{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/202 <br>KARAR NO\t: 2025/1618<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 05.11.2021<br>NUMARASI\t: 2021/74 Esas - 2021/1060 Karar <br>DAVA: İstirdat (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 01.03.2015 tarihli tedarik sözleşmesi uyarınca, davacı şirketin fabrika temizliği için gerekli teknik ihtiyaçlar dikkate alınarak davacı için  gerekli temizlik ürünlerini belirlemek ve bu ürünlerin tedariki ile teslimi, davacı şirketi belirli dönemlerde ziyaret ederek sistemin işlerliğine destek olmak, gerekli ürünlerin kullanım eğitimini vermek, her ay bir defa olmak üzere makinaların kontrol ve bakımını yapmak, davacı şirket bünyesinde yeni başlayan çalışan olması halinde talep üzerine bu kişilere eğitim vermek edimlerinin davalı şirketçe üstlenildiğini, sözleşme kapsamında ayrıca davalı şirketin sözleşme süresi boyunca davacıya bedelsiz olarak 5 adet binicili zemin temizlik makinası ve 1 adet itmeli zemin temizlik makinası tahsis ettiğini, davacının yükümlülüğünün ise sözleşme gereği malzeme listesinde yer alan malzemelerin alımı ve malzeme alımı karşılığında kesilen faturaların davalı şirkete ödenmesinden ibaret olduğunu, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirmediği iddiası ile İstanbul 34.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının ödeme emrine süresinde itiraz edemediğini, takibin kesinleşmesi ile haciz baskısı altında icra dosyasına 405.000TL ödendiğini, sözleşmenin süre başlıklı 6. maddesine göre bu sözleşmenin 01.03.2015 tarihinde yürürlüğe girerek 01.03.2019 tarihinde kendiliğinden yürürlükten kalkacağını, sözleşmenin uzatılmasına veya hangi koşulda ne kadar süreyle uzayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, tarafların bu sözleşmenin uzatılmasına ilişkin açık veya örtülü bir iradesi bulunmaması nedeniyle sözleşmenin kendiliğinden ortadan kalktığını, TBK hükümleri ve Yargıtay kararlarına göre de belirli süreli sözleşmenin taraflarca açık veya örtülü şekilde uzatılması hususunda bir iradeleri bulunmaması halinde kendiliğinden sona ereceğinin kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesine rağmen müvekkilince keşide edilen Beyoğlu 7. Noterliğinin 13.02.2019 tarihli ihtarı ile davalıya bildirildiğini, sözleşmenin 8. maddesinde müvekkilinin sözleşmedeki edimini eksiksiz ve zamanında yerine getirmemesi halinde sözleşme kapsamında bedelsiz olarak verilen 5 adet binicili zemin temizlik malzemesinin ve bir adet itmeli temizlik malzemesinin bedelinin cezai şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre cezai şartın ödenmesi için müvekkilinin sözleşmede yer alan malzemeyi almaması veya malzeme fatura bedelini ödememesi gerektiğini, müvekkilinin cezai şarta neden olacak bir eylemi bulunmadığını, listedeki tüm ürünlerin alındığını, bu ürünlerin bulunmaması halinde tarafların mutabakatı ile davalının başka ürünleri gönderdiğini, davacının sözleşmede almayı taahhüt ettiği ürünleri ve bu ürünlerin daha fazlasını satın aldığını, cezai şartı gerektirir her hangi bir durum gerçekleşmediğini, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmenin uygulandığı 4 yıl boyunca müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunduğuna ilişkin bir ihtar gönderilmediğini, sözleşmenin 7.1. maddesinde düzenli alım durumunda makinelerin müvekkiline ait olacağının düzenlendiğini, tahsis edilen bu makinelerin sözleşme süresince sürekli arızalanarak müvekkilinin işlerinin aksamasına neden olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dairesine ödenmek zorunda kalınan 405.000 TL'nin avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile endüstriyel temizlik malzemelerinin satışı ve satış sonrasında ilişkin davacıya verilecek hizmetlerin belirlendiğini, müvekkilinin ekli listede yer alan siparişleri alması karşılığı bedeli 48.000 Euro olan 6 adet temizlik aracının davacıya tahsis edileceği, davacının da listede yer alan ürünleri düzenli şekilde almayı ve sözleşmeyi tek taraflı feshetmemeyi üstlendiğini, sözleşmede yıllık 113.879,45 TL alım garantisi bulunmasına rağmen davacının sırasıyla 34.991,37 TL, 62.604,80 TL, 55.163,66 TL, 69.779,38 TL değerinde mal aldığını, eksik alım nedeniyle sözleşme kapsamında verilen makinelerin iadesi gerektiğini, davacının, sözleşme ile yerine getirmeyi taahhüt ettiği edimlerini gereği gibi eksiksiz ve zamanında yerine getirmediğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, cezai şart bedelinin ödenmesi için davacıya ihtarname gönderdiğini ve sonrasında zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, cezai şartın, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan feri bir edim olup, davalı şirketin bu konuda davacıya ihtarname gönderme yükümlülüğünün bulunmadığını, sözleşmeye göre davalı şirketin davacıya teslim ettiği temizlik makinelerini sözleşme süresi sonunda iade alma yükümlülüğü bulunmadığını, davacının talep ettiği faizin ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tarafların iddiaları doğrultusunda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde davacının sözleşme kapsamında belirtilen ürünlerin tamamı olmasa da her yıl asgari alım miktarı üzerinde davalıdan alım yaptığı anlaşılmıştır. Bu aşamada davacının satın aldığı ürünlerin listede anlaşılan ürünlerin olmaması nedeniyle sorumluluğunun doğup doğmadığı hususu irdelenmelidir.Taraflar arasında akdedilen sözleşmede asgari ürün alımı hususundan kasıt davacının belli miktarda ürün alımının gerçekleştirmesi gerektiği olarak anlaşılması gerekmektedir. Zira sözleşmenin esasında akdedilme gerekçelerinden biri davacının davalıdan hangi ürünü alacağından ziyade davalı ile alım satım ilişkisinin sözleşme süreci boyunca yıllık asgari bir miktar belirlenerek devam etmesidir. Aksinin kabulü halinde ise davacı tarafça satın alınan ürünlerle alakalı davalının ticari ilişki boyunca itirazı olmadığı gibi, konuya dair davacıya herhangi bir ihtarı da bulunmamaktadır. Sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesinden sonra davacı tarafça asgari alım miktarından daha fazla alım gerçekleştirilmesine rağmen taraflarca anlaşılan ürünlerin satın alınmadığı itirazı TMK madde 2 kapsamında dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı, cezai şart alacağının koşullarının oluşmadığı, davacının akdedilen sözleşmeye uygun hareket ettiği...\"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile 405.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki 01.03.2015 tarihli sözleşme uyarınca, müvekkilinin sözleşmenin ekinde yer alan malzemeleri davacının siparişlerine uygun olarak tedarik ederek, toplam bedeli 48.000,00 Euro olan 5 adet binicili zemin temizleme makinesi ile 1 adet itmeli zemin temizleme makinesi tahsis edeceğini; davacının da sözleşmenin eki listede yer alan ürünlerin düzenli olarak yıllık alımlarını gerçekleştirerek sözleşmeyi tek taraflı feshetmeyeceğini; müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek, sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davacının alımlarının yıllık asgari alım taahhüdü altında kaldığını, zararların ödenmesi için yapılan uyarıların sonuçsuz kalması üzerine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe süresinde itiraz edilmediğini ve takibin kesinleşmesi ile alacağın tahsil edildiğini,  Mahkemece alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, raporda cevap dilekçesindeki beyanların dikkate alınmadığını, uzman hukukçu bilirkişilerden ek rapor alınması talebinin haksız şekilde reddedildiğini, müvekkil şirketçe tedarik edilemeyen ürünlerin yerine, başkalarının alımının yapıldığı yönünde iddia bulunmasına rağmen, yazılı belge sunulmadığını, bilirkişilerin buna rağmen davacının bu iddiası hususunda müvekkil şirket tarafından aksini gösteren bilgi ya da belge sunulamadığı ve müvekkilinin örtülü kabulü bulunduğuna kanaat getirildiğini, sözleşme ilişkisinin tadil edildiği sonucuna varıldığını ve mahkemece bu hatalı görüşe iştirak edilerek davanın kabul edildiğini, bu nedenle yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak dava dilekçesinde alım taahhüdünün çok üstünde alım gerçekleştirdiğini iddia eden davacının bu iddiasının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, oysa asgari alım taahhüdüne ulaşılamadığından cezai şart alacağının doğduğunu, müvekkilinin bu hususu daha önce öne sürmemesinin davacı lehine yorumlanamayacağını, nitekim davacının asgari alımı gerçekleştirdiğini iddia ederek sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin de alımın tamamlanacağına güvenerek eksik alımı fesih sebebi yapmadığını, ahde vefa ilkesi açısından davacının edimini yerine getirmeden sözleşmeyi sonlandırmasının korunamayacağını, Davacının sözleşmeye uygun alım gerçekleştirmediğini, zira davacının sözleşmedeki listede bulunan tüm ürünleri alacağını taahhüt ettiğini, 2015 yılında malzeme fiyat listesinin 2. sırasında yer alan Mars 20 kg üründen 120 adet alınması gerekirken davacı tarafından 84 adet alındığını,  2016 yılında malzeme fiyat listesinin 21. sırasında yer alan pano temizleyici üründen 30 adet alınması gerekirken davacı tarafından 6 adet alındığını, 2017 yılında malzeme fiyat listesinin 19. sırasında yer alan pas gevşetici sprey ürününden 950 adet alınması gerekirken  143 adet alındığını, 2018 yılındaki listenin 17. sırasında yer alan yağ temizleyici sprey ürününden 2923 adet alınması gerekirken 416 adet alındığını, yıllık taahhüt edilen alım gerçekleştirilmeyerek sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini, bu kapsamda davacının 2015 yılı için 34.991,37 TL alım yapmasına rağmen 113.879,45 TL; 2016\tyılı için \t62.604,80 TL alım yapmasına rağmen 113.879,45 TL; 2017 yılında 55.163,66 TL alım yapmasına rağmen 113.879,45 TL, 2018 yılında  69.779,38 TL alım yapmasına rağmen 113.879,45 TL taahhüt ettiğini, davacının asgari alım taahhüdünü yerine getirilmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, satım sözleşmesi kapsamında davalı şirketin takip dosyasında tahsil ettiği cezai şart alacağının istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında düzenlenen 01.03.2015 tarihli tedarik sözleşmesinin 3.maddesinde sözleşmenin konusu; \"İş bu sözleşmenin konusu ekli listedeki malzemelerin ... Kauçuk siparişlerine uygun olarak ... tarafından temin/tedarik edilmesi ve süresinde teslim edilmesi ile bu hususta  tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir. Bu süreç dahilinde ... ... Kauçuk’ a 5 adet binicili zemin temizlik makinası ve 1 adet itmeli zemin temizlik makinesi tahsis edilecektir. Makinaların toplam bedeli:  ... markalı binicili zemin temizleme otomatı: 9.000,00 Euro x 5 Adet =45.000,00 Euro, ... Markalı itmeli zemin temizlik makinesi: 3.000,00 Euro x 1 Adet=3.000,00 Euro Toplam:48.000,00 Euro\" şeklinde belirlenmiştir.Sözlemenin 6. maddesinde, sözleşmenin 01.0.2015 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 01.03.2019 tarihinde yürürlükten kalkacağı düzenlenmiştir..Sözleşmenin hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği 7. maddede ise, \"... Temsilcisi ... Kauçuk u belirli dönemlerde ziyaret ederek sistemin işlerliğine destek olacaktır. Bununla beraber gerekli ürün kullanım eğitimi verecektir.  ... kauçuk aylık alımlarını düzenli gerçekleştirdiği sürece 3. maddede konu edilen makineler ... Kauçuk kullanımında olacaktır. Makinaların tesliminde tüm kullanıcılara pratik v teorik genel makine kullanım eğitimi verilecektir. Süreç sonrasında kullanıcılara eğitim sertifikası verilecektir. Makine kullanım eğitimi sırasında kriterleri belirlenen ve kullanıcılara açıklanan garanti kapsam dışındaki durumlar da servis revizyon vb. bedelleri ... Kaucuka aittir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Sözleşmenin cezai şart başlıklı 8. maddesine ise, \" ... Kauçuk, işbu sözleşme ile yerine getirmeyi taahhüt ettiği edimlerinden herhangi birini gereği gibi eksiksiz ve zamanında yerine getirmediği veya sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiği takdirde, sözleşme kapsamında ... tarafından bila bedel teslim olunan 5 adet binicili zemin temizlik makinası ve 1 adet itmeli zemin temizlik makinesi cezai şart bedelinin Adonise ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Sözleşmenin 8. maddesindeki gecikmiş teslimat cezası düzenlemesine göre, bir gecikmeye Polimerin neden olmaması halinde, ... beş (5) iş günününü aşan bir dönem boyunca sözleşmede yer alan ürünleri ve hizmetleri karşılayamaması durumunda Polimere karşılık gelen faturadan bu ürün veya hizmete ilişkin ücretin toplam miktarının %10 ‘una eşit bir gecikmiş teslimat cezası uygulayacaktır.Anılan maddedeki kabul düzenlemesinde ise, \"Adonisin iş ürrünlerini teslim etmesinin gerektiği durumlarda, ..., bir iş veya ürünün değerlendirmek ve ürünü kabul etmek veya reddetmek için ürünün  alım tarihinden sonra beş iş gününe sahip olacaktır. ...'ın bu ürünü reddetmesi durumunda, ...'e kabul etmediğine dair nedenleri belirten yazılı ret bildirimini verecektir. Ürün ... tarafından yazılı olarak kabul edilinceye kadar veya ... Ürün teslimatını 5 günlük kabul dönemi içinde reddedinceye kadar ... hiçbir ödeme' yapılmayacaktır. ... nihai olarak küllünü reddederse, ... ceza olmaksızın bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olacaktır ve herhangi bir ödeme yükümlülüğü dâhil olmak üzere, bu sözleşme altındaki hiçbir ilave zorunluluğu olmayacaktır.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Sözleşmenin Fesih başlıklı maddesinde ise her iki tarafın 30 gün önceden  yazılı bildirimde bulunarak sözleşmenin sonu itibariyle sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir.  Davacı tarafça keşide edilen Beyoğlu 7. Noterliğinin 13.02.2019 tarihli ihtarı ile  taraflar arasında düzenlenen 01.03.2015 tarihli tedarik sözleşmesinin 15.03.2019 tarihinden itibaren sona ereceğinin  bildirildiği, sözleşmenin fesih başlıklı maddesine göre taraflardan her birinin sözleşme süresinin sonundan 30 gün önce bildirimde bulunarak fesih hakkına sahip olduğu belirtilerek, ihtarnameden itibaren 30 gün sonrasında 15.03.2019  tarihinde sözleşmenin sona ereceği, davacının sözleşme kapsamında muaccel olan hizmet bedeli dışında davalıya borcu bulunmadığı, sözleşmenin 5. maddesi kapsamında davacıya verilen temizlik makinalarının sözleşmenin sona erme tarihi itibariyle muhataba teslim edileceğinin bildirildiği görülmüştür.Davalı tarafça keşide edilen Beyoğlu 44. Noterliğinin 01.03.2019 tarihli cevabi ihtarında ise davacının gönderdiği ihtarla sözleşmeyi feshettiği, ihtarın aksine davalının sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarının bulunduğu, cari hesap ve cezai şart alacağı bulunduğu, taraflar arasında 2015 yılında yapılan Tedarik Sözleşmesi ve sonrasında başka bir takım malzemelerin tedarikine yönelik sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelerde müvekkilinin belirli süreler boyunca davacı tarafından verilen siparişlere uygun olarak sözleşmelere konu malzemeleri ve makinaları tedarik edeceği, davacının da düzenli olarak ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen, davacının asgari alım miktarına uymadığını, bu nedenle davalının cezai şart alacağı bulunması nedeniyle sözleşmeye göre makine bedellerinin cezai şart olarak ödenmesi ve diğer tüm zararların karşılanması gerektiği bildirilmiştir.Bu ihtar üzerine davacı tarafça keşide edilen Beyoğlu 7. Noterliğinin 19.04.2019 tarihli ihtarında ise, davalının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle davalının bir çok kez uyarıldığını,  davalı şirket yetkilisinin 11.02.2019 tarihli elektronik postada da oluşan aksaklıkların kabul edildiğini,  müvekkilinin 4 yıllık sürede  alması gerekenden fazla emtia aldığını bildirmiştir.Taraflar arasında yukarıda incelenen ana tedarik sözleşmesinden sonra 01.08.2015 tarihli ana tedarik sözleşmesi ile 13.04.2018 tarihli ürün alım sözleşmeleri de düzenlenmiştir. 01.08.2015 tarihli sözleşmenin kapsamı  2.maddesinde düzenlemiş, bu sözleşmenin üç yıl süreli olduğu da 8.maddede kabul edilmiştir. Bu sözleşmede alınacak ürünlere ilişkin genel esaslar belirlenmiş, ayrı bir ürün alım taahhüdünde bulunulmamıştır. Taraflar arasında 13.04.2018 tarihinde düzenlenen ürün alım sözleşmesi ekinde yer alan fiyatlara göre ürün satışına ilişkin esasların düzenlendiği ve sözleşmenin 1 yıl sonra kendiliğinden sona ereceği kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ana tedarik sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, bu sözleşmede belirlenen alım taahhütlerine uyup uymadığı, sözleşmenin süresinin dolup dolmadığı, feshin yerinde olup olmadığı ve buna göre davalının cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Taraflar arasında düzenlenen 01.03.2015 tarihli sözleşmenin davacı tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla davalı tarafından İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Bu dosyada davalı tarafından 48.000 Euro asıl alacak ve 3.445,48- Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.445,48 Euro alacağın yıllık %5,00 ve değişen oranlarda faiziyle tahsili istenmiştir. Davacının belirtilen takibe itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği ve davacının 27.01.2020 tarihinde 405.000 TL ödeyerek takip borcunun kapattığı anlaşılmaktadır. Davacı ödemeden sonra İİK'nın 72.maddesi uyarınca 1 yıllık süre içinde 16.03.2020 tarihinde bu istirdat davasını açmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafından, 01.03.2015 tarihli sözleşme kapsamında alınması gereken asgari ürün alımının gerçekleştirildiği belirlenmiştir. Raporun 15.sayfasında davalı şirketçe davacı adına düzenlenen toplam fatura bedelinin 7.238.566,51 TL olduğu, 4 yıllık süre içerisinde davacı tarafından 184.897,92 TL iade fatuarsı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ekinde alınacak ürünlere ilişkin bir liste bulunmaktadır. Davacı bu listedeki bir kısım ürünlerin belirli yıllarda alınmadığını savunarak sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunmaktadır. Oysa mahkemece isabetli şekilde belirlendiği üzere taraflar arasındaki tedarik sözleşmesindeki temel amacın, davacıya teslim edilecek makina karşılığı, davacının davalıdan belirli miktarda ürün alınmasıdır. Nitekim taraflar arasındaki sözleşmede, davacının, davalıdan sözleşme ile belirlenen miktardan çok fazla ürün aldığı ve sözleşmenin ifa edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme hükümlerinde ekli listedeki ürünlerin birebir alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Ekli listedeki toplam ürün bedelinden  daha fazla ürün alınmasıyla sözleşmenin davalı yararına ifa edildiği kabul edilmelidir. Aksi halde sözleşmenin aynen ifası için  sözleşme ekinde belirtilen ürünlerin aynen alınması gerektiği kabul edildiğinde, davalının daha az ürün satması gerektiği sonucuna ulaşılacaktır ki bu durumun savunulması ve kabulü davalı açısından dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacaktır. Bilirkişinin tarafların ticari defter ve belgelerini inceleyerek sözleşmeye göre her yıl taahhüt edilen asgari alım tutarı olan 113.879,45 TL bedelli ürünlerin alındığı ve asgari tutarının geçildiği, davacının toplam 7.238.566,51 TL bedellik alım yaptığı belirlenmiştir. Esasen sözleşmeye göre alım alım yapılması halinde 2015-2019 yılları arası alması gereken ürün toplamının 569.397,25 TL olacağı belirlenmiştir. HMK'nın 266.maddesine göre hakimlik mesleğinin gerektiği bilgi dışında kalan mali konularda bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor bağlayıcı bir delil olmayıp HMK'nın 281.maddesine göre hakimin, bilirkişi raporunu diğer deliller ile birlikte değerlendireceği açıktır. Bu nedenle bilirkişiden hukuki konularda bir görüş alınamayacağı gibi tespit edilen mali ve teknik verilere göre sözleşmedeki asgari alım tutarına uyularak sözleşmenin ifa edilip edilmediği, sözleşmenin feshinin yasa ve sözleşmeye uygun olup olmadığının hakimce değerlendirilmesi gerekmektedir. Hukuki değerlendirmeyi gerektiren bu hususlarda bilirkişi incelemesi yapılması mümkün olmadığından, mahkemece davalının itiraz ettiği bu hususlarda bilirkişi raporu alınmadan değerlendirme yapılması yerindedir.Taraflar arasındaki sözleşmenin “Süre” başlıklı 6. maddesinde sözleşmenin 01.03.2015 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 01.03.2019 tarihinde yürürlükten kalkacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin fesih başlıklı maddesinde ise tarafların 30 gün önceden karşı tarafa yazılı bildirimde bulunarak sözleşme süresi sonu itibariyle bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahip oldukları belirtilmiştir. Anılan hükümde ayrıca sözleşmenin davalı ... tarafından ihlal edilmesi ve davacı ... Kauçuk tarafından verilecek 30 gün içinde giderilmemesi halinde bu ihlal nedeniyle sözleşmenin feshedilebileceği kabul edilmiştir. Sözleşmeyenin fesih hükmüne göre bu sözleşme 01.03.2019 tarihinde kendiliğinden yürürlükten kalkmıştır. Sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı sözleşmeye uygun şekilde sözleşme süresinin sonunda da sözleşme ile bağlı olmadığını ihtarla davacıya bildirmiştir.Sözleşmenin süresinin 01.03.2019 tarihinde kendiliğinden dolması nedeniyle davacının fesih iradesini Beyoğlu 7. Noterliğinin 13.02.2019 tarihli ihtarı ile davalıya bildirdiği, bu ihtar ile süresi dolan sözleşmenin süre sonunda sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan mahkemece de belirlendiği üzere, temelinde belli bir miktarda ürün satımını garanti eden sözleşme kapsamında davalının ürün satmasına rağmen sözleşme boyunca, mutlaka sözleşme eki listede bulunan ürünlerin birebir alınması gerektiği hususunda da davacıya bir ihtarda bulunulmamış ve sözleşmede kararlaştırılandan daha fazla ürün satılarak sözleşme ifa edilmiştir. Sözleşmenin ifasından sonra, esasında sözleşme ile kararlaştırılandan daha fazla mal satılmasına rağmen, ekli listede belirtilen bir kaç kalem malın bazı yıllarda eksik alınması nedeniyle, sözleşmenin tam olarak ifa edilmediğinin savunulması dürüstlük kuralına aykırıdır. Sonuç olarak davacının sözleşmeyi ifa ettiği ve sözleşmenin sona erdiği tarihte usulüne uygun şekilde sözleşmenin sona erdiğinin bildirildiği, bu nedenle sözleşmede belirlenen cezai şart alacağının oluşmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 20.748,45  TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54b263d1479ad57b","SID":"19a5e377e8c914bf"}}