{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2640 <br>KARAR NO\t: 2025/1780<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/07/2022<br>NUMARASI\t: 2016/580 Esas - 2022/737 Karar<br>KARAR TARİHİ : 30/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>  GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ         :<br>Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 25.07.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında muris ...'nun çocukları olan Emel (...) ... ve ...'nun vefat ettiğini, işbu kazanın meydana gelmesinde Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/102 Esas, 2008/140 Karar  dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinden anlaşıldığı üzere ... plakılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli-tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ...'ın cezalandırıldığını ve kararın kesinleştiğini, aracın yabancı araç olup yeşil sigortası bulunduğunu, bundan kaynaklı sorumluluğun da davalı ...'nda olduğunu, bu büro nezdinde ... nolu hasar dosyasının mevcut olduğunu, kazada vefat eden Emel (...) ... ve ...'nun anneleri olan muris ...'nun kazadan sonra vefat ettiğini, bu nedenle vefat ettiği tarihe kadar olan süredeki destek ve bakım masraflarının miraşçıları olan davacılara ödenmesi gerektiğini beyan ederek, tüm davacılar için fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere her biri için ayrı ayrı 1.250,00'şer TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile taleplerini 37.900,55 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın 2005 yılında meydana geldiğini, davacıların murisi ...'nun ise 2015 yılında vefat ettiğini, ...'nun kazanın meydana geldiği tarihten vefat ettiği 2015 yılına kadar geçen 10 yıllık sürede destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin bir talepte bulunmadığını, dava konusu kazada vefat eden Emel ve ...'nun anneleri ...'ya daha önce manevi tazminat ödemesinin yapıldığını, ilgili Kurumdan hasar dosyası istendiğinde net bir şekilde görüleceğini, vefat eden Emel ve ...'nun kardeşlerine de manevi tazminat ödemeleri yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/102 Esas sayılı dosyasında yabancı plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmişse de kusur oranının belli olmadığını, her iki müteveffanın da evli ve çocuklu vefat ettiğini, davacıların annesi ...'nun vefat ettiği 2015 yılına kadar devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içersinde olduğunu, yaşamına devamı için gerekli olanaklardan yoksun kaldığını, başkaca bir gelirinin olmadığını, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan tazminat almadığımnı, yaşam düzeninin bozulduğunu, evli ve çocuklu desteklerinin ayrıca annelerine de sağlıklarında destek olduklarının ispat edilmesi gerektiğini,  davacıların murisinin destekten yoksun kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini, ...'nun kaza tarihinden ölüm tarihine kadar 10 sene içinde açtığı bir dava bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25/07/2005 tarihinde meydana gelen nedeniyle yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu beyan ederek 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/102 Esas sayılı dosyasında yabancı plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmişse de kusur oranının belli olmadığını, davacının yaralandığını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Davanın kabulü ile; Davacı ... için 4.700 TL'nin, Davacı ... (Örnek) ... için 4.700 TL'nin, Davacı ... için 4.700 TL'nin, ... için 4.700 TL'nin, ... için 4.700 TL'nin, Can deniz ... için 2.350,05 TL'nin, ... için 2.350,05 TL'nin, ... için 2.350,05 TL'nin, ... için 2.350,55 TL'nin davalının temerrüde düşürüldüğü tarihi olan 08/12/2015’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp adı geçen davacılara verilmesine; birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 3.000 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan  25/07/2005'ten itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Taşıt Bürosu vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tavzih dilekçesi ve sebepleri doğrultusunda davayı istinaf ettiklerini, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/580 Esas, 2022/737 Karar sayılı ve 07.07.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ... ile Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmadığını, sadece davalı denilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalılar ... ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'nun kaza tarihinden itibaren faizden sorumlu olduklarını, manevi tazminat yönünden de her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sadece ...'ın manevi tazminattan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatını isteme hakkının miras yoluyla ölenin mirasçılarına intikal edebilen bir hak olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatını isteme hakkının miras bırakanın terekesiyle herhangi bir ilgisi olmadığını, dava konusu kazanın 2005 yılında meydana geldiğini, davacıların murisi Nimet ...'nun 2015 yılında vefat ettiğini, Nimet ...'nun kazanın meydana geldiği tarihten vefat ettiği 2015 yılına kadar geçen 10 yıllık sürede destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin bir talepte bulunmadığını, davada bahsedildiği şekilde bir destek halinin söz konusu olmadığını, bir kişinin hayatta iken kullanmadığı bir ihtiyacının varlığından bahsetmenin hayatın olağan akışına ters düştüğünü, ıslahla talep edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, ayrıca kusurun da araştırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Taşıt Bürosu vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin asıl davada müvekkili Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu hakkında gerekçeli kararda bir açıklama yapılmadığını, olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmadığını, red edilmişse de asıl davada müvekkili kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini, istinaf yoluyla tetkiki ile asıl dava yönünden müvekkili kurum hakkında hüküm tesisini ve  açılan davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.<br>Asıl ve birleşen dava yönünden; Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nın 297/c, 27/c maddelerinde  ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu ve  bu hususun hukuki dinlenilme hakkı kapsamında olduğu hükme bağlanmıştır.Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.  6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesi gereğince de; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Mahkemece asıl dava yönünden; kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; belirlenen maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hangi davalının sorumlu tutulduğu hükümde belirtilmemiş ve gerekçeye yansıtılmamış; birleşen dava yönünden ise takdir edilen manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş ancak birleşen dosya davalısı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ve mahkeme gerekçesinde de neden sadece davalı ...'ın sorumluluğuna gidildiği açıklanmamış, bu hususlar HMK'nın 297/c ve 297/2.maddelerine aykırı olmuştur.Kabule göre ise;Asıl davada; 25/07/2005 tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ... ile bu araçta yolcu olarak bulunan...'nın vefat ettikleri, vefat eden Oğuzhan ve Emel'in anneleri olan ... mirasçılarının, ...'nun kaza tarihinden vefat ettiği tarihe kadarki sürede destekten yoksun kaldığını beyan ederek asıl davayı açtıkları anlaşılmıştır. Muris Niğmet'in dava tarihinden önce öldüğü, ölümünden önce kendisi tarafından açılan maddi tazminat davası bulunmadığı dava dilekçesindeki anlatım ve dosya kapsamından sabittir. Davacılar miras haklarına dayanarak eldeki asıl davayı açmışlardır. Murisin sağlığında dava açmamış olması halinde, çocuklarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma hakkı miras hukukuna göre mirasçılara intikal edecek bir mal varlığı değeri değildir.  Bu nedenle, davacıların, muris ...'nun sağlığında meydana gelen kazada ölen oğlu Oğuzhan ve kızı Emel'den dolayı maddi tazminat talebinde bulundukları ancak muris ...'nun dava ikame edilmeden önce 14/01/2015 tarihinde vefat ettiği, muris yönünden sağlığında açılan bir tazminat davası bulunmadığından mezkur talebin murislerin terekeleri yönüyle aktif olarak değerlendirilemeyeceği, terekenin aktifinde yer almayan bir talebin davacı varisler açısından alacak hakkına dönüşemeyeceği, dolayısıyla murisçe talep edilebilecek iken dava edilemeyen alacak talepleri açısından murisin alacak hakkının varlığına isnat edilerek tereke açısından aktife ve alacak hakkına dönüşmeyen tazminat taleplerinin varislerce dava edilmesinde aktif dava ehliyetinin ve aktif husumetin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın usulden reddine karar verilmiş olması gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş; sair istinaf itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.Birleşen dosya davacısı ...'ın asıl davanın da davacısı olmadığı halde gerekçeli karar başlığında asıl dosya davacısı olarak da gösterilmiş olması ise mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Taşıt Bürosu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Taşıt Bürosu vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar, davalı ... ve davalı ... Taşıt Bürosu tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f28af634bc9105f6","SID":"9ea67fae377bc17a"}}