{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1935 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1771 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2025/451 D.İş - 2025/468 Karar <br>TARİH: 15/04/2025 (Ek Karar Tarihi)<br>TALEP : İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ  : 23/10/2025                                                      <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, ... Kiralama Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ.'nin  2010 senesinde ... ve ... tarafından iki ortaklı olarak kurulduğunu, bugün itibariyle şirketteki pay durumunun ... %40, ... %30, ... %30 şeklinde olduğunu, 14.04.2022 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca müvekkili ...'in müdürlük görevine sona verildiğini, yetkili Müdürlüğe ... ve ...'in oy çokluğu ile seçildiğini, Şirket merkezinde 18.03.2025 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile, şirketin 2022 yılı karından kanun ve esas sözleşme gereğince ayrılması gereken miktar ayrıldıktan sonra kalan kısmından 4.529.540,79.-TL ve 2023 yılı için ise 12.589.527,80.-TL'sinin ortaklara hisseleri oranında ödenmesine karar verildiğini, kararın tasdik edildiğine ilişkin Kadıköy 13. Noterliği 24.03.2025 tarih ve ... yev. Numaralı tasdik belgesini ekte dosyaya ibraz ettiklerini, genel kurulda alınan karar gereği, kar paylarının hissedarlara en geç 03.04.2025 tarihine kadar ödenmesi gerekmesine rağmen, hissedarlardan ...'e yapılması gereken 5.135.720,58.-TL tutarındaki kar payının, bugün itibariyle hala ödenmediğini, diğer taraftan diğer hissedarlardan ...'e ödenmesi gereken 6.847.627,43.-TL ve ...'e ödenmesi gereken 5.135.720,58.-TL ödenmiş olmasına karşın, %30 hisse sahibi ...'e genel kurul kararı olmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, şirket genel kurulunda alınan ve ekte ibraz etmiş oldukları karara rağmen, 03.04.2025 tarihine kadar ...'e ödeme yapılmadığı için taraflarınca İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emri hazırlanmış olup henüz posta aşamasında olduğunu ve şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkilinin tüm girişimleri ve başvurularının karşılıksız kaldığını, öğrendikleri ve edindikleri bilgiyle, şirket yetkililerinin kar payını müvekkiline ödememek için bir takım eylemlerde bulunmakta olduklarını, müvekkilinin alacağı rehin veya başka şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü ve ihtiyati haciz talep etme gerekliliği hasıl olduğunu ileri sürerek, mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde veya teminatsız olarak, borçlu firmadan alacaklı olunan 5.135.720,58 -TL tutarında meblağ için, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından borca yeter menkullerinin ihtiyaten haczine veihtiyaten haczine ve muhafazasına, üçüncü kişilerdeki her türlü hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, taşınmazlarının ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz karar harcı ve masrafları ile vekalet ücretinin borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 15/04/2025 tarihli kararı ile;\"1-İbraz olunup incelenen talep dilekçesi ve eki belgeler münderecatına göre yukarıda adı yazılı bulunan alacaklının, talep dayanağı belgede yer verilen ve tutarı kararımızda gösterilen alacak bakımından vaki isteği, İcra ve İflas Kanunun 257. Maddesinin l.fıkrasına uygun görüldüğünden, aleyhine ihtiyati haciz istenilen ile üçüncü kişilerin muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın, % 15 oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda, yukarıda isim ve adresi belirtilen borçlu-borçluların   menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, yukarıda belirtilen borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili 24/04/2025 tarihli itiraz dilekçesinde;  ihtiyati haciz talep edenin muaccel bir alacağının olmadığını, ödemezlik def’inin/kaçınma hakkının kullanılması ile birlikte, ihtiyati haciz talep edenin, araçları teslim borcunu ifa edene kadar karşı alacak talebinde bulunamayacağını, İİK m. 257/1’ye göre ihtiyati haciz talep edilebilmesi için muaccel bir para alacağının olmasının öncelikli şart olduğunu, hukuken  muacceliyetin, bir hakkın talep ve dava edilebilir nitelikte olmasını ifade ettiğini, yine müvekkiline ait 3 (üç) aracın, haksız zilyed olarak ihtiyati haciz talep edenin uhdesinde bulunmakta olduğunu, anılan araçlara ilişkin müvekkili ile haciz talep eden arasında bir sözleşmesel ilişki olmadığını, müvekkilinin, mülkiyet hakkının tanıdığı yetkiyle araçların kendisine teslimini ...’den talep ettiğini ancak ...'in bu talebi reddederek araçları teslim etmediğini, müvekkili ...’den, söz konusu araçların teslimine yönelik bir karşı alacağı bulunmadığını, bu durumda, (BK m. 97’nin ister doğrudan, ister kıyasen uygulanması suretiyle olsun), ...'in, kendi borcunu ifa edene kadar müvekkilinden bir karşı alacak talep edemeyeceğini, başka bir deyişle, ...’in müvekkiline karşı alacak talebinde bulunması öncelikle kendi borcunu ifasına veya ifasını teklif etmesine vareste olduğunu, ...in, açıkça bu araçları teslim etmeme iradesini açıkladığını, ...’in müvekkilinden olan alacağının miktarı da tartışma konusu olduğunu, müvekkilinin, araçlarının haksız şekilde kullanımı ve hâlen bu kullanımın devam etmesi nedeniyle ...’den para alacağı doğduğunu, araçların teslim edilmediği sürece bu alacak artmaya devam etmekte olduğunu, söz konusu alacak nedeniyle, müvekkili tarafından ...’e gönderilen ihtarname/ihbarnamede açıkça takas beyanında bulunulduğunu, böylelikle karşılıklı alacaklar BK m. 143/1 uyarınca daha az olan borç tutarında sona erdiğini, müvekkili şirket malvarlığı ihtiyati haciz talep edenin müvekkiline karşı ileri sürebileceği tüm alacakları ödeyebilecek durumda olduğunu, ihtiyati haciz sırf müvekkilin üçüncü kişiler nezdindeki ticari itibarını sarsmaya matuf bir talep mahiyetinde olduğunu, müvekkili şirketin hâlihazırdaki malvarlığı yüzmilyon TL’lerle ifade edilebilir bir büyüklükte olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin ileri sürdüğü alacak miktarınca nakit, icra dairesine derhal yatırıldığını, müvekkilinin çeşitli bankalarda bulunan hesaplarına haciz uygulamak amacıyla icra dairesince yazılan yazılara verilen cevaplardan görüleceği üzere, sadece nakit olarak müvekkil malvarlığında, söz konusu miktarın katbekat üstündü para bulunmakta olduğunu, müvekkilinin bu malvarlığı durumu göz önünde tutulduğunda ihtiyati haciz talebinin, ileride müvekkile yöneltilecek olası bir haklı talebe rağmen alacağın tahsil edilememe tehlikesini önlemeye matuf olmadığını, ...’in müvekkili şirketin ortağı olan kardeşlerine karşı devam ettirdiği hasmane tutum çerçevesinde, müvekkili şirketin üçüncü kişiler, özellikle bankalar nezdindeki ticari itibarını sarsmak amacını taşıdığı son derece açık olduğunu beyan ederek müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine <br>karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 15/04/2025 (Ek Karar Tarihi) tarih ve 2025/451 D.İş - 2025/468 Karar sayılı kararı ile:\" Talep, İİK'nun 265. maddesine göre ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İhtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine tensip zaptı hazırlanmış, duruşma günü verilerek taraflara tebliğ edildiği, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin duruşmaya katıldığı ve beyanlarının alındığı görülmüştür.İhtiyati hacze itiraz İİK.nun 265. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkemeye müracaata itiraz edebilir. Tüm dosya kapsamı hep birliktedeğerlendirildiğinde; ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler İİK.nun 265. maddesinde sayılı hallerden herhangi biri kapsamında olmadığı, iddia ettiği hususların yargılamayı gerektiren hususlar olduğu, ihtiyati hacze itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesi ile,\"1-İtiraz eden şirket vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine,\" karar verilmiş ve karara karşı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati haciz talep eden, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye yönelik vakıaların tamamının mahkemenin bilgisine sunulması hâlinde esasen İİK m. 257/1 kapsamında lehine bir ihtiyati haciz kararı tesis edilmeyeceğinin bilincinde olduğundan, bu vakıaların önemli bir kısmını sakladığını, böylelikle uzun süredir sırf müvekkili şirkete ve pay sahibi kardeşlerine zarar vermeyi amaçlayan kötü niyetli, hasmane tutumunu bir de işbu talebi vasıtasıyla ortaya koyma imkânını bulduğunu; oysa, aşağıda etraflıca izah olunacağı üzere, müvekkili şirketin yüzmilyon TL’lerle ifade edilen tutardaki malvarlığı ve ihtiyati haciz talep edenin kardeşleri olan pay sahibi-müdürlerin bugüne kadar süregelen yönetim anlayışları göz önünde tutulduğunda, talepte bulunanın gerçekte müvekkili şirketten olan herhangi bir alacağını, yasal yollara başvurmasına gerek bile kalmaksızın, tahsil etmemesinin düşünülemeyeceğini,İİK m. 257/1’e göre mahkemenin takdirinde olan ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için (rehinle temin edilmemiş) bir para alacağının bulunması ve bu para alacağının vadesinin gelmesinin öncelikli şartları oluşturmakta olduğunu; her ne kadar hükümde “vade”den söz edilmekteyse de anılan terimin esasen “muacceliyet”i ifade etmekte olduğunu, (Birçokları yerine bkz. Muhammet Özekes, İcra İflas Hukukun-da İhtiyati Haciz, Ankara 1999, s. 133; Adnan Deynekli/Mustafa Saldırım, Öğreti ve Uygulamada İhtiyati Haciz, 3. Bası, Ankara 2011, s. 24). ihtiyati haciz talep edenin mahkemeden sakladığı vakıalardan rahatlıkla görüleceği üzere, talep edenin hem alacağı hâlihazırda muaccel nitelikte olmadığı gibi miktarının da tartışmalı olduğunu,   İhtiyati haciz talep edenin muaccel bir alacağı olmadığını; ödemezlik def’inin/kaçınma hakkının kullanılması ile birlikte, ihtiyati haciz talep eden, araçları teslim borcunu ifa edene kadar karşı alacak talebinde bulunamayacağını,  Mahkemenin de malumu olduğu üzere hukuken muacceliyetin, bir hakkın talep ve dava edilebilir nitelikte olmasını ifade etiğini; yine yukarıda etraflıca izah olunduğu üzere müvekkile ait ihtiyati haczin talep edildiği tarih itibariyle 3 (üç) aracın, şu an ise 1 (bir) aracın hâlâ haksız zilyed olarak ihtiyati haciz talep edenin uhdesinde bulunmakta oldunuu; anılan araçlara ilişkin müvekkili ile haciz talep eden arasında bir sözleşmesel ilişki olmadığını; müvekkilinin, mülkiyet hakkının tanıdığı yetkiyle araçların kendisine teslimini ...’den talep ettiğini, ancak ...'in bu talebi reddederek araçları teslim etmediğini; ezcümle müvekkilin ...’den, söz konusu araçların teslimine yönelik bir karşı alacağının bulunmakta olduğunu, bu durumda, (BK m. 97’nin ister doğrudan, ister kıyasen uygulanması suretiyle olsun), ...'in, kendi borcunu ifa edene kadar müvekkilden bir karşı alacak talep edemeyeceğini; başka bir deyişle, ...’in müvekkile karşı alacak talebinde bulunmasının öncelikle kendi borcunu ifasına veya ifasını teklif etmesine vabeste olduğunu; hâlbuki ...'in, açıkça bu araçları teslim etmeme iradesini açıkladığını,  ...’in müvekkilden olan alacağının miktarının da tartışma konusu olduğunu, müvekkilinin, araçlarının haksız şekilde kullanımı ve hâlen bu kullanımın devam etmesi nedeniyle ...’den para alacağının doğduğunu ve araçların teslim edilmediği sürece bu alacağın artmaya devam etmekte olduğunu; söz konusu alacak nedeniyle, müvekkili tarafından ...’e gönderilen ihtarname/ihbarnamede açıkça takas beyanında bulunulduğunu, böylelikle karşılıklı alacakların BK m. 143/1 uyarınca daha az olan borç tutarında sona erdiğini, mahkemenin de malumu olduğu üzere BK m. 139/2’deki “Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.” hükmünce, bir alacağın miktarının tartışma olması onun takasa konu edilmesine engel oluşturmayacağını; bu bağlamda müvekkile ait toplam 7 (yedi) aracın ... tarafından haksız olarak kullanımından; bunlardan 3 (üç)’ünün ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle, 1 (bir)'nin ise hâlen iade edilmemiş olması nedeniyle oluşan haksız kullanımdan kaynaklanan alacağının miktarı konusunda yaşanacak tartışmanın, müvekkilin bu alacağı takasa konu etmesine engel olmadığını; dolayısıyla ...’in müvekkilden olan kâr payı alacağının miktarının, bu haklı takas beyanı karşısında da tartışmalı olduğunu,  Müvekkili şirket malvarlığının ihtiyati haciz talep edenin müvekkiline karşı ileri sürebileceği tüm alacakları ödeyebilecek durumda olduğunu; ihtiyati haczin sırf müvekkilin üçüncü kişiler nezdindeki ticari itibarını sarsmaya matuf bir talep mahiyetinde olduğunu, müvekkili şirketin hâlihazırdaki malvarlığının yüzmilyon TL’lerle ifade edilebilir bir büyüklükte olduğunu; ihtiyati haciz talep edenin ileri sürdüğü alacak miktarınca nakit, icra dairesine derhal yatırıldığını; müvekkilin çeşitli bankalarda bulunan hesaplarına haciz uygulamak amacıyla icra dairesince yazılan yazılara verilen cevaplardan görüleceği üzere, sadece nakit olarak müvekkili malvarlığında, söz konusu miktarın katbekat üstünde para bulunmakta olduğunu,  Müvekkilin bu malvarlığı durumu göz önünde tutulduğunda ihtiyati haciz talebinin, ileride müvekkile yöneltilecek olası bir haklı talebe rağmen alacağın tahsil edilememe tehlikesini önlemeye matuf olmadığını, salt ...’in müvekkili şirketin ortağı olan kardeşlerine karşı devam ettirdiği hasmane tutum çerçevesinde, müvekkilinin şirketin üçüncü kişiler, özellikle bankalar nezdindeki ticari itibarını sarsmak amacını taşıdığının son derece açık olduğunu; ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itiraz taleplerine ilişkin olarak verdiği istinaf başvurularına konu ek kararında, ihtiyati haciz kararına karşı yaptıkları itirazın ret gerekçesi olarak itirazda ileri sürülen nedenlerin İİK m. 265'te yer alan sayılı hâllerden biri olmadığını gösterilmişse de esasen itiraz nedenlerinin tamamının ihtiyati haczin dayandığı sebebe ilişkin olduğunu; bu husus göz ardı edilerek hatalı biçimde talepleri hakkında verilen ret kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen takdir olunacak nedenlerle, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararına karşı taraflarınca yapılan itiraza ilişkin İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/451 Değişik iş ve 2025/468 Karar sayılı dosyasında verilen 28/05/2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itiraz taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davalı şirket genel kurulu tarafından alınan kar dağıtımı kararına rağmen, ihtiyati haciz talep eden ortağa belirlenen vadede ödenmediği ileri sürülen kar payı alacağının tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece istemin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara karşı aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece itirazın reddine dair verilen ek karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde, haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine müracaat ile itiraz edebilir. İstanbul Anadolu 23 İcra Müdürlüğü'nün  ...  esas sayılı takip dosyası kapsamından, ihtiyati haciz talep eden tarafından, ortağı olduğu şirket aleyhine, kar payı alacağı açıklamasıyla   5.135.720,58 -TL asıl alacak ve 49.809,45-TL işlemiş faiz toplamı 5.185.530,03-TL'nin tahsili için 08/04/2025 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, henüz ödeme emri takip borçlusuna tebliğ edilmeden 09/04/2025 tarihinde  5.135.720,58 -TL asıl alacak yönünden ihtiyati haciz talebi ile mahkemeye başvurulmuş olduğu, talep tarihi itibariyle takibin kesinleşmemiş olması nedeniyle, ihtiyati haciz talebinde hukuki yarar bulunduğu anlaşılmıştır. İcra dosyası kapsamından, ihtiyati haciz kararının infazı kapsamında itiraz eden şirket   aleyhine fiili haciz uygulanmadığı, 18/04/2025 tarihi itibariyle kaydi haciz uygulandığı, kaydi hacze ilişkin itiraz eden şirkete yapılmış bir tebligat bulunmadığı, dolayısıyla yedi günlük itiraz süresinin işlemeye başlamadığı, 24/04/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinin bu nedenle süresinde olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz ve itiraz dilekçesine ekli deliller incelendiğinde; itiraz eden şirketin 2022-2023 faaliyet dönemine  ilişkin 18/03/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan üç ve dört  nolu kararları  ile şirketin 2022 yılı karından kanun ve esas sözleşme gereğince ayrılması gereken miktar ayrıldıktan sonra kalan kısmından 4.529.540,79.-TL ve 2023 yılı için ise 12.589.527,80.-TL karın ortaklara hisseleri oranında ve en geç 03/04/2025 tarihine dek ödenmesine oy birliği  karar verildiği, genel kurul kararında ihtiyati haciz talep edene ödenecek kar payının  5.135.720,58 -TL olduğunun belirtildiği, itiraz eden şirket tarafından ihtiyati haciz talep eden ortağa gönderilen 28/03/2025 tarihli ihtarname ile, şirkete ait ve muhatap uhdesinde bulunan araçların şirkete iadesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; mevcut delil durumuna göre ihtiyati haciz talep edenin ortağı olduğu itiraz eden şirketten  5.135.720,58-TL muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı hususunda yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, itiraz eden tarafından ileri sürülen, ihtiyati haciz talep ortağın şirketin maliki olduğu araçları iade etmemesi nedeniyle ve bu araçların kullanımı nedeniyle alacaklı olunduğu, ödemezlik ve takas def'inde bulunulduğu yönündeki itiraz sebeplerinin mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere İİK'nun 265 maddesindeki tahdidi itiraz sebeplerinden birini teşkil etmedikleri, itiraz eden tarafından ileri sürülen ödemezlik def'i koşullarının oluşup oluşmadığının, yine takas def'ine konu ve borcu kısmen sona erdirecek bir karşı alacağın varlığı ve miktarının ancak esas davada yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkabileceği,  itiraz edenin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, mahkemece itirazın reddine dair verilen ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, itiraz edenin ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.                  \t\t\t\t      <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b92b838d471ca0c","SID":"bf9fcced900c6f0c"}}