{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/596 <br>KARAR NO\t: 2025/1223<br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında 17/12/2015 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye ek olarak 24/09/2018 tarihli ek protokol akdedildiğini, sözleşmeye konu mallarının Finansal Kiralama Yasası hükümleri çerçevesinde kiralanması için Gebze 15. Noterliği'nin 29/03/2018 tarih ve ...yevmiye sayılı  ihtarname keşide edildiği, ihtarların borçlulara tebliğini müteakip borç ödenmediği gibi, finansal kiralama konusu mallarında müvekkil şirkete iade ve teslim olunmadığı, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üst üste ikisi zamanında ödenmediği için ihtara muhatap olunduğundan sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, FKS’nin 46. Maddesi ile müvekkil şirketin defter, kayıt ve belgelerinin kesin delil olacağı, 42/b maddesi ile müvekkil şirketin teminatsız ihtiyati tedbir talebinde bulunabilme hakkı olacağı hükmüne amir olduğu belirtilerek, sözleşmeden doğan alacak hakları, munzam zararlara ilişkin talep ve dava haklan ile açılan icra takiplerine dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla; sözleşmelere konu ekipman ve makinelerin teslimine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. <br>Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Dosya kanıtlarına göre davada konu edilen malların 6361 Sayılı Finansal Kiralama Yasası kapsamında davalıya teslim edildiği, kiralama konusu mallar ile ilgili olarak ödenmesi gereken kira borcunun noterlik ihtarnamesinde verilen yasal süre içinde ödenmemesi nedeni ile davalının temerrüde düştüğü, mülkiyeti davacıya ait kiralama konusu mallar ile ilgili davalının sadece kiralama dönemi içinde zilyet bulunduğu, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu şekli ile kiralama konusu malların iade koşullarının oluştuğu anlaşılmış olup, davalı yanca ödeme yapıldığına dair belge de ibraz edilmediğinden, davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle;<br>-Dosyada süre uzatım kararının geç tebliği nedeniyle delillerinin toplanamadığını ve mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, Müvekkili şirket hakkında Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/991 E. Sayılı dosyası ile konkordato kararı alındığını ve geçici mühlet kararı verildiğini,  tedbirin bu dönemde verildiğini, verilen tedbir kararının ve davanın yerinde olmadığını,<br>-Müvekkil şirketin davacıya dava dosyası kapsamında belirtilen kadar borcu bulunmadığını, 2019 yılında yaşadığı sıkıntılı dönem nedeniyle ödeme evraklarının dosyaya sunulamadığını, Mahkemecede bu konuda araştırma yapılmadığını, müvekkili şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmadığını, <br>-Tebligatların usulsüz olması, ödeme evraklarının araştırılmaması, delillerinin toplanması, bilirkişi incelemesi yapılmaması nedeniyle Mahkemenin kararının eksik inceleme ile verildiğini, <br>-27.02.2020 tarihli duruşmaya mazeret sunulduğunu ancak mazeret talebi konusunda bir karar verilmediğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığını, yerel mahkemenin mevcut delil durumuna göre karar vermesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, Müvekkili Banka ile davalı şirket arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi 7. Maddesine göre Banka kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğinin kabul edildiğini, müvekkili Banka ile davalı şirket arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi 31. Maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olduğunu, Dava tarihi itibariyle davalı şirket hakkında mevcut bir konkordato mühleti bulunmamakta olup yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, finansal kiralama konusu malların aynen iadesi talebine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasında 17/12/2015 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye ek olarak 24/09/2018 tarihli ek protokol akdedildiğini, borcun ödenmesinin istendiğini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, süresinde ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitiyle, mülkiyeti davacıya ait malların aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Finansal kiralama sözleşmesinin kiralayan tarafından feshi  durumunda  kiracı malı iade ile yükümlüdür.   (6361m.33)Finansal kiralama konusu malların mülkiyeti kiralayana ait olduğundan kural olarak  konkordato durumunda olsa dahi finansal kiralama konusu malların iadesi istenebilir. Ancak, İİK 307/3 maddesindeki yasal düzenleme ile  borçlunun talebi üzerine, tasdik kararı ile  finansal kiralama konusu malların iadesinin karardan itibaren 1 yılı geçmemek üzere ertelenebilme imkanı getirilmiştir. Yasal düzenlemede açıkça borçlunun talebi, yasal düzenlemede belirtilen şartların tamamının gerçekleşmesi halinde konkordato tasdik kararı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenebileceği belirtilmiş olduğundan, bu düzenlemedeki yasal şartlara uygun olarak   mahkemece konkordato tasdik kararında  finansal kiralama konusu mallara ilişkin bir tedbire hükmedilmemiş ise,  konkordato projesinin başarıya ulaşmasını sağlamak  için  borçlunun malvarlığının korunması  gerekçe gösterilerek finansal kiralama konusu malların iadesinin istenemeyeceği anlaşılmaktadır. Somut olayda, konkordato mühlet kararında İİK 307/3 maddesi uyarınca finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenmesi yönünde bir karar verilmediği, sözleşmenin konkordato talebi nedeniyle feshedilmiş olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle   Finansal kiralama konusu malların mülkiyeti kiralayana ait olduğundan  finansal kiralama konusu malların iadesi bileceğinden bu konudaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.6361 sayılı Kanunun 33/1 maddesinde; Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi ile 30 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca kiracı tarafından feshi hâllerinde, kiracı malı iade ile yükümlüdür. Taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi 7. Maddesine göre,  davacı Banka kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini,  davalı tarafça açıkça kabul edilmiştir.  İşbu nedenle yerel mahkeme tarafından müvekkil Banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme yeterli olup yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur. Taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi 31. Maddesi uyarınca davacı şirketin kendisine bildirilen adresine tebliğ edildiği, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  <br>27.02.2020 tarihli duruşmaya mazeret sunulduğunu ancak mazeret talebi konusunda bir karar verilmediği ileri sürülmüş ise de, mazeretin belgelendirilmediği, geçerli bir mazeret bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm nedenlerle davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih ve 2019/386 E. 2020/209 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 39.310,35 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 9.827,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.482,75-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07e22e71cf09e5f0","SID":"f005aa80b35993e4"}}