{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1865 - 2025/2109<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1865 <br>KARAR NO\t: 2025/2109<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/257 E.  -  2023/187 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüzün Men'i, Maddi-Manevi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 Tarih ve 2022/257 Esas - 2023/187 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t  Davacı vekili,  müvekkilinin ülkemizdeki '...' teknolojisinin öncülerinden ve lider firmalarından olduğunu, müvekkilinin 2008/6516 sayılı ve ‘...+şekil’ ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin, müvekkil markasıyla iltibas ve/veya iktibas niteliğini taşıyan  “logo+şekil” ibaresini kullandığını, davalının bu kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının ihlal teşkil eden kullanımları nedeniyle müvekkili yararına maddi ve manevi tazminat şartlarının da oluştuğunu, davalının müvekkilinin mesnet markasından sonra tescil edilen 2019/00391 sayılı markasına da dayanamayacğını ileri sürerek, davalının müvekkilinin markasına muhtemel tecavüz eylemlerinin men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.  <br><br>Davalı taraf davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu kullanımların bir kısmının münhasıran “...”, bir kısmının ise bu ibare ile birlikte kullanılan “...” ve şekil unsurundan oluştuğu, dava konusu kullanımların gerçekleştiği hizmetler ile davacının 2008/16516 sayılı markasının kapsamında yer alan 22 sınıf malların benzer olduğu, ancak  \"... A.Ş.\" ibareli anılan davacı markası ile dava konusu kullanımlar arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı,  dava konusu kullanımlarındaki asli unsurun \"...\" davacının mesnet markasındaki asli unsurun ise \"...\" ibaresi olduğu bu ibareler arasında benzerlik bulunmadığı, markalarda yer alan şekil unsurlarının da farklı bulunduğu, markalarda yer alan \"...\" ibaresinin de “dokusuz kumaş” olarak piyasada yaygın kullanımının olduğu, \"...\" sözcüğünün dokuma olmayan veya dokusuz yüzeylerin İngilizce karşılığı olarak tekstil alan terminolojisi içinde yerini aldığını, dünya çapında tüm tekstil endüstrilerinde de dokusuz yüzeylerin genel adı olarak  evrensellik kazanmış bir kelime olduğunu, anılan ibaresinin sektörde herkes tarafından kullanılan, tanımlayıcı ve somut ayırt edici niteliği olmayan bir ibare olduğu, sonuç olarak; davalının markasal kullanımları ile davacıya ait tescilli markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadığı tespit edildiğinden, davalının, davacıya ait marka haklarını ihlal eder eylemlerinin veya bu yönde muhtemel eylemlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili, davalının dava konusu kullanımlarının müvekkilinin  2008/16516 sayılı markasıyla iltibas oluşturduğunu, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, dava konusu kullanımların müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, davalı tarafça süresinde sonra delillerin mahkemece alınan bilirkişi raporunda esas alındığını, müvekkilinin tanıklarının beyanlarının nazara alınmadığını, ihlal oluşturan kullanımın sadece \"...\" ibaresi olmadığını, ihlal oluşturan dava konusu kullanımların bu ibare ile birlikte diğer unsurların bir bütün halinde bıraktığı izlenim olduğunu, dava konusu kullanımlarda müvekkilinin markasında yer alan şekil unsurunun dahi kullanıldığını, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabette oluşturduğunu,  mahkemece alınan bilirkişi raporunda mahkemenin ara kararına rağmen tazminat hesaplaması yapılmadığını, müvekkili lehine maddi ve manevi tazminat koşularının da oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  markaya muhtemel tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının mesnet markasının ...\" ibareli, dava konusu kullanımların bir kısmının münhasıran “...”, bir kısmının da bu ibare ile birlikte kullanılan “...” ve şekil unsurundan oluştuğu, davacının mesnet markasının asli unsurunun \"...\", dava konusu kullanımların asli unsurunun  ise\"...\" ibaresinden oluştuğu, bu ibareler arasında benzerlik bulunmadığının açık olduğu, esasen dava konusu uyuşmazlığın bu ibarelerden ziyade dava konusu kullanımlarda yer alan \"...\" ibaresi ile şekil unsurundan kaynaklandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, \"...\" ibaresinin, dava konusu kullanımların gerçekleştiği elyaf emtiası bakımından tanımlayıcı bir ibare olduğu, anılan ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı, davacının markasında yer alan şekil unsuru ile dava konusu kullanımlarda yer alan şekil unsuru arasında da benzerlik bulunmadığı, bu itibarla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025   <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"703f6ffac6608a0d","SID":"7ed14c8976c911a7"}}