{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:10/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:15/04/2025<br>DAVANIN KONUSU:Alacak<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:10/10/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalının 25/03/2005 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirketin eski ortağı ...'in sahip olduğu 250,00-TL değerindeki 10 adet hisseyi devralarak şirket hissedarı olduğunu, şirket merkezinin Antalya'da olduğunu, şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketi temsilen şirket müdürü ... tarafından davalıya şirket ile ilgili her türlü işlemi gerçekleştirmesi için ... 1. Noterliği'nin 01/02/2005 tarihli ... yevmiye numaralı tam yetkili \"Düzenleme Şeklinde Vekaletname\" verildiğini, davalının da hissedar olduğu müvekkili şirket ile ... Firması ... şirketi arasında imzalanan 22/07/2005 tarihli sözleşme ile 4 adet villa ve mütemmim cüzlerin yapımı konusunda anlaşma sağlandığını ve sözleşme bedeli olarak KDV dahil ....-EURO bedel kararlaştırıldığını söz konusu işlerin tamamlanarak firmaya ve firmanın belirlediği şahıslara teslim edildiğini, söz konusu inşaatlar ile ilgili tüm işlerle özel vekaletle davalının ilgilendiğini, müvekkili şirket adına ... Bankası ... Şubesinde hesaplar açıldığını ve sözleşmeye konu işlerle ilgili para ve bu işle ilgili ödemelerin bu hesaplar üzerinden yapılmasının kararlaştırıldığını, bu hesapların davalı tarafından kullanıldığını, sözleşme gereği gelen havalelerin davalı tarafından çekildiğini, sözleşme gereği yapılmış tahsilatların tamamının şirket hesabına aktarılmadığını ve şirket ortağının bu işle ilgili hesap vermekten sürekli kaçtığını, davalının şirket adına bankalara yatan veya tahsil ettiği bedellerin tamamını şirket hesabına intikal ettirmediğinin ortaya çıktığını ve bugüne kadar da davalının paraları şirkete iade etmediğini, hal böyle iken davalının kendi suç unsuru içeren davranışlarını örtbas etmek ve bir an önce şirketin tasfiyesi ile meydana gelen durumdan kendisini kurtarmak için Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ikame ettiği davada ortaklıktan çıkmak istediğini belirttiğini ve şirketin feshi ile mal varlığının tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava ettiğini, dava dosyasının derdest olduğunu, davalının sürekli olarak hesap vermekten kaçınması üzerine 2009 yılı içerisinde .... şirketi ile temasa geçildiğinde müvekkili şirketle yapılan sözleşme gereği ödemelerin gerek banka havalesi ve gerekse davalı aracılığıyla yapıldığının bildirildiğini ancak tahsil edilen paraların tamamının davalı ortak tarafından şirkete iade edilmediğini, ...'da yapılan inşaatlar için 2005 ve 2006 yıllarında davalı tarafından şirket adına yapıldığı iddia edilen ve şirket merkezine gönderilen masraf ve harcamaların toplamının ... TL olduğunu, bunun ... Euro'ya tekabül ettiğini, davalının hissedar olduğu şirketin kendisine vermiş olduğu görevleri suistimal ederek yüklü miktardaki nakdi uhdesinde tuttuğu ve kendi adına menfaat sağladığından görevi sebebi ile güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçundan Bordum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... hazırlık sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafından şirket hesabına aktarılmayan tahsilatlar nedeniyle kredi, vergi ve sigorta borç bedellerinin ...'ın şahsi hesaplarından ödenmek zorunda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız olarak uhdesinde tuttuğu şimdilik ...-Euro'nun 2006 yılından itibaren işleyecek yabancı paraya uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; öncelikle davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ayrıca dava yasal süresi içerisinde açılmadığından zaman aşımı definde bulunduklarını, esasa ilişkin olarak, müvekkilinin şirket müdürü olan ...'ın mütecavizkar tutum ve davranışları neticesinde şirket ortaklıklarını sağlıklı bir şekilde sürdüremeyeceklerini anlamış olduğundan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davayı ikame ederek şirket ortaklığından çıkmak amaçlı dava açtığını, zira şirket müdürü ...'ın müvekkiline şiddet uygulamasından dolayı ceza aldığını, müvekkilinin şirket adına 3. kişilerden para tahsil etmesine ilişkin kendisine verilen bir yetki bulunmamasının yanı sıra davacının bilgisi dışında hiçbir işlem de yapmadığını, dava dışı firma tarafından ....-Euro para yatırıldığını, bu meblağ için davacının fatura kestiği ve defterlerine işlediği hususunun davacının da kabulü dahilinde olduğunu, davacının beyanlarının basiretli bir tacir olma hükmü ile bağdaşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah etmiş, ıslah dilekçesi ile;  zaman aşımı defini yenilediklerini, organını kaybetmiş bir şirket olan davacı şirket adına açılan davanın fiil ehliyeti yokluğu nedeniyle görülemezliğine ilişkin iddialarını sürdürdüklerini, davacı şirket adına vekaleten açılmış olan davada kullanılan vekaletnamenin sorunlu olduğunu, işbu vekaletnamenin iptali için Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılmış vekaletnamenin iptali davasının derdest olup sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların eksik ve yanıltıcı nitelikte olduğunu, ... Ltd Şti ile ... Şirketi arasındaki ilişkinin alelade bir inşaat sözleşmesi olmayıp, temlik sözleşmesine dayalı alım satım ilişkisi olduğunu, ... Ltd Şti ile dava dışı ... ve ... İnşaat Ltd Şti arasında Muğla ...'da bulunan taşınmaz üzerine 23/06/2005 tarihli arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre inşa edilecek 7 adet bağımsız bölümden 3 adedinin arsa sahibine, kalan 4 adedinin de müteahhit ... Ltd. Şti.'ne ait olacağının kararlaştırıldığını, ... Ltd Şti'nin kendisine düşen bu 4 villadaki tüm haklarını 22/07/2005 tarihli düzenlenen sözleşme ile KDV dahil ....-Euro karşılığında ... Şirketine devir ve temlik ettiğini, davacı tarafın sadece temlik sözleşmesinden bahsettiğini, ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden hiç bahsetmediğini, bu sözleşmede yapımı kararlaştırılan binaların sözleşmeye uygun şekilde inşa edilerek 3 bağımsız bölümün arsa sahiplerine, diğer 4 bağımsız bölümün de ... Firmasının talimatlarına uygun olarak hak sahiplerine devir ve teslim edildiğini, inşaatların sözleşme aşamasından başlayarak müvekkili ... tarafından yürütüldüğünü, şirketin ... şantiyesindeki işlerin münhasıran ... tarafından yürütülüp, bilançonun kâr ile kapatılırken Antalya'daki işlerin ... tarafından yürütülüp basiretsizliği nedeniyle ciddi zarar edildiğini, ...'ın müvekkili ... üzerinde maddi manevi baskı kurarak haksız taleplerde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketten ayrılma talebinde bulununca da bu davayı açtığını, müvekkili ... tarafından yürütülüp yaptırılan arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesine konu imalatlar için yapılan harcamaların tespitinin mümkün olduğunu, ...'ın ...'daki şirket hesabından nakit çekerek Antalya'da kendi özel hesabına yatırdığını, yine ... ve ... Şubelerindeki özel hesaplarına da ....-Euro havale edildiğini, villalar gerek sahiplerine ve gerekse ... Şirketi tarafından gösterilen kişilere süresinde teslim edilmişse de, ... şirketinin tayin ettiği kişilere tapuların verilmesinin bakiye 18.000,00.-Euro'nun gönderilmemesi nedeniyle geciktiğini, sözü edilen 18.000,00.-Euro gönderildikten sonra faturaları da kesilerek tapuların derhal verildiğini, inşaatın başlangıcında ve ara dönemlerde ortakların kendi ceplerinden şirket hesabına para yatırdıklarını, bu katkıların daha sonraları kendilerine iade edildiğini, ilk zamanlarda şirket hesabından çekilen paraların bir kısmının bu katkıların şirket ortaklarına iade edilmesi olduğunu, şirketin muhasebe kayıtlarının ...'ın talimatıyla gerçeklere uygun olarak tutulmamış olduğunu, pek çok faturanın kayda alınmadığını, şirketin devlete karşı yükümlülüklerinde dürüst davranmadığını, bütün bunların şirket müdürü ...'ın bilgisi dahilinde olduğunu, ... şirketinden gelen veya elden ödenen paraların (18.000,00.-Euro'su hariç) tamamının yani ....-Euro'nun müvekkili ... tarafından tahsil edildiğini, elden alınan paraların bir kısmının hesaplara intikal etmeden acil ödemeler için kullanıldığını, inşaatların bu paralardan yapılan harcamalar kanalıyla tamamlandığı gibi bu paranın içinden ....-Euro'nun da ... hesabına aktarıldığını, gerek havale olarak gelen ve gerekse elden ödenen paraların sarf yerlerinin bilirkişi incelemeleri ve mahallinde yapılacak keşif sonrası alınacak raporlar ile ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece 01/10/2019 tarihli kararla; \"... Euro'nun davalının uhdesinde kaldığı ve davalının bu tutarı davacı şirket yararına kullandığını ispatlayamadığı, eldeki davanın vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasıyla açıldığı, vekilin sadakat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu ancak davalının bu özen ve sadakat yükümlülüğünü ihmal ettiği, ....-Euro tutarında davacı şirketi zarara uğrattığı sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın ıslah edilişi de gözetilerek, davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı taraf vekilleri  istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Dairemizin 05/03/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"...Davacı vekilinin istinaf incelemesi yönünden; inşaatın yapım yılı 2004-2005 yılları olup, paranın gönderildiği tarih de 2006 yılıdır. Davacı şirketin zararının olup olmadığı hesaplanırken inşaatın yapım maliyeti hesaplanıp, paranın gönderildiği tarihlerdeki kur üzerinden hesaplama yapılmasında hukuka aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Davalı vekilinin istinaf incelemesi yönünden; davalı ...'in yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ticari vekil olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin Muğla ... İlçesi ... Bankasındaki Euro ve TL hesabından para çekme ve yatırma işlemleri yaptığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından dava dışı arsa sahibi 3.kişiler ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendi payına düşecek bir kısım taşınmazların şahsi hakkın temliki yoluyla ... isimli yabancı şirkete temlik sözleşmesi ile satıldığı (22/07/2005 tarihli) ve bu firma tarafından bu kapsamda bir kısım ödemelerin davacı şirketin ... ... Bankasında bulunan TL ve Euro cinsinden açılmış hesaplarına havale edildiği, davalı ...'in de ticari vekil sıfatıyla şirkete ait hesaplardan para çektiği, para yatırdığı hususları ihtilafsızdır. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan inşaatın maliyeti hesaplattırılıp davalının  yaptığı harcamalarla birlikte çekilen paralardan mahsup edilerek davalının uhdesinde para olup olmadığının tespit edilmeye çalışması yerindedir. Ancak bilirkişi raporları denetime elverişli değildir.  İnşaatçı, mali müşavir ve bankacıdan oluşan bilirkişi heyetine davacı şirketin ticari defterleri ve banka kayıtları da incelenmek suretiyle ...'da davacı şirketin yapmayı üstlendiği inşaatın yapım yılları itibariyle mali rayiçlere göre bedelini tespit ettirip, davalının ticari vekil sıfatıyla davacı şirketin hesabından çektiği paralardan bu yapım maliyeti düşüldükten sonra, varsa davalı tarafından ve şirketin diğer ortağı ...'a veya şirket hesabına gönderilen paralar da mahsup edildikten sonra davalının uhdesinde kalan para olup olmadığının tespit ettirip, oluşacak sonuç dairesinde karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece 18/01/2022 tarihli kararla;\"...Davalı tarafça toplam çekilen tutarın TL karşılığının ... TLx ... TL olmak üzere ... TL olduğu, inşaat yapım maliyetlerinin de ... TL olduğu hesaplanmış olup davalının uhdesinde kalan tutarın (... TL-...) ... TL olduğu, 2006 yılı ortalama kuru 1,80 TL olarak esas alındığında bu tutarın Euro karşılığının ... €uro olduğu, davalı ...'in bu tutarı şirket işlerine harcadığını usulüne uygun ispata elverişli delillerle ispatlayamadığı, eldeki davanın vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasıyla açıldığı, vekilin sadakat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu, ancak davalının sonuç olarak bu özen ve sadakat yükümlülüğünü ihmal ettiği, davalının uhdesinde kaldığı ve davacı şirket yararına kullandığını ispatlayamadığı ...-Euro tutarında davacı şirketi zarara uğrattığı sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın ıslah edilişi de gözetilerek, davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İşbu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Dairemizin 30/09/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"... Somut olayda, mahkemece HMK'nın 184. maddesine göre tahkikatın tümü hakkında söz verilmeden, HMK'nın 186. maddesine göre sözlü yargılamaya da geçilmeden karar verilmiştir. Bu surette yukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır (Yargıtay 4. HD 2020/911 Esas, 2021/7825 Karar sayılı ilamı). Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353. maddesi uyarınca esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın mahkemenin kararının kaldırılmasına, HMK'nın 184 ve devamı maddelerine uygun işlem yapılmak üzere dosyanın ilk derece  mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>Dairemizin kaldırma kararından sonra Yerel Mahkemenin 15/04/2024 tarihli kararında; \"... Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada özellikle Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 05/03/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; \"....Mahkemece yapılması gereken iş, inşaatçı, mali müşavir ve bankacıdan oluşan bilirkişi heyetine davacı şirketin ticari defterleri ve banka kayıtları da incelenmek suretiyle  ...'da davacı şirketin yapmayı üstlendiği inşaatın yapım yılları itibariyle mali rayiçlere göre bedelini tespit ettirip, davalının ticari vekil sıfatıyla davacı şirketin hesabından çektiği paralardan bu yapım maliyeti düşüldükten sonra, varsa davalı tarafından ve şirketin diğer ortağı ...'a veya şirket hesabına gönderilen paralarda mahsup edildikten sonra davalının uhdesinde kalan para olup olmadığının tespit edilmesi\" gerektiği belirtilmekle anılan ilama uygun olarak bilirkişiye dosya tevdii edilmiş, 06/12/2024 tarihli heyet ek raporlarında davalı tarafça sunulan belgeler de BAM kararı doğrultusunda incelenerek, ticari defterlere kayıtlı bulunan inşaat maliyetinin esas alınması ve Dava Dışı Şirket Ortağı ...'a ödenen ... Euro tutarındaki paranın şirket alacağından düşülmemesi halinde; ...'ın şirketten 241.082.00 TL alacaklı olacağı, ticari defterlere kayıtlı bulunan inşaat maliyetinin esas alınması ve dava dışı şirket ortağı ...'a ödenen ... Euro tutarındaki paranın şirket alacağından düşülmesi halinde; ...'ın şirkete 22.588.00 TL borçlu olacağı, 31.01.2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilen inşaat maliyetinin dikkate alınarak dava dışı şirket ortağı ...'a ödenen ... Euro tutarındaki paranın şirket alacağından düşülmemesi halinde; ...'ın şirkete 32.128.00 TL borçlu olacağı, 31.01.2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilen inşaat maliyetinin dikkate alınarak dava dışı şirket ortağı ...'a ödenen ... Euro tutarındaki paranın şirket alacağından düşülmesi halinde; ...'ın şirkete 295.798.00 TL borçlu olacağı bu durumda davalının uhdesinde kalan para bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davayı hatalı isimlendirdiğini, davanın özünü tam olarak anlayamadığını, davanın şirketin kar payı paylaşımı davası olmadığını, davanın şirket ortaklarının karşılıklı alacak veya tazminat davası olmadığını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, hatalı ve eksik bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, davalı ile davacı şirketin diğer ortağı arasında alıp verdikleri paraların bilirkişi raporunda dikkate alınmaması gerektiğini, davalı tarafın sonradan ileri sürdüğü, şirket hesabı ile ilgili olmayan dekontların hesaplamaya dahil edilmesine muvafakatlerinin olmadığını, bilirkişi raporlarında inşaat maliyetiyle ilgili mahalli rayiçlere göre hesaplama yapıldığına ilişkin mahalli rayiçlerin inşaatların yapıldığı dönemde her bir kalem için ne olduğuna dair somut veri, belge ve maliyet hesabına ilişkin hiçbir bilgi belge ve kaydın olmadığını, ...'daki inşaat maliyetlerinin Türkiye genel inşaat maliyetlerine göre %30 gibi fahiş bir orandan yüksek olduğu esas alınarak varsayımlara dayalı yapıldığı belirtilen inşaat maliyet oranının bilimsellikten ve gerçeklikten uzak olduğunu, inşaatların ruhsatının alındığı ve inşaata başlandığı yılın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Mimar ve Mühendis Hizmet Bedellerinin 2005 yılı  birim fiyatları baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ... tarihli bilirkişi raporunda hesaplamada %25 oranındaki müteaahit kârı olduğunu, bu kârın müteahhit konumunda bulunan davacı şirkete ait olduğunu, sonuç olarak  %25 oranındaki müteahhit kârının hesaplanarak bunun toplam  maliyetten düşülmesi ve davalı uhdesinde kalan net miktarın hesaplamasının buna göre yapılması gerektiğini, bankaya müzekkere yazılarak belirtilen tarih ve miktarlarda ödeme veya havalelerin kim tarafından kime havale/eft yapıldığının doğrulatılmasını gerektiğini, davalı ...'in beyan dilekçelerinde havale yaptığını iddia ettiği belirtilen bedellerin hiçbirisinin davalı tarafından veya Bodrumdaki şirket hesabından ...'ın şahsi hesaplarına yollanmadığını, 05.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun 7. sayfasının 2. ve  3. paragrafında villaların onaylı projesinden farklı yapıldığı ve toplam inşaat alanının inşaat projesinde belirtilen metrajdan daha büyük yapıldığı belirtilmesine rağmen fazla imalattan kaynaklı davacı şirketin alacağının ne olabileceği yönünde hiçbir görüş ve hesaplamanın bulunmadığını, hesaplamalarda Euro'nun TL'ye ve TL'nin de Euro cinsine çevrilmesinde ve hangi tarihteki kurların ve neye göre baz alındığına, kişilere ve kişilere yatan veya kişilerin elinde bulundurdukları paralar yönünden neden farklı miktarların esas alındığına ilişkin açık, net, hukuka ve yasalara uygun açıklamaların bulunmadığını, davalının uhdesinde kalan miktarın her bilirkişi raporunda farklı ve giderek daha az tespit edilmesi yönünde çelişki bulunmasına rağmen 31.01.2024 tarihli raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, eksik incelemeye dayanarak karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin karar tarihindeki kur esası alınarak hesaplanması gerektiğini, dava tarihi itibariyle hesaplama yapılsa dahi vekalet ücretinin hesabının eksik olduğunu, ıslah ile arttırılan kısım için ıslah tarihinin dava tarihi olacağını, ıslah tarihindeki kurun esas alınması gerektiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili ...'in para çekme ve yatırma gibi geniş yetkilerle donatılmış olması nedeniyle yöneticilerin sorumluluğuna tabi olduğunu, TTK'nın 644. maddesi yollamasıyla, yöneticilerin sorumluluğunun belirtildiği 553. maddesinin ve sorumlu olanlara karşı açılacak tazminat davalarında uygulanacak zamanaşımı sürelerinin yer aldığı 560. maddesinin somut olaya uygulanması gerektiğini,  davacının kanunun 560. maddesi hükmü gereği zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde dava açması gerektiğini, zamanaşımının başlangıç tarihinin şirket hesabından paraların çekildiği tarih ve sorumlu müdürün bu hususu bilmesi gereken tarihle sınırlı olduğunu, kanunda düzenlenen 2 ve 5 yıllık sürelerin fazlasıyla geçmiş olduğunu, müvekkilinin davacı şirketi zarara uğrattığının iddia edildiği dönemde ...'ın şirket müdürü olduğunu, kendisinin ... Bankası ... Şubesi'nde açılan şirket hesaplarına erişim yetkisinin mevcut olduğunu, 7 adet villanın inşası için inşaat ruhsatının 01.04.2005 tarihinde alındığını ve projenin inşasına başlandığı ve anılan yapıların 07.07.2006 tarihinde tamamlanarak yapı kullanma izin belgelerinin alındığını, yapı kayıt belgesinin 07.07.2006 tarihinde alındığını dolayısıyla inşaata ilişkin tüm harcamaların sona erdiği tarihten sonra 15.09.2011 tarihinde açılan davada 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dahi geçirildiğini, dava dışı üçüncü şirkete sözleşmede kararlaştırılan 4 adet villanın tamamının tapularının devredildiği 08.11.2007 tarihi esas alındığında da zararın öğrenildiği tarihin en geç bu tarih olacağını ve 2 yıllık dava açma süresinin dolmuş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı iddia edilse bile ıslah tarihi olan 12.12.2018 tarihi itibariyle dava tarihinde talep edilmeyen kısım (....-Euro) yönüyle, müvekkili ister ticari vekil olarak kabul edilsin isterse şirket ortağı, 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ve anılan talep yönüyle hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, Mahkeme kararı esas ve sonuç itibariyle doğru olmakla birlikte hükmedilen 87.497,44.-TL ilam vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ve zamanaşımına ilişkin itirazlarının hatalı değerlendirildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin incelemesi yönünden; <br>TBK'nın 551. maddesinde;  \"Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.<br>Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.\"  hükmü düzenlenmiştir. <br> Somut olayda, davacı şirketin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı 2 ortaklı limited şirket olduğu, şirket ortaklarının ... ve davalı ... olduğu, ... tarafından ... 1. Noterliği'nin 01/02/2005 tarihli ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile davalıya “...T.C. Hudutları dahilinde...gayrimenkul almaya ve satmaya, bedellerini ve vergilerini ödemeye, geri almaya, ferağ takrirlerini kabule, teminat yatırmaya ve yatırılmış olanları geri almaya..., T.C.Hudutları dahilinde...özel ve tüzel kişilerle üçüncü şahıslarla ve şirketlerle, resmi kurum ve kuruluşlarla şirket adına müteahhit sıfatı ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmelerini tanzim ve imzaya, gerektiğinde fesih etmeye ve yeniden imzaya...,T.C.Hudutları dahilinde ...şirketin sahibi bulunduğu ve bulunacağı, gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile sahibi bulunacağı bilcümle gayrimenkullerdeki hak ve hisselerle ilgili olarak ....yapılacak tüm işlemleri ifa ve ikmale....” gibi yetkilerin verilmiş olduğu, ayrıca Alanya 2. Noterliği'nin  20/04/2005 tarihli ... yevmiye nolu  vekaletnamesi ile “ Muğla ili ve ilçeleri hudutları dahilinde halen mevcut veya ileride açılacak bilumum resmi veya özel banka şubeleri nezdinde şirketi temsile, her türlü hesaplar açtırmaya, mevcut veya açtıracağı hesapları tasfiyeye, hesaplara dilediği miktarlarda dilediği şekilde paralar yatırmaya, yine bu hesaplardan dilediği miktarlarda paralar çekmeye....ahzu-kabza, sulh ve ibraya, imzaya, bankalara şirket adına gelen havaleleri almaya veya hesaplarıma geçirmeye....banka meyzuatı uyarınca şirket adına imzalaması gereken her türlü evrakları imzalamaya...hesapları kapatmaya, Muğla ili ve ilçeleri hudutları dahilinde bulunan bilumum resmi veya özel banka şubelerinden her türlü krediler almaya....” gibi yetkilerin verilmiş olduğu, böylece ...'in yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Dairemiz 05/03/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ticari vekil olduğu anlaşılmaktadır. <br>Türk Borçlar Kanunu'nun temsil ve vekâlet ilişkisini düzenleyen yukarıda da yer verilen hükümlere göre vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda sadakat ve özen borcu, vekilin vekâlet verene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve Kanunun; \"Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme\" başlığını taşıyan 506 ncı maddesi; \"(1)Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. (2)Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. (3)Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Sadakat borcu kavramı, vekilin gerek vekâletin ifası sırasında gerekse sonrasında kendisine duyulan güvene uygun olarak müvekkilinin menfaatlerini sözleşme ile güdülen amaç çerçevesinde koruma ve kendi menfaatini müvekkilinkine tâbi kılma yükümlülüğünü ifade eder. Vekilin özen ve sadakat borcu dürüstlük kuralının da bir gereğidir.<br>Açıklanan bu genel hükümler uyarınca vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ispat yükünün bu iddiayı ileri süren davacı tarafa ait olacağı açıktır (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 29/11/2023 Tarih ve 2022/1-946 Esas-2023/1154 Karar sayılı kararı).<br>Somut olayda davacı şirket tarafından dava dışı arsa sahibi 3. kişiler ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendi payına düşecek bir kısım taşınmazların şahsi hakkın temliki yoluyla ... isimli yabancı şirkete temlik sözleşmesi ile satıldığı bu firma tarafından bu kapsamda bir kısım ödemelerin davacı şirketin ... ... Bankasında bulunan TL ve Euro cinsinden açılmış hesaplarına havale edildiği, davalı ...'in de ticari vekil sıfatıyla şirkete ait hesaplardan para çektiği, para yatırdığı hususlarında uyuşmazlık bulunmasa da, uyuşmazlık ticari vekil sıfatıyla yaptığı bankacılık işlemleri sonucu davalının uhdesinde kalan şirkete aktarmadığı tahsilatın bulunup bulunmadığı hususundadır. <br>Uyuşmazlığın çözümü için İlk Derece Mahkemesince bilirkişi incelemesine başvurulmuş, dosya kapsamına bilirkişi rapor ve ek raporları kazandırılmıştır. Bilirkişi raporlarının olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hakimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hakim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.<br>Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında Vitaelex firmasından davacı şirkete hesabına gönderilen ... Euro'nun ticari vekil sıfatıyla davalı tarafından hesaplardan çekildiği tespit edilmesine rağmen inşaat maliyetlerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunda farklı belirlemeler yapılmıştır. İnşaat maliyeti ... tarihli bilirkişi raporunda 1.130.850,40 TL, ... tarihli bilirkişi raporunda 1.156.715,36 TL, 29/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda 1.220.029,36 TL ise olarak belirlenmiştir. Davalının şirket ortağı ...'ın hesabına veya şirket hesabına aktardığı para olup olmadığı, varsa miktarı ve tüm bunlar mahsup edildikten sonra davalının uhdesinde kalan paranın belirlenmesi gerektiğine ilişkin Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı sonrasında alınan raporlarda da farklı kur karşılıkları esas alınmıştır. Şöyle ki, 08/02/2017 tarihli  bilirkişi raporunda fatura tarihi ve dava tarihi yönünden ayrı ayrı kur karşılığı belirlenmişken 2021 tarihli ve 2023 tarihli bilirkişi raporlarında Euro'nun 2006 yılındaki ortalama karşılığı 1,80 TL olarak belirlenmiş, 2024 tarihli raporda dava tarihindeki kur karşılığı esas alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan  ... tarihli raporda ise paranın gönderildiği tarihlerdeki kur karşılığının alındığı belirtilmesine rağmen bu hususta açık denetime elverişli bir hesaplama da bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi'nin tarafından önceki tarihli kararlarında hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davalının uhdesinde kalan  miktarın bulunduğu kabul edilmesine karşılık, önceki tarihli bilirkişi raporlarından farklı tespit ve değerlendirmeler içeren, dava dışı ... yönünden alacak borç değerlendirmesi yapılan ... tarihli bilirkişi raporuna neden üstünlük tanındığının gerekçe belirtilmeden hükme esas alınması yerinde görülmemiştir.<br>Mahkemece yapılacak iş; az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde belirtilen hususları karşılayacak şekilde tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin davalının uhdesinde kalan tahsilatın  bulunup bulunmadığının tespiti yönünden;  bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir bankacı bilirkişiden oluşan heyete dosyanın tevdii ile, önceki bilirkişi raporlarının da tetkik ve karşılaştırmaları yapılarak, tarafların  iddia ve savunmaları ile rapora itirazları değerlendirilerek inşaatın yapım yılları itibariyle mali rayiçlere göre bedelini tespit ettirip, davalının ticari vekil sıfatıyla davacı şirketin hesabından çektiği paralardan paranın gönderildiği tarihlerdeki kur  karşılığı üzerinden  bu yapım maliyeti düşüldükten ve varsa davalı tarafından ve şirketin diğer ortağı ...'a veya şirket hesabına gönderilen paralar mahsup edildikten sonra davalının uhdesinde kalan para olup olmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. <br>2-Davalı vekilinin istinaf isteminin incelemesi yönünden;<br>Davalı vekili, davanın sorumluluk davası olduğunu, sorumluluk davasının zamanaşımı süresinin geçtiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmektedir.<br>Yukarıda açıklandığı üzere davalının ticari vekil olduğu kabul edilmiştir. Davalı, davacı şirketin temsilcisi olmadığından somut uyuşmazlıkta sorumluluk davasına ilişkin hükümlerin uygulanma ihtimali bulunmadığı, vekaletin azline dair bir iddia ve belirleme de bulunmadığından davalı vekilinin zamanaşımı hususundaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Nitekim aynı hususta Dairemiz 05/03/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da değerlendirmelerde bulunulmuştur.<br>Kabule göre de; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtilen gerekçelerle yabancı para cinsinden açılan davalarda vekalet ücretinin yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınarak takdir edilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hangi tarihin esas alındığına ilişkin gerekçesi açıklanmadan vekalet ücreti takdiri yerinde görülmemiştir (Aynı yönde Yargıtay 11. HD'nin  2024/5339 Esas 2025/4951 Karar sayılı ilamı).<br>Sonuç olarak; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yukarıdaki gerekçelerle sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE,<br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/10/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1afa3d0848f2cbb","SID":"ef900d9ae1ec6e9f"}}