{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1976 <br>KARAR NO\t: 2025/2225<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN      <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu çek ile müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/4321 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını, takibe konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, .... Ağır Ceza Mahkamesi'nin 2019/183 Esas 2020/43 Karar sayılı ilamı ile imzanın müvekkiline ait olmadığının kesinleştiğini, imzanın resmi belgede sahtecilik kastı ile hareket eden ...'a ait olduğunu, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkiline verildiğini ve çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksızdır işleminin yapıldığını, davacı tarafından imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de ... Bankası'nın 10.08.2016 tarihinde imzanın davacıya ait olmadığı imzaların uymadığı şeklinde beyanda bulunmadığını, çekin karşılıksız olduğunu beyan ederek arkasını keşide ettiğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/4321 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve söz konusu icra takibinin kesinleştiğini, davacı borçlunun kötü niyetli olduğunu, davacının takip tarihinde çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borca itiraz etme olanağı bulunmasına karşın bu güne kadar böyle bir girişimde bulunmadığını, bu nedenle davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; TBK m.74'ün mefhumu muhalifinden ceza mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararındaki kusurun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hususlarındaki tespitlerin hukuk hakimini bağlayacağını, diğer bir ifadeyle takibe konu çekteki davacı cirantaya ait imzanın davacıya ait olmadığının ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, takip dosyasından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı şirketin davacıdan sonra gelen ciranta olup kendisinden önceki imzanın cirantaya ait olup olmadığını bilmesi gerektiğini, bilmemesinin kötü niyetli olduğu kabul edilerek aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacının kötü niyetli olarak davayı açtığını, Nitekim takip<br> tarihinde davaya konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığı  hususunu ileri sürerek imzaya<br> itiraz etme olanağı bulunmasına rağmen aradan onca yıl geçtikten sonra dava açtığını, mahkeme tarafından bu hususların göz önüne alınmadığını, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, hal böyle iken aleyhine<br> yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve %20 kötü niyet tazminatının yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                                                                                                                 :<br>Dava, Çekten Kaynaklanan Menfi Tespit talebine ilişkindir. <br>Davacı tarafından, takibe konu çek üzerindeki imzanın kendine ait olmadığının ceza mahkemesi kararı ile kesinleştiğini iddia edilerek, çek nedeniyle davalıya borcu bulunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, çekin bankaya ibraz edildiği, karşılıksızdır işlemine tabi tutulduğu, imzanın davacıya ait olmadığının belirtilmediği, kendisinin iyi niyetli olup bunu bilebilecek durumda olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Somut olayda; .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/4321 Esas sayılı takip dosyası ile davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Bank ... Şubesi'ne ait  dava dışı keşidecisi ... olan  10.08.2016 keşide tarihli, 25.000,00.TL bedelli çek olduğu,  .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/183 Esas 2020/43 Karar  sayılı kararı ile davaya ve takibe  konu olan çek nedeniyle sanık ... hakkında kesinleşmiş  mahkumiyet kararı nedeni ile imza incelemesi yapılmadan imzanın davacı cirantaya ait olmadığına yönelik tespit yapılsa da bu hususta bir istinaf  sebebi olmadığından   davacının dava konusu çek ve icra takibi nedeniyle borcu kalmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının  usul ve yasaya uygun olduğu, mahkemenin kötüniyet tazminatına ilişkin değerlendirmesinin isabetli olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalı  vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı  vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.910,60.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin  mahsubu ile bakiye 1.829,90.TL istinaf karar harcının davalıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 544.470,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere \t 31/10/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>... ¸e-imzalıdır\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afdbcc951da39943","SID":"043addb9733e97bc"}}