{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2550 <br>KARAR NO\t: 2025/1663<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/09/2022<br>NUMARASI\t: 2022/163 Esas - 2022/521 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı ... hp marka 2018 model aracın kaza tarihinde yaklaşık 49.000 km'de ve daha önce aracın herhangi bir bölgesinden hiçbir kazaya karışmamış olan aracı ile dava dışı ...'a ait ... plakalı arasında 06.07.2019 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, fotoğraflar çekildiğini, akabinde  aracın Audi yetkili servisi olan ... Otomotiv'de tamirat gördüğünü ve taraflarınca 33.556,27 TL onarım bedeli ödendiğini, ... plaka sayılı aracın sigortasına başvuru yapıldığını, sigorta tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk süreci işletildiğini, görüşmelerin olumsuz neticelenmesi ardından İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/167 esas sayılı dosyası ile onarım bedeli ve değer kaybına ilişkin tazminat davası açıldığını, bu dosyada alınan14.06.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda; \"...davacının kusursuz olduğu, davalı ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, dava dışı ... plaka sayılı aracın (işbu davamızın davalısı) ise tam kusurlu olduğu yönünde...\" tespitlerde bulunulduğunu, aynı dosyada Adli Tıp Kurumu-Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusura raporunda da %100 kusurun işbu davamızın davalısı olan sigorta şirketinin güvencesi altında olan aracın olduğunun belirlendiğini, kusur ve adli tıp raporları ardından ... plaka sayılı aracın sigorta şirketi olan ... Sigortaya 14.07.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketince hasar dosyası açılarak 03.09.2021 tarihinde 6.762,40 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik olması, onarım bedelinin daha yüksek olması ve davalı sigorta şirketinin güvencesi altında olan aracın kusuru sebebiyle meydana gelen kazada müvekkilinin aracında değer kaybı oluşması sebebiyle bu davanın ikame edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL onarım bedeli (hasar tazminatı) ve 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 06.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporunda belirtilen araç hasarı tazminatı olarak 03.09.2021 tarihinde 6.762,40 TL ... başvurusu için 19.08.2019 tarihinde 2.910,39 TL 30.10.2019 tarihinde 1.200,00 TL ödendiğini ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun yerine getirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketten iskonto farkının talep edilmesinin mümkün olmadığını, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, başvurucu vekilinin talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek başvuru yokluğu nedeni ile davanın usulden, aksi taktirde esastan reddini belirterek belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile 32.237,60 TL'nin, 2000,00 TL'lik kısmının temerrüd tarihi olan 09/08/2021 tarihinden, 30.237,60 TL'lik kısmının 15/08/2022  ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK md 109'da iki yıllık zamanaşımı düzenlendiğini, dava konusu olayın 06.07.2019  tarihinde gerçekleştiğini, kaza tarihinden itibaren  2 yıllık zamanaşımı süresi geçmesi sebebiyle zamanaşımından davanın reddi gerektiğini, ekspertiz raporu'nda belirtilen araç hasarı tazminatı 03.09.2021 tarihinde 6.762,40 TL ... başvurusu için 19.08.2019 tarihinde 2.910,39 TL 30.10.2019 tarihinde 1.200,00 TL ödenmiş olduğundan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, araçta bakiye değer kaybı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, araçta yer alan işlem gören parçalar incelendiğinde plastik parçalarda hasar meydana geldiğinin anlaşıldığını, Trafik Sigortaları Genel Şartlarının ekinde (Ek-1) değer kaybının belirlenmesi dair hükümler içeren düzenlemesinin 1/4 Maddesi “Teminat Dışı Kalan Haller, mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları ile ilgili talepler\" gereği teminat dışı olduğunu,  müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınmasını talep ettiklerini, anlaşmalı servisin sigortalıdan onay almadan hiçbir işlem gerçekleştiremeyeceğini, eksper ile servis arasındaki iskonto ise başvuran tarafın lehine olduğunu, başvuran onay verdikten sonra, müvekkili şirketten iskonto farkının talep edilmesinin mümkün olmadığını, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 06/07/2019 tarihinde, saat 22:20 sıralarında  sürücü ... yönetimindeki... plakalı araç ile olay mahalline geldiğinde önündeki mevcut trafiğe göre durduğu sırada, geriden gelen dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın da durduğu sırada, geriden gelen davalı tarafa sigortalı dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ... plakalı araca arkadan çarpmasını takiben çarpmanın etkisi ile ... plakalı aracın ötelenerek dava konusu... plaka sayılı araca arkadan çarpması çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının maliki olduğu  ... plakalı araçta maddi hasar oluştuğu anlaşılmıştır.  Davaya konu kaza maddi hasarlı kaza olup, KTK'nın 109/2.maddesi; \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.  Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmünü içermektedir.Olay akabinde taraflar arasında düzenlenmiş kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü ... imzalı beyanında önündeki aracın durduğunu, kendisinin de durduğunu, arkadan gelen ... plaka sayılı aracın kendisine vurduğunu, kendisinin de önünde olan araca çarptığını ifade etmiştir. Dava konusu davacıya ait aracı süren ... ilk tespitleri içeren maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının “Sürücü Görüşleri” kısmında; “... plakalı araçla seyir halindeyken önümdeki çöp kamyonu frene basınca yavaşladım. Durdum. Arkamdaki ... plakalı araç arkasındaki aracın çarpmasıyla bana sol arkadan çarptı” şeklinde beyanda bulunmuştur.Olay tarihi  06/07/2019 eldeki dava tarihi ise 07/03/2022 tarihidir. Davacının ... plakalı araç maliki, sürücüsü ve sigorta şirketine açtığı dava tarihi 15/06/2022 tarihi olup davacı asıl kusurlu sürücünün  ... plakalı aracı kullanan olduğunu o dosyadan alınan 14/06/2021 tarihli bilirkişi raporu ve 30/09/2021 tarihli ATK kusur raporundan öğrenmiştir. Kaza tespit tutanağında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün beyanı  bulunmadığından, davacının kusurlu olan sürücüyü öğrenme tarihine göre iki yıllık zamanaşımı süresi geçmeden davayı açmış olması nedeni ile zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dava dosyasında mevcut ... numaralı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bilgilerine göre mülkiyeti ...Bağdadi adına kayıtlı ve ...Bağdadi'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 06.07.2019 olay tarihini kapsayan 21.11.2018 - 21.11.2019 tarihleri arası davalı ... Sigorta A.Ş.'ye, ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçede görünen araç başına sorumlu olunan teminat limiti 36.000,00 TL, davaya konu 06.07.2019 olay tarihini kapsayan 01.07.2019 -31.12.2019 tarihleri arası araç başına teminat limit miktarı 39.000,00 TL, olay başına ise 78.000,00 TL'dir.  ... plakalı aracın hasarı sebebiyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından aracın işleteni-maliki davacı ...'e 03.09.2021 tarihinde 6.762,40 TL ödendiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Bu durumda teminat limitinden yapılan ödeme düşülerek bakiye teminat limiti  (39.000,00 TL - 6.762,40 TL) 32.237,60 TL kalan limit bulunduğuna göre davalı sigorta şirketi vekilinin sorumluluğun ödeme ile sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacının  İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/167 Esas sayılı dosyasında dava dışı sürücüye açtığı davada alınan kusur bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile İlk Derece Mahkemesince eldeki davadan alınan ı kusur raporunun birbiri ile örtüştüğü ve olayıh oluş şekline de uygun düştüğü anlaşıldığına  göre kusura ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Hasarın belirlenmesi için alınan bilirkişi  raporunda davacıya ait  hasarlı aracın değer kaybı hesaplamasında aracın Almanya plakalı olması, 17/08/2019 tarihve 33.556,27 TL tutarlı onarım faturasında ki ağırlıklı hasar ve onarımın “arka tampon ve bağlantıları ile arka susturucu” olması,  Türkiye'de yapılan araştırmalarda gerek ikinci el internet sitelerin gerekse TSB Kasko Değer Listesinde dava konusu....(435HP) markaltip, 2018 model aracın bulunmaması,  aracın ikinci el piyasa değerinin olmaması, satış hareketliliği talep durumu olmaması, aracın geçmiş hasar kaydı durumunun olmamasından dolayı Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere dava konusu kaza öncesine ve sonrasına ait rayiç değerler tespit edilememesi nedeniyle Alman Trafik Hukuku Kongresi (Alman Mahkemeleri) Kararları doğrultusunda değer kaybı hesaplandığı açıklanmıştır.  Bu durumda hasarlı aracın değer kaybının  gerekli araştırma yapılarak belirlendiği, bu haliyle bilirkişi raporunu yeterli ve gerekçeli bulunduğu anlaşıldığından işbu bilirkişi raporuna göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının aracı Türkiye'de onarılmış olup haksız  fiil nedeniyle oluşan gerçek  zarar aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile birlikte kusurlu tarafın zarar görene ödemesi  zorunlu olduğundan KDV talep edilemeyeceğine  (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3630  E. - 2017/9102 K.,  2014/16984   E. - 2017/1334 K.  sayılı kararları); Aracı hasar gören davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından, sigorta sözleşmesindeki \"servis muafiyet uygulamaları\" başlıklı özel şarta göre zarar hesabı yapılması geremediğinden davalının iskonto farkının talep edilmesine (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15201 E. ve 2021/3717 K. sayılı ilamı) ; Davacının davadan önce arabuluculuk yoluna müracaat ettiği anlaşılmakla başvurunun bulunmadığına  ilişkin istinaf talepleri de  yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2202,15 TL harçtan peşin alınan 625,00 TL harcın mahsubu ile bakiye  1.577,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b4beb4bbf73eefd","SID":"2a9bf849a6449457"}}