rapor alınmış ve raporda, satılanın ayıplı halinin ayıpsız değerine nispetle oluşan eksikliğin satış bedeline olan etkisinin değerlendirilmesinde kullanılan gübrelerden kayıpların %60 olduğunun belirtildiği görülmüş ve 05/08/2024 tarihli ek raporda da aynı görüş tekrar edilmiştir.  Davalısı aynı olup aynı nitelikteki ürünlerin satışından kaynaklı olarak açılan menfi tespit davası nedeni ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/866 E sayılı dosyasında alınan 29/01/2024 tarihli raporda ise, satılan gübrelerin ekonomik değerinin olmadığının ve tarımda kullanılabilir gübre olmadığının tespit edilmesi karşısında raporlar arasındaki mevcut çelişkinin giderilmesi için farklı bir Ziraat Mühendisi bilirkişiden ... tarihli rapor alınmış ve raporda, ürünlerdeki verim kaybının %60 olduğunun belirtildiği görülmekle, Mahkememizce çelişki gideren söz konusu rapor dikkate alınmış ve bu durumda davacının ürünlerdeki mevcut ayıp durumu dikkate alındığında davalıya vermiş olduğu çekin % 60 oranında sorumlu olmayacağı ve söz konusu çek nedeni ile yapmış olduğu ödemenin bu oran ölçüsünde kendisine iade edilmesi gerektiği ve davalının satıcı olarak bu talepten sorumlu olduğu anlaşılmış, davacının dava dilekçesindeki talebinin de bu yönde olduğu görülmüş, davacının takas mahsup talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, ... ... / Bursa Şubesine ait ... seri nolu ... keşide tarihli 264.600,00-TL bedelli çekin ödenmesi nedeniyle, 158.760,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş hüküm kurulmuştur. 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, ... ... / Bursa Şubesine ait ... seri nolu ... keşide tarihli 264.600,00-TL bedelli çekin ödenmesi nedeniyle, 158.760,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı ve davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan raporda dava konusu gübrelerin ürünlerine vereceği zarar oranının %60 oranında olacağı tespitine yer verildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/866 Esas sayılı dosyasına bakanlıkça toplatma kararı alınan aynı gübrelere ilişkin sunulan Ziraat Bilirkişisi raporunun sonuç kısmında tespitlere yer verdiğini, dosyaya sunulan ... tarihli Ziraat Mühendisi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda davacının ekim yaptığı tarlalarda dava konusu gübreden kaynaklı zirai ürünlerindeki verim kaybının %60 oranında olduğunun kabulü ile hesap yapıldığını, dosya kapsamında anlaşılacağı üzere dava konusu çek bedelinin davalı tarafa ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı talep edildiğini, yerel mahkemeye sundukları beyanlarında dava konusunun gübreden kaynaklı verim kaybı oranının %60 olduğunun kabul edilecek olursa davacının uğradığı zarar miktarının 3.208.208,85 nazara alınmak suretiyle takas - mahsup talebinde bulunulduğunu, menfi tespit davasında HMK nın ispata ilişkin genel kuralların geçerli olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı kabul ve gerekçe ile verildiği açık olan yerel mahkeme kararının anılan hususlar yönüyle istinafen kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkilinin Bursa ili ... İlçesinde alınan izinler dahilinde tarımsal ürünlerin satış faaliyetini yürüttüğünü, kendi üretimi olan ürünlerin satışını gerçekleştirmeyip sadece T.C Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından satışına izin verilen gübre ve destekleyici ürünlerin satışın yaptığını, müvekkilinin T.C Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü'nün ... belge numarası ve ... düzenleme tarihli gübre dağıtıcılık belgesi ile bakanlığın izin verdiği gübrelerin satışını çiftçiye ulaşımını sağladığını, tanzim edilen raporda kusur oranlarının belirlenmesinde önemli rol oynayan numunelerin alınma ve test sonuçlarının açıklanması ile ilgili süreçlerdeki kurumların yaklaşımlarının dikkatli ve ayrıntılı olarak açıklandığını, müvekkili şirketin iş yerinin bulunduğu çevrede çıkan söylentilen nedeniyle üretici firma ya da üretici olduğunu iddia eden firma ile iletişime geçtiğini, bu iddiaların firma tarafından kesin bir dille yalanlandığını, iddiaların asılsız olması halinde üretici firma tarafından asılsız iddialara ilişkin olarak dava açılması talebinde bulunulduğunu, gts piyasaya arz edilen gübrelerin paketleme aşamasından son kullanıcıya kadar takibin sağlanmasına yönelik olarak ülke tarımında kullanılan gübrelerin taklit tağşiş ve sahteciliğin önlenerek dağıtımının amacına uygun yapılması güvenli kullanılması ve bu anlamda tarımsal verimliliği artırtığını, yanlış gübre kullanımının önlenmesi ile gübre üretim ve tüketim kayıt altına alınabilmesi amacıyla kurulan sistem olduğunu, tüm bu nedenlerle önceki beyan itiraz ve taleplerini tekrar ederek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme tarafından usul ve yasaya aykırı olarak verilen davanın kısmen kabulü kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, taraflar arasındaki akdi ilişkinin kapsamına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, dava konusu olayda davacının davalıdan aldığı tarımsal gübrenin ayıplı olması nedeniyle davalının kusuru ile zarara uğradığının ve uğranılan zararın boyut ve kapsamının bilirkişi heyet raporu ile belirlenmiş olmasına, mahkemenin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmelerine göre ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde görülmediği anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği değerlendirilmiştir. <br>  Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı ile davalı taraf vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 18/06/2025 tarih ve 2022/961E. - 2025/567K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 10.844,90-TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.711,22' TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 8.133,68'TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflaca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.06/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0ba7b4f6bec2699","SID":"342d27346e5822a0"}}