{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1766 - 2025/2038<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1766 <br>KARAR NO\t: 2025/2038<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br> \t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/177 E.  -  2023/161 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı iptali - Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 tarih ve 2022/177 E. - 2023/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı gerçek kişi tarafından  2020/142234 <br>sayılı “...” markası için 36. sınıfta başvuru yapıldığını, bu başvurunun <br>ilanına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, bu itirazın 22.03.2022 tarih ve 2022- M-2924 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa taraf markaların görsel olarak ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markaların herkes tarafından bilinen markalar olduğunu, başvuruda yer alan “...” ibarelerinin, tescili talep edilen sınıflar <br>bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenle markanın esaslı unsurunun \"...\" <br>ibaresi olduğunu, <br>6/6 maddesine atıfta bulunarak \"www.....com.tr\" olan adının müvekkiline ait olduğunu, davaya konu marka sahibinin müvekkilinin markalarından <br>haberdar olmasına rağmen, müvekkilinin markalarının benzerini tescile konu etmesi ile kötü <br>niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 22.03.2022 tarih ve 2022- M-2924 sayılı <br>kararının iptaline, 2020/142234 sayılı “...” marka başvurusunun tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin emlak sektöründe hizmet verdiğini, tarafların markaları arasında görsel, işitsel açıdan benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait 99/000295 sayılı \"...\" esas unsurlu ve 2018/83525 sayılı \"... ...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, emtia benzerliğinin de oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle  başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2022-M-2924 sayılı YİDK kararının iptaline, 2020/142234 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar vermiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kullanmış olduğu ''...'' markası ile davacıya ait ''...'', ''...'', ''... ... şekil'' ve ''... ... şekil'' markaları arasında görsel, işitsel açısından benzerlik bulunmadığını, benzer alıcı çevresine hitap etmediğini, aynı sektörde hizmet vermediğini, taraf markaları arasında iltibas oluşamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markası ile davacının itiraza mesnet markalarının ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimalinin de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, ilgili tüketicilerin başvuruya konu \"...\" ibareli marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları, bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen markalar olarak algılayabileceğini, davacı markasının tanınmış olma şartlarının gerçekleşmediğini, davalının kötü niyetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının \"şekil+...\" ibareli marka tescil başvurusu ile davacıya ait 99/000295 sayılı \"...\" esas unsurlu ve 2018/83525 sayılı \"... ...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, emtia benzerliği şartının da oluştuğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı şahıstan ve davalı ...'ten alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şahıs ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davalı şahıstan ve davalı ...'ten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5404c7051caa839a","SID":"09bc47c065b5c435"}}