{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                       T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi        21.Hukuk Dairesi  2023/37 Esas 2025/1062  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/37 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1062<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 06/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/524 Esas 2022/401 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 19/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t : 07/10/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 07/11/2025  <br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında yurt içindeki abonelerinden yapılacak tahsilatları ve bu tahsilatların kullanımı, ilgili birimlere havalesi ve tüm bankacılık işlerini kapsayan hizmetlerin yürütülmesine ilişkin 17/10/1996 tarihinde protokol imzalandığını, protokol paralelinde %100 hissesi müvekkiline ait yeni kurulan elektrik dağıtım şirketlerinin her biri ile ayrı ayrı olmak üzere davalı banka ile 2008 yılında elektrik faturası tahsilatı tip protokolleri imzalandığını, taraflar arasında akdedilen ana protokolün 16. maddesi ve elektrik faturası tahsilatı tip protokolünün 20. maddesine aykırı şekilde banka nezdinde bulunan müvekkili hesaplarından teminat mektubu masrafı ve komisyon kesintileri yapıldığını, halen kesintilerin yapılmaya devam ettiğini belirterek 01/09/2010-27/08/2020 tarihleri arası hesaplarından kesilen toplam 1.791.200,63 TL teminat mektubu masraf ve komisyon tutarlarının şirket hesaplarından tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının süreç içerisinde defalarca hesap hareketlerini sorguladığını, yapılan kesintileri öğrenmesine rağmen talepte bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeye aykırı işlemi olmadığını, müvekkili tarafından davacıya gönderilen 03/06/2008 ve 16/05/2012 tarihli yazılarda teminat mektuplarına ilişkin komisyon uygulanacağının bildirildiğini, buna rağmen davacı tarafından herhangi bir itiraz da bulunulmadığını, müvekkilinin tacir olduğunu, 12 yıla yakın bir süre teminat mektubu taleplerinin komisyon tahsil edilmeksizin karşılanmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, komisyon tahsiliyle ilgili gerekli bildirimlerin davacıya yapıldığını, değişen ticari koşullar altında herhangi bir komisyon tahsil edilmeden çalışılmaya devam edilmesinin beklenemeyeceğini, oluşan yeni koşullara göre tanzim edilen mektupların davacı tarafından kabul görmesinin sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının her zaman sözleşmeyi feshetmek imkanı varken müvekkilinin ortaya koyduğu iradeye rağmen çalışılmaya devam edilmesinin sözleşmeye aykırılık değil, sözleşmenin yeni şartlarla devamı niteliğinde olduğunu, davacının komisyon kesintilerini kabul ettiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca kesintiler yapıldığını, tahsil olunan komisyonların ilavesinin talep edilemeyeceğini, akdedilen protokolün 1 yıllık olarak imzalandığını, müvekkilinin protokole göre uzunca bir süre teminat mektubu taleplerini komisyon tahsili olmaksızın karşıladığını, değişen ticari koşullar altında bu şekilde çalışılmaya devam edilmesinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, davacının kendisine bildirilmesine rağmen komisyon tahsilatının kabul edilmediğine ilişkin müvekkiline ilettiği herhangi bir itirazı olmadığını, davacının hakkını kötüye kullandığını, teminat mektubu komisyon tahsilatlarının tamamından BSMV kesintisi yapılarak TC. Gelir İdari Başkanlığı'na ödendiğini, bu meblağın müvekkili bankanın geliri sayılamayacağını, avans faizi talebinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalının davacıdan teminat mektubuna komisyon talep ettiği sözleşmelerin Kızılay şubesi ile imzalanan sözleşmeler olduğu, 17/10/1996 tarihli protokol ve banka ile EDAŞ'lar arasında 2008 yılında düzenlenen protokoller kapsamında teminat mektuplarından komisyon alınmayacağının belirlendiği, 07/09/2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 17/10/1996 tarihli protokolden sonra 2008 tarihli protokolden önce olduğu, talebe konu dönemin 01/09/2010 - 27/08/2020 tarihleri arasında hesaplardan kesilen teminat mektubu masraf ve komisyonlarına ilişkin olduğu, EDAŞ'larla ayrıca bir genel kredi sözleşmesi düzenlenmediği, işbu dava konusunun Kızılay şubesi ile düzenlenen genel kredi sözleşmesine ilişkin olduğu, 03/06/2008 tarihli banka yazısına davacı tarafça karşı çıkıldığı ancak 16/05/2012 tarihli banka yazısında 25.000.000,00 TL'ye ulaşıncaya kadar (teminat mektuplarına toplam risk tutarı) 0 komisyon, 25.000.000,00 TL'yi aşması durumunda aşan kısım için yıllık binde 5 komisyon uygulanacağının belirtildiği, bu yazıya davacı tarafından karşı çıkılmadığı, bu durumda 16/05/2012 tarihinden sonrası için davalı bankanın davacı kuruma hitaben yazdığı 16/05/2012 tarih 661 sayılı yazısına karşı çıkılmadığından bu yazı çerçevesinde 25.000.000,00 TL'yi aşan teminat mektupları binde 5 oranı üzerinden komisyon talep edilebilecek olup, bu seçeneğe göre davacı kurumun davalı bankadan iadesini isteyebileceği miktarın 971.251,16 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 971.251,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, sebepsiz zenginleşme esasına göre talepte bulunulduğu varsayılırsa zamanaşımı süresinin geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesi ile gerçekleştiğini, bu hali ile kurumun hesaplarının kontrol edildiği tarihler baz alınarak talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu yöndeki taleplerinin dinlenmediğini, defalarca hesap hareketlerinin sorgulandığını, yapılan kesintilerin öğrenilmiş olmasına rağmen talepte bulunulmadığını, zaman aşımının gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, komisyon tahsilatlarının kesildiği bankomat hesaplarının yıllık ortalama 1.687 kere (günlük ortalama 6.75 defa) görüntülendiğinin tespit edildiğini, oldukça fazla sayıda da dekont görüntülemesi yapılmış olmasına rağmen 2008-2019 yılları arasındaki 11 yıllık süreçte ... tarafından müvekkiline yazılı ve resmi herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, davanın zamanaşımı sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşme gereği komisyon kesintisi yapıldığını, müvekkilinin şubesi tarafından 03.06.2008 tarih 910 sayılı ...'a gönderilen yazıda; \"Genel müdürlüğümüzden 02.06.2008 tarihinde alınan yazı ile; kurumunuz ile yapılmış olan protokol kapsamında düzenlenecek teminat mektuplarına aşağıdaki tabloda görülen maksimum risk tutarının üzerinde kalan mevcut tkm'ler ile yeni tkm kullandırımlarında yıllık binde 7 komisyon oranı uygulanacaktır. Yeni verilecek tkm'ler ile ilgili komisyon uygulaması yazımız tarihinden itibaren, eski verilmiş tkm'ler ile ilgili 30.06.2008 tarihi itibariyle komisyon uygulamasına başlanacaktır. 30.06.2008 tarihinde eski verilmiş tkm'ler için 90 günlük ilk devre komisyonu peşin olarak tahsil edilecektir. Toplam gayri nakdi limitinizin %25'ine kadarlık kısmı için sıfır komisyon uygulaması yapılacak olup; bu oranı aşan risk tutarları için yıllık binde 7 üzerinden devre komisyonu alınacaktır. \" bilgilendirmesinin yapıldığını, daha sonra 16.05.2012 tarihinde yine Kızılay Şubesi tarafından ... Mali İşler ve Finans Yönetimi Müdürlüğü'ne hitaben gönderilen 661 sayılı yazıda müvekkili tarafından dava konusu edilen teminat mektubu komisyonlarına yönelik davacı kuruma bildirimde bulunulmuş olmasına rağmen davacının tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkilinin tacir olup 12 yıla yakın bir süre anılan teminat mektubu taleplerinin komisyon tahsil edilmeksizin karşılanması durumunun ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, komisyon tahsili ile ilgili olarak gerekli bildirimlerin davacıya yapıldığını, değişen ticari koşullar altında herhangi bir komisyon tahsil edilmeksizin çalışılmaya devam edilmesinin beklenemeyeceğini, bildirimlere rağmen teminat mektubu taleplerinin devam etmesi ve oluşan yeni koşullara göre tanzim edilen mektupların davacı tarafından kabul görmesinin, sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilemeyeceğini, her daim sözleşmeyi feshetmek imkanı varken müvekkilinin ortaya koyduğu iradeye rağmen çalışılmaya devam edilmesinin sözleşmeye aykırılık değil sözleşmenin yeni şartlarla devamı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin Kızılay Şubesi tarafından ...'a gönderilen 16.05.2012 tarihli “teminat mektubu komisyon kesintilerine” ilişkin bildirimin hemen ardından ... tarafından Kızılay Şubesi'ne hitaben gönderilen 22.05.2012 tarihli yazı ile teminat mektubu talebinde bulunulduğunu ve talepte \"... ile .... arasında imzalanmış kredi genel sözleşmeleri kapsamında değerlendirilerek ve sorumluluğu ...'a ait olmak üzere, ...'a tahsis edilen kredi limitlerinden karşılanarak '... Elektrik Dağıtım A.Ş.'lehine şeklinde bir ifade bulunduğunun görüldüğünü, müvekkilinin bildirimi üzerine yazılan bu ifadenin sözleşmeye aykırılık sayılamayacağını, hatta alenen kabul sayılacağını, müvekkili ile davacı kurum arasında imzalanan 07.09.2007 tarihli kredi genel sözleşmesinde ve hükümlerinde de teminat mektubu kullandırımı ve komisyon vb. tahsilatlara ilişkin hükümlerin yer aldığını, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde bulunan açık hükümler gereği müvekkilinin teminat mektubu komisyon bedellerini değişen ticari koşullara uygun şekilde değiştirme hakkı bulunmakta olup, davacı tarafından hesap hareketlerinin alındığı/görüntülediği tarihlerden itibaren 1 aylık süre içerisinde itirazda bulunulmadığından komisyon tahsilatlarının onay gördüğünün kabul edilmesi gerektiğini, aksi halde mevcut kredi sözleşmesinde yazılan ve imza altına alınan maddelerin fiilen bir uygulanmasının söz konusu olmayacağını, sadece sözleşmede yazılı metinler olarak kalacağını, kısacası sözleşmeye ve davacı tarafından imzalanan bu maddelerın gereği artık tahsil olunan komisyonların iadesinin mümkün olmayacağını, davanın bu sebeple reddi gerektiğini, davacı yanın ibraz ettiği ve taraflar arasında imzalanan protokolün 1 yıllık olarak imzalandığını, protokol koşul ve hükümlerinin de o günün şartları dikkate alınarak<br>Belirlendiğini, müvekkili tarafından anılan protokole göre uzunca bir süre teminat mektubu taleplerinin komisyon tahsili olmaksızın karşılandığını, fakat değişen ticari koşullar altında bu şekilde çalışılmaya devam edilmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle komisyon talebinin haklı gerekçeleri olduğu hususlarında davacıya bildirimde bulunulduğunu, ancak söz konusu bildirimlere karşı ...'ın tarafından komisyon tahsilatının kabul edilmediğine dair müvekkiline ulaşmış herhangi bir itirazı bulunmadığını, davacı kurumun \"sözleşmeye riayet edilmediği hususunda bir tereddütü bulunması halinde yetkili organları aracılığı ile protokolü fesih etme ve dilediği banka ile dilediği şartlar dahilinde çalışma imkanı mevcutken, komisyon tahsiline ilişkin olarak müvekkili banka iradesine rağmen - 2008 ve 2012 yıllarında gönderilen bildirimlerden sonra da- mektup talebinde bulunmaya devam etmesi, komisyon tahsilinin kabulü anlamında olup bu aşamadan sonra geriye dönük olarak talepte bulunulması TMK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanımı anlamında olup, hukukun temel ilkeleri gereği bu şekilde hakkın kötüye kullanımının korunamayacağını, sırf bu sebeple bile hiçbir araştırmaya gerek bulunmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, komisyon tahsilatlarından BSMV kesintisi yapıldığını, söz konusu teminat mektubu komisyon tahsilatlarının tamamından<br>%5'lik banka sigorta muamele vergisi (BSMV) kesintisi yapılarak Türkiye Cumhuriyeti Gelir İdaresi Başkanlığı'na ödenmiş olup, bu meblağın müvekkilinin geliri sayılamayacağını, bu haliyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, karara mesnet bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olmasına rağmen itirazları dikkate alınmadan hatalı bilirkişi raporuna göre karar tesis edildiğini, kararın bu yönü ile de hatalı olup, kaldırılmasını talep ettiklerini, dava açılması ile birlikte tahsil edilen komisyon bedellerine dava tarihinden itibaren avans faizi ile iadesine karar verilmesinin doğru olmadığını, gerekçe ile hüküm arasında mübayenet bulunduğunu, gerekçede uzun uzun taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve yapılan yazışmalar sayıldıktan sonra davanın kısmen kabulü kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararda bahsi edilen 09.10.2020 tarihinin ne ile ilgili olduğunun anlaşılmadığını, zira dava tarihinin 19.10.2020 olup, 09.10.2020 tarihi itibarı ile temerrütün oluşturacağı herhangi bir vakanın da gerçekleşmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; garanti ve teminat mektup komisyon kesintilerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı tarafından davalıya gönderilen 03/07/2020, 10/09/2019, 29/04/2019, 10/06/2008, 21/07/2008, 25/07/2008 tarihli yazı suretleri, elektrik faturaları tahsilat protokolü, ana protokol, genel kredi sözleşmesi suretleri, davalı tarafından davacıya gönderilen 16/05/2012 ve 03/06/2008 tarihli yazı suretleri, davacı tarafından teminat mektubu talebini içerir davalı bankaya gönderdiği yazı suretleri, yargılama aşamasında bankacı ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 12/07/2021 tarihli kök, 10/02/2022 tarihli birinci ek, 16/06/2022 tarihli ikinci ek rapor, davacı hesabından yapılan teminat mektup komisyon tahsilatlarına ilişkin liste suretleri dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tTaraflar arasında 17/10/1996 tarihli davacının yurt içindeki abonelerinden yapılacak tahsilatları ve bu tahsilatların kullanımı, ilgili birimlere havalesi ve davacının tüm bankacılık işlemlerini kapsayan hizmetlerin davalı bankayla şartlarının düzenlendiği ana protokol imzalanmıştır. Anılan protokolün 16. Maddesinde ... ve müesseselerinin garanti veya teminat mektubu talebinin banka tarafında karşılanacağı, bankanın bu işlemlerden dolayı kanunen ödenmesi gereken vergiler dışında herhangi bir masraf ve komisyon talep etmeyeceği düzenlenmiştir. <br>\tDavalı banka ile dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında 20/02/2008 tarihli elektrik faturaları tahsilat protokolü akdedilmiştir. Anılan protokolün 20. maddesinde EDAŞ'ın garanti veya teminat mektubu talebinin bankanın imkanları dahilinde karşılanacağı, bankanın bu işlemlerden dolayı kanunen ödenen vergiler dışında herhangi bir masraf veya komisyon talep etmeyeceği hükme bağlanmıştır. <br>\tTaraflar arasında 07/09/2007 tarihli 60.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 08/01/2001 tarihli 1.200.000.000.000 eTL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmenin 38/15 maddesinde müşterinin bu madde hükümleri çerçevesinde tahakkuk ettirilecek komisyon ve vergiler ile diğer her türlü masrafları 3'er aylık devrelerin başında peşin olarak ödeyeceği, aksi halde banka nezdindeki hesaplarından bankanın re'sen mahsup etmeye yetkili olduğunu kabul ettiği düzenlenmiştir.<br>\tDavacı tarafından davalıya gönderilen 10/06/2008 tarihli yazı ile, genel müdürlüğün ve bağlı şirketlerinin teminat mektubu talebi halinde protokol kapsamında komisyon uygulanmaması bildirilmiş, 21/07/2008 ve 25/07/2008 tarihli yazılar ile, sermayesinin tamamı ...'a ait EDAŞ'ların ihtiyaç duydukları teminat mektubu taleplerinin ...'a sağlanan koşullarda banka ile elektrik dağıtım şirketleri arasında imzalanmış olan elektrik faturaları tahsilat protokolünün 20. Maddesi çerçevesinde karşılanması talep edilmiş, 29/04/2019 ve 10/09/2019 tarihli yazılar ile, cari hesaplarının 2007-2018 yıllarına ait hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda banka tarafından 998 adet teminat mektubunun komisyona tabi tutularak cari hesaplarından komisyon kesintileri yapıldığının tespit edildiği bildirilmiş, 03/07/2020 tarihli yazı ile de, taraflar arasındaki 17/10/1996 tarihli ana protokolün 16. maddesi ile dağıtım şirketleriyle 2008 yılında imzalanan elektrik faturası tahsilatı tip protokolü 20. maddesinde garanti veya teminat mektuplarında ödenen vergi dışında masraf ve komisyon talep edilmeyeceğinin hükme bağlandığı, protokollerin henüz feshedilmediği, halen yürürlükte olduğu, bankadaki cari hesaplarından 10/01/2007-30/06/2020 tarihleri arasında teminat mektubu komisyon ve masraf tutarı olarak toplam 1.930.194,06 TL kesinti yapıldığı, halen de kesinti yapılmaya devam edildiği belirtilerek anılan miktarın tahsil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte 10 gün içinde ödenmesinin bildirildiği görülmüştür. <br>\tDavalı tarafından davacıya gönderilen 03/06/2008 tarihli yazı ile, davacıyla yapılan protokol kapsamında düzenlenecek teminat mektuplarına 15.000.000,00 TL'ye kadar %0 komisyon, bu tutarı aşarsa aşan tutara %0,7 komisyon uygulanacağı bildirilmiş, 16/05/2012 tarihli yazı ile de, banka nezdinde 70.000.000,00 Usd gayri nakdi kredi limiti bulunduğu, bu kapsamda kullandırılmış 26.300.410,30 TL teminat mektubu riski bulunduğu, davacı yetkilileriyle yapılan görüşmeler çerçevesinde yazıları tarihinden geçerli olmak üzere ... ve bağlı işletmeleri ... EDAŞ, ... EDAŞ hariç kullandırılacak teminat mektuplarına toplam risk tutarı 25.000.000,00 TL'ye ulaşıncaya kadar \"0\" komisyon, toplam teminat mektup riski 25.000.000,00 TL'yi aşarsa aşan kısım için yıllık %0,5 oranında komisyon uygulanacağı, ...'ın kendi limitlerinden bağlı işletmelerine kullandırılacak teminat mektuplarına yıllık %0,5 oranında komisyon uygulanacağı bildirilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan 12/07/2021 tarihli kök raporda, davacı ile davalı arasında 1996 yılında ve EDAŞ'lar ile davalı arasında 2008 yılında imzalanan protokollerde, ... ve EDAŞ'ların teminat mektubu veya garanti taleplerinde bankanın bu işlemlerden dolayı kanunen ödenmesi gereken vergiler dışında herhangi bir masraf ve komisyon talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu arada davacı ile davalı arasında 07.09.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedilirken genel kredi sözleşmesinde 17.10.1996 tarihli protokole atıf yapılmadığı gibi aynı zamanda sözleşmenin 38. maddesinde teminat mektupları için bankaya komisyon ödeneceği düzenlemesine yer verildiği, bundan sonra davalının gönderdiği ve binde 7<br>komisyon alınacağı belirtilen 03.06.2008 tarihli yazıya karşı davacının, protokolün uygulanması ve komisyon alınmaması talepli 10.06.2008 tarihli cevabi yazısını gönderdiği, davalının 16.05.2012 tarihli ve toplam teminat mektubu riskinin 25.000.000,00 TL'yi aşması durumunda aşan kısım için yıllık binde 5 komisyon uygulanacağını bildiren yazısına karşı davacının cevap vermediği, bu yazıdan sonra davacının davalıdan teminat mektubu talepleri olduğu, davalı ile EDAŞ'lar arasında ayrıca gks imzalanıp imzalanmadığına yönelik dosyada bir bilgi olmadığı için eğer EDAŞ'lar ile protokolden sonra ayrıca gks imzalanmış ve gks'lerde komisyon düzenlemelerine yer verilmiş ise, o zaman gks hükümlerinin dikkate alınması gerekeceği, gks yoksa 2008 yılındaki protokollere göre değerlendirme yapılması gerekeceği, her halükarda davacının 16.05.2012 tarihli yazıya karşı çıkmadığı, bu yazıya rağmen teminat mektubu talepleri olduğu, 16.05.2012 tarihinden sonrası için ... ve bağlı işletmeleri ... EDAŞ ve ... EDAŞ'a kullandırılacak teminat mektuplarına toplam risk tutarı 25.000.000,00 TL'ye ulaşıncaya kadar sıfır komisyon, toplam teminat mektubu riski 25.000.000,00 TL'yi aşması durumunda aşan kısım için yıllık binde 5 komisyon uygulanacağı, ...'ın kendi limitlerinden bağlı işletmelerine kullandırılacak (... EDAŞ ve ... EDAŞ hariç) teminat mektuplarına yıllık binde 5 oranında komisyon uygulanacağı, davacının 01.09.2010-27.08.2020 arasındaki tüm süre için komisyon bedellerinin istirdadını talep edebileceği kabul edildiği takdirde, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 1.791.200,63 TL olduğu, mahkemece 07.09.2007 tarihli gks'de protokole atıf yapılmadığı ve komisyon muafiyeti olmadığı görülmekle ve dosyada başka gks olmadığı için de davacının dava konusu ettiği komisyonların tamamının bankanın Kızılay şubesiyle akdedilen gks kapsamında olması, yani başka şube/şubelerle sözleşme imzalanmamış olması halinde, 07.09.2007 tarihli gks'den itibaren komisyon muafiyeti kalmadığı düşünüldüğü takdirde davacının davalıdan dava konusu tutarları talep edemeyeceği, mahkemece 07.09.2007 tarihli gks'nin 17.10.1996 tarihli protokolü ilga etmediği, 17.10.1996 tarihli protokolün çerçeve sözleşmesi olduğu, 07.09.2007 tarihli gks'nin matbu hükümlerinin bu çerçeve dahilinde uygulanması gerektiği düşünüldüğü takdirde ise, o zaman davacının gks'ye rağmen protokole göre komisyon muafiyetinin devam ettiğinin kabulü gerekeceği, ancak bunun 16.05.2012 tarihli yazıdaki düzenlemeye karşı çıkılmamış olması nedeniyle 16.05.2012 tarihine kadar geçerli kabul edilebileceği düşünülürse o zaman da davacının talebine başlangıç aldığı 01.09.2010 tarihinden 16.05.2012 tarihine kadar kesilen komisyonların limit ayrımı olmaksızın tamamının iadesini talep edebileceği, 16.05.2012 tarihinden sonra kesilen komisyonların ise 16.05.2012 tarihli yazıda belirtilen limitin altında olması halinde iadesini (yani limit altındaki işlemler için komisyon alınmış ise ancak bu komisyonların iadesini) talep edebileceğinin kabulü gerekeceği, dosyada 16.05.2012 tarihinden sonrası için davacıdan tahsil edilen komisyonların risk limitinin üzerine çıkıldığı için mi kesildiği yolunda bir bilgi olmadığı için mevcut dosya içeriği itibariyle 01.09.2020-16.05.2012 arasındaki süre için hesaplamaların yapıldığı, buna göre davacının istirdadını isteyebileceği tutarın 237.592,19 TL olarak tespit edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tAlınan 10/02/2022 tarihli birinci ek raporda, 07/09/2007 tarihli gks ve davalının 16/05/2012 tarihli yazısına rağmen 17/10/1996 tarihli ana protokol gereğince komisyon muafiyetinin devam ettiği, davacıdan teminat mektup komisyonu alınmaması gerektiğinin düşünülmesi halinde davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla 1.791.200,63 TL asıl alacak, 1.297.777,07 TL işlemiş avans faizi talep edebileceği, 07/09/2007 tarihli gks'de ana protokole atıf yapılmadığından protokoldeki komisyon muafiyetinin devam etmediğinin düşünülmesi halinde davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla 96.321,04 TL asıl alacak, 54.975,18 TL işlemiş avans faizi talep edebileceği, 07/09/2007 tarihli gks'nin protokolü ilga etmediğini, protokolün uygulanması gerektiği, bu arada davalının davacıya hitaben 16/05/2012 tarihli yazısına karşı çıkılmadığından bu yazı çerçevesinde davacının davalıdan mektup komisyonu talep edebileceği düşünülürse davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla 928.853,37 TL asıl alacak, 783.411,48 TL avans faizi alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. \t<br>\tAlınan 16/06/2022 tarihli ikinci ek raporda, 16/05/2012 tarihli yazı içeriği dikkate alınarak 01/09/2010-24/08/2020 tarihleri arasında toplam 971.251,16 TL'yi tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacının davalıdan tahsilini talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan taraflar arasında akdedilen 17/10/1996 tarihli ana protokol ile bağlı şirketlerle 2008 yılında akdedilen elektrik faturaları tahsilat protokolleri kapsamında davalının teminat mektupları nedeniyle komisyon tahsil edemeyeceği halde 01/09/2010-27/08/2020 tarihleri arasında hesabından haksız komisyon kesintileri yaptığını iddia etmiş, davalı yan ise ana protokolde teminat mektupları için komisyon tahsil edilmeyeceğine ilişkin hüküm bulunmakla birlikte tacir olan bankanın değişen ticari koşullar altında herhangi bir komisyon tahsil etmeden çalışmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, dava konusu teminat mektubu komisyonlarının tahsil edileceğine yönelik davacıya bildirimde bulunulduğunu, davacının yapılan bildirime itiraz etmediğini, sözleşmeye aykırılık bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi heyetinden alınan ikinci ek rapor hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında 17/10/1996 tarihli ana protokol ile dağıtım şirketleriyle davalı banka arasında 2008 yılında elektrik faturaları tahsilat protokolü imzalandığı, anılan protokollerde davalı bankanın davacıya verilen garanti veya teminat mektupları karşılığında kanunen ödenen vergiler dışında davacıdan herhangi bir masraf ve komisyon talep etmeyeceğinin hükme bağlandığı, taraflar arasında imzalanan 08/01/2001 ve 07/09/2007 tarihli genel kredi sözleşmelerinde ise davalı bankanın teminat mektupları nedeniyle komisyon tahsil edeceğinin düzenlendiği, davalı tarafından anılan protokoller ve genel kredi sözleşmelerinden sonra 03/06/2008 tarihinde davacıya protokol kapsamında düzenlenecek teminat mektuplarından 15.000.000,00 TL'ye kadar olan kısma %0 komisyon, bu miktarı aşan tutara %0,07 komisyon uygulanacağı bildirildiği, davacının ise 10/06/2008 ve 21/07/2008 tarihli yazılar ile teminat mektubu talepleri halinde protokol kapsamında komisyon uygulanmaması gerektiğinin bildirildiği, anılan yazılardan sonra davalı tarafından 16/05/2012 tarihinde düzenlenecek teminat mektuplarından risk tutarı 25.000.000,00 TL'ye kadar olan kısma %0 komisyon, bu miktarı aşan tutara %0,5 komisyon uygulanacağının bildirildiği, anılan yazı tarihinden sonra davacı tarafından bu yazıya itiraza ilişkin bir yazı gönderilmediği, davacı hesaplarından teminat mektubu komisyonu adı altında davalı tarafından kesintiler yapıldığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık taraflar arasında akdedilen ana protokol ve dağıtım şirketleriyle davalı banka arasında akdedilen elektrik faturaları tahsilat protokolünde teminat mektuplarından komisyon tahsil edilmeyeceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen davalının davacıdan teminat mektupları nedeniyle komisyon tahsil etmesinin protokollere aykırı olup olmadığı, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde teminat mektupları nedeniyle davalı bankanın komisyon tahsil edebileceğine ilişkin maddelere yer verilmesinin taraflar arasındaki protokolü ilga edip etmediği, ilga etmemiş ise, davacının davalıdan hesabından tahsil edilen teminat mektubu komisyonları nedeniyle alacak talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan 17/10/1996 tarihli ana protokol ile dağıtım şirketleriyle 2008 yılında imzalanan elektrik faturaları tahsilat protokolünde davalının teminat mektupları karşılığında davacıdan komisyon tahsil etmeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır. <br>\tTaraflar arasında akdedilen 08/01/2001 ve 07/09/2007 tarihli genel kredi sözleşmelerinde ise davalının davacıya verdiği teminat mektupları nedeniyle komisyon tahsil edebileceği düzenlenmiştir.<br>\tDavalı yan 1996 tarihli ana protokolden sonra ticari hayattaki değişiklikler nedeniyle ilelebet davacıya verilecek teminat mektupları nedeniyle komisyon alınamayacağının kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Nitekim, davalı tarafından davacıya gönderilen 03/06/2008 tarihli yazı ile 15.000.000,00 TL'yi aşan teminat mektupları nedeniyle aşan tutara %0,7 komisyon uygulanacağı bildirilmiş, davacı tarafından 10/06/2008 ve 21/07/2008 tarihli yazılar ile protokoller kapsamında komisyon uygulanmaması talep edildikten sonra bu kez davalı tarafından davacıya gönderilen 16/05/2012 tarihli yazı ile 25.000.000,00 TL'yi aşan teminat mektupları nedeniyle aşan tutara %0,5 komisyon uygulanacağı bildirilmiştir. <br>\tDavalı tarafından davacıya gönderilen ve komisyon alınacağını bildiren 16/05/2012 tarihli yazıdan sonra, davacı tarafından davalıya gönderilen bir itiraz yazısı olmadığı gibi, davacı anılan tarihten sonra örneğin 04/06/2012 tarihinde davalı bankadan teminat mektubu talebinde bulunmuştur. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile, davacıdan 01/09/2010-24/08/2020 tarihleri arasında 971.251,16 TL teminat mektubu komisyonu tahsil edildiği anlaşılmıştır. Anılan süre içerisinde davacı tarafından banka hesabı üzerinde birçok iş ve işlem yapılmıştır. Bir başka anlatımla, davacı anılan tarihlerde davalı tarafından hesabından teminat mektubu komisyonu kesildiğinden haberdardır. <br>\tYapılan açıklama karşısında burada tartışılması gereken husus, hesapları üzerinde işlem yapan davacının 10 yıllık süre boyunca hesabından davalı tarafından sürekli olarak teminat mektubu komisyonları kesildiği görüldüğü halde davalıdan teminat mektubu talep etmeye devam etmesi, 10 yıllık sürenin sonunda da işbu davayı açarak yapılan teminat mektubu komisyon kesintilerinin protokole aykırı olduğunu ileri sürmesinin TMK'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığıdır. <br>\tTMK'nun 2. maddesi \"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.\" hükmünü içermektedir. Anılan hükümde düzenlenen dürüstlük kuralı, hukuki işlemlerin tamamlanması ve yorumlanması ile hukuki işlemden doğan borçların yerine getirilmesinde, kanundan doğan hakların kullanılması ve ifasında dikkate alınmalıdır. <br>\tDürüstlük kuralından yola çıkılarak oluşturulan \"Güven Teorisi/Nazariyesine\" göre, irade beyanının yorumlanmasında, muhatap tarafından bilinen ve bilinmesi gereken tüm unsurlar dürüstlük kuralı gözetilerek değerlendirilmeli ve böylece haklı güven korunmuş olmalıdır. TMK'nun 2. maddesi uyarınca hukuki güven düşüncesinden yola çıkılarak, ticari hayatta muhatabın haklı güveninin korunmasının dürüstlük kuralının bir gereği olduğu, bu sayede taraflar arasında karşılıklı menfaatler dengesinin de adil şekilde sağlanacağı kabul edilmiştir.  (bkz. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel, s.152).<br>\tYapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında akdedilen 17/10/1996 tarihli protokolde ve dağıtım şirketleriyle akdedilen 20/02/2008 tarihli protokolde teminat mektubu nedeniyle davalının komisyon tahsil etmeyeceği hükme bağlanmış ise de, 10 yıllık süre boyunca davalının davacı hesaplarından teminat mektup komisyonu tahsil ettiği, bu süre boyunca banka hesapları üzerinde işlem yapan davacının hesaplarından davalı tarafından teminat mektup komisyonu tahsil edildiği görüldüğü halde yapılan kesintilere itiraz etmediği, aksine yeni teminat mektubu verilmesinin davalı bankadan talep edildiği, bu şekilde taraflar arasında davacının hesaplarından yapılan teminat mektubu komisyon tahsilatlarına ses çıkarmayarak teminat mektuplarına ilişkin komisyon kesilebileceğine dair davalı bankada haklı güven oluştuğunun kabulü gerekir. 10 yıllık süre boyunca protokollerdeki teminat mektubu komisyonu alınamayacağına ilişkin hükmü görmezden gelen ve sessiz kalan davacının 10 yıllık süre sona erdikten sonra işbu davayı açması dürüstlük kuralının ihlali niteliğindedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece protokollerdeki teminat mektubu komisyonu alınmayacağına ilişkin hükümlere rağmen davalının davacıdan 10 yıllık süre boyunca teminat mektubu komisyonu tahsil ettiği, davacının hesapları üzerinde işlem yaparak yapılan kesintilerden haberdar olduğu, kesinti yapıldığını bildiği halde davalı bankadan teminat mektubu talep etmeye devam ettiği, davacının 10 yıllık süre boyunca sessiz kalarak davalı yanda teminat mektubu komisyonu tahsil edileceğine ilişkin haklı güven oluşturduğu, işbu davayı açmasının TMK'nun 2. maddesine aykırı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tKararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerek 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tB)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 tarih 2020/524 Esas 2022/401 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın REDDİNE, <br>\t4-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının peşin yatırılan 30.589,23 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 29.973,83 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 257.032,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t9-Bakiye gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 16.667,24 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile posta gideri olarak yapılan 7,10 TL olmak üzere toplam 227,80 TL  yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/2025 <br>Başkan -            Üye -                     Üye -                  Zabıt Katibi - <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3f9aee3a11ecce8","SID":"f5e34c7b3f2eaffb"}}