{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2025/1587 <br>KARAR NO\t: 2025/1646<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/521 (E) -  2025/515 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/02/2024 tarihinde, müvekkiline ait  ... plakalı araç ile...  plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu  davacının aracının hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100 TL hasar tazminatı, 10.000 TL değer kaybı tazminatı ve 100 TL araç mahrumiyet tazminatının  haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca ekspertiz ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalılardan  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/2. maddeleriyle 6102 sayılı Ticaret Kanununun 5/A-1 maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın ilk olarak Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/437 Esas sayılı dosyası ile ikame edilmiş olup işbu mahkeme tarafından 01/08/2024 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, 05/08/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılarak arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü ve anlaşmama olarak sonuçlandırıldığını, akabinde 30/04/2025 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/437 Esas - 2024/496 Karar sayılı dosyası kesinleşerek Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/521 Esas sayılı dosyanın açıldığını, mahkeme tarafından arabuluculuk evrakını sunmaları için 1 haftalık kesin süre verildiğini, süresi içerisinde evrakı sunmalarına rağmen davanın arabuluculuk dava şartı eksikliği sebebiyle reddedildiğini, arabuluculuk başvurusunun Asliye Hukuk Mahkemesi kararı kesinleşmeden sonuçlandığını, Asliye Ticaret Mahkemesinin esas incelemeye girmeden dosyaya arabuluculuk tutanağının ibraz edildiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre görevsizlik kararı verildikten sonra işbu karar kesinleşene kadar arabuluculuk başvurusu yapılmasının yeterli kabul edildiğini, dolayısıyla mahkeme tarafından verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar, değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanun'un 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 31. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen (6102 sayılı TTK) 5/A maddesine göre, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.Somut olayda, dava ilk olarak 10/07/2024 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece 12/07/2024 tarih ve 2024/437 E. 2024/496 K. sayılı kararıyla ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, 30/04/2025 tarihinde karar kesinleşmiş, dava dosyasının 30/05/2025 tarihinde tevzi edildiği mahkemece yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davacı vekilinin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/521 E. sayılı dosyasına 02/06/2025 tarihinde sunduğu dilekçe ekinde yer alan arabuluculuk son tutanağına göre dava dosyası henüz Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmeden önce davacı vekili tarafından 05/08/2024 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, tarafların anlaşamadığına dair  son tutanağın ise 13/09/2024 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Eldeki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince  yatırana  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,   5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/11/2025 <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c71d99b7d0dffe89","SID":"067de4a5eccbcbfa"}}