{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/296 Esas   2025/1101 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/296 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1101<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/26 Esas  2022/531 Karar<br><br>DAVA\t:İtirazın İptali (GKS'ye dayalı)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/02/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; Banka ile ... ... Ltd. Şti. ve kefilleri <br>arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, anılan Kredi Sözleşmelerine <br>dayanılarak kredi müşterisi firmaya krediler kullandırıldığını, kredilerin <br>geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, alacağının gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine, davalı asıl borçlu ve kefiller hakkında alacağının tahsili amacıyla Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/10410 <br>Esas sırasında takip başlatıldığını, ancak borçlu/davalıların alacağa ve tüm ferilerine <br>itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar <br>verildiğini, davalıların, kredi sözleşmesi çerçevesinde temerrüde düştüğünü ve temerrüt faiz oranının davalı borçlular ile imzalanan <br>sözleşmelere uygun olduğunu beyan ederek Ankara 11.İcra Müdürlüğü’nün 2021/10410 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın <br>iptaliyle takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına <br>hükmedilmesine karar <br>verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarihli 2021/598 E., 2021/921 K. sayılı <br>kararıyla konkordato taleplerinin reddine karar verildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, başvurularının işbu <br>dava bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini, Borçlar Kanununun 20/1 maddesi ile 21. maddesi gereği, genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girerek <br>düzenleyenin sözleşmenin yapılması sırasında diğer tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça <br>bilgi vermesi, bunların içeriğini öğrenme olanağını sağlaması ve onun da söz konusu koşulları <br>kabul etmesine bağlı kılındığını, dava konusu sözleşmenin \"Banka'nın Teminatları Dilediği Şartlarla Satma Hakkı\" başlıklı kısmının 12.maddesi incelendiğinde TBK hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğinin anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davalı genel kredi borçlusu şirket ve kefillerin takibe itirazda ileri sürdüğü hususlar ile itirazın iptali davasındaki savunmaları incelendiğinde, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin geçersizliği nedenlerinin bulunmadığı, kefil davalılar yönünden ise kefaletin geçerlilik koşullarını taşıdığı, asıl borç dışındaki faiz ve feriler yönünden ise davalıların itir raporun hükme esas alınmaya yeterli olduğu, sonuç olarak; 24/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu, davalıların ileri sürdüğü itiraz ve savunma nedenlerinin kısmen yerinde olduğu genekçesiyle; \"davanın kısmen kabulüne, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10410 sayılı takip dosyasında davalıların itirazının 795.270,55.-TL asıl alacak, 60.970,65.-TL işlemiş faiz, 3.048,53.-TL BSMV ve 1.024,83.-TL masraf olmak üzere toplam 860.314,56.-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren uygulanacak % 30 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanması suretiyle takibin devamına, hükmolunan alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davalılar tarafından da istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davalılar vekilinin çıkarılan ve usulüne uygun tebliğ edilen muhtıraya rağmen eksik istinaf harçlarını (İstinaf yoluna başvuru harcı 220,70-TL, İstinaf karar harcı(nispi) 14.692,03-TL, İstinaf gider avansı 400-TL) verilen kesin sürede yatırmadığı tespit edilerek mahkemece, 02/01/2023 tarihli ek kararla davalıların istinaf istemlerinden vazgeçmiş sayılmalarına ilişkin karar verildiği, ek kararın 15/01/2023 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edildiği, ek karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; muaccel olan alacağının ihtarnameye rağmen ödenmediğini, verilen kararın temerrüt faiz oranı yönünden hatalı olduğunu, akdi faizin 2 katı oranında % 30 olarak belirlenen temerrüt faizinin hatalı olduğunu, davaya konu kredilerin kat tarihi itibariyle uygulanması gereken en yüksek borçlu cari hesap kredisi faiz oranının % 27 olup bunun 2 katı olan % 54 oranının sözleşme uyarınca uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 11.İcra Müdürlüğü’nün 2021/10410 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirket ile kefillere karşı toplam 934.868,09-TL'nin tahsili  amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin, davalı borçlular tarafından yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerine itiraz edilmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.\t <br>\tBilirkişiden alınan 24/08/2022 tarihli raporda özetle; \" Dosya kapsamında bulunan Taksitli Krediler Detaylı Ödeme Planları ve hesap özetleri üzerinde yapılan incelemede; davaya konu 4 adet kredinin 11 ay için anapara ödemesiz olduğundan vadesi gelip ödenmeyen taksitlerin anaparasına işleyen gecikme faiz hesaplaması yapılamayacağı, son ödenen taksit tarihinden hesap kat tarihine kadar kullanılan anaparaya işleyen akdi faiz, kredi kat edildikten sonra hesap kat bakiyesine temerrüde düşme tarihine kadar akdi, temerrüde düşme tarihi ile icra takip tarihi arasında temerrüt faiz hesaplaması yapılması gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin \"10. Muacceliyet ve Temerrüt Halleri ile Uygulanacak Gecikme Faiz Oranı\" başlığı altında 10.5: \"Müşterinin kredi borcunu masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde müşteri borcun hangi tür kredilerden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.\" hükmüne göre temerrüt faizinin davacı bankaca temerrüt tarihinde davalı asıl borçluya kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek yıllık akdi faiz oranının 2 katı olabileceği, ancak temerrüt faiz oranının belirlenmesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarih ve 2014/14648 E, 2015/137 K, sayılı kararında \"Alacağa uygulanacak akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının davacı bankaca aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranı (uygulanan faiz) dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken, davacı bankanın Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranlarına göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.\" içtihatı bulunduğu, bu nedenle temerrüt faiz oranını belirlenmesi için davacı bankanın temerrüt tarihinde kredilere uyguladığı faiz oranının belirlenmesi gerektiği, dosyaya sunulan belgeler ışığında dava konusu kredilere uygulanan yıllık akdi faiz oranının %15 olduğu nazara alınarak temerrüt faiz oranının %30 olarak uygulanması gerektiği,  ...272944 nolu Taksitli Ticari Kredi yönünden; ilk 5 taksit ödemesi yapıldığı, kredinin 266.879,44-TL ana para üzerinden 13/05/2021 tarihinde kat edildiği, ödenen son taksit tarihinin 14/04/2020 olduğu, temerrüde düşme tarihinin 25/05/2021 olduğu,  bu durumda; kat bakiyesinin 266.879,44-TL ana para + 43.812,71-TL işlemiş akdi faiz + 2.190,64-TL BSMV = 312.882,79-TL, işlemiş faizin 1.564,41-TL + 22.423,27-TL= 23.897,68-TL olarak hesaplandığı, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle alacağının ise 312.882,79 TL ası alacak + 23.987,68-TL işlemiş faiz + 1.199,38-TL BSMV= 338.069,85-TL olarak hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada; akdi faiz yönünden %15, temerrüt faiz yönünden %30 oranlarının esas alındığı,  ...272938 nolu Taksitli Ticari Kredi yönünden; ilk 5 taksit ödemesi yapıldığı, kredinin 221.304,81-TL ana para üzerinden 13/05/2021 tarihinde kat edildiği, kullandırım tarihinin 14/04/2020 olduğu, temerrüde düşme tarihinin 25/05/2021 olduğu, bu durumda kat bakiyesinin 221.304,81-TL ana para + 36.330,87-TL işlemiş akdi faiz + 1.816,54-TL BSMV = 259.452,22-TL, işlemiş faizin 1.297,26-TL + 18.594,08-TL= 19.891,34-TL olarak hesaplandığı, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle alacağının ise 259.452,22-TL asıl alacak + 19.891,34-TL işlemiş faiz + 994,56-TL = 280.338,12-TL olarak hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada; akdi faiz yönünden %15, temerrüt faiz yönünden %30 oranlarının esas alındığı,  ...272923 nolu Taksitli Ticari Kredi yönünden; ilk 5 taksit ödemesi yapıldığı, kredinin 120.957,27 TL ana para üzerinden 13/05/2021 tarihinde kat edildiği, kullandırım tarihinin 14/04/2020 olduğu, temerrüde düşme tarihinin 25/05/2021 olduğu, bu durumda kat bakiyesinin 120.957,27-TL ana para + 19.857,15-TL işlemiş akdi faiz + 992,86-TL BSMV= 141.807,28-TL,  işlemiş faizin 709,04-TL + 10.162,76-TL = 10.871,80-TL olarak hesaplandığı, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle alacağının ise 141.807,28-TL asıl alacık + 10.871,80-TL işlemiş faiz + 543,59-TL BSMV= 153.222,67-TL olarak hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada; akdi faiz yönünden %15, temerrüt faiz yönünden %30 oranlarının esas alındığı, ...272897 nolu Taksitli Ticari Kredi yönünden; ilk 5 taksit ödemesi yapıldığı, kredinin 69.199,92-TL ana para üzerinden 13/05/2021 tarihinde kat edildiği, kullandırım tarihinin 14/04/2020 olduğu, temerrüde düşme tarihinin 25/05/2021 olduğu, bu durumda kat bakiyesinin 69.199,92-TL ana para + 11.360,32-TL işlemiş akdi faiz + 568,02-TL BSMV= 81.128,26-TL, işlemiş faizin 405,64-TL + 5.814,19-TL = 6.219,83-TL olarak hesaplandığı, davacı bankanın icra takip tarihiyle alacağının 81.128,26-TL asıl alacak + 6.219,83-TL işlemiş faiz + 310,99-TL BSMV= 87.659,08-TL olarak hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamada; akdi faiz yönünden %15, temerrüt faiz yönünden %30 oranlarının esas alındığı\" hususlarının bildirildiği görülmüş, mahkemece, kefillerin kefaletleri yönünden yasal koşulların mevcut bulunduğu, bilirkişi raporunun Yargıtay kararlarına uygun olarak düzenlendiği, temerrüt faiz oranının % 30 olması gerektiği gerekçesiyle benimsenerek hükme esas alındığı anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile davalı asıl borçlu ... şirketi arasında imzalanan 17/12/2012 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, müteselsil kefil davalıların, sözleşme tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, kefaletlerin geçerli olduğu, bankaca gönderilen 01/12/2020 ve 02/12/2020 tarihli hesap kat ihtarnamelerinin asıl borçlu ve kefillere tebliğ tarihi( 21/05/2020) ve ihtarnamede belirtilen atıfet süresi sonunda davalıların 25/05/2020 tarihinde temerrüte düştükleri, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğinden ve atıfet süresinin dolmasından önce temerrütün gerçekleşmeyeceği, temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz oranını ispat etme külfeti alacaklı davacı üzerinde olup davacı bankaca, yargılama aşamasında borçlu hesaplara fiilen uygulanan en yüksek cari faiz oranını gösterir herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği gibi, istinaf aşamasında da sunulan herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu alacağın kaynaklandığı krediye uygulanan faiz oranı yıllık % 15 olarak tespit edilip sözleşme uyarınca bunun iki katı olan % 30 oranının temerrüt faiz oranı olarak uygulandığı görülmüştür. Bilirkişinin, fiilen uygulanan oran yerine akdi oranı baz alarak temerrüt faizini tespiti sözleşmeye ve Yargıtay ile Dairemiz emsal uygulamalarına aykırı ise de; davalılar usulünce istinafa gelmediğinden bu husus eleştirilmekle yetinilerek davacı bankanın, davalı borçlu şirketin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredi ilişkisinde bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranının üzerinde bir faiz oranı uyguladığını da ispatlayamaması gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında istinafa başvuranın sıfatı da gözetilerek bir isabetsizlik görülmemiş davacı tarafın istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 2.016-TL harcın mahsubu ile kalan 1.400,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,<br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025<br><br>Başkan -            Üye -                     Üye -                Zabıt Katibi -<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7835bd84beea59c0","SID":"4c33fce803a037f8"}}