{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:14/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:03/03/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:14/10/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... arasında gerçekleşen ticari ilişkiler neticesinde davalı ...’nin davacının alacağına karşılık ... Bankasına ait 30 Kasım 2016 vade tarihli 10.800,00 TL tutarında çek keşide ederek davacıya verdiğini, akabinde davacının çeki yetkilisi bulunduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına cirolayarak başka bir şirkete verdiğini, bu şirketinde davaya konu çeki ... Tüketim Malları San. Ve Tic. A.Ş isimli şirkete verdiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını ... Tüketim Malları San. Ve Tic. A.Ş isimli şirketin davacı ve davalı aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. icra takibi başlattığını, icra takibine konu dosya borcunun tamamının davacı tarafından ödendiğini, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayanağı olan ... Bankasına ait 30 Kasım 2016 vade tarihli 10.800,00 TL tutarında çek zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığını, davalının davacı tarafa ait taşınmazı kiralayarak toptan ayakkabı işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında bu sebeple kira ilişkisi oluştuğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişki kiralayan ve kiracı ilişkisi olduğunu, icra takibine konu çekte taraflar arasındaki kiralayan kiracı ilişkisine istinaden verilmiş bir çek olduğunu, davalının davacı tarafa ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğu dönemde davalının işyerine, üst katta bulunan ve davacıya ait olan taşınmazdan uzun süre boyunca su sızıntısı meydana geldiğini, su sızıntısından dolayı davalının hem işyeri hem de işyerinde bulunan malzemeleri ciddi anlamda zarar gördüğünü, su sızıntısından kaynaklanan arızanın, davacı tarafından giderilmeyince, davalı 08.09.2014 tarihinde noter vasıtasıyla tespit yaptırdığını, Antalya 1. Noterliği 08/09/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı tutanakla “…Yukarıda adresi yazılı bulunan ayakkabıcı dükkânında yaptığım tespit sonucunda çok miktarda su sızıntısının olduğu, birçok ayakkabı kutularının alt kısımlarının ıslak olduğu, hatta asma katta kalan zemin kata dahi su sızıntısının olduğu, birçok ayakkabı ve kutularının ıslanmış olduğu…” yönünde tespit yapıldığını, davalının su sızıntısından kaynaklanan arızalar nedeniyle 18.000,00 TL tutarında zararı olduğunu, bu zararlardan kira bedeli mahsup edildiğini, davaya konu çekin verilme sebebinin bu olduğunu, davalının 18.000,00 TL alacağı nedeniyle Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün ... takip sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve icra takibine itiraz edilmesi üzerine Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. sayılı dosyadan itirazın iptali talepli dava görüldüğünü, icra takibine konu çek ise kira karşılığı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; \"...Eldeki dosyada; davalının keşidecisi davacının lehtarı olduğu 30 Kasım 2016 vade tarihli 10.800,00 TL tutarında çekin karşılıksız çıktığı, ... Tüketim Malları San. Ve Tic. A.Ş isimli şirketin davacı ve davalı aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. icra takibi başlattığı, icra takibine konu dosya borcun tamamının 18.02.2019 davacı tarafından ödendiği, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası ile 26.02.2019 tarihinde  icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.<br>Dava konusu çekin vade tarihinden itibaren 3+1 yıllık keşideciye başvurma süresi 2020 yılının kasım ayında dolduğu davacının ise  davalıya karşı zamanaşımı süresi içerisinde  26.02.2019 tarihinde icra takibi başlattığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.<br>Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve kararlar ışığında değerlendirildiğinde; çek bedelini cirantaya ödeyen  çek lehtarı konumundaki davalının, keşideciye sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müracaat hakkının bulunduğu, keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin kendisi üzerinde olduğu, ancak buna ilişkin delillerini ibraz edemediği anlaşılmakla davalının takip ve dava konusu çek nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple takibin çek miktarı üzerinden devamına yönelik olarak  davacının davasının kısmen  kabulüne ve alacağın likit oluşu dikkate alınarak icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\" şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, davacının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak, davalının keşideci konumunda olduğu çekin konu edildiği takip dosyasına (Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ) yapmış olduğu ödemenin 10.800 TL'lik kısmına yapılan itirazı iptal ettiğini ancak; kararın isabetsiz olduğunu, davacının, davalının keşide etmiş olduğu çeki zamanında ödemediği/karşılığını banka hesabında bulundurmadığı için, çekin yasal hamil tarafından takibe konu edildiğini, takipte ciranta olarak borçlu görünen davacının çek bedeli ile beraber takip harç ve masraflarını ödemek zorunda kaldığını, bu miktarın 17.215, 98 TL olduğunu; davacının bu miktarı Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına ödediğini ve akabinde çekin keşidecisi olan davalıya Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. ( Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E.)  sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacının, davasındaki hukuki sebebi '' sebepsiz zenginleşme '' olarak nitelediğini ki bu duruma göre de davalının keşideci olduğu çekin konu edilmiş olduğu takip dosyasına ödeme yapmadığını, dosyanın kapak hesabının davacı tarafından ödendiğini ve davalının davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödeme miktarınca davacıya nazaran zenginleştiğini, dolayısı ile yerel mahkemenin takibin ferilerini görmezden gelerek sadece çek bedeli kadar miktar üzerinden kabul kararı vermesinin isabetsiz olduğunu, diğer yandan; yargılamaya konu vakaya uygulanacak kanun ve hukuki niteleme görevinin bizzat mahkemenin kendisinde olduğunu; mahkemenin, davacının hukuki nitelemesi ile bağlı olmadığını, davacının, davalının keşide etmiş olduğu çekin karşılığını ödemediği/çek bedeli kadar parayı banka hesabında bulundurmadığı için davacının katlanmak zorunda kaldığı zarar miktarının sabit olduğunu; bu miktarın sadece çek bedeli olmadığını, çek bedeli yanında, takibin ferileri olan vekalet ücreti, harç ve masraf toplamının da davacının zararına dahil olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu dayanağı olan ... Bankasına ait 30 Kasım 2016 vade tarihli 10.800,00 TL tutarındaki çekin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle huzurdaki davanın da zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili ...'nin davacı yana hiçbir borcu bulunmadığını, zira müvekkili ile davacı yan arasında, davacının iddialarının aksine herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili ...'nin, davacı yanın kiracısı olduğunu, kiraya konu mecurda toptan ayakkabı işletmeciliği yaptığını, dava konusu çekin de taraflar arasındaki işbu kira ilişkisine istinaden verildiğini, ancak müvekkilinin, kiralanan mecurda bulunduğu sırada müvekkilin işyerini, üst katta bulunan ve davacıya ait olan taşınmazdan gelen su sızıntısı sebebiyle su bastığını, bu nedenle müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu işyeri ve işyerinde bulunan ürünlerin ciddi anlamda zarar gördüğünü, müvekkili ...'nin ise Antalya 1. Noterliği'nin 08/09/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı tutanağı ile 18.000,00 TL tutarında zararı olduğunu tespit ettirdiğini, dava konusu çekin ise, meydana gelen 18.000,00 TL tutarındaki zarar ile kira bedelinin mahsup edilmesi sonucunda verildiğini, yani dava konusu takibe konu çekin kira karşılığında verildiğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu,  davacı yanın dava dilekçesi ile; \"taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu ve bu sebeple davacının alacağına karşılık müvekkilin dava konusu çeki keşide ettiğini\"  iddia ettiğini, ancak taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkin olmadığının ve dava konusu çekin kira ilişkisine istinaden verildiğinin dosya kapsamı ile ortaya çıktığını, bu kerre ise davacı yanın 24/01/2022 tarihli dilekçesi ile; \"davacının, davalıdan talebi taraflar arasındaki temel borç ilişkisine değil sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır\" şeklinde açıklama yaptığını, iddianın genişletilmesi mahiyetindeki işbu açıklamaya muvafakat edilmediğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>A-Davalı vekili, istinaf dilekçesinde, davacının iddialarının aksine herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili ...'nin, davacı yanın kiracısı olduğunu, kiraya konu mecurda toptan ayakkabı işletmeciliği yaptığını, dava konusu çekin de taraflar arasındaki işbu kira ilişkisine istinaden verildiğini beyan etmiştir. Yargılama sürecinde, davanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verildiği, dosya kendisine tevdi edilen Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin de karşı görevsizlik yönünden usulden ret kararı verdiği, mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile, dava dilekçesi ekinde sunulan çek fotokopisinde çek üzerinde temel hukuki ilişkiye dair bir ifadenin bulunmadığı, çeke dayalı alacağın talep edildiği, kira ilişkisi temeline dayalı bir talepte bulunulmadığı gerekçeleriyle, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Dosyada, ilgili çekin kira ilişkisi çerçevesinde verildiğine yönelik bir delil olmamakla, bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>B-Davalı vekili, davacı yanın dava dilekçesi ile; \"taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu ve bu sebeple davacının alacağına karşılık müvekkilin dava konusu çeki keşide ettiğini\"  iddia ettiğini, ancak taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkin olmadığının ve dava konusu çekin kira ilişkisine istinaden verildiğinin dosya kapsamı ile ortaya çıktığını, bu kerre ise davacı yanın 24.01.2022 tarihli dilekçesi ile; \"davacının, davalıdan talebi taraflar arasındaki temel borç ilişkisine değil sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır\" şeklinde açıklama yaptığını, iddianın genişletilmesine muvafakatlarının olmadığını beyan etmiştir. Kural olarak; usul hukuku sistemimizde ferdileştirme sistemi değil, vakıalara dayandırma sistemi geçerlidir.  HMK.nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları re'sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir (04.06.1958 ve 15/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Dosya, icra dosyasında talep edilen alacak miktarına yapılan itiraz üzerinde görülen itirazın iptali davasıdır. Alacağın dayanağı dava dilekçesinde belirtilmiştir ve mahkemece bu çerçevede inceleme yapılması gerekir. Alacağın dayandığı hukuki sebeple mahkeme bağlı değildir.<br>Davalı vekili, çekin zaman aşımına uğradığını ayrıca davanın da zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür. 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 814, çekten dolayı sorumlu olanlara kullanılabilecek müracaat hakkını düzenlemektedir. TTK m. 814/2 gereği; çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Davaya dayanak olan icra takip dosyasındaki takip talebine ek ödeme belgeleri 2019 yılına aittir ve icra takibi de 2019 yılıdır. TTK m. 818/1,p gereği, zaman aşımının kesilmesine dair 750 ve 751 inci maddeler çekler hakkında da uygulanır. TTK m. 750 gereği de takip talebinde bulunulması zaman aşımını keser. Dava tarihinin de 28.01.2020 olmakla, iş bu dava zaman aşımı süresi dolmadan açılmıştır. Davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. <br>C-İlk derece mahkemesince, gerekçede, kambiyo senetlerine ilişkin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre inceleme yapılmıştır. <br>Keşideci ya da kabul etmiş muhatabın, hamilin zaman aşımı sürelerini kaçırması veya senede dayanan hakların muhafazası için gerekli işlemlerde ihmal göstermesi sebebiyle, kambiyo senedinden doğan borçlarından kurtularak hamilin zararına ve sebepsiz yere zenginleşmeleridir (YASAN, Mustafa., //Yeni Ticaret Kanunu Tasarısı Hükümleri ile de Karşılaştırmalı Olarak// Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Ankara 2008, s. 315; Benzer geniş açıklamalar için bkz; Bozgeyik, Hayri: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, AÜEHFD, Cilt:VII, Sayı:1-2, Haziran-2003, Sahife:589 vd. ; POROY, Reha/TEKİNALP, Ünal., Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, İstanbul 2005, s. 231)<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sebepsiz Zenginleşme” başlıklı 732.maddesi şu şekildedir;<br>\"(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.<br>(2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.<br>(3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez.<br>(4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.\"<br>6102 sayılı TTK 818/1,m gereği; yukarıda sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hüküm çekler hakkında da uygulanır.<br>Somut uyuşmazlıkta, çekin ibraz tarihi 30.11.2016'dır. İbraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıllık sürenin sonu 30.11.2019'dur. Takip tarihi itibari ile zaman aşımı kesilmiştir ve dosyada çek zaman aşımına uğramamıştır. TTK m. 732'nin uygulanma şartları mevcut değildir. Davalı vekilinin, çeke ilişkin zaman aşımına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.  <br>D-İlk derece mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar gereği, kambiyo senetlerine mahsus sebepsiz zenginleşme şartları olmamasına rağmen bu yönde gerekçe ile hüküm verilmesi yerinde olmamıştır. Bu yönden mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.<br>Ayrıca, TTK m. 810; \"(1) Hamil, başvurma yolu ile;<br>a) Çekin ödenmemiş olan bedelini,<br>b) İbraz gününden itibaren bu tutarın faizini,<br>c) Protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve<br>d) Çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Bu yönlerden, dosya kapsamında, başvurma hakkının kullanılması şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle, davacının takip konusu yapılan tutara yönelik davasının tam kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Bu yönüyle, davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.<br>E-Dairemizce re'sen yapılan incelemelerde ise, davacının, dava açarken 207,93 TL peşin harç yatırdığı görülmektedir. Dava, itirazın iptali davasıdır ve nispi harca tabidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu 29/3 gereği, İlama dayanmayan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir. Dava dilekçesinde, icra dairesine yatırılan harcın mahsup edilmesinin talep edildiği ve bu harç mahsup edilerek, 207,93 TL harcın alındığı anlaşılmaktadır. Yatırılan harç miktarının  bu haliyle, 294,01 TL olduğu anlaşılmıştır. Harçlar kamu düzeninden olduğundan ve yargılama makamlarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaları gerektiğinden, Dairemizce hükümde bu husus düzeltilmiştir.<br>Yine, davaya dayanak icra takibinde, asıl alacağın, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yıllık % 9 faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince ise, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. \"Taleple bağlılık ilkesi\" emredici nitelikte olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca kendiliğinden göz önünde tutulur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2022/134 Esas, 2023/540 Karar).<br>Her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ... Karar sayılı içtihadında, her emredici hükmün ihlali halinde veya her emredici hükmü ihlal eden bir kararın kamu düzenine aykırı bulunduğundan söz edilemeyeceği belirtilmiş ise de, yargılama hukukunun hakim ilkelerine aykırılık halleri, temel yargısal hata olacağından istinaf incelemesinde kendiliğinden göz önünde bulundurulur. Taleple bağlılık ilkesi de yargılama hukukunun hakim ilkelerinden biri olup, kamu düzenindendir ve HMK m. 355 gereği bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir (Aktepe Artık, Sezin, İstinaf Kanun Yolunda Kamu Düzeni Kavramı, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Ocak-Şubat 2018, Sayı 134, s. 281). Bu açıklamalar ışığında, taleple bağlılık ilkesi göz önüne alınarak, hüküm oluşturulmuştur.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının, anılan re'sen sebepler ve gerekçe de dahil olmak üzere kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-A-Davanın KABULÜ İLE; davalının Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE; takibin aynen DEVAMINA,<br>B-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki 3.443,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>C-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, <br>D-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.176,02 TL harçtan peşin alınan 207,93 TL  ve Harçlar Kanunu m. 29/3 gereği mahsup edilen 86,08 TL harç toplamı olan 294,01 TL'nin mahsubu ile 882,01 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irad kaydına, <br>E-Davacının yatırmış olduğu ilk dava masrafı olan 348,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>F-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>G-İlk derece mahkemesince yazılan harç tahsil müzekkelerinin ilk derece mahkemesince iptaline,<br>H-Davacının yapmış olduğu posta ve müzekkere ücretinde ibaret toplam 114,00 TL'nin  davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, <br>I-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.215,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>İ-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Alınması gerekli 737,74 TL istinaf karar harcının davalının yatırdığı toplam istinaf karar harcından mahsubu hazineye gelir kaydına, bakiye miktarın karar kesinleştiğinde istek halinde İADESİNE,<br>b-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 109,46 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı,  104,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 325,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfd561a5920324d0","SID":"49e8c47d2ae0cbf0"}}