{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1179 - 2025/1211<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/1179 <br>KARAR NO\t: 2025/1211<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/792 Esas 2023/249 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16.10.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14.11.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 13.12.2021 tarihinde ... plakalı araçta bulunan ...’un kontrolsüz şekilde aracın sol arka kapısını açması sonucunda  kapıya çarpan davacıya ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü ve araçta değer kaybı oluştuğunu, kaza günü alınan  aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı, ... plakalı aracın önceki sigortasının 15 gün geçerliliğinin koruyacağından davalının zarardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvurudan sonuç alınamadığını, meydana gelen zararın davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç değer kaybı nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebine 50.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, 13.12.2021 tarihinde meydana gelen kazanın poliçe vadesi dışında gerçekleştiğini, kaza tarihini kapsar poliçeye rastlanmadığını, husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, kazanın poliçe başlangıç tarihinden önce gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, talebin fahiş olduğunu, davacıya ait aracın kaza öncesinde hasarı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, avans faizi talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı talebine ilişkin olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 95. Maddesi uyarınca sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, 07.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve kaza tarihindeki poliçe limiti gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 43.000,00 TL değer kaybı tazminatının 21.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu olayda 2918 sayılı Kanun uyarınca trafik kazası şartları oluşmamasına rağmen davalı sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulduğunu, kaza tespit tutanağına göre talebin dayanağının haksız fiil olduğunu, sürücünün araç içinde olmadığının belirtildiğini ve zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığını, kusurun tamamının araç kapısını açan yolcuya izafe edildiğini, somut olayda motorlu aracın işletilmesi halinde oluşan bir trafik kazası mevcut olmadığından davanın reddi gerektiğini, haksız fiil nedeniyle meydana gelen olayın genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi ve sorumluluğun da genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, ... plakalı araçta bulunan ...’un kontrolsüz şekilde aracın sol arka kapısını açması sonucunda kapıya çarpan davacıya ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü ve araçta değer kaybı oluştuğunu, ... plakalı aracın  sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğunu belirterek araç değer kaybı talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 2. maddesi “Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;  a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümleri uygulanır. “hükmünü, Trafik kazasının tarifi de \"Tanımlar\" başlıklı 3. maddesinde \"Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır.\" şeklinde tanımlanmıştır. <br>\tBir olayın trafik kazası olarak nitelendirilebilmesi için; karayolu üzerinde veya karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda gerçekleşmesi, bir veya birkaç aracın olaya karışmış olması, olaya karışan araç veya araçların en az birinin hareket halinde olması, olay sonucunda ölüm, yaralanma ve zarar meydana gelmiş olması, olay ile zarar arasında nedensellik bağı bulunması şartlarının hep birlikte gerçekleşmesi gerekir. <br>\tKanun'un 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Kanun'un 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. <br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 13.12.2021 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken ... plakalı araçta bulunan yolcunun sol arka kapısını açmak istediği esnada sağ çamurluk ve ayna kısmıyla çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.01.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı yönünden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak kaza tarihindeki poliçe limiti nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\t 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması  gereken  2.937,33 TL istinaf harcından peşin alınan 734,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.202,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90f1e74752be0d05","SID":"017ff94748664ded"}}