{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1867 - 2025/2114<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1867 <br>KARAR NO\t: 2025/2114<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/256 E.  -  2023/97 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2023 tarih ve 2022/256 Esas - 2023/97 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:  Davacı vekili, müvekkilinin  2020/40674 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusunun, davalı Şirketin 2002/24452 sayılı  markasına dayalı olarak yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek başvuru kapsamında 35/5 sınıf hizmetlerin çıkarıldığını,  oysa tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, emtia benzerliğinin de bulunmadığını, müvekkilinin  2017/98328 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek, 2022-M-7143 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının müktesep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan emtiaların benzer oldukları, gerek başvuru markasının, gerekse redde mesnet markanın esaslı unsurunun müşterek olarak \"...\" sözcüğünden oluştuğu, başvuru markasında yer alan \"...\" ibaresinin; gerek \"...\" sözcüğünden sonra gelmesi, gerekse de davaya konu emtialar bakımından somut ayırt ediciliğinin düşük olması dikkate alındığında, başvuru markasını, redde mesnet markadan yeter derecede ayırt edici hale getirdiğinin söylenemeyeceği, yine redde mesnet markanın stilize yazım karakteri ile oluşturulmuş olmasının da, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerliği bertaraf etmeye yeter derecede ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna göre daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı 16.sınıfta yer alan emtialardan faydalanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını, davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendirebileceği, her iki markanın da aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenlerden geldiğini ayırt etmesi ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 2017/98328 sayılı markası incelendiğinde; bu markanın tescil tarihi olan 06.09.2019 tarihi ile dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 11.04.2020 tarihi arasında yaklaşık olarak sadece yedi ay geçtiği görüldüğünden, davacının 2017/98328 sayılı markasının “tescilli olarak uzun süredir kullanıldığı”ndan bahsedilemeyeceği, bu markanın potansiyel olarak hükümsüzlük tehdidi altında bulunduğu anlaşıldığından; daha detaylı bir inceleme yapılmasına gerek kalmaksızın, söz konusu markanın iş bu dava konusu marka başvurusu bakımından müktesep hak iddiasına mesnet olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını,  müvekkilinin 2017/98328 sayılı ve \"...\" ibareli markasının bulunduğunu, davalının 2009 yılından beri aktif olarak kullanılan \"...\" markasına sessiz kaldığını,  dava konusu YİDK kararının çelişkili olduğunu zira, müvekkilini başvurusuna 116 adet \"...\" ibareli markalar gerekçe gösterilerek yapılan itirazın reddine karar verildiği halde davalı Şirketin aynı ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazının kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda tarafların markaları kullanma durumunun fiilen irdelenmediğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali olup olmadığının, şirket defterleri üzerinden karşılaştırmalı olarak yapılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 16. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan  \"...\" ibaresinin başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı başvuruda yer verilen ve İngilizcede \"paket, ambalaj\" anlamına gelen \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, redde mesnet marka kapsamında yer alan 16. sınıf mallarla, başvurunun reddedildiği bu malların satışına özgü 35 sınıf hizmetlerinin benzer bulunduğu, davacının 2017/98328 sayılı markası uzun süreli kullanım şartını sağlamadığından davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, ayrıca  başvuru sahibi davacının, davalı Şirketin başvurunun ilanı üzerine yaptığı itiraza karşı görüşünde SMK'nın 19/2 maddesi uyarınca redde mesnet markanın kullanımının ispatı talebinde bulunmadığı, davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hak kaybından da bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025    <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac707213936cb684","SID":"4b1e9e3f1361aaba"}}