{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2025/45 \t\t                                     ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/1240<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2024<br>ESAS-KARAR NO\t: 2024/362 E 2024/781 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 15/11/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı, 15 yılı aşkın bir süre Ankara'da kuyumcu olarak çalıştığını, bu süreçte davalının kazanç elde etmek amacıyla para gönderdiğini, ana parasını ve ana parasına ek olarak aylık %10 (yıllık %120) oranında kâr payı adı altında faiz ödediğini, faiz ödenmediği aylarda aylık %10 olarak hesaplanan tutarın tekrar ana paraya eklendiğini, bu şekilde banka aracılığıyla 27 kez davalı ile  para alışverişi yapıldığını, daha önceden 500.000,00 TL para için boş senet imzalayıp davalıya verdiğini, daha sonra istemesine rağmen davalı tarafından iade edilmediğini, bir süre sonra davalının 06.01.2022 tarihinde banka üzerinden 350.000,00 TL gönderdiği gün aynı tarihte bir de 600.000,00 TL parayı elden ve nakden almış  gibi bu senedi doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, Ankara 2. Genel İcra Dairesi 2023/63364 (Kapatılan Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2022/1879) sayılı dosyası kapsamında takip dayanağı senet nedeniyle borçlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu senedin doldurulup takibe konulduğu sırada, velev ki davalının bir miktar bakiye alacağı bile olsa, takip konusu senedin bedelsiz ve hükümsüz olduğunu, senedin ve senede esas temel alacağın hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, bu senedin bir tür teminat senedi olduğunu, \"takip konusu senet bedeli ve fer'ileri toplamından\", davalıya gönderilen 2.500.000,00 TL ve yasal faizleri toplamının \"takip konusu senet bedeli olan 600.000,00 TL ve fer'ileri toplamı kadar kısmının\" takas ve mahsubu gerektiğini belirterek borçlu olmadığının tespitine ve lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, 20.01.2022 vade tarihli kambiyo senedinin nakden verilen borca karşılık alındığını ve kambiyo senedinin tüm yasal unsurları taşıdığını, davacının imzasını inkar etmediğini, davacı iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin şekil şartlarını taşıdığı, senetteki imzaya itiraz edilmediği gibi senedin düzenlenmesine ilişkin hata ve hile iddiasının olmadığı,  teminat senedi olduğu iddiasında bulunulmasına rağmen bu ibarenin senet üzerinde bulunmadığı,  kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsız olup davaya konu senet, kambiyo senedi olup ödeme vaadi niteliğinde olup sebepten mücerret bir borç ikrarı içerdiğinden, davacı tarafın  bedelsizlik iddiasının  somut ve yazılı delillerle ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİstinaf eden-davacı tarafından;<br>\tMahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, senedin bedelsiz ve geçersiz olduğu, senet bedeli kadar borç para verme ilişkisinin bulunmadığı, senedin bir nevi teminat senedi olduğu, TBK’nın 27/1 maddesi uyarınca faizle para verilmesi suç olduğundan geçersiz olduğu, banka hesap hareketlerinin irdelenmediği, bilirkişi incelemesi yapılmadığı, davalı yanın isticvap edilmediği, yemin hakkının hatırlatılmadığı, takas mahsup iddiası üzerinde durulmadığı bildirilerek  başvurulmuştur.<br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDavacı yanca dava konusu senedin bedelsiz olduğu, teminat senedi olarak imzalanarak davalı yana verildiği, aralarındaki ilişkinin bozulması sonrasında icra takibine konu edildiği belirtilerek bedelsizlik ve teminat iddiası nedeniyle öncelikle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece bu iddiaların ispat edilemediği sonucuna varılır ise mahsup iddiası ile senet bedelinin ödendiği savunularak borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.<br>Davalı yanca senedin nakten alınan para karşılığında düzenlendiği ve bedelinin ödenmediğinden bahisle takip yapıldığı bildirilerek davanın reddi talep edilmiştir. <br>Dava konusu bono fotokopisinin incelenmesinden davacı tarafından davalı lehine düzenlendiği 06/01/2022 tanzim 20/01/2022 vade tarihli bononun nakden kaydı ile 600.000,00 TL bedelli olduğu anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar davacı yanca senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu savunmasında bulunulmuş ise de dosya kapsamında davacı tarafın bedelsizlik ve teminat iddiasını yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de  dayandığı anlaşılmaktadır.<br>Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.<br>Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Davacı yanın bedelsizlik ve teminat iddiasına dair yukarıda bahsi geçen inceleme yapıldıktan teminat ve bedelsizlik iddialarının ispat edilemediği kanaatine varılır ise dava mahsup iddiaları üzerinde yeterince durularak, davacı yanın bu yönde sunduğu delilleri toplanıp değerlendirilerek karar yerinde tartışılması gerekmektedir. <br>Bu durumda, öncelikle teminat ve bedelsizlik iddiasına yönelik davacının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre gerektiğinde davacı yanın sonraki talebi olan mahsup iddiası üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre davacı tarafın istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı yanın istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/362Esas, 2024/781Karar ve 20/11/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd4be9d46b626e2c","SID":"a1626c80716e7402"}}