{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/1806 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1941<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t : 2019/319 Esas 2021/1179 Karar <br>KARAR TARİHİ\t\t : 18/01/2022<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 30/11/2018 günü adına kayıtlı ... plakalı ticari kamyonla eski Kemalpaşa yolunu takiben Bağyurdu istikametine doğru seyir halinde iken davalılardan ... Şirketine ait olan ve davalılardan ... tarafından kullanılan ...  plakalı ticari kamyonla çarpıştığını, müvekkilin aracında ağır hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ... 'ün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkile ait aracın pert haline geldiğini ve müvekkile toplam 85.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilin kaza nedeniyle aracı perte ayrıldığını ve aracından mahrum kaldığını, müvekkile sigorta şirketi tarafından 48 gün sonra ödeme yapıldığını, müvekkilin yeni araç edinebilmesi için gerekli makul sürenin de eklenmesi halinde müvekkilin iki ayı aşkın süre boyunca aracını kullanamadığı ve ticari kazanç kaybı meydana geldiğini, müvekkilin ortalama günlük kazancının aracını çalıştırması nedeniyle yapılması gereken tüm zorunlu giderler düşüldükten sonra 400 TL olduğunu, yine müvekkilin kaza nedeniyle fiziksel ve psikolojik rahatsızlık yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; manevi tazminat talebi tutarı aynı kalmak üzere, toplam 9.860,00 TL kazanç kaybı alacağının kaza tarihi olan 30.11.2018 tarihinden  itibaren davalılardan ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan  kaza tarihi olan 30.11.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ...  Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasında sürücü diğer davalı ... 'ün kazanın oluşunda %100 kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davalı müvekkil şirketin kazaya karışan aracın maliki olduğunu, kazadan dolayı davacının zararının derhal karşılandığını, davacı tarafın günlük net 400 TL ticari kazancının olduğu ve bu kazancından mahrum kalması nedeniyle zararının doğduğu yönündeki iddianın kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca 7.000 TL tazminat tutarının da fahiş olduğunu ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını manevi zarar tazmini talebinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Karşıyaka Arabuluculuk Bürosunun 2019/225 Dosya 2019/48385 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi tarafından davacı ...  adına düzenlenen 04/12/2018 tarihli Durum Bildirir Raporu, ...  Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ...  plakalı araca ait olarak düzenlenen ...  numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, Hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 02/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, ...  ve ...  plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, ...  plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odasının 29/06/2020 havale tarihli yazı cevabı, Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/198 Esas sayılı dosyası, Trafik alanında uzman bilirkişinin 20/02/2020 havale tarihli raporu, Otomotiv alanında uzman bilirkişinin 09/04/2021 havale tarihli raporu, Otomotiv alanında uzman bilirkişinin 02/08/2021 havale tarihli ek raporu, Davacı vekilinin 15/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından davacının 08/12/2021 tarihli başvurusu üzerine davacı adına düzenlenen Durum Bildirir Raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı şirkete ait olan ve davalı ... 'ün sürücüsü olduğu aracın sigortalarını tanzim eden sigorta şirketlerince hasar bedelinin kaza tarihinden 48 gün sonra ödenmesinin sorumluluğu davalılara yükletilemeyeceği gibi dava konusu aracın emsalinin kaza tarihinden itibaren 10 gün içinde temin edilebileceği tespiti de göz önünde bulundurulduğunda, davalıların davacıya ait aracın temin edilebileceği makul süre açısından sorumlulukları bulunduğu, bu kapsamda davacının davalılardan dava konusu aracın emsalini temin edebileceği 10 günlük süre boyunca, emsal aracın kira bedelinin günlük 170,00-TL olması sebebiyle (170,00-TL*10) 1.700,00-TL talep edebileceği, dava konusu trafik kazası sebebiyle davacının bedeni olarak zarar görmediği ve maddi hasar ile sonuçlanan trafik kazası sebebiyle davacının manevi yönden herhangi bir zararının oluşmadığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ikame araç bedeli talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, 1.700,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8.160,00 TL maddi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat yönünden Mahkemenin red gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin hiçbir kusurunun bulunmadığı kazada, aracın pert haline geldiğini, şans eseri hayatını kaybetmediğini, müvekkilin kaza akabinde psikolojik rahatsızlık yaşadığını, araç kullanamadığını ve 1 ay boyunca evden çıkamadığını, müvekkilin travma sonrası stres bozukluğu yaşadığına dair raporun dosyaya arzedildiğini, tüm bu süreçten davalıların sorumluluğu bulunmadığının ve tüm sorumluluğun sigorta şirketinde olduğunun kabulünün hukuka aykırı oluğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporu da kabul etmediklerini, zararın sadece kamyonun çalışmamasından kaynaklı zarar olarak tespiti hakkaniyete aykırı olduğu gibi bilirkişi tarafından belirlenen günlük kazanç kaybı tutarının da hatalı olduğunu, manevi tazminatın kısmen kabulü halinde verilecek vekalet ücreti tutarının davacı lehine verilecek olandan fazla olması kanunda belirtilmişken tümden reddi halinde talep miktarı kadar vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek; istinaf talebinin kabulüne karar verilmesini, İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/319 E ve 2021/1179 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  ilk derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davacının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık,  maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>İDM'nce davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de;  İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte 6098 Sayılı TBK un 61 inci maddesi uyarınca müteselsilen sorumludur. Yine  6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.<br>Somut olayda, 30/11/2018 tarihinde 15.30 sıralarında davalı şirkete ait diğer davalı ...  sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı ticari kamyon ile eski Kemalpaşa yolu üzerinde E-96 istikametinden Bağyurdu istikametine seyir halinde iken ...  Fabrikası önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği esnada  aracının ön kısımları ile davacı sürücü ...  sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı ticari kamyona çarpması sonucu  yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>İDM tarafından alınan trafik uzmanı bilirkişinin 18/02/2020 tarihli raporuna göre ;  davalı sürücü ... 'ün yönetimindeki araçla kontrolsüz şekilde seyrettiği, şerit ihlalinde bulunduğu, tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışları ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinden %100 asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücü ... 'ın kendisine atfedilebilecek bir kusurunun bulunmadığının rapor edildiği, raporun kazanın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve toplanan delillere uygun olduğu belirlendiğinden, hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. <br>Maddi tazminat yönünden; Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araçta oluşan hasarın ağırlığı, aracın tamirini ekonomik kılmaz ve araç pert/total işlemine tabi tutulursa zarara uğrayanın talep edebileceği tazminat miktarı, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden pert total değerinin mahsubu ile bulunacak gerçek zarar ile benzer nitelikteki bir aracı temin edebileceği makul bir süredeki ikame araç bedeli/kazanç kaybından ibarettir. Aracın onarımının ekonomik olmamasına rağmen zarar gören onarım yaparak kullanmış olsa bile  pert-total uygulaması ile belirlenen zarardan fazlasını isteyemeyeceği gibi, böyle bir araç için değer kaybı da söz konusu olmayacağından sadece muadil bir aracın yeniden satın  alınması için geçen süre bakımından ikame araç bedeli istenilebilir. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz. <br> Ticari kazanç kaybı tazminatının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.12.2019 gün ve  E:2017/5583, K:2019/11651 sayılı kararında belirtildiği üzere; “davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerekmektedir.<br>Ayrıca, davacının aracının pert olması nedeniyle isteyebileceği ikame araç zararı/kazanç kaybı yanızca aynı nitelikte bir aracı temin edebileceği makul süre olup, bu sürenin bilirkişi raporlarında 58  gün olarak belirlenip kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçleri ve ticaret odası müzekkere cevabı dikkate alınarak günlük 170,00 TL'den toplam 9.860,00 TL mahrumiyet zararının hesaplanmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak İDM'nin sigorta ödemesinden sonra araç alımı için gerekli sürenin 10 gün olduğunu kabul ederek 1.700,00 TL maddi tazminata hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirlendiğinden, bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>Manevi tazminat bakımından ise; manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır.<br> Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme  saldırı  (TMK 26), nişan  bozulması  (TMK 121),  evlenmenin feshi (TMK  158), bedensel zarar ve öldürme (BK 47 - TBK 56) ile kişilik haklarının zedelenmesidir. (BK 49 - TBK 58) Bunlardan  4721 Sayılı TMK.’nun  24. maddesi ile TBK 58 (BK 49) maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK  26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır.<br> TMK’nun 24. ve TBK’nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. <br>Keza,  Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarında da belirtiltiği üzere bir kişinin fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerlerine iradesi dışı saldırma sonucu meydana gelen eksilme ve kayıplar manevi zararı oluşturur. Kişilik,  insanı eşsiz kılan düşünce, duygu ve davranışların bir birleşimidir. Bu tür kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse, manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Kanunlarımız,  manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar; kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi, bedensel zarar ve öldürmedir.<br>Eldeki davada, davacı için trafik kazasından sonra düzenlenen muayene raporunda yaralanmanın tespit edilmediği, davacı tarafça sunulan psikiyatri muayene raporunun kaza tarihinden 6 ay sonrasına ilişkin olduğu ve kaza ile oluştuğunun sabit olmadığı, böylece  davalıların davacıya karşı bedensel veya ruhsal bütünlüğüne saldırı teşkil eden haksız bir eylemi bulunduğu ispatlanamadığından; ilk derece mahkemesince davacının manevi tazminat davasının reddine karar verilmesinde de hukuka aykırılık olmadığından, davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedenleri  usul ve yasaya uygun değildir.<br>Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinafına gelince; mahkemece verilen ilk hükümde maddi tazminat yönünden davacı lehine 5.100,00 TL, davalı lehine 1.700,00 TL vekalet ücreti takdir edildiği, davalı tarafın hükmün tashihi talebi üzerine 18/01/2022 tarihli ek kararla maddi tazminat yönünden davacı lehine 1.700,00 TL, davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücreti takdir edildiği, tamamen reddedilen manevi tazminat yönünden de davalı lehine 5.000,00 TL vekalet ücreti takdir edildiği, İDM hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10 ve 13. Maddeleri kapsamında maddi tazminat yönünden  davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin 3. Kısmına göre hükmedilecek ücret davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, manevi tazminat yönünden manevi tazminat talebinin tamamen reddi durumunda bu tarifenin 2. Kısmının 2. Bölümüne göre vekalet ücreti tayin edileceği düzenlemeleri karşısında İDM'nin kabulüne göre, kabul edilen maddi tazminat miktarı itibariyle davacı lehine 1.700,00 TL, davalı lehine 1.700,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden; tamamen reddedilen manevi tazminat talebi olan 5.000,00 TL miktar göz önüne alınarak davalı lehine 5.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu yönden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin maddi tazminatın miktarına ve vekalet ücretine yönelik istinafı dışında diğer tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin maddi tazminatın miktarı ve vekalet ücretine yönelen istinaf başvurusu yerinde olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı ve ek kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 9.860,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının reddine şeklinde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin maddi tazminatın miktarına ve vekalet ücretine yönelik istinafı dışında diğer tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin maddi tazminatın miktarı ve vekalet ücretine yönelen istinaf başvurusu yerinde olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE,  <br>3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/319 Esas 2021/1179 Karar sayılı 18/01/2022 tarihli kararı ve ek kararının KALDIRILMASINA, <br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ İLE;<br>b)9.860,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,<br>c)Davacı tarafından yatırılan 204,93 TL peşin harç ile 48,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 253,78 TL'nin alınması gereken 673,53 TL karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 419,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 253,78 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>ç)Davacı tarafından yapılan 66,00 TL elektronik tebligat, 289,10-TL tebligat, 124,50-TL posta masrafı, 900,00 TL bilirkişi ücreti ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.424,00 TL yargılama gideri davanın kabul oranı olan %66'ya göre hesaplanan 939,84 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>d)Davalılar tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davanın ret oranı olan %34'a göre hesaplanan 17,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara eşit şekilde verilmesine, bakiye giderin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>e)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan maddi  tazminat tutarı üzerinden  9.860,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>f)Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,  <br>5-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 178,50 TL istinaf yargılama giderinden, davanın kabul oranı olan %66'ya göre hesaplanan 117,81 TL kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>8-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,<br>9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 24/10/2025  tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a9f50f5a24ca6a1","SID":"8a9e81b2c1d28908"}}