{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2019/1195 Esas<br>KARAR NO\t: 2020/633<br>DAVA\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/11/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2020<br>Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı şirketin %50 hissedarı olduğunu, diğer davalı ...'nın da bu şirkette %50 hissedar olduğunu, müvekkiliyle davalı ...'nın her ikisinin atacağı ortak imza ile ... Limited Şirketi'ni temsile yetkiliyken 2018 yılında yasal temsil ve imza yetkisi süresinin dolması nedeniyle bu şirketin temsil ve imza yetkilerinin kalmadığını, her ikisinde hala şirketin %50 ortağı olduğunu, müvekkilinin sözlü olarak ve en son 06.11.2019 tarihli Bornova ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarı ile genel kurul toplantısı yapılmasını, şirketin yönetimsiz kaldığını ihtar etmiş ise de davalı tarafça ihtara cevap verilmediğini, şirket üzerine kayıtlı ... ilçesi ... Ada ... Parseldeki taşınmazın davalı ...'nın sahibi olduğu ... Plastik San ve Tic Limited Şirketi'nin borçlarına karşılık Vakıfbank'a ipotek verilerek krediler kullandığını, ipoteğin 10 yıl olduğunu, ... ve ... Plastik Limited Şirketi tarafından kötü niyetle borcun tamamı ödenmediğin kaldırılmadığını, ... ve ... Plastik Şirketi'nin taşınmazda 10 yıldır kira ödemeden haksız menfaat elde ettiğini, taşınmaz sahibi konumunda olan ve müvekkilinin %50 hissedarı olan ... Limited Şirketi'nde imza yetkisi kalmadığından davalı ...'nın bu durumu fırsat bilerek kendisine menfaat temin ettiğini, ... bank'a verilen ipoteğin kaldırılması hususunda müvekkilin bankaya müracaat ettiğini, ancak taşınmaz sahibinin ... Limited Şirketi olması ve müvekilinin imza yetkisinin kalmadığı gerekçesiyle müvekkilinin taleplerinin dikkate alınmadığını, diğer taraftan söz konusu taşınmaza diğer ortak ... ve ... Limited Şirketi'nin kira vermek zorunda olduğunu, geriye dönük tüm kiraların faizleriyle birlikte ... Limited Şirketi'nin banka hesabına ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak kiraların ödenmediğini, ... Limited Şirketi'nin %50 hissedarı olan müvekkilinin zararına sebebiyet olduğunu, müvekkilinin ... Limited Şirketi'nin defterlerini inceleme talebinin muhasebe defterlerini tutan SMMM ... tarafından izin verilmediğini, ...'ın ...'nın talimatıyla şirketin defterlerini göstermeyeceğini beyan ettiğini bildirerek ... Kalıp Otomasyon Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne imza yetkisi seçilinceye kadar resen seçilecek kişinin tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmitir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesini usulüne uygun şekilde tanzim edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, HMK 403 Maddesi anlamında şirkete kayyım atanmasının mümkün olmadığını, davacının talebinin bu şekliyle kabulü halinde davanın derdestlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, MK 407/4 Maddesi anlamında şirkete kayyım atanmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi yönetimin devamlılığının sağlanamadığının iddia edildiği durumlarda dahi ortakların şirketin feshi veya şirketin çıkarlarına en uygun yönetim biçiminin temini yerine kamusal müdahale ile şirketin kayyım tarafından idare edilmesini istemelerinin doğru olmadığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Sayılı dosyasında davacı asilin huzurdaki davada talep ettiği istemleri ile bire bir aynı olacak şekilde ikame etmiş olduğu davanın mevcut olduğunu ve davanın İstinaf incelemesinde olduğunu, davacının 2014 yılında açmış olduğu söz konusu davada davalı şirkete kayyım atanmasını talep ettiğini ancak mahkemenin vermiş olduğu kararında şirkete kayyım atanarak feshi yerine TTK 636 / 3   hükmü gereği davacının payının gerçek değerinin şirket mal varlığından ödenerek davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verdiğini, davacı tarafından elde edilmek istenen neticenin halen derdest olan başka bir dava ile talep edilmiş olduğundan davanın derdestlikle hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacının kendi rızası ile imzası tahtında tesis etmiş olduğu ve dava dışı üçüncü kişi tarafından yapılan kredi taksitli ödemelerinde hiçbir gecikmesi bulunmayan ipotek işleminden dolayı davacının zarara uğradığı yöndeki iddiasının dinlenemeyeceğini, usulüne uygun toplantı daveti olmadığından davanın reddi gerektiğini, yapılan çağrılara rağmen şirket yönetimine katılmayan davacının davalılar tarafından zarara uğratıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu,  taraflar arasında halen devam etmekte olan bir mahsuplaşma hareketi bulunduğunu bildirerek tedbir talebinin ve davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı şirkete gönderilen tebligat bila tebliğ iade edilmiş, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden bildirilen ... adresine gönderilen normal ve TK 35. Maddeye göre tebligatların adresin yıkıldığından bahisle yapılamadığından davalı şirket adına ilanen tebligat yapılmıştır.<br>İzmir ... ATM'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davacı tarafça davalılar aleyhine ticari şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talepli açılan davada mahkemece 08/11/2018 tarihinde davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirkete karşı fesih istemli açılan davada şirketin feshi yerine davacı şirket ortağı ...'nin payının gerçek değeri olan 452.663,80 TL'nin şirket mal varlığından ödenerek  davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin karar verildiği, ilgili dosyanın İstinaf incelemesi aşamasında davacı vekilinin davadan feragat ettiğini bildirdiğinden İzmir BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı karar ile davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın  04/02/2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.<br>Davalı şirketin sicil dosyası celp ile incelenmiş, davacı ile davalı ...'nın adı geçen şirkette %50 oranında pay sahibi oldukları ve şirketin temsilinin 13/10/2020 tarihli karar ile 10  yıl süre ile tarafların müşterek temsil ve imza etmesine karar verildiği belirlenmiştir.<br>TTK MADDE 410 \"(1) Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir. Hükmünü içermektedir.<br>Somut olayda davacı tarafça davalılar aleyhine davacı ile davalı ...'nın davalı şirkette %50'şer ortak olduklarını, davacının genel kurul toplantısı yapılması hususunda diğer hissedara Bornova ... Noterliğinin 06/01/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarının gönderildiği, ayrıca ihtarın telefonuna mesajla gönderildiği, ihtara cevap verilmediği, ... Plastik şirketinin borçlarına karşılık davacıya verilen güven telkini ile Vakıfbank ipotek edildiği ancak ... Plastik Ltd Şirketi ve ... tarafından borcun ödemediği haksız menfaat temin edildiği, taşınmaza kira ödenmediğini bildirerek davalı şirkete imza yetkilisi seçilinceye kadar kayyum atanmasına karar verilmesini talep ettiği, İzmir ... ATM nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile açılan fesih istemli davada mahkemece şirketin feshi yerine davacının gerçek payının ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin 08/11/2018 tarihinde karar verildiği ve davadan İstinaf incelemesi aşamasından davacı tarafından feragat edildiği ve kararın 04.02.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın TTK 410/2 uyarınca usulüne uygun şekilde yeni yönetimin seçilmesi amacıyla genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik öncelikle yapılması gerekli hususlar yönünden müracaatta bulunmadan doğrudan davalı şirkete kayyım tayini için iş bu davayı açamayacağı, kayyım tayini davasını yalnızca şirkete karşı açılmasının yeterli olduğundan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle; davalı şirket hakkındaki davanın ise şartlar oluşmadığından reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR  ;  <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın reddine, <br>2-Alınması gerekli 54,40 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 10,00 TL'nın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,<br>Dair ; davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin yüzlerine  karşı, diğer davalının yokluğunda  oy birliğiyle verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde  İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2020<br>Başkan ...<br>e-imzalı<br>Üye ...<br>e-imzalı<br>Üye ...<br>e-imzalı<br>Katip ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4eeee5d7347eca5","SID":"e4eedcb852f7ac83"}}