{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/2170 <br>KARAR NO\t: 2025/1633<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2023<br>NUMARASI\t: 2016/1108 Esas -  2023/649 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br> K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; 22.01.2015 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın park edilmesi sırasında sağ arka kısmı ile müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında müvekkilinin felç geçirdiğini ve ellerine kullanamaz hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 2.000,00-TL maddi tazminatın davalı işleten ve davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.04.2023 tarihli dilekçesi ile; tazminat taleplerini geçici iş göremezlik için 10.848,85-TL, sürekli iş göremezlik için 1.031.875,90-TL olmak üzere toplam 1.042.724,75-TL'ye (davalı sigorta şirketi yönünden teminat limiti 290.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) artırdıklarını bildirmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... Baskı Tekstil...şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacının geçirdiğini ileri sürdüğü travmanın tamamen nörolojik -hipertansiyon, diyabet- sebeplerden kaynaklandığını, iddia edilen kaza ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün davacıya hafif bir şekilde çarpması ile kazanın meydana geldiğini, kaza sonrasında yapılan tetkiklerin normal çıktığını, olayın ertesi günü oluşan şikayetler ile hastaneye gittiği ve hastaneye başvurusu sonucunda acil klinik raporunda kendisin ilgilendiren bir durum olmadığı belirtilerek nöroloji servisinden konsültasyon istendiğini, davacının sol tarafında hissettiği güçsüzlüğün herhangi bir travmaya bağlı olmadığının aksine beynin sağ medial arter alanında meydana gelen kanlanma bozukluğunun hastanın yaşı ve ek hastalıkları nedeniyle ortaya çıktığının ifade edildiğini, iddia edilenin aksine davacının önemli bir travma geçirmesi gibi bir durumun bulunmadığını, iki araç arasına park esnasındaki aracın 10 km olabileceği nazara alındığında çarpmanın iddia edildiği gibi felce yol açmasının mümkün olmadığını, zarar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.  İlk derece mahkemesince; davaya konu kazaya ilişkin savcılık soruşturması neticesinde suçun şikayete bağlı olması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05/08/2021 tarihli raporda; davacının % 73.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği,  makine mühendisi ... tarafından düzenlenen 22/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda da, kazanın meydana gelmesinde davalının tali olarak %25, davacı yayanın ise asli olarak % 75 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirdiği, mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan 31.01.2022 tarihli raporda da; davalı ...'ın %75 oranında asli, davacı yaya...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/04/2022 tarihli raporda; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın tamamen ve asli kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 08/09/2022 tarihli raporunda oy çokluğu ile, davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, heyette yer alan iki makine mühendisi tarafından ise, olay mahalli yol her ne kadar tek yönlü ve davalı sürücü bu yolda trafik akışının tersine geri manevra yapıyor ise de; yolun sağ tarafında park halindeki araçların arasına aracını park etmek istediği, bu manevrasını kısa mesafeden hareketle geri manevrayla yapmasının beklendiği, trafik akışının tersine seyrinin kabulünü gerektirmediği, bu nedenlerle davacı yayanın park halindeki araçların arasından kaplamaya girdiğinde her ne kadar ters yön olsa da, davalı sürücünün park etmek için yaptığı manevraları dikkate alındığında, mahalde bulunan herhangi bir yayanın görüş açısı içerisinde kalacağından davacı yayanın da bu aracı fark edebilmesi ve bu araca karşı etkin korunma tedbirine başvurması beklendiği, ancak davacı yayanın bu hususlara riayet etmediğinden % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün de geri manevrasını görüş alanına göre gerekli ve yeterli kontrollerini yaptıktan sonra görüş alanının kısıtlı olması halinde gözcü yardımıyla yapması ve tedbir alabilecek bir şekilde bu manevrasını sürdürmeye özen göstermesi gerektiği, ancak bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla % 75 oranında kusurlu olduğu görüşü ile karara muhalefet edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 06/02/2023 tarihli raporda; davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 10.848,85-TL olduğu, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.031.875,90-TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için davalı sigorta şirketi yönünden 290.000,00 TL sürekli sakatlık teminat limitiyle sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 15.12.2016 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 22.01.2015 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu yönünde görüş bildirildiği, soruşturma dosyasına yansıyan deliller, dinlenen tanık bayanları, olayın oluş şekli dikkate alındığında her ne kadar ATK, davalının tam kusurlu davacının kusursuz olduğunu oy çokluğuyla tespit etmiş ise de, önceden teknik olarak belirlenmiş trafiğin akışı, hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, araç manevraları, hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'ın % 75 oranında asli, davacı yayanın ise %25 oranında tali kusurlu olduğu tespitinin yerinde olduğu, zira geri manevra sırasında kör noktaların bulunması ve bu durumun doğal bir risk olduğu, bu hususta kusur atfedilemeyeceği, mahal özelliği açısından trafiğin yoğun olduğu, yayanın yaya geçidini kullanmadığı ve taşıt yolu üzerinde park yapmaya çalışan aracın arkasından geçmeye çalışan yayanın tali olarak %25  kusurlu olduğu hakkaniyete ve olayın oluş şekli KTK ve ilgili mevzuata en uygun düşen tespit olduğu, bu sebeple maddi tazminattan %25 oranında indirim yapmak gerektiği, davacı tarafça avans faiz talebinde bulunulmuş ise de, sigorta şirketlerinin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle faizin dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, davacının ve haksız fiil faili sürücünün tacir olmadığı dikkate alındığında, diğer davalılar tacir olsa da her iki taraf için de ticari iş sayılması gereken bir fiil olması yanında TTK'da ticari iş, ticari işletme esasına göre belirlendiğinden söz konusu aracın haksız eyleminin de TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımadığı, bu durumda davalılardan ancak yasal faiz istenebileceği, bu hali ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, manevi tazminat isteminin ise tümden kabulü gerektiği kanaati ile;\"1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE,Davacının maddi tazminat talebi yönünden talebin KISMEN KABULÜ İLE;  -782.043,56-TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE;-15.000,00 TL manevi tazminatın kaza  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... Baskı...şirketi vekili tarafından istinaf kanun yolun başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından oy çokluğu ile düzenlenen raporda davalı ...'ın tamamen kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince muhalefet şerhinde belirtilen kusur durumuna itibar edilmesi suretiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, 15.07.2018 tarihli 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 16/2.maddesinde \"Fizik İhtisas Dairesi ve  Trafik İhtisas Dairesi'nin raporları Adli Tıp Üst Kurullarında incelemeye alınamaz. Bu dairelerden birinin verdiği raporlar ile diğer bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle talep edilmesi üzerine raporla,ilgili ihtisas dairesinin en az 7 uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenir ve KESİN olarak karara bağlanır.Kararlar katılanların oy çokluğuyla alınır, eşitlik hâlinde başkanın bulunduğu taraf oy çokluğunu sağlamış olur.\" düzenlemesine yer verilmesi nedeniyle söz konusu raporun mahkeme hakimi için bağlayıcı olduğu, mahkemece hükme esas alınan 30.01.2022 tarihli raporu düzenleyen bilirkişinin emekli emniyet müdürü olması nedeniyle kaza yapan aracın teknik özelliğini davaya konu kazaya uygulayabilecek mühendislik bilgisine sahip olmadığı, müvekkilinin tek yönlü yolda ters istikametten geri manevra ile gelen aracı öngörmesinin mümkün olmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince geri manevra yapılırken gözcü bulundurulması gerektiği, kazaya karışan aracın 6,70 metrelik bir aracın park edeceği yerin 10 metre olması gerektiği ve 10 metre boşlukta müvekkilinin görülmemesinin mümkün olmadığı, mahkemenin, müvekkilinin %25 oranında kusurlu olduğuna yönelik gerekçesinin yerinde olmadığı, talep edilen tazminatlara ticari avans faizi işletilmesi talep edilmesine ve kazaya karışan aracın ticari nitelikte olmasına rağmen yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Davalı ... Baskı Tekstil...şirketi vekilinin istinaf nedenleri; hesaplamada progressivve rant yöntemi kullanılması nedeniyle fahiş bir tazminat miktarı belirlendiği, tazminat hesabı yapılırken tazminatın tek seferde ve peşin olarak ödenmesi nedeniyle peşin ödenen tazminat tutarına iskonto uygulanması gerektiği, takdir edilen maddi tazminat miktarının orantısız ve gerçek olmayacak kadar yüksek olduğu hususuna ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay ilgili Dairesi'nin ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince tazminat hesabının progressivve rant yöntemi ile yapılması gerekmesine, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç kapalı kasa kamyonet ise de, dosya kapsamında yer alan ruhsat kaydına göre kullanım amacının yük nakli-hususi olması nedeniyle hükmolunan tazminatlara yasal faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı ......şirketi vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.(2) Davaya konu kazanın oluş şekline ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, yapılan cezai soruşturma neticesinde, davacı tarafça şikayetçi olunmadığı gerekçesi ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.02.2015 tarihli 2015/18582 soruşturma ve 2015/10788 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, İTÜ öğretim görevlisi makine mühendisi ... tarafından dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 22.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücünün, yayaların bulunduğu meskun mahalde geri geri park ederken arkasından kimsenin geçmediğini ve kimsenin gelmediğini kesin olarak kontrol ederek park etmesi gerekirken bu dikkati göstermediği için tali ve %25 oranında, davacı yayanın ise, karşıdan karşıya geçerken park etmiş veya park etmekte olan araçların arkasından geçerken kendi can güvenliği açısından araçlara gereken dikkati göstermemesi nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, Mahallinde keşif yapılmak suretiyle keşfe katılan emekli emniyet müdürü ... tarafından düzenlenen raporda geri geri manevra yapan davalı sürücünün, taşıt yolu üzerinde aracının arkasında, yolun sağ kaldırımından taşıt yoluna inen ve sol kaldırımına doğru taşıt yolu üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarptığı, araç sürücüsünün geri manevra yaparken arka tarafta görmediği alanlar olduğu ve bu yerlerde yayaların bulunabileceğinin öngörülebilinir olduğu halde etkin tedbir almadığı, tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında, davacı yayanın ise, sağ kaldırımda iken kavşak ve geçit bulunmayan mahalde kontrolsüzce taşıt yoluna indiği ve geri manevrası yapmakta olan aracın çarpmasına uğradığı, karşıdan karşıya geçerken 20 metre yakınındaki kavşakta bulunan yaya geçidini tercih etmediği, araçların olası hareketlerine karşın etkin tedbir almaması nedeniyle %25 oranında ve tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, Bilirkişi raporları arasındaki çelişki nedeniyle mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 18.04.2022 tarihli raporda; kazanın yerleşim yeri sınırları içerisinde tek yönlü yolda meydana gelmiş olması, aracın trafiğin akış yönünün tersinde geri manevra yapması ve yayaya çarpması dikkate alındığında kazanın oluş şekli ile mahal şartları itibarıyla yayanın kusursuz sayılması gerekeceği, asli ve tek kusurlu olan tarafın davalı sürücü olduğu, davalı sürücünün, idaresindeki araç ile geri manevra yapmadan evvel hareket alanını kontrol altında bulundurması, aracın arkasında göremeyeceği bir bölüm var ise gözcü bulundurması ve geri manevrasını kontrollü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce geri manevra yaptığı esnada yayaya çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, davacı yayanın olay mahalli mevkide karşıdan karşıya geçişi sırasında, geri geri hareket eden aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda; atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüşünün mütalaa edildiği, İlk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi ile, dosya kapsamına alınan diğer bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan 08.09.2022 tarihli raporda oy çokluğu ile, kaza sonrası ifadeler, mahkemece yapılan keşfe binaen düzenlenen bilirkişi raporu içerisindeki tespitler, fotoğraflar ve krokinin incelenmesi neticesinde, olay mahalli yolun yerleşim yeri içi tek yönlü cadde olduğu, mahalde araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu, davalı sürücü idaresindeki aracın kapalı kasa kamyonet olduğu, davalı sürücünün aracının özelliklerini de dikkate alarak görüş alanı dışında kalan kısımları kontrol etmediğini göz önünde bulundurması ve araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu tek yönlü yolda geri manevrasını gözcü kontrolünde gerçekleştirmesi gerektiği, yayanın yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girdiğinde; tek yönlü yolda trafiğin geliş yönünü kontrol ettiği ve tek yönlü yolda ters istikametten geri manevra ile gelen aracı öngörmesinin beklenmeyeceği, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18.04.2022 tarihli raporun oluşa uygun bulunduğu, bu hali ile davalı sürücü ...'ın idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile olay mahalli tek yönlü cadde üzerinde aracını yolun sağına park etmek amacıyla ters istikamette geri manevra yapmadan önce; gerisine dair hareket alanını kontrol altında bulundurması, aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak görüş alanı dışında kalan kısımları kontrol edemediğini de göz önünde bulundurarak gözcü kontrolünde geri manevra yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz ve önlemsizce geri manevra yaptığı sırada idaresindeki aracın arka kısımlarıyla; yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girmiş olan yayaya çarpması ile sebebiyet verdiği kazada asli kusurlu olduğu, davacı yayanın ise olay mahalli tek yönlü cadde üzerinde yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girdiği, tek yönlü yolda trafiğin geliş yönünü kontrol ettiği ve tek yönlü yolda ters istikametten geri manevra ile gelen aracı öngörmesinin beklenmeyeceği, mahalde geçiş yapmakta olduğu sırada ters istikametten geri manevra ile üzerine gelen ve çarpan araç nedeniyle karıştığı kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüşüne varıldığının bildirildiği, rapora iştirak etmeyen iki mühendisin ise; olay mahalli yol her ne kadar tek yönlü ve davalı sürücü bu yolda trafik akışının tersine geri manevra yapıyor ise de; yolun sağ tarafında park halindeki araçların arasına aracını park etmek istediği, bu manevrasını kısa mesafeden hareketle geri manevrayla yapmasının beklendiği, trafik akışının tersine seyrinin kabulünü gerektirmediği, bu nedenlerle davacı yayanın park halindeki araçların arasından kaplamaya girdiğinde her ne kadar ters yön olsa da, davalı sürücünün park etmek için yaptığı manevraları dikkate alındığında, mahalde bulunan herhangi bir yayanın görüş açısı içerisinde kalacağından davacı yayanın da bu aracı fark edebilmesi ve bu araca karşı etkin korunma tedbirine başvurması beklendiği, ancak davacı yayanın bu hususlara riayet etmediğinden % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün de geri manevrasını görüş alanına göre gerekli ve yeterli kontrollerini yaptıktan sonra görüş alanının kısıtlı olması halinde gözcü yardımıyla yapması ve tedbir alabilecek bir şekilde bu manevrasını sürdürmeye özen göstermesi gerektiği, ancak bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla % 75 oranında kusurlu olduğu görüşünde olduklarını bildirdikleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre; davaya konu kazanın oluş şekline ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, soruşturma aşamasında davacının şikayetçi olmaması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen raporun, dosya kapsamında yer alan tüm bilirkişi raporlarını, tarafların soruşturma aşamasındaki ifadelerini irdeleyerek düzenlendiği, raporlar arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu göz önüne alınarak hükme esas alınması ve davalı araç sürücüsünün davaya konu kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, davacı tarafa %25 oranında kusur atfedilmesi ve tazminattan kusur oranında indirim yapılması isabetsiz olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talepleri yerindedir.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ......şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedende davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  / Gerekçe uyarınca,<br> 1/Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2016/1108 Esas 2023/649 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Baskı Tekstil...şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Baskı...şirketinden alınması gereken 53.421,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 13.612,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 39.809,40-TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2016/1108 Esas- 2023/649 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,a/ Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 1.042.724,75-TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 15.12.2016 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden haksız fiil (kaza) tarihi olan 22.01.2015  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,b/Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza  tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c/Maddi tazminat yönünden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 71.228,53-TL harçtan peşin alınan 58,07-TL harç, 152,00-TL tamamlama harcı ve 17.772,98-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.983,05-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 53.245,48-TL harcın (davalı ... A.Ş. yönünden 14.808,50-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,ç/Manevi tazminat yönünden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.024,65 TL harcın (davalı ... A.Ş. hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, d/Davacı tarafça yatırılan 58,07 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 419,90 TL keşif harcı ve 17.772,98 TL ıslah harcı ve 152,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 18.432,15 TL harcın (davalı ... A.Ş. yönünden 5.450,50-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>e/Davacı tarafça yapılan 8.297,00 TL ATK faturası ve yargılama giderinin (davalı ... A.Ş. yönünden 2.307,54-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,f/Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin yapan taraf üzerinde bırakılmasına,g/Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 157.981,47-TL vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş. yönünden 43.937,41-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, ğ/Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Anonim Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, h/Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.30/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55102a436def3e3a","SID":"413440440a6b2da6"}}