{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1768 - 2025/2040<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1768 <br>KARAR NO\t: 2025/2040<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/257 E.  -  2022/421 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2022 tarih ve 2020/257 E. - 2022/421 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı tarafından ''...\" markası için 12/35/37/39 sınıflarında tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının reddedildiğini,  müvekkilinin <br>2017/48703/ \"... inşaat sanayi ve ticaret anonim şirketi\", <br>2016/94099/ \"...\", 2018/98498/ \"... ...\",  2018/100995/\" ...\", <br>2007/60268/ \"... holding\", 2006/35658/ \"... şekil\", 2006/35656/ \"... <br>şekil\", 2006/11166/ \"... şekil\", 2005/56960/ \"... ...\", 2005/56959/ \"... ..., <br>2004/32030/ \"... şekil\", 2003/17230/ \"... şekil” seri markalarının olduğunu, taraf markaların aynı sınıflarda bulunduğunu, markanın <br>görsellerindeki benzerliğin karıştırma ihtimalini güçlendirdiğini, \"...\" markasının <br>müvekkiline ait markaların tanınırlığından haksız bir avantaj sağladığını ileri sürerek, Türk Patent ve Marka <br>Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 07.10.2020 tarihli 2020-M-8174 sayılı kararının <br>iptaline; 2019/32452 başvuru numaralı \"...\" ibareli marka başvurusunun tescili <br>halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>            Davalı ... vekili,  verilen kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, davacının itiraz sebeplerini genişletmesine muvafakatleri olmadığını, davacının itirazının kaynağının \"...\" kelimesi olduğunu, bu ibarenin ön takı olduğunu, \"...\" ibaresinin \"...\" anlamındaki ''...\" kelimesinin İngilizce dilindeki karşılığının kısaltılmış hali olduğunu, müvekkilinin davacının adını veya ticari itibarını piyasada kullandığını gösteren emare veya <br>iddianın bulunmadığını, marka şekilleri arasında gözle görülür farklılıklar bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar <br>verilmesini talep etmiştir. \t <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davalının \"...\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel olarak benzerlik bulunmadığı, ancak sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının \"...\" markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2020-M-8174 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2019/32452 nolu \"...+Şekil\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin “... ...” markasıyla davacı markaları arasında yalnızca sesçil ve anlamsal benzerlik bulunduğu gerekçesiyle iltibası kabul etmesinin hatalı olduğunu, oysa 6769 sayılı SMK m.6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin doğabilmesi için markalar arasında tarihsel öncelik, aynı veya benzer mal ve hizmetler, ayırt edilemez benzerlik ve halk nezdinde iltibas ihtimalinin bir arada bulunmasının gerektiğini, markaların bütünsel izlenim esas alınmadan yalnızca ortak “...” ibaresine dayanılarak karar verildiğini, “...” ibaresinin “...” (...) kelimesinin kısaltması olup coğrafi anlam taşıdığını ve denizcilik sektöründe yaygın, düşük ayırt ediciliğe sahip bir ifade olduğunu, bu nedenle tek başına karıştırılma ihtimali doğuramayacağını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan karıştırma veya ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, mahkemenin yalnızca zayıf ortak unsur üzerinden hüküm kurarak SMK m.6/1’deki koşulları yanlış uyguladığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı itirazının yalnızca “...” ibaresine dayandığını, bu ibarenin “...” (...) kelimesinin kısaltması olup, coğrafi kaynak bildirdiğini ve 6769 sayılı SMK m.7/5 gereği dürüst ticari kullanım kapsamında korunması gerektiğini, müvekkilinin markasında “...” ibaresinin faaliyet gösterilen coğrafi bölgeye işaret ettiğini ve ayırt edici nitelik taşımadığını, dolayısıyla kullanımının ihlal oluşturmadığını, mahkemenin coğrafi terimi bir markaya özgüleyerek yasaya aykırı değerlendirme yaptığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu hâlde mahkemenin aksi kanaate dayandığını, denizcilik alanında kullanılan teknik şekillerin zorunlu nitelikte olduğunu ve tasarım farklılıklarının detaylarda ortaya çıktığını, işitsel olarak da “...” ibaresinin tek başına benzerlik doğurmadığını, hedef kitlenin tacirlerden oluştuğunu ve bu alıcıların basiretli davranma yükümlülüğü gereği markaları karıştırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını ve davalı markasının bağlantılı olduğu şirket sicil kayıtlarının dosyaya celbedilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemece hizmet benzerliğine dayanılarak verilen kararın bu haliyle coğrafi terim içeren tüm markaların hükümsüzlüğüne yol açacak nitelikte olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da ön takıdaki benzerliğin iltibas için yeterli görülmediğini, dosya delilleriyle çelişen şekilde sesçil ve anlamsal benzerlik bulunduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davalının \"...\" ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK m.6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira her iki taraf markalarının da \"...\" asıl unsurlu olduğu ve aynı veya benzer emtealar yönünden kullanılmak istendiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85cea44d47d72ff6","SID":"5ffa30d703e2a80f"}}