{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/217 - 2025/1991<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/217 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1991<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/664 Esas -  2024/637 Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t2-...  <br>\t 3-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ALLİANZ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>İHBAR OLUNAN\t: NEOVA KATILIM SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 08.01.2025 - 10.01.2025 <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 11.02.2025 <br>KARAR TARİHİ\t: 05.11.2025 <br>YAZIM TARİHİ\t: 05.11.2025 <br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.07.2022 günü davalı ...'ın sürücüsü olduğu  34... plakalı araç ile seyir halinde iken davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu, davacıların desteği ...'nın kullanmakta olduğu motorsiklete çarpması sonucu ...'nın vefat ettiğini ve davacı ...'nın hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, davacı ...'de kalıcı maluliyet oluştuğunu, kaza sebebiyle Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturma başlatıldığını, davacının kazadan önce özel bir şirkette yüksek gelirle kıdemli satış temsilcisi olarak çalıştığını, müteveffanın eşi ve çocuklarının kazadan dolayı destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... lehine 1.000,00 TL, davacı çocuk ... lehine 1.000,00 TL, davacı çocuk ... lehine 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... lehine 250.000,00 TL, davacı çocuk ... lehine 200.000,00 TL, davacı çocuk ... lehine 200.000,00 TL olmak üzere toplam 650.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 31.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacılar vekili 28.10.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 2.729.530,54-TL'ye, davacı ... için 111.350,14-TL'ye, davacı ... için 178.653,75-TL'ye yükseltmiştir. <br>Davalı Axa Sigorta A.Ş verdiği cevap dilekçesinde ; Davanını usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza ile ilgili Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  2022/2692 soruşturma sayılı dosyasının devam ettiğini, anılan dosyada düzenlenen 06.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile tarafların kusur durumunun eşit derecede olduğunun belirlendiğini, bahse konu kazada asli ve tam kusurlu olan tarafın davalı değil bizzat müteveffanın kendisi olduğunu, davalının tali yoldan kavşağa girmek üzere KTK kapsamında trafik kurullarına riayet ederek ana yola çıkarken yolu kontrol ettiği ve herhangi bir aracın gelmediğini görmesi üzerine yola çıktığını, davalının tam aracı ile kavşağın içerisine girerken müteveffanın motosikleti ile davalının aracına çarptığını, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, davacı ... yönünden 2.729.560,54 TL destekten yoksun kalma  tazminatının yapılan garame hesabına göre davalı Allianz Sigortanın 426.003,42 TL ile sorumlu olmak üzere davalı sigorta şirketi yönünden 13.10.2022, davalı ... yönünden 31.07.2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve Davalı Allianz Sigorta A.Ş'den müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek adı geçen davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden 111.350,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının yapılan garame hesabına göre davalı Allianz Sigortanın 17.378,64 TL ile sorumlu olmak üzere davalı sigorta şirketi yönünden 13/10/2022, davalı ... yönünden 31.07.2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve Davalı Allianz Sigorta A.Ş'den müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek adı geçen davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden 178.653,75 TL destekten yoksun kalma  tazminatının yapılan garame hesabına göre davalı Allianz Sigortanın 27.882,85 TL ile sorumlu olmak üzere davalı sigorta şirketi yönünden 13.10.2022, davalı ... yönünden 31.07.2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve Davalı Allianz Sigorta A.Ş'den müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek adı geçen davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden;  250.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'ya, 200.000,00'er TL manevi tazminatın davacılar ... ve ...'ya kaza tarihi olan 31.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Allianz SigortaA.Ş ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın oluşumuna müteveffa motorsiklet sürücüsünün kusurlu hareketleri sebep olmasına rağmen davalının kusur oranının %75, müteveffa motorsiklet sürücüsünün kusur oranının %25 olarak tespit eden bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka uyarlık bulunduğunu, müteveffa motosiklet sürücüsünün Kaza Tespit Tutanağında Karayolları trafik kanunun 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, müteveffanın kullanmış olduğu motorsikletin yüksek hızının kazanın oluşumunda en önemli etken olduğunu, müteveffanın kullandığı motosikletin ne denli süratli olduğu hususunun müteveffanın davalıya ait araca çarptıktan sonra davalının binek aracının yaklaşık 7 metre sürüklenmesinden de açıkça belli olduğunu, müteveffanın ölümüne sebebiyet veren asıl sebebin müteveffanın motorsikletinin yüksek hızda kullanması ve koruyucu ekipman takmaması olduğunu, bu durumun davalının hareketleri ile ölüm neticesi arasındaki illiyet bağını kestiğini, mahkemece kazanın oluşumunda ve ölüm olayının meydana gelmesinde müteveffa motorsiklet sürücüsünün de kusuru olmasına rağmen 650.000,00 TL gibi çok fahiş bir manevi tazminat belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açıldığından ıslah yapmadan bedel artırımı dilekçesi sunulmasının hukuka aykırı olduğunu, desteğin  kask ve koruyucu tertibat  takmamış olmasının ölüm sonucunun ortaya çıkmasında önemli bir etken olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili Dairemize gönderilen 05.03.2025 tarihli dilekçesi ile, istinaf kanun yoluna başvurularından feragat ettiklerini beyan etmiştir. <br>Davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; başvuruya konu tazminatın 01.11.2022 tarihli dekont ile ödendiğini, yapılan ödemelerin alınan aktuerya raporuna göre yapıldığını, davacı ... için 54.557,96 TL, davacı ... için 98.549,93 TL, davacı ... için 507.810,94 TL ödeme yapıldığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 20.04.2022 T., 2021/13978 E.; 2022/7510 Sayılı Kararı uyarınca kaza tarihi itibariyle asgari ücret esas alınması gerektiği kararı karşısında bakiye tazminatın kalmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından yapılan bu ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek tenzil edilmesi gerektiğini, somut olayda: davacıya, davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını, itirazın Hakem heyetince hesaplanan tazminattan, davadan önceki ödeme güncellenerek düşüldüğünü, bundan sonra da müterafik kusur indirimi yapılarak tazminata hükmedildiğini, hesaplanan tazminattan önce müterafik kusur indirimi yapılıp, daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerektiğinden kararın bozulması gerektiğini, meydana gelen trafik kazasının yerleşim yeri dışında, bölünmüş, 110 km/s hız limitli, iki şeritli, 7 metre genişliğinde, düz, eğimsiz, asfalt kaplama üzerinde, dönel kavşak içerisinde, akşam alacakaranlık vakti, açık havada ve kuru zeminde meydana geldiği, aydınlatmanın bulunmadığı tespit edildiğini, müteveffanın Kaza Tespit Tutanağında tespit edildiği üzere asli kusur sayılan 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, bu bağlamda yatay ve dikeye trafik işaret ve levhaları ile belirlenmiş karayolu üzerinde seyreden motosiklet sürücüsü günün kararması ile kavşağa yaklaştığında hızını azaltarak kavşağa yaklaşması ve aracının teknik özellikleri itibari ile etkin fren ve direksiyon tedbiri ile gidişine göre sağ tarafına manevra ile kazada kurtulabilecekken aracının hızına bağlı olarak bu tedbire başvurmayan müteveffa kazanın meydana gelişinde kusurlu olduğunu, müteveffa ...'nın Ölü Muayene Raporu incelendiğinde alınan tüm darbelerin kafa bölgesine ilişkin olduğunun tespit edildiğini, müteveffa motosiklet sürücüsünün kask ve koruyucu tertibatının takılı olmaması ile vefatı arasında illiyet bağının mevcut olduğunu, kusuru ve davayı kabul etmemek kaydıyla, tazminat belirlenirken müterafik kusur incelemesinin eksiksiz yapılması ve desteğin vefatı ile illiyet bağının tespitinin yapılması gerektiğini, nüfus kayıt örneğine göre müteveffanın anne ve babası hayatta olduğunu, davalı şirketin bakiye teminat limitinin 471.264,93-tl tutarında olduğunu, kararda bakiye teminat limitinin tamamı için müteveffanın eşi ve çocukları yönünden verilen hükmün hatalı olduğunu, işbu davada davacı olarak bulunmayan müteveffanın anne ve baba destek payları bakiye teminat limiti dahilinde ayrılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak başvuruculara ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasını talep ettiklerini, ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, davacıya geçici iş göremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve davacının ne zaman tekrar çalışmaya başladığının tespiti yapılmadan hüküm kurulamayacağını, hem mahkemeye hem sigorta şirketine yapılan eksik başvuru sebebiyle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, müteveffanın kaza tarihindeki gerçek ve düzenli gelirinin tespiti gerektiğini, müteveffanın işinin olmadığının tespiti halinde ise desteğin gelirinin asgari ücret kabul edilerek hesaplama yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Zamanaşımı itirazımını tekrar ettiklerini, zararın öğrenilmiş durumda olduğunu, dolayısıyla öğrenme itibariyle talep ve dava hakkı zamanaşımına uğradığını, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ise temerrüt tarihinin rapor tarihi olarak belirlenmesinin yerinde olacağını, Vekâlet ücretinin yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında 1/5 vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yosun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dosya, istinaf incelemesi için dairemize geldikten sonra davalı ... vekili tarafından 05.03.2025 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini  bildirdiği  ve davalı  vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.<br>Açıklanan durum karşısında davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2 maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmesinde ;<br>\tSomut olayda, 31.07.2022 tarihinde, davacıların eşi/babası ...'nın sevk ve idaresindeki araçla davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aracın çarpışması sonucu, davacıların desteği ... vefat etmiştir.<br>\tKaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında mütevveffa ve davalı sürücüye kural ihlali verildiği,  olaya dair yürütülen ceza  dosyasında  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı sürücünün asli kusurlu,mütevveffa sürücünün tali olduğunun rapor edildiği, bu rapora yani davalı sürücünün asli kusuruna göre cezalandırıldığı, kararın istinaf aşamasında olduğu kesinleşmediği  anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece hükme esas üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 30.12.2023 tarihli raporda kazanın oluşumunda davalı sürücünün % 75 oranında, müteveffa sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>\t Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve tüm raporların irdelendiği uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, KTK'nın 111.maddesinin uygulanabilmesi için davacıya davalı tarafından davadan önce yapılan ödeme sonrası alınmış bir ibraname olması gerektiği, dosya kapsamında ibraname bulunmadığı gibi bu hususta iddia da ileri sürülmediği anlaşıldığından eldeki davada KTK'nin 111. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, davadan önce davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin rapor tarihine güncellenerek tazminattan indirim yapıldığı, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliği iptal etmesi üzerine Yargıtay uygulama birliği sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirildiği ,hükme esas alınan hesap raporunun bu yöntemle hazırlandığı,bakiye ömürlerin ve destek paylarının doğru alındığı, dosya kapsamından desteğin müterafik bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece bu yönde indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmediği,davaya konu trafik kazasının 31.07.2022 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 29.12.2022 tarihinde açıldığı, 6098 sayılı TBK'nın 72. maddesi uyarınca ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş ise ceza zamanaşımı süresi uygulanacağı, davaya konu kazadaki taksirle ölüme sebep olmak eylemleri sebebiyle 5237 s. Yasanın 66. maddesi uyarınca 15 yıllık daha uzun zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, nihayet anılan gerekçe ile kazanın gerçekleştiği 31.07.2022  tarihine ilişkin ... bakımından açılan hukuk davasının zamanaşımına uğramadığından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\t<br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-A)Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Feragat Nedeniyle REDDİNE, <br>B)Davalı ...'dan peşin olarak alınan istinaf karar harcının Hazine'ye gelir kaydına,<br>C)Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, <br><br>2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2024 tarih ve 2022/664 esas, 2024/637 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Allianz Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı Allianz Sigorta A.Ş'den alınması gereken  32.192,11 TL istinaf maktu ilam harcından peşin alınan 8.048,03  TL'nin mahsubu ile bakiye 24.144,08 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>4-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına,<br>5- Tarafların yatırdıkları istinaf gider avanslarının harcanmayan kısımlarının hesaplanarak istinaf avansının yatıranlara iadesine,<br>6-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-Kararın HMK'nın 359/3 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05.11.2025 <br> <br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br> <br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17514ed7cb5718e9","SID":"6b8086a959a53b34"}}