{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/349 - 2025/960<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t             <br>ESAS NO\t: 2025/349 <br>KARAR NO\t: 2025/960<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 11.12.2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2024/274 E., 2024/720 K.<br>   <br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, müvekkilinin GES projeleri yaparak bu projeleri davalı şirkete sunduğunu, projelerin kabul edilmesi üzerine müvekkili tarafından toplam masraf olarak 182.687,52 TL yatırıldığını, ancak davalı şirket tarafından söz konusu proje için 129.038,42 TL harcandığını, müvekkili tarafından aradaki fark olan 53.649,10 TL'nin ödenmesi amacıyla davalı şirkete başvuru yapıldığını, olumsuz yanıt alınması üzerine Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/276436 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için görevli olan yargı yolunun idari yargı olduğunu, yönetmelikler kapsamında elektrik tesislerinin proje onay ve kabul işlemleri yetkisinin esas itibariyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na ait olduğunu, bu yetkiler kapsamında davalı kurumun yapmış olduğu proje kabul ve tutanak onayı işleri karşılığında onay ve harç bedeli alındığını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre proje onay ve kabul işlemlerini gerçekleştiren davalı şirket tarafından yapılan tüm işlemlerin idari yargı yoluna tabi olduğunu savunarak davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Dosya içeriği, tarafların iddia ve savunmaları ve diğer belgelerin incelenmesinde, davaya konu edilen olayda; Davalı ..., tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicelere perakende satış ve türekicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Davalı kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup, eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. <br> 3154 sayılı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun ile Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği'nin 4.maddesi ile 8.maddesi hükümleri uyarınca, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığınca kendisine yetki devri suretiyle verilen yetkinin kullanımı esnasında tahsil ettiği proje onay bedellerinin iadesi davasında, yargı yolu bakımından idare mahkemelerinin görevli olduğu, buna göre,  İdare'nin işlemi ya da eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1 -b maddesi gereğince İdare'ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği ve idari yargı yerinin görevli olduğu anlaşılmakla yargı yolu yokluğu nedeniyle davanın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDosyaya ibraz edilen sözleşme ve protokollerin incelenmesinde, davalının özelleştirilerek tüm kamu hisselerinin bir ticari şirkete devredilmiş olması, ana statüsünde özel hukuk hükümlerine tabi olacağının açıkça düzenlenmesi ve somut olayda taraflar arasındaki ihtilafın TTK hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği dikkate alındığında, davaya bakmakla görevli yargı yerinin adli yargı olması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, davacı tarafından davalıya sunulan GES projesinin kabul edilmesi üzerine ödenen ile harcanan masraf arasındaki farkın iadesi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davalı ... Anonim Şirketi (...)  tüzel kişiliğe sahip olup, özel hukuk hükümlerine tabi olmakla birlikte, kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti ile ilgili olarak, 3154 sayılı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun ile Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliğinin 4 ve  8. maddesi uyarınca, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığınca kendisine yetki devri suretiyle verilen yetkinin kullanımı esnasında tahsil ettiği proje onay bedellerinin iadesi davasında, yargı yolu bakımından idare mahkemelerinin görevlidir ( Yargıtay 4 HD, 08.06.2021,  2021/644-2619).<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-) Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/274 E., 2024/720 K. sayılı dava dosyasında verdiği 11.12.2024 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına.<br>\t3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t06.11.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1.c  gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.\t<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07.11.2025<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                 Üye               Üye             Katip <br>     e-imza\t\t\t                     e-imza\t\t\t                 e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"165ff3702d776343","SID":"69afcd2e83f800d6"}}