{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO : 2023/565 <br>KARAR NO\t : 2025/1147<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili hakkında davalı yan tarafından İstanbul Anadolu 10.  İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin müvekkiline 31.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği,  takibe dayanak senet sureti incelendiğinde, müvekkilinin şirket kaşesi üzerine imza attığı, açıkta imzasının bulunmadığının görüleceğini, işbu senetten kaynaklı olarak müvekkilinin şahsı için icra takibi hukuken açılamayacağından, haksız takibin iptali için İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/90 Esas sayılı dosyası ile takibin iptali davası açıldığı, İcra mahkemesinin takibin iptali ile alakalı vereceği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, müvekkilinin İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından ve takibe dayanak senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki davayı açmak gereği hasıl olduğundan bahisle müvekkilin İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından ve takibe dayanak senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlular ... Kafe Restoran Gıda Turizm İnşaat Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Vergi No:...),  hakkında İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı takip dosyasıyla, icra takipleri başlatıldığı, yine ...Restoran Gıda Turizm İnşaat Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... hakkında İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosya ile de takip yapıldığı, belirtilen bu icra takiplerinin dördünde de takibin dayanağını oluşturan senetlerde; borçlu ... İnş. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin kaşesi bu kaşenin üzerinde şirket adına ... tarafından atılan \"iki\" imza ve kaşenin altında kendi adına olmak üzere yine...tarafından atılan \"iki\" imza bulunduğu, ayni takip dayanağı senette davacı ... tarafından atılmış \"dört\" adet imza olduğu, halbuki davacı ... şirketi temsilen sadece \"bir\" imza bile atsa yeterli olacağı, bu durumda ..., dört ayrı senede, her birine \"dört\" imza olmak üzere \"on altı\" tane imza attığı, dava konusu senette de kaşenin üzerine şirket yetkilisi ... tarafından atılan iki imza şirket adına; kaşenin altındaki yine ... adına atılan iki imza ise avalist olarak kendi adına atıldığı, imzaların başladığı nokta da dikkate alındığında alttaki iki imzanın kaşe dışına atılmak istendiği görüleceği, yine senetler tanzim edilirken hayatın olağan akışının ve ticaret hayatının olağan akışının dışında senede şirket yetkilisi ...'ın \"dört\" adet imza atmasının nedeni de, taraflar arasında şirket yetkilisi ...'ın da avalist olarak sorumlu olacağının kararlaştırılmış olduğu, davacı ...ın icra takiplerindeki borcun esasına yönelik bir itirazı olmadığı, imzasına da itiraz etmediği, aksine imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, yine davacı ..., İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'ndeki aynı tanzim ve vade tarihli senetlere dayanan ...E. sayılı takip dosyaları ile İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına karşı da herhangi bir dava açmadığı, bu takiplerde taşınmazlarının satışı için işlemlere başlanıldığı, üzerine kayıtlı araç için yakalama şerhi konulduğu, alacaklı şirketlere ciddi anlamda borçlanan, bu borçlarını ödemeyen şirket yetkilisi ve borcun kefili (avalisti) ...ın icra takibine karşı huzurunuzdaki davadan başka yine bu senede ilişkin takibin iptali davası da açtığı, söz konusu dava, İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2022/90 E. sayılı dosya olarak derdest olduğundan bahisle re’sen göz önüne alınacak sair sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2022/100 esas, 2022/994 karar, 01/12/2022 tarihli kararı ile; \" 6102 sayılı TTK'nın 700 v.d maddeleri uyarınca senet metninin ön yüzüne atılacak imzanın aval hükmünde olduğu, bu durumda çoğu kısmı kaşe dışına atılmış olan tek imzanın dahi davacının bonoya konu borçtan avalist sıfatıyla şahsen sorumluluğunu gerektireceği, davacının aynı tarihte imza ettiği diğer bonolarda bu hususu sarahaten yerine getirerek davaya konu bonoda imzalarının az bir kısmını kaşe üzerine taşırarak avalist olma iradesinin olmadığını savunmasının dürüstlük kuralına uymayacağı ve hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği anlaşılmakla davanın  REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı yan tarafından İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  ödeme emrinin müvekkiline 31.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, takibe dayanak senet sureti incelendiğinde, müvekkilin şirket kaşesi üzerine imza attığı, açıkta imzasının bulunmadığı görüleceğini, işbu senetten kaynaklı olarak müvekkilin şahsı için icra takibi hukuken açılamayacağından, haksız takibin iptali için İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/90 Esas sayılı dosyası ile takibin iptali davası açıldığını, icra mahkemesinin takibin iptali ile alakalı vereceği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, müvekkilin İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından ve takibe dayanak senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti için açılan davanın haksız olarak red edildiğini, müvekkilin şirket kaşesi üzerindeki imzadan sorumlu tutulması yönündeki mahkeme kararı hatalı olup kaldırılması gerektiğini, beyan ederek, müvekkilin  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/100 Esas 2022/994 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta kötüniyetli bulunduğunu alacaklı şirketlere ciddi anlamda borçlanan, bu borçlarını ödemeyen şirket yetkilisi ve borcun kefili (avalisti) Fatih Aydın'ın kötü niyetli olarak ödemediği borcuna ilişkin davalar açarak bir de %20 kötü niyet tazminatı ve nispi vekalet ücreti elde etmeye çalıştığı görüldüğünü, davalı müvekkili kötü niyetli olmadığı gibi asıl olarak kötü niyetli olan tarafın davacı olduğunu beyan ederek, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak bono yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dilekçelerin tetkikinde; davacı tarafın İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak olan 10/01/2022 ödeme tarihli, 06/01/2022 tanzim tarihli,  293.961-TL bedelli bono üzerindeki imzalarının yalnızca yetkilisi olduğu dava dışı şirketin kaşesi üzerine atıldığından bahisle avalist olarak sorumlu olmadığını iddia ettiği, davalı (bono lehtarı) tarafın ise TTK'nın 700 vd. maddeleri gereğince bono üzerinde şirket kaşesi dışına atılan diğer imzalarından dolayı davacının avalist sıfatı ile bono bedelinden sorumlu olduğunu savunduğu, ilk derece mahkemesi tarafından davacının avalist sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Dolayısıyla somut olaydaki uyuşmazlığın; icra takibine dayanak 10/01/2022 ödeme tarihli, 06/01/2022 tanzim tarihli,  293.961-TL bedelli bono üzerindeki imzaları nedeni ile davacı şirket yetkilisinin aval veren sıfatı ile bono bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 778/1. maddesinin atfıyla bonolarda uygulanması gereken TTK'nın 701. maddesi; ''(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.'' şeklinde düzenlenmiş olup  bononun geçerli olması için tek imzanın bulunması yeterli görülmüş ve bononun ön yüzüne keşideci dışında atılan ikinci imzalar aval şerhi sayılmıştır. Bono üzerindeki imzanın şirket kaşesi üzerinde yer alması ilkesel olarak bu imzanın şirket adına, yetkilisi tarafından atılmış bir imza olduğunun kabulünü gerektirmektedir. Şirket kaşesi dışına atılmış ikinci bir imza olması halinde bu imza aval veren sıfatıyla sorumluluğu gerektirmekte, avalistin adının senette yazılı olup olmamasının ise sonuca bir etkisi olmamaktadır.Yukarıda belirtilen kanuni düzenleme ve açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu bononun üzerinde 4 (dört) adet davacı imzasının bulunduğu, bu imzalardan 2 (iki) tanesinin davacının yetkilisi olduğu keşideci şirketin kaşesinin üzerine atıldığı, diğer ikisinin ise kaşe altına atılmakla aval hükmünde olduğu, böylece davacının aval veren sıfatı ile bono bedelinden sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacının dava konusu olmayan ancak delil olarak dosyaya sunulan aynı düzenlenme tarihli bir kısım bonolar üzerine attığı 4 (dört) adet imza da incelenmiş olup 2 (iki) imzanın kaşe üzerine atıldığı, 2 (iki) imzanın ise bariz şekilde şirket kaşesi dışında kaldığı görülmüş bu yönü ile davaya konu bonodaki 2 (iki) imzasının ufak bir kısmının şirket kaşesi üzerine taşması nedeni ile avalist olma iradesinin bulunmadığını savunmasının TMK'nın 2. maddesinin ışığında dürüstlük kuralına uygun bulunmaması da isabetli bir gerekçe oluşturmuştur. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2022 tarih ve 2022/100 E. 2022/994 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  <br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025<br><br>\t\t<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43693ce6806912fd","SID":"989f4a8592c607a4"}}