{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1104 <br>KARAR NO\t: 2025/2656<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2022<br>NUMARASI\t: 2017/932 E - 2022/65 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 15 adet elektrik faturasını ödemediğini, ayrıca farklı  tarihlerde yapılan muayenelerde kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, davacı şirket tarafından kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu tahakkukların tahsili için 24/11/2015 tarihinde İstanbul 24. İcra Dairesinin ... Sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini borcun tahsili sebebiyle açılan icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durduğunu, davalının itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, icra dosyasının incelemesi sırasında itiraz dilekçesinin tespit edildiğini, davalının davacı şirketten elektrik hizmeti aldığı adreste ticari faaliyet yürüttüğünü, bu nedenle işbu davada ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiğini, beyanla, davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve davalının haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı tarafın işe başlama tarihinin 01.05.2007, işi terk tarihinin 10.04.2008 olduğunu, bu tarihten sonra yerine işyerine kimin geldiğinin bilgileri dahilinde olmadığını, davacı tarafın kendilerine bilgi vermeden 3. kişilere elektrik kullandırdığını, elektriğin kesilmesi gibi bir işlemde bulunulmadığını, mevzuat hükümlerine aykırı davranıldığını, güvene ve ahlaka aykırı hareket edildiğini, kötüniyetli davranıldığını, beyanla, davanın reddini, davacı tarafın aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, alacağın dayanağını oluşturan faturaların ilgili dönemde yürürlükte bulunan mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu dosya kapsamında temin edilen 22/02/2021 tarihli rapor dışındaki tüm raporlarda tespit edilmekle davacı yanın 40.254,15 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu kabul edildiği,öte yandan 21/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı yanca elektriğin kesilmesi gerektiği dönem 2008/08 olarak tespit edilmekle bu döneme kadar düzenlenen faturaların işlemiş faizinden ve faizin KDV'sinden davalının tam sorumlu olduğu, bu faturalara istinaden talep edilebilecek işlemiş faiz ve faizin KDV'sinin 14.651,88 TL olduğu; elektriğin kesilmesi gerektiği 2008/08  döneminden sonra oluşturulan faturalara yönelik talep edilen faiz ve faizin KDV'sinden ise davacının elektriği kesmeyerek zararın artmasına sebebiyet vermesi nedeniyle takdiren %50 oranında indirim yapılması suretiyle davalının sorumlu tutulabileceği, 2008/08 dönemi sonrasında düzenlenen faturalara yönelik hesaplanan faiz ve faizin KDV'si 42.278,42 TL olmakla %50'si oranında yapılan müterafik kusur indirimi sonucu davacının bu dönemlere ilişkin faiz ve faizin KDV'si  olarak 21.139,21 TL talep edebileceği; neticeten davacının itirazın iptali talebinin 40.254,15 TL asıl alacak ve 35.791,09 TL işlemiş faiz ve faizin KDV'si yönüyle yerinde olduğu, davalının aksi yöndeki savunmaları ile davacının fazlaya dair istemlerinin yerinde olmadığı, hüküm altına alınan alacağın likit ve itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu  gerekçesi ile;\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının, İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 40.254,15 TL asıl alacak ile 35.791,09 TL işlemiş faiz ve KDV olmak üzere toplam 76.045,24 TL üzerinden takip talebindeki kayıt ve koşullarla kaldığı yerden DEVAMINA, bu yöndeki fazlaya dair istemin REDDİNE,\t2-Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 15.209,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE\" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; dosyada ... tarafından düzenlenen 21.11.2018 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli ve kapsamlı olmasına rağmen mahkemece dosya davalının itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere aynı bilirkişiye tekrar bilirkişi incelemesine gönderildiği,  davalı tarafın, bahsi geçen bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi incelendiğinde teknik hiçbir itiraz ileri sürmediğinin de görüldüğü,davalının rapora itirazları yeniden rapor alınmasını gerektirmemesine yani hesaplamalarla ilgili yeni bir inceleme yapılmasına gerek olmamasına rağmen mahkemece dosyanın tekrar bilirkişi incelemesine gönderilmesinin hatalı olduğunu,bilirkişice zaten kök raporda yapılan tespitlerin doğru olduğu sonuç ve kanaatiyle ek raporun  kök raporla uyumlu şekilde düzenlendiği,davalı taraf ek rapora itiraz  etmemesine rağmen yani artık iki raporla da müvekkilinin alacağı sabit olmasına rağmen mahkemece re'sen dosyanın tekrar ek rapor alınmak üzere farklı bilirkişiye gönderildiğini,bu kez gelen raporda, ilk iki raporla çelişir şekilde müvekkili şirketin alacağı hatalı hesaplanmış olup bahsi geçen rapora karşı müvekkili şirket itiraz etmesine ve teknik açıklamalar sunmasına rağmen mahkemece hatalı bilirkişi raporu üzerinden dosyanın karara çıkarıldığını,mahkemece hükme esas teşkil alınan raporun  hatalı olduğunu,21.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun ise  da davada  haklılığını açıkça ortaya koyduğunu,olayda davalının kullandığı elektriğin karşılığı olan tüketim faturalarının her birinde son ödeme tarihleri belirtmekte olup her hangi bir fatura son ödeme tarihinde ödenmediği takdirde her hangi bir ihtara gerek kalmaksızın muaccel hale gelir; söz konusu tüketim faturalarının muaccel olması için ayrıca müvekkili şirket tarafından her hangi bir ihtar gönderilmesine gerek olmadığını,davaya konu borçlardan birinin kaynağı davalının kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı,ihtar çekilmesine gerek olmadığı, bilirkişi raporuna karşı, son derece kapsamlı bir şekilde sunulan itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini,hatalı  bilirkişi raporuyla hüküm tesis etmesinin  hakkaniyete ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, dosyada alınan ve teknik inceleme bakımından son derece yeterli olan ve ayrıntılı hesaplama içeren ilk  bilirkişi raporuna rağmen, davalı tarafın bu rapora karşı hiçbir gerekçe içermeyen dayanaksız itirazları üzerine dosyanın başkaca bilirkişiye tevdiiyle birlikte bu bilirkişinin mesnetsiz şekilde müvekkili şirket aleyhine rapor düzenlemiş olması neticesinde müvekkili şirketin itirazın iptali davasına konu takipteki alacaklarını tahsili iş bu gerekçeli kararla tehlike altına girdiğinden,bu nedenle karar kaldırılarak ilk bilirkişi raporu doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,ödenmeyen fatura bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.  İstanbul 24. İcra Dairesinin ... Sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 40.254,15 TL asıl alacak için 48.264,86 TL işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV tutarı olarak 8.687,65 TL olmak üzere  toplam olarak 97.206,66 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.Dosyada farklı  bilirkişi incelemeleri yapılarak birbirinden farklı bilirkişi raporlarının alındığı görülmüştür.Hükme dayanak yapılan bilirkişi ... tarafından sunulan  22/02/2021 havale tarihli raporunda özetle: davalının yasal abonesi olduğu 5959194 sayılı tesisatta kullanma döneminde sarf edildiği halde ödenmeyen ve dava dosyasına ibraz edilen 15 dönem elektrik faturası ile 1 dönem kacak elektrik bedelinin 24.11.2015 takip tarihi itibariyle kesme tarihine kadar hesaplanan gecikme zammı + %18 KDV ve kesme tarihinden sonra hesaplanan yasal faiz + %18 KDV ile kaçak kullanım için hesaplanan gecikme zammı + %18 KDV ile birlikte toplam takip tutarının 70.680,36 TL olduğunu, hesaplanan miktar için davalı itirazının iptaliyle takibin yalnızca 34.947,15 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %9 ve değişen oranlarda yasal faiz ve KDV 5.307.00 TL tutarındaki asıl alacağa ise %16,8 ve değişen oranlarda gecikme zammı + %18 KDV ilavesiyle birlikte yürütülmesi bildirilmiştir.Davalının aboneliği sonlandırmadığı sürece abone borçlarından ve kaçak dahil izinsiz kullanımlardan sorumlu olacağı açıktır.Tüm raporlarda belirlendiği üzere davacının ödenmeyen fatura alacağının  40.254,15 TL olduğu  kabul edilmiştir.Buna göre  bilirkişi raporunda davacı yanca elektriğin kesilmesi gerektiği dönem 2008/08 olarak tespit edilmekle bu döneme kadar düzenlenen faturaların işlemiş faizinden ve faizin KDV'sinden davalının tam sorumlu olacağı gözetilerek ,bu faturalar nedeniyle  işlemiş faiz ve faizin KDV'sinin 14.651,88 TL olarak hesaplandığı,ancak   elektriğin kesilmesi gerektiği 2008/08  döneminden sonra oluşturulan faturalara yönelik talep edilen faiz ve faizin KDV'sinden ise davacının elektriği kesmeyerek zararın artmasına sebebiyet verdiği kabul edileceğinden, faiz ve KDV sinden Yargıtay içtihatları gereği  takdiren %50 oranında indirim yapılması sonrasında  2008/08 dönemi sonrasında düzenlenen faturalara ilişkin olarak  faiz ve faizin KDV'si 42.278,42 TL  şeklinde hesaplandığından,faiz ve faizin KDV sinden  taktiren  %50'si oranındaki   müterafik kusur indirimi  nedeniyle davacının belirtilen dönemde  21.139,21 TL faiz ve faizin KDV sini isteyebileceği hesaplandığından ,sonuç olarak davcının takipte  40.254,15 TL asıl alacak ve 35.791,09 TL işlemiş faiz ve faizin KDV şeklinde toplam 76.045,24 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.Hükme dayanak yapılan  22/02/2021 havale tarihli bilirkişi raporu çelişkileri giderici ve Yargıtay güncel kararlarına uygun tespitleri ve hesaplamaları içerdiğinden,taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli görülmüştür.Davacı normal ödenmeyen tüketim faturaları yanında bir adet kaçak tahakkuk bedelini de talep etmiş  ve mahkemece bu konuda hüküm verilmiş ise de, kaçak tahakkuk bedelinin Bedaş tarafından talep edilebileceği ,ancak buna dair  davalı istinafı bulunmadığından,bu hususta  eleştiri ile yetinilmesi gerekmiştir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025\t<br>            </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29c32820edb643e6","SID":"45674e1bc7428b8e"}}