{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/2658 <br>KARAR NO\t: 2025/2584<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/05/2025<br>NUMARASI\t: 2024/610 E - 2025/404 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 20/10/2025  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Bankanın ... ... Parça unvanlı müşterisinin hesabından ... numaralı abone için otomatik ödeme talimatı tanım- landığını ve ödemeler yapıldığını, müşterinin, telefon numarasının kendisine ait olmadığı ve  ödeme talimatı vermediği yönündeki itirazı üzerine,  hesabından tahsil edilen tutarla müvekkil Banka tara- fından müşterisinin hesabına iade edilerek zararı giderildiğini, müvekkili banka tarafından davalı kuruma gönderilen 26.01.2024 tarihli dilekçe ile faturaları sehven ve sebepsiz yere ödenen davalı kurumun ... numaralı abonesinin kimlik ve ... bilgilerinin bilinmemesi sebebiyle ilgili kişi hakkında yasal hakları kullanılmasının mümkün olmadığı açıklandığını ve telefon numarası verilen şahsın kimlik ve adres bilgilerinin elektronik ortamda müvekkili banka ile paylaşılması talep olunduğunu, başvurularının davalı kuruma 29.01.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ancak taraflarına olumlu  olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığını, ... telefon numaralı abonenin kimlik ve ... bilgilerinin taraflarından bilinememesi sebebiyle, ilgili kişi hakkında arabuluculuk başvurusunda bulunma, icra takibi başlatma veya dava açma yoluna gidilmek suretiyle yasal hakları kullanılması mümkün olamamakta olduğunu, gelinen aşamada  ... numaralı davalı kurum abonesi ve davalı kurum müvekkili banka aleyhine sebepsiz zenginleşmiş bulunduğunu, bu gelişmeler üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuğa müracaat edildiğini, Arabuluculuk görüşmeleri 15.08.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, Hal böyle iken müvekkili bankanın zararı, davalı ilgili bilgileri paylaşmadığı için halihazırda devam ettiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne ile davalı kurumdan ... numaralı abonenin kimlik ve adres bilgilerinin verilmemesi nedeniyle müvekkil banka tarafından ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi için açacağımız icra takibine esas olmak üzere ... numaralı aboneye ait kimlik ve adres bilgilerinin taraflara verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tam kusurlu olup husumet itirazları bulunduğunu, müvekkili şirketin sebepsiz zenginleşmiş olmadığını, davacı işbu davanın açılmasına kendi kusurlu davranışıyla sebep olduğundan davacı tarafça yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmesini, davacının davasının müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;  Davalı kuruma müzekkere yazılarak telefon numarası abonesinin kimlik ve adres bilgilerinin istenmiş, yazı cevabında GSM hattının dava dışı ...'e ait olduğunun bildirilmiş olup; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davalı istinaf etmiştir.Davalı taraf 18.07.2025 tarihli istinaf dilekçesinde; \"davaya konu uyuşmazlığın mey- dana gelmesinde davacı tarafın tam kusurlu olduğ, kendi müşterisine ait numarayı kendi sistemlerine hatalı kaydettiği, dolayısıyla dava dışı abonenin kimlik ve adres bilgilerinin paylaşılmasına yönelik kararın kabulünün mümkün olmayacağını, Müvekkil Şirket'e birden fazla açılan dava bulunduğunu, sorumluluk hukukunda bir kişinin bir başka kişiden kendisine herhangi bir ödemede bulunulmasını talep edebilmesi için, ilgilinin bu talebinin sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya kanundan doğan diğer borçlar gibi bir hukuki dayanağının bulunması gerektiğini, Mükerrer bir ödeme olma- dığından sebepsiz zenginleşme hükümleri de uygulanamayağını\" ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.Mahkemece dosyanın incelenmesinde, istinaf incelemesinin yapılabilmesi için yatırıl- ması gereken harçlar ile istinaf avansının ödenmediği tespit edilmiş olup 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı (maktu) ve 1.00,00 TL istinaf avansının tebliğ tarihinden itibaren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde  mahkeme dosyasına yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtarını içerir muhtıra davalı tarafa tebliğ edilmiştir.  İlk Derece Mahkemesince 16.09.2025 tarih 2024/610 E.- 2025/404 K.nolu istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile; tanzim edilen muhtıranın 30/07/2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, Davalı tarafça 28/07/2025 tarihinde istinaf karar harcı ile istinaf avansı ödendiği, ancak verilen kesin süreye rağmen istinaf kanun yoluna başvuru harcının yatırılmamış olduğu görülmekle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair hüküm verilmiştir. Hüküm davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Davalı vekilince İstinafın Reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilince 17.09.2025 tarihli istinaf dilekçesinde : \"istinaf harç ve giderlerinin eksik yatırıldığı gerekçesiyle taraflarına süre verildiğini, muhtıranın 30/07/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde ( 28/07/2025 tarihinde ) istinaf karar harcı ile istinaf avansı ödendiğini, verilen süreye rağmen istinaf kanun yoluna başvuru harcının yatırılmamış olması nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verildiğini, Ancak her ne kadar Mahkeme, bu eksiklik nedeniyle 6100 sayılı HMK m. 344 uyarınca başvurunun yapılmamış sayılmasına karar vermişse de, anılan hüküm uyarınca başvurunun tamamlayıcı işlem niteliğinde eksiklikleri kapsaması halinde, davanın esasının değerlendirilmesi gerektiğini, tarafımıza tebliğ olan üç kalem masraftan ikisinin ödenip birinin ödenmemiş olması hayatın olağan akışına aykırı olup UYAP kaynaklı teknik bir sorun olduğunu,  tüm ödemelerin süresi içerisinde yapıldığını, Yargıtay uygulaması gereği harç gider eksikliğinin başvuru iradesini yok sayılmasını gerektiren mutlak sonuç doğurmadığını, Ayrıca HMK. 344 bir defaya mahsus uygulanır nitelikte olmayıp mahkemece eksik kalan husus için ikinci bir muhtıra daha gönderilmesinin mümkün olduğunu\"  ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.17.09.2025 tarihinde eksik olduğu belirtilen istinaf kanun yolu başvuru harcı davalı tarafça yatırılmıştır.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , muarazanın tespitine ilişkindir.Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede davalının esasa ilişkin istinaf dilekçesini  18.07.2025 tarihinde süresinde sunduğu, mahkemece istinaf kanun yoluna başvuru harcı, istinaf karar harcı ve istinaf avansını içerir masrafların yatırılması ihtarlı hakim imzalı muhtıra tanzim edildiği, muhtıranın 30.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının bu tarihten itibaren 1 haftalık kesin süresinin olduğu, ancak yasal süresi içerisinde yatırılması gereken istinaf kanun yoluna başvuru harcının yatırılmadığı, mahkemenin bu eksikliği tespit ederek  istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair hüküm verdiği, davalı tarafça istinafın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın incelenmesi bakımından ilgili kanun maddeleri ele alınmıştır. HMK 344. Maddesinde \"(1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\" şeklinde hüküm bulunmaktadır. İlgili maddenin atfıyla HMK 346. Maddenin ikinci fıkrası ise \"(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.\" hükmünü içermektedir.Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2830 E. , 2024/4500 K. Sayılı Kararında \" davalı vekili tarafından muhtırada belirtilen istinaf harçlarının yatırılmadığı, İlk Derece Mahkemesinin 21/02/2024 tarihli HMK’nın 344/1. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği” gerekçesiyle 21/02/2024 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, karar verildi.\" denilmiştir. Bu itibarla her ne kadar davalı tarafça 17.09.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru harcı yatırılmışsa da harç ikmali için verilen kesin sürenin geçmiş olduğu, neticeten ilk derece mahkemesince  istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair kararın yerinde olduğu anlaşılmış, verilen  kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiştir. HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmektedir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle,\t<br>Davalının istinaf başvurusunun reddine yönelik HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  20/10/2025<br>            </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e877127e810bf5a7","SID":"bb7dc6e44f34b690"}}