{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/257 <br>KARAR NO\t: 2025/1617<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2021<br>NUMARASI\t: 2018/753 Esas - 2021/843 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketçe, davalı şirket aleyhine Nazilli 1.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, takibin taraflar arasındaki satım sözleşmesine ilişkin faturalardan kaynaklandığını, müvekkilinin satım sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirdiğini, davalı şirketin yapılan görüşmelere rağmen borcu ödemediğini ve haksız gerekçelerle ihtarname keşide ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve takip miktarı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı şirketin üretici olarak üreterek müvekkili şirkete sattığı ve müvekkil şirketin grup şirketlerinden olan ... ... San.ve Dış Tic.Ltd.Şti. tarafından da 13.03.2015 tarihli Satış ve Garanti Sözleşmesi ile dava dışı ... Kaynak Suları San.ve Tic.Ltd.Şti.ne satılan \"... DYM-Damacana Yıkama Makinası\" emtiasının, davacı üreticinin gerçekleştirdiği montajdan sonra arızalandığını, davacı şirketin taahhüt edilen özelliklerde ve vasıfta makine teslim etmediğini, makinede meydana gelen arızalara ilişkin servis hizmetini de gereği gibi yerine getirmediğini, makinenin davacı şirketin taahhüt ettiği vasıf ve özellikte olmadığını, makinenin garanti süresi içerisinde meydana gelen arızaların giderilmediğini, alıcının makineyi  sürekli olarak kullanılmasına engel arızaların giderilmediğini, davacının 2 yıllık garanti süresi içerisinde meydana gelen arızalardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Ticari Satış ve Mal Değişimi başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde; 'Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.' şeklinde düzenleme mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında ise ; '(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.' düzenlemesine yer verilmiştir. Ayıp ihbarına ilişkin bir delil sunmayan davacının süresinde ihbarda bulunmadığı sonucuna varılarak söz konusu malı kabul ettiği kabul edilmiştir. Davalı her ne kadar iade faturası düzenlediği savunmasında bulunmuş ise de usulüne uygun tutulan davacı defterlerinde yapılan incelemede bu faturanın olmadığı görülmüş davalı taraf ayrıca kesin süreye rağmen inceleme gününde hazır olmamış  defter ibraz etmemiştir. Davacı defterlerinin incelenmesi sonucunda davalının davacı tarafa 94.026,04 TL borçlu olduğu tespiti yapılmıştır.  HMK 222 fıkra 3 ' ... İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.'   şeklindedir. ,Gerek davalının süresinde ayıp  ihbar yükümlüğünü yerine getirdiğini ispat edememiş  olması  gerekse HMK 222/3 fıkra uyarınca defter sunmamış olması...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin  63.624,03 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına ve alacağın %20'si oranında 12.724,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu damacana yıkama makinesinin, üreticisi olan davacı şirket tarafından gerçekleştirilen montajdan sonra arızalandığını, makinede üretici şirketin taahhüt ettiği özelliklerin bulunmadığını, makinede meydana gelen arızalara ilişkin servis hizmetinin de gereği gibi yerine getirilmediğini, makinenin istenilen, taahhüt edilen özellik ve vasıfta üretilip teslim edilmediğini, istenilen özellikler bulunmayan makinenin işlem sırasında arızalandığını, durumun davacı şirket yetkililerine sözlü olarak bildirilmesine rağmen, davacı tarafından ayıpların ve zararların giderilmediğini, davacının üretici olarak arızalı makineye 2-3 kez müdahale etmesine rağmen kısa süre sonra tekrar arıza oluştuğunu, makinenin sürekli arızalanması, arızanın üretici şirket tarafından giderilememesi ve makinanın çalışmaması nedeniyle, makinenin dava dışı ... Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından makine hattan sökülerek iade edildiğini, anılan şirket yetkilisinin tanık olarak dinlenmesinin istenmesine rağmen bu hususun değerlendirilmediğini, mahkemece eksik inceleme ile sadece fatura incelemesi ile karar verildiğini, oysa ticari defterlerin yanı sıra maddi gerçeğin ortaya çıkarması için de yargılama yapılması gerektiğini, üretici firmanın gizli ayıbının varlığının her aşamada ileri sürülebilmesi gerektiğini, ayıp nedeniyle bir çok kez onarıma gelindiğini, mahkemece bu durumun göz ardı edildiğini, makinenin alıcı ... Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kullanılamaması, servis hizmetinin davacı şirket tarafından yerine getirilmemesi ve arızanın devam etmesi nedeniyle dava dışı ... Kaynak Suları San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirkete Kadıköy 31. Noterliğinin 23.08.2016 tarihli ihtarının gönderildiğini, bu durumun davacıya bildirilmesine rağmen ihtardan bir gün sonra kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davacının iki yıllık garanti süresinde oluşan arızalardan sorumlu olduğunu, ayıp ihbarının tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceğini, bir çok yüksek mahkeme kararında bu hususların tespit ve kabul edildiğini, imalatçı tarafından iki yıllık garanti süresi verilmesinin zamanaşımı süresinin uzatıldığını gösterdiğini, verilen garanti belgesinde iki yıllık garanti süresi öngörüldüğünden, BK'ıun 207/1.maddesi uyarınca satıcının bu süre içinde ayıba karşı tekeffülde bulunduğunun kabulü gerektiğinin Yargıtay kararı ile belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 2014 yılında bir adet damacana yıkama makinesinin satımı hususunda satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu açıktır. Yazılı bir satım sözleşmesi sunulmamakla birlikte, davacı tarafından davalıya satılan makinenin, davalı şirketin grup şirketi olduğu belirtilen ... ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından 13.03.2015 tarihli satış ve garanti sözleşmesiyle dava dışı ... Kaynak Suları San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye satıldığı davalı tarafından belirtilmiştir. Cevap dilekçesindeki açıklamalarda, bu montajın davacı tarafından yapıldığı ve montajdan sonra makinenin arızalandığı savunulmuştur. Davalı ayrıca makinenin taahhüt edilen özellikler ve vasıflarda yapılmadığını, makinenin 19 litrelik damacaların şişelenmesinin yanı sıra 5 ve 10 litrelik damacanaların şişelenmesinin yapılacağının sözlü olarak taahhüt edilmesine rağmen, makinenin hiç bir zaman bu özellikleri taşımadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından, Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ilk fatura 09.10.2014 tarihli, son fatura ise 09.04.2016 tarihlidir. Takip konusu borç ve ferilerini itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, süresinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından ibraz edilen ve dava dışı ... ... Tekstil ve Ticaret Ltd. Şti ile ... ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited şirketi arasında düzenlenen damacana dezenjeksiyon sistemine ilişkin satım sözleşmesi 13.03.2015 tarihlidir. Bu sözleşmede, davacının grup şirketi olduğu belirtilen ... ... Şirketi, davalının satın aldığı makine 50.000 TL ve KDV bedelle anılan şirkete satmış ve iki yıllık garanti verilmiştir. Bu sözleşmede makinenin devreye alınması ve montaj işinin alıcı şirketin yükümlülüğünde olduğu kabul edilmiştir. Bir makinenin sipariş edilen özelliklerinin bulunmaması veya sözleşmeye aykırı şekilde eksik olarak teslim edilmesi esası itibariyle açık ayıp niteliğindedir. Diğer yandan davalı teslim edilen makinenin gerekli teknik özellikleri taşımadığı gibi vaat edilen özelliklerin de bulunmadığını ileri sürmesine rağmen buna ilişkin hiçbir yazılı kanıt sunmamıştır. Taraflar arasındaki bu satım sözleşmesinin ticari nitelikte olması nedeniyle TBK'nın 207 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 23.maddesinin uygulanması gerekmektedir.Satım sözleşmesine konu bir eşyada ayıp ve eksik bulunması halinde izlenecek yol TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde  bulunamaz. Davalı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2. maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir.Somut olayda, taraflar arasında makine satımına ilişkin bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ve  davacının, sözleşme konusu emtiayı davalıya teslim ettiği sabittir. Davalı TBK'nın 18. maddesinde belirtilen yöntemlerle bir bildirimde bulunmamıştır. Yasada belirtilen yöntemlerle tacirin temerrüde düşürülmesi geçerlilik değil ispat koşuludur. Ancak satım sözleşmeleri bakımından yapılacak ayıp ihbarının yazılı olması gerekmektedir. Bu hususlarda tanık dinlenemeyeceğine ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/4841 ve 2015/7080 Esas sayılı dosyaları dikkate alındığında, davalı alıcı tarafından geçerli bir ayıp ihbarında bulunduğu kanıtlanmamıştır. Emtiadaki açık ayıpların TTK'nın 23.maddesinde belirtilen sürede, diğer ayıpların ise ortaya çıkar çıkmaz satıcıya ihbar edildiği yazılı delil ile kanıtlanmadığından, ayıbın varlığı ve geçerli bir şekilde ihbar edildiği kanıtlanmadığından, satılanın mevcut şekli ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin olarak, sonradan satım konusu emtiayı davalının grup şirketinden satın alan dava dışı ... ... Tekstil ve Ticaret Ltd. Şti yetkilisinin tanık olarak dinlenmesi ile ayıp ihbarının yapıldığı ve ayıp olgusunun varlığı kabul edilemez. Mahkemece, davalı vekilinin hazır olduğu 17.10.2019 tarihli oturumda tarafların ticari defterlerinin inceleme için ibrazı emredilerek inceleme günü tayin edilmiş ve ticari defterin ibraz edilmemesinin sonuçları açıklanmıştır. Davalı vekili hazır olmasına rağmen davalı tarafın inceleme günü defterlerini ibraz etmediği ve yerinde inceleme de talep etmediği, bu nedenle davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığının kabulü gerekecektir. Davacının süresi içinde ticari defterlerinin bulunduğu yeri bildirmesi nedeniyle mahkemece, Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalının ticari defterleri incelenmiştir. Satım konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde, bir adet kira faturası ve bir adet 02.09.2016 tarihli satılan emtianın iade faturasını ibraz etmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davalı süresinde ticari defterlerini ibraz etmeyerek defter ibrazından kaçınmıştır. Bu nedenle davalının ticari defterleri ve bu defterlerle bağlantılı kayıtları artık incelenemez. Kaldı ki yukarıda izah edildiği üzere süresi içerisinde ve usulüne uygun şekilde satılanda ayıp bulunduğu tespit edilerek alıcıya ihbar edilmediğinden, satım sözleşmesinden uzunca bir süre sonra düzenlenen iade faturasına itibar edilemez. Ticari defterlerini ibraz etmeyen, kira alacağı konusunda karşı davası bulunmayan ve bu konuda açıkça takas veya mahsup savunmasında bulunmayan davalının bu faturadan kaynaklı bir alacağı varsa görevli mahkemeden talepte bulunma hakkı bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada sunulan delillerden, davacı satıcının usulüne uygun şekilde edimini yerine getirerek satım konusu makineyi davalı alıcıya teslim ettiğini kanıtladığı görülmüştür. Alıcının satım sözleşmesi kapsamındaki edimi ise satım bedelini ödemektir. Alıcı/ davalı, satım konusu emtianın ayıplı olduğunu ve satılanda vaat edilen özelliklerin bulunmadığını savunarak bedel ödemekten kaçınmaktadır. Ancak, davacının belirli özellikleri bulunan bir makineyi satmayı taahhüt ettiğini ilişkin bir kanıt bulunmadığı gibi, ticari satım sözleşmesine konu makinedeki ayıpların TTK'nın 23.maddesinde belirlenen süre ve usullerle belirlenerek satıcıya ihbar edildiğinin davalı tarafından kanıtlanmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.259,62 TL istinaf  karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ddf3b1731ca9f13","SID":"0e957783f063b83a"}}