{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/365 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1639 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2022/376 Esas - 2022/888 Karar <br>TARİH: 01/11/2022<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025                                           <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket ile davalı taraf arasında kurulan sözleşmenin 3 üncü maddesine aykırı olarak davalı tarafın, müvekkil şirketin sembol ve markasını belirten tabelayı indirmesinden dolayı 50.000 TL cezai şartı dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müvekkil şirkete ödemesine, aynı sözleşmenin 15. Maddesi gereğince davalı tarafın 100.000 TL tazminatı  dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müvekkil şirkete ödemesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkili mahkemede açılmaması ve davacının korunacak hukuki yararının olamaması nedeniyle usulden reddine, davanın tüm talepler bakımından esastan reddine,  mahkeme aksi kanaatte ise TBK md. 27/2 gereği sözleşme cezasının kaldırılmasına veya tenkis edilmesine, yargılama masrafları ile ilam vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 01/11/2022 tarih 2022/376 Esas - 2022/888 Karar  sayılı kararında; \"Dava, taraflar arasında bayilik sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Ön inceleme zaptı doğrultusunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki 23/10/2020 tarihli \"Bayilik Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmenin 3 ve 15 inci maddeleri gereğince davalı tarafın tazminat ödemekle yükümlü olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Tensip zaptı doğrultusunda; Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesi'ne ve esnaf odası, ticaret sicil ve vergi dairesine müzekkerelerin yazıldığı, tümünün yazı cevaplarının dosya arasına geldiği anlaşıldı.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı içeriğine göre, davalı ...'nun gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının belirtildiği; İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın yazı cevabı içeriğine göre, 3/2/2021 - 8/9/2021 tarihleri arasında döner, ciğer, kokoreç, köfte ve kebapçıların faaliyetleri ile iştigal ettiğinin ve ticari kazancını işletme hesabı esasına göre tespit ettiğinin bildirildiği; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Birliği'nin yazı cevabı içeriğine göre, davalının esnaf kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşıldı.İş bu davanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/16 esas ve 2022/366 karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşerek mahkememiz gönderilmesi üzerine yukarıdaki esası alarak yargılamaya devam olunmuştur.Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamada sanıklar Kandemir kardeşler ve onların çalışanı hacı lakaplı ...; müşteki ise davacı ...'nın iş ortağı olduğu; atılı eylem yağma ve suç tarihi/yerinin ise 7/8/2021 Esenyurt/İstanbul olduğu anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, tarafların iş ilişkilerinin yukarıda anılı cezai eylemin gerçekleştiği tarih itibariyle son bulduğu, izleyen süreçte işyeri tabelasının indirildiği anlaşılmaktadır.Tazminat talebi, sözleşmenin cezai şart ve tazminat hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle ileri sürülmüş; sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 3 üncü maddesinde haklı sebep olmaksızın tabelanın indirilmesi halinde 50000,00 TL;  15 inci maddesinde ise bayinin şirket ile ilgili TBK 57 ve TTK 54 ve devamı hükümlerine aykırı davranılması halinde 100000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Haksız rekabet ve bedensel zarar hükümlerine (TBK m.57 ve 54) dair yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Yasanın \"Haksız rekabet\" başlıklı 57 nci maddesine göre, gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir.Davacı vekilince sözleşmenin 15 inci maddesine aykırı davranıldığı iddiası ileri sürülmüş ve bu nedenle kararlaştırılan tazminatın ödenmesi gerektiği belirtilmişse de davalı tarafın, tarafların aralarındaki sözleşme ilişkisinin son bulmasından sonra vuku bulan eylemi haksız rekabet teşkil etmediği; davacı tarafın herhangi bir bedensel zararının da oluşmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiştir.Sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart hükümlerine dair yapılan değerlendirmede; Davacı vekilince sözleşmenin 3 üncü inci maddesine aykırı davranıldığı iddiası ileri sürülmüş ve bu nedenle kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi gerektiği belirtilmişse de kovuşturma konusu yapılan eylemlerin 7/8/2021 tarihinde gerçekleştiği, dolayısıyla tabelanın indirildiği tarih itibariyle tazminata esas sözleşmenin geçerli olmadığı; tabelanın taraflar arasındaki ticari ilişkinin son bulmasını müteakip süreçte indirildiği, bu anlamda eylemin haklı neden olmaksızın gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmakla talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda bilgileri verilen işbu dosyada gerekçeli kararın 16.11.2022 tarihinde taraflarına e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğini, anılan karar ile davanın reddine, davacıdan alınarak tarafımıza 9.200,00-TL vekalet ücreti ödenmesine karar verildiğini, davanın reddine ilişkin karar usule ve hukuka uygun olup bu konuda istinaf kanun yoluna başvurmadıklarını, işbu kararı sadece ve sadece vekalet ücreti bakımından istinaf ettiklerini, vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken maktu olarak hesaplandığını ileri sürerek,  müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanarak belirlenmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, davacı şirket tabelasının haksız olarak indirildiği ve sözleşmenin 15 maddesindeki haksız rekabete ilişkin düzenlemelere aykırı davranıldığından bahisle, sözleşmenin 3 ve 15 maddelerinde düzenlenen ceza ve tazminat tutarlarının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin üçüncü maddesinde; davalının, davacıya ait marka, sembol, gibi gayrımaddi mal ve değerleri kullanarak davacı tarafından üretilen (soslu döner vb), ürünleri satma hakkına sahip olduğu, bunun karşılığında franchise bedeli olarak herhangi bir ücret alınmadığı, ancak sebepsiz bir şekilde tabela indirilmesi halinde davalının iki hafta içerisinde davacıya 50.000,00-TL ödeyeceğini beyan ve taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşmenin on beşinci maddesinde ise; davalının, davacı ile ilgili TTK'nun 57 ve 57 vd maddeleri uyarınca haksız rekabete fiil işlememeyi, işlemesi halinde iş bu sözleşme münderecedatında bulunan diğer tazmin ve cezai şarta ilişkin hükümler cari kalmak kaydıyla 100.000,00-TL'den az olmamak üzere davacıya tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır. Davacı yan da dava dilekçesinde davalıdan sözleşmenin üçüncü maddesine dayalı 50.000,00-TL cezai  şartın ve sözleşmenin on beşinci maddesine dayalı 100.000,00-TL tazminatın yasal faizi ile ödenmesini talep etmiş olup, mahkemece talepler reddedilmiştir.Basit usule tabi davada uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nun 320/2 fıkrası uyarınca; daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Mahkemece taraf vekillerinin de hazır bulunduğu ön inceleme celsesinde uyuşmazlık \"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki 23/10/2020 tarihli \"Bayilik Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmenin 3 ve 15 inci maddeleri gereğince davalı tarafın tazminat ödemekle yükümlü olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.\" şeklinde tespit edilmiş olup,  buna göre dava konusu edilen alacağın sözleşmeye dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu hususu ön inceleme tutanağına dercedilmiş olup, tahkikatın bu tutanağa göre yürütülmesi zorunludur. İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 fıkrası uyarınca maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Tarifenin İkinci kısım ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücreti asliye mahkemelerinde görülen dava ve işler için 9.200,00-TL'dir. Buna göre mahkemece tamamı reddedilen tazminat talebi bakımından davalı lehine 9.200,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davalının vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef11251488b49d8f","SID":"c377af01a91f78bc"}}