{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1293 <br>KARAR NO\t: 2025/2882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/02/2025<br>NUMARASI\t: 2024/141 E - 2025/127 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Esenyurt mevkiinde bulunan...Cafe Restaurant işletmesi üzerinde bulunan ortaklığı 16.03.2019 tarihinde  sona erdirildiğini, ortaklığın sona erdirilmesi üzerine müvekkilinin davalıyla protokol düzenlediğini, düzenlenen protokol ile ve şahitlerin de huzurunda müvekkilinin davalıya bir tanesi Silivri'de olmak üzere birden fazla taşınmaz vererek aralarındaki borç ilişkisini sonlandırdığını, müvekkilinin davalıya karşı sorumluluğunun bitmesine rağmen davalının kötü niyetli bir şekilde sona ermiş borçtan kaynaklı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı ile arasındaki ilişkiye dayanarak müvekkilinin adına çalışanı ... tarafından İstanbul/Silivri Mimarsinan Mah. ... Ada 10 Parsel ... no'lu taşınmazın  davalının oğlu ...'a devredildiğini, tarafların arasındaki bu devir işleminin müvekkili ile davalının aralarındaki borç ilişkisinden kaynaklanarak gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ödeme emrine mazeretsiz olarak süresini kaçırdığı için itiraz edemediğini, bu durumun müvekkilin borcu ikrar ettiğine karine teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin borçlu olduğu daha belge ile net bir şekilde ortaya konulmadan hakkında  güncel olarak 454.113,36-TL'lik borç üzerinden sorumlu tutulmasının bu miktarın yüksekliğinin icra dosyası üzerindeki hacizlerden kaynaklı bankalarda kötü bir izlenimin oluşmasının ve ticari olarak faaliyet gösteren birinin bu şekilde kredi notu dahil bankalardaki itibarının ticaretini  de olumsuz etkileyeceğini, bu durumun ekonomik ve manevi olarak müvekkilini zarara uğratacağını beyan ederek; talebin kabulü ile davalı ... ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitini, mahkemece teminatsız olarak veya takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesini, Büyükçekmece 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılmış icra takibinin durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava sebebiyle uğramış oldukları zararın yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği,cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Mahkeme, Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu 30.11.2019 vade tarihli 266.667,00 TL tutarlı borçlusu ..., alacaklısı ... olan senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istenilmiş ise de, ispat yükü üzerinde bulunan davacı, davaya konu senedin davalıya veriliş amacı ve ödemesinin yapılıp yapılmadığı hususlarında iddialarını ispata yarar delil ibraz etmediği ve davacı tarafından bildirilen tanıklara ihzar edilmelerine rağmen ulaşılamadığı, mahkemece ibraz edilen delillerin değerlendirilmesinde, dava konusu kambiyo senetlerinin davacı tarafından davalı adına düzenlenme sebebine dair bilgi içermediği, açıkça yemin deliline dayanılmadığı, böylelikle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile;\"Davanın reddine\" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davetiye rağmen gelmeyen davacı tanıklarının ihzaren celbine karar verildiği,tanıkların yine gelmediği,mahkemece esasa geçilerek delil yetersizliğinden davanın reddine karar verilmiş ise de, zorla getirme kriterlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi,zorla polis yoluyla tanıkların getirtilip dinlenilmesi gerektiğini,dava konusu bononun sunulmadığını,müvekkili ile davalı arasında Esenyurt  mevkiinde bulunan...Cafe Restaurant işletmesi üzerinde bulunan ortaklığı 16.03.2019 tarihinde sona erdirildiğini,ortaklığın sona erdirilmesi üzerine müvekkilinin  davalıyla protokol düzenlediğini, düzenlenen protokol ve şahitlerin huzurunda müvekkilinin  davalıya bir tanesi Silivride olmak üzere birden fazla taşınmaz vererek aralarındaki borç ilişkisini sonlandırdığını,müvekkilinin aralarındaki borç ilişkisine dayanarak davalıya karşı sorumluluğunun bitmesine rağmen davalının  kötü niyetli bir şekilde sona ermiş borçtan kaynaklı icra takibi başlattığını,müvekkili tarafından davalı arasındaki ilişkiye dayanarak müvekkili adına çalışanı ... tarafından İstanbul/Silivri Mimarsinan Mah. ... Ada 10 Parsel ... no'lu taşınmazın  davalının oğlu ...'a devredildiğini,tarafların arasındaki bu devir işleminin müvekkili ile davalının aralarındaki borç ilişkisinden kaynaklanarak gerçekleştirildiğini, bu hususta devir işleminin tarafları mahkemede  dinlenmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kesinleşen takipte davalının davacıya borçlu olmadığının tespitine yöneliktir.Büyükçekmece 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı sayılı takipte davalı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında  266.667,00 TLlık 30/11/2019 tanzim tarihli,30/11/2019 vade tarihli bonodan kaynaklı 266.667,00 TLlık asıl alacak,81.534,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 348.201,00 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E. - 2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E. - 2016/523 K.) Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıda isede,ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ,borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü borçluya aittir.Somut olayda miktar itibarıyla davada tanık dinlenilmesi de mümkün bulunmamaktadır.Davacı kambiyo senedine dayalı olarak iddiasını ve  davasını ispatlayamamıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/11/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e8fd14d9c1ceb03","SID":"58b511fac7950b6f"}}