{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1953 - 2025/2117<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1953 <br>KARAR NO\t: 2025/2117<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/322 E.  -  2023/58 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2021/322 Esas - 2023/58 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin   2019/114667 sayılı ve “ şekil + ... ” ibareli başvurusunun, davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkalığı tarafından, tescili istenen 9 ve 42 sınıf mal ve hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu  başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanında da yer aldığını ve anılan ibarenin ticaret unvanında yer alan “...” kelimelerinin baş harflerini işaret ettiğini, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvurunun reddedildiği mal ve hizmetlerin bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı Şirkerin yabancı bir şirket olup ülkemizde faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek,  2021-M-5594 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa bulunduğunu, davacının \"...\" ibareli başka başvurularının da itirazları üzerine reddediliğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru kapsamında çıkarılan 9 ve 42 sınıf mal ve hizmetlerin davalı Şirketin redde mesnet markları kapsamında yer alan mal ve hizmetler aynı/aynı tür ve benzer bulunduğunu, tarafların marka işaretleri arasında da   biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının \"...+şekil\" markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazları karşılanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun eksik hatalı ve çelişkili bulunduğunu, tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığını, markaların bütünsel izlenimin farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalı Şirketin yabancı bir şirket olup ülkemizde faaliyetinin bulunmadığını, bu hususun hiç araştırılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  “şekil + ...” ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında, başvurunun reddedildiği uyuşmazlık konusu 9 ve 42 sınıf mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel bıraktıkları genel izlenim itibariyle iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı  uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazının da yerinde olmadığı, dava konusu başvuru sahibi davacının, davalı Şirketin başvurunun ilanı üzerine yaptığı itiraza karşı görüşünde SMK'nın 19/2 maddesi uyarınca redde mesnet markaların kullanımının ispatı talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025      <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13cc3756d44806ae","SID":"09970b3d24e4b9be"}}