{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/112 <br>KARAR NO\t: 2025/1182<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2021<br>NUMARASI\t: 2019/201 Esas -  2021/782 Karar<br>DAVA: İstirdat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025<br>Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın müvekkili bakkında İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/740 Dİş sayılı dosyasından aldığı ihtiyati haciz kararına dayanarak İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dasyasından haciz yolu ile takip başlattığını, ödeme emrinin müvekkili ile ilgisi olmayan adreslere tebliği sonrasında icra takibinin kesinleştiğini, kesinleşen icra takibi nedeniyle müvekkilinin bankaya borcu olmayan 202.467.29 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ödemeyi fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 16.05.2018 tarihli ibraname imzaladığını, imzalanan ibranamede kredi borçlusu... Parça Ltd, Şti.'nin 29.04.2010 tarih, 500.000,00 TL, 12.02.2013 tarih 500.000,00 TI, 08.02.2017 tarih ve 2.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerine istinaden İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve İstanbul 7.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyalarına konu kredi borçlarına ilişkin toplamda 202.467,29 TL'nin talep edildiğini, müvekkilinin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında taraf bile olmadığını ancak bu dosya borcunu da İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığını, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takibe dayanak yapılan belgelere nazaran müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, 29.04.2010 tarih, 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunduğunu, ancak bü sözleşmedeki kefaletin şekil koşullarına uygun olarak düzenlenmediği için geçersiz olduğunu, öte yandan icra takibine dayanak yapılan belgeler arasında bu kredi sözleşmesinin yer almadığını, 12.02.2013 tarih 500.000,00 TL, 08.02.2017 tarih ve 2.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmelerinde müvekkilinin kefalet imzasının olmadığını, icra takibine konu edilmiş kredi borçlusu... Parça Ltd. Şti.'nin kredilerinin müvekkilinin imzasının olmadığı kredi sözleşmelerine istinaden kullandırıldığını, müvekkilinin icra takibine konu edilen kredilerin kullandırılmasına dayanak yapılan kredi sözleşmelerinde kefalet imzasının olmaması nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığını, icra tehdidi altında ödemek zorunda olduğu 212.647.336 TL'nin İİK.72. Maddesi uyarınca istirdadını istediklerini, davalarının kabulüne, 212.647,36 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte İİK.72. maddesine göre istirdadına. yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, müvekkili banka ile dava dışı... Parça Td. Şti. arasında imzalanmış olan 29.04.2010 tarih, 500.000,00 TL. 12.02.2013 tarih 500.000,00 TL, 08.02.2017 tarih ve 2.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri çerçevesinde kredi borçlusuna krediler kullandırıldığını, 29.04.2010 tarih, 500.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesini davacı ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, 29.04.2010 tarihinde imzalanan sözleşmedeki kefalete ilişkin düzenlemelerin imza tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunun 484. Maddesi hükümlerine uygun ve geçerli olduğunu, kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin düzenlemenin 18. maddesinde, kefaletin bu ve bundan sonra imzalanacak sözleşmelerden doğacak kredi borçlarını da kapsadığının düzenlendiğini, öte yandan 16.05.2018 tarihinde imzalanan belge ile davacının... Parça Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerden müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt ederek bankayı ibra ettiğini, ödemenin icra tehdidi altında yapıldığının kabul edilemeyeceğini, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında taraf olmadığını beyanla davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davacı tarafından İstanbul 7. İcra Müdürlğünün ...E. Sayılı dosyasına ve İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile işbu dosyalara ödenen 212.647,36-TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı istemiyle davalı aleyhine Mahkememizde açılan iş bu davada yapılan yargılama sırasında alınan 25.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı banka tarafından dava dışı... Parça Tic. Ltd. Şti.ne kullandırılacak krediler için düzenlenen Genel Kredi sözleşmesine 29.04.2010 tarihinde davacı ...’in 500.000,00 TL ‘lık kefalet imzası alındığı, ancak daha sonra davacı ...’in kefalet imzasının olmadığı 12.02.2013 tarihli 500.000,00 TL ‘lık 08.02.2017 tarihli 2.000.000,00 TL ‘lık Genel Kredi sözleşmelerinin de akdedildiği, davacı tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinden sonra yeni GKS düzenlenmesinin davacının sorumluluğunda hukuki bir değişiklik yaratmayacağı, sadece birbirini izleyen sözleşmeler kompleksinin ortaya çıkmasına neden olacağı, Genel kredi sözleşmelerinin münferit kredi türlerine göre akdedilmediği için davacının kredi borcundan dolayı sorumlu olacağı, genel kredi sözleşmesindeki davacı kefilin sorumluluğu aksine bir hüküm bulunmadığı için münferit bir krediyi değil, tüm olarak bir borç ilişkisini kapsadığı,  davacının kefil olarak imzaladığı Genel kredi sözleşmesi belirsiz süreli çerçeve sözleşmesi niteliğinde olduğu için sözleşme tarihinden sonra çekilen krediden dolayı davacının sorumlu olduğu,  alacaklı bankanın  asıl borcun tamamı ödeninceye kadar kefile sorumlu olduğu limiti aşmamak üzere başvurabilme hakkına sahip olduğu, sözleşmede açık olarak belirtilmedikçe kefil münferit bir kredinin değil Genel Kredi Sözleşmesinin kefili olduğu için kullandırılan tüm kredilerden dolayı kefalet limiti dahilinde sorumlu olduğu, kullandırılan kredilerden birinin kapatılmasının kefilin sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, davacı ...'in borcu kabul ederek 16.05.2018 tarihinde müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu beyan etmek suretiyle ibraname imzalayarak borcu 202.467,29 TL olarak ödediği ve bankayı kredi sözleşmeleri kapsamında yaptığı icra takiplerinden dolayı ibra ettiğinin tespit edildiği, davalı tarafından sunulan genel kredi sözleşmelerinin l. ve 2. Maddelerinde de tayin edilen kredi limiti dahilinde bankanın bu krediyi bir veya birden fazla kredi hesabı açarak kullandırılabileceğinin belirtildiği Genel Kredi Sözleşmesinde öngörülen limitin, daha sonra taraflar arasında yapılacak bir veya birden fazla genel kredi sözleşmeleriyle artırılmasına, bir başka deyimle kredi müşterisine yeni ve daha yüksek limitler tanmmasına bir engel olmadığı, bu gibi durumlarda banka ile kredi alan arasındaki kredi ilişkisinin, birbirini izleyen kredi sözleşmelerinin oluşturduğu bir sözleşmeler kompleksi olarak ortaya çıkacağı somut olayda 20.04.2010 tarihli. 500.000,00 TL Timitli Genel Kredi Sözleşmesi, 12.12.2013 tarihli 500.000.00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi 08.02.2617 tarihli 2.000.000.00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesine o sözleşmede yazılı kredi limiti dahilinde ve T.B.K. 583.Maddesi (818 Sayılı Borçlar Kanunu 484. Madde) hükmü gereğince kendi azami sorumluluk miktarını göstererek kefil olan kimse, gerçekte münferit bir borca değil, tüm olarak bir borç ilişkisine kefil olduğu, uygulamada da genellikle kefilin kredi sözleşmesini imzaladığı sırada genel kredi sözleşmesi gereği kredi alana fiilen bir kredi verilmiş olmadığı, yani, kredi ilişkisinden banka lehine münferit bir alacak henüz doğmadığı, alacaklı bankanın, kefilin de imzasını taşıyan genel kredi sözleşmelerinden sonra, kredi limitlerini arttırmak üzere kefilin imzasını taşımaksızın sadece kredi alan ile başka kredi sözleşmeleri de akdedebileceği, kefilin imzaladığı sözleşmelerde öngörülmüş toplam kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere, asıl kredi borçlusu ile banka arasında akdedilmiş yeni kredi sözleşmeleri nedeniyle doğan borçtanda sorumlu olacağı anlaşılmakla davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/740 değişik iş ve 2017/736 karar numaralı ihtiyati haciz kararına dayanak alarak İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı doyasından müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ve 174.258,57 TL'yi talep ettiğini, kesinleşen icra takibi nedeniyle cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkilinin herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra dosyasındaki borcu ödemek zorunda kaldığını, böyle bir borcun varlığını kabul etmemek ve istirdat davası hakları saklı tutarak icra dosyası sebebiyle müvekkilinin, davalı bankaya 202.467,29 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, mahkeme nezdinde ilgili istirdat davası açıldığını fakat mahkemenin herhangi bir hukuki dayanağı olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verdiğini, davaya konu icra takibine dayanak kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzası olmadığı gibi imzaladığı kredi sözleşmesi aslı borçlu tarafından borç ifa edilerek sona erdiğini, bu nedenle müvekkilinin borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin imzasının bulunduğu 29.04.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan müşterek borçlu ve müşterek/müteselsil kefalet şerhi içeriğinde kefilin devam edecek kredi sözleşmelerinden de sorumlu olacağının yazmadığını, 13.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfasında açıkça görüleceği üzere dava dışı borçlu tarafından davalı bankaca kullandırılan krediler müvekkilinin imzasının bulunmadığı 12.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığını beyanla istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin hukuka aykırı 2019/201 Esas ve 2021/782 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE  : Dava, dava dışı borçlu ile akdedilen genel kredi sözleşmesine  dayalı kefaletin geçerli olmadığı iddiasıyla ibraname tahtında kefil olarak yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalı ile dava dışı... Parça Td. Şti. arasında imzalanmış olan 29.04.2010 tarihli 500.000 TL, 12.02.2013 tarihli 500.000 TL, 08.02.2017 tarihli 2.000.000 TL bedelli kredi sözleşmeleri çerçevesinde dava dışı asıl borçluya kredi kullandırılmış olup, yalnızca  29.04.2010 tarihli 500.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi, davacı tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalanmıştır. Taraflar arasında imzalanan 29.04.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin 18.maddesi \"Bu sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefil veya kefiller, Bankaya müşterinin bu kredi sözleşmesinden ötürü veya gerek yalnız olarak, gerek diğer kişilerle birlikte Bankaya karşı nakdi ve gayrinakdi kredilerden ve sair sebeplerden borçlandığı ve borçlanacağı tutarları, sözleşmenin ilgili bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak tekeffül ve garanti eder. Kefalet miktarına anaparanın faizi,...icra takip ve yargılama giderleri ilave edilecek, kefilin sorumluluğu bütün bu hususları kapsayacaktır.\" şeklinde düzenlenmiştir.Davalı banka tarafından davacı ve dava dışı borçlular hakkında keşide edilen Beyoğlu 47. Noterliğinin 18.05.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, kredi hesapları 17.05.2017 tarihi itibariyle kat edilerek 176.397,44 TL'nin %72 temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin istendiği, ihtarname ekinde kullandırılan kredilere ilişkin hesap özetinin yer aldığı,  ihtarnamenin borçlulara 23.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır .Davalı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefil Erdem Yiğit ile davacı hakkında İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında; 166.683,02TL asıl alacak, 6.795,76 TL işlemiş faiz, 339,79 TL BSMV  ve 440,0... aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında \"Bakırköy 19 Noterliği 20.07.2017 tarih ve ... yev no'lu ihtarnamesine konu borçtan doğan alacak\" sebebine dayalı olarak 7.348,18 TL asıl alacak ve 2.389,26 TL faizi olmak üzere toplam 9.737,44 TL  alacağın tahsili için 01.08.2017 tarihinde ilamsız takip başlatılmış,  İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davacı tarafça sunulan 16.05.2018 tarihli “ibraname” sonrasında davalı banka vekilince 13.06.2018 tarihinde icra dosyalarına haricen tahsil bildirimi yapılmıştır.Eldeki davada davacı, 2010 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ifa edilerek sona erdiğini, bu sözleşmede yer alan kefilliğin devam edecek kredi sözleşmelerini kapsamayacağını belirterek icra tehdidi altında ödenen bedelin İİK'nın 72/7.maddesi uyarınca istirdatını talep etmiştir. Davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla imzaladığı 16.05.2018 tarihli ibraname başlıklı belgeye göre davacı, takip borçlusu... Parça Ticaret Limited Şirketi'nin 29.04.2010 tarihli 500.000 TL, 12.02.2013 tarihli 500.000 TL, 08.02.2017 tarihli  2.000.000 TL bedelli kredi sözleşmesine istinaden kullandığı ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu bulunduğunu kabul  ettiği İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına ve taraf olmadığı İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına konu kredi borçlarına mahsuben tarafınca muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığını beyan etmiş, icra dosyasından maaş haczi kesintilerinden yapılan tahsilatlarla birlikte toplamı 202.467,29 TL ödeme karşılığında, kredi borçlarının icra tahsil ve cezaevi harçları hariç olmak üzere, indirimli faiz oranından tasfiye edilmiş sayılmasını, bankanın yapılan ödemenin  ... Parça Tic. Ltd. Şti.'nin bankaya olan borçlarından dilediğine mahsup edilmesini kabul etmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 581 ilâ 603. Maddeleri arasında düzenlenen kefalet  sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Daha yalın bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine alır. Somut olayda davacı tarafından kefil ve borçlu sıfatıyla imzalanan ibranameye göre; müteselsil kefil olan davacı, kefalete ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin, imzasının bulunmadığı 2013 ve 2017 tarihli genel kredi sözleşmelerini de ibranamede açıkça belirterek, davalı bankaya ödeme yapmış ve icra takipleri nedeniyle davalı bankayı en geniş şekilde kayıtsız şartsız, gayri kabili rücu olmak kaydı ile ibra ettiğini, bu ödeme nedeniyle davalı bankadan  hiçbir surette hak, alacak, tazminat, istirdat,teminat devri, alacağın ve fer'ilerinin temliki vs. talebi olmadığını ve ileride de hiçbir talepte bulunmayacağını kabul etmiştir.İİK'nın 72/7. Maddesine göre takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. Eldeki uyuşmazlıkta davacı, taraf olduğu icra dosyası yönünden borcu kabullenerek ödeme yapmak suretiyle davalı bankayı ibra etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça icra tehdidi altında ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ise de davacının taraf olmadığı ve icra tehdidi altında kalmadığı icra dosyası borcu için de ödeme yaparak ibraname imzaladığı gözetildiğinde davacı iddialarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde irade fesadı hallerine dayanılmamasına göre 16.05.2018 tarihli ibranamenin geçerli ve  tarafları bağlayacağı nitelikte olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan, başlangıçta peşin olarak yatırılan 3.631,49 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 3.016,09 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025<br><br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0646c05ae1339c52","SID":"7e1ebad05d064fcf"}}