{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/3252 <br>KARAR NO\t: 2025/2528<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/04/2024<br>NUMARASI\t: 2019/558 E - 2024/261 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 14/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  müvekkili şirketin Süleyman Demirel Cad. ... Ada .. Parsel Esenyurt/İstanbul adresinde kurulu işyerinde, davalı nezdinde 2195813000 hizmet numarasıyla kayıtlı elektrik abonesi olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu aboneliği uzun yıllardır devam etmekte ve şirketlerinin uzun yıllardır faturalarını düzenli olarak ödemekte olduğunu, davalı  şirket  çalışanlarının 28.02.2019 tarihinde müvekkili şirket iş yerine gelerek, çarpan hatası olduğu bahisle işyerinde haksız olarak Kaçak / Usulsuz elektrik kullanıldığı tespitiyle müvekkili şirket aleyhine tutanak tuttuklarını ve akabinde 25.03.2019 tarihinde 7344 numaralı 45.276,53 TL tutarlı fatura ile yine aynı tarihli 7341 numaralı 46.552,88 TL faturayı tanzim ettiklerini, müvekkili şirketin hastalarının elektronik aletlerin çalışmaması nedeniyle daha fazla zarara uğramaması ve icra tehdidi altına girmemek adına zaruret haliyle, 26.03.2019 günü her iki fatura belleri için toplamda 91.829,41 TL'yi davalı yan'a her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere ihtirazi kayıtlı olarak ödendiğini, müvekkilinin mevcut hastanede daha fazla zarara uğramamak adına ödediği bedelin geri iadesini talep etmek amacıyla davalı yan aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü... dosyasıyla başlatılan takipte borca  itiraz edildiğini, yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile  takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle davalı/borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine  karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı adına kayıtlı 21958173000 nolu tüketim noktasında 28.02.2019 tarihinde müvekkili şirket ekipleri tarafından yapılan kontrolde abonenin tahakkuk çarpanı müvekkili şirkete ait sistem kayıtlarında 400/5 (80) göründüğü halde mevcut yerinde 800/5 (160) olarak kullanıldığı tespit edilerek... nolu kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirketçe... nolu tutanağa istinaden sayacın %50 oranında eksik kayıt yaptığı (400/5 olan akım trafosunun 800/5 oranı ile değiştirildiği tespit edilerek sayacın doğru tüketim bilgilerini kaydetmesinin engellendiği) tespit edilerek 28.02.2019 -30.11.2018 tarihleri arasında 90 günlük süre için sayaç tüketim bilgilerine göre 44240 kWh karşılığı 46.552,88-TL kaçak tahakkuku tanzim edildiğini, daha öncesi için 30.11.2018-28.02.2018 tarihleri arasında 270  günlük süre için sayaç tüketim bilgilerine göre 83760 kWh karşılığı 45.276,53-TL normal tüketim tahakkuku tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanım tahakkukunun hesaplanması Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğince yapıldığını, tahakkuk hesaplama bilgilerinde bir hata bulunmadığını, davanın  reddi ile, davacının %20'den az olmamak kaydıyla haksız icra  tazminatı ödemeye mahkum edilmesine    karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;   Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,Davalının İstanbul 25. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 22.638,90 TL asıl alacak, 374,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.013,84 TL yönünden iptaline, Fazlaya ilişkin talebin reddine,  Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve katılma yolu ile  davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde; \" Yerel Mahkeme yaptığı yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bu husus hatalıdır, zira hükme esas alınan raporlarda bile “…davacının kasti eylemi ile akım trafolarını değiştirdiğine ilişkin delil bulunamamıştır…davalı taraf sözleşme esnasında takılarak mühür altına aldığı akım trafolarının davacı tarafça değiştirildiği hususunu belgeleyememiştir…” şeklinde tespitte bulunulmuştur. Müvekkil şirket tarafından Tıp Merkezinde kullanılan ve davalı tarafından takılan sayaca hiçbir zaman müdahale olmamış, en başından itibaren davalı şirket çalışanlarının taktığı şekilde kullanılmıştır. Bu husus sayın Yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmamıştır.. Yerel Mahkeme yargılama sırasında alınan 04/05/2021 tarihli kök ve 04/10/2021 tarihli ek raporlar yenine sonradan alınan 20/11/2023 tarihli kök ve 06/02/2024 tarihli ek rapor doğrultusunda mevcut hükmünü kurmuştur. Ancak bunu yaparken neden ilk alınan kök ve ek rapora değil de sonradan alınan kök ve ek rapora göre karar verdiğine ve ilk kök ve ek raporların neden hükme esas alınamayacağına dair... denetlenebilir bir gerekçelendirmede bulunmamıştır. Bu haliyle 04/05/2021 tarihli kök ve 04/10/2021 tarihli ek raporlar gerekçesiz bir şekilde hükme esas alınmamıştır.  Yerel Mahkeme, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği”nin 36/1. Maddesini dikkate almadan hüküm tesis etmiştir... Yönetmelik maddesinde doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde dahi hesaplamanın 180 günü aşamayacağı açık bir şekilde hüküm altına alınmışken ve bizzat bilirkişiler tarafından ihtilafın kaynağının ne olduğuna ilişkin somut bilgi, belge ve verinin olmadığı tespit edilmişken yine hükme esas alınan bilirkişi raporlarında 1 yıllık dönem için hesaplama yapılmış olması çok net bir şekilde hatalıdır... Yerel Mahkeme kararında ayrıca \"alacağın likit olmadığı gerekçesiyle\" icra inkar tazminatı talebimizi de hatalı bir şekilde reddetmiştir. Dava konusu olaydaki tüm kusurun davalı şirkete ait olması nedeniyle müvekkil şirketin herhangi bir ödeme yapmasını gerektiren borcunun olmaması nedeniyle elektrik kesintisi yapılması tehdidi altında itirazı kayıtla yapmış olduğu ödemede fazla fatura bedeli açık bir şekilde belli olup, bu hususun da istinaf incelemesi sonucunda düzeltilmesi ve lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. .. Mahkeme kararında son olarak arabuluculuk ücretinin tamamının müvekkil davacı şirketten tahsiline karar vermiştir. Davanın reddolunmadığı ve kısmen kabul edildiği düşünüldüğünde bu tutarın tamamının davalıya yükletilmesi gerekirdi.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;\"...  ilk derece mahkemesi hükmü tamamen hatalıdır. Zira hüküm gerekçesinde, davacının 69.190,51 TL' den sorumlu ve 22.829,90 TL' den sorumlu olmadığı bildirilmişse de hükümde 22.829,90 TL yönünden takibin iptaline karar verilmiştir. Bu hali ile hüküm ve gerekçesinin çelişkili olduğunu bildiririz. Müvekkil şirket tespit ve tahakkuku mevzuata uygun olup aksi yöndeki ilk derece mahkemesi hükmünün istinafen kaldırılması gerekmektedir. ..Yukarıda açıklanmaya çalışılan sebeplerden anlaşılacağı üzere, müvekkil şirketçe yapılan inceleme sonucunda 28.02.2019 tarihli tespit ile tanzim edilen... nolu kaçak tespit tutanağı ve tahakkuk hesaplama bilgilerinde bir hata bulunmamaktadır. Müvekkil şirket tarafından tesisata 80 çarpan oranlı akım trafosu takıldığı; fakat, dava konusu tutanakta akım trafo çarpan oranı 160 olarak hesaplanmasında müvekkil şirketin kusuru bulunduğu belirtilmiştir. Fakat, açıklanan sebeplerle davacının kaçak elektrik kullandığı sabittir. Müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Davacı yan istinaf başvuru dilekçesinde, her ne kadar dava konusu olayın çarpan hatasından kaynaklı olduğundan bahisle EPTHY' nin 36/1 maddesi hükmünün uygulanması gerektiğini ileri sürmüşse de somut olay çarpan hatasından değil, davacının sayaca müdahale etmek sureti ile akım değerlerinin sistemde ve yerinde farklı olmasını ve dolayısıyla sayacın eksik okuma yapmasını sağlayarak kaçak elektrik kullanmasından kaynaklı olup bu halde somut olay bakımından uygulanması gereken mevzuat hükmü, EPTHY' nin 36. maddesi değil, 42 ve devamı maddelerdir. Bu sebeple davacı yanın istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporları mevzuata ve mevcut delil durumuna aykırı olup itirazlarımız karşılanmaksızın işbu raporlar nazarı ile hüküm tesisi Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Haklarının ihlali mahiyetinde olup bu sebeple de ilk derece mahkemesi hükmünün istinafen kaldırılması gerekmektedir. müvekkil şirket tarafından yapılan hesaplama mevzuata uygun olup her iki bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın tarafımızca kabulü mümkün değildir. İşbu raporlar nazarı ile tesis edilen ilk derece mahkemesi hükmünün istinafen kaldırılması gerekmektedir...Hükmedilen faiz, faiz türü ve faiz oranı da usul ve yasaya aykırı olup işbu sebeple de ilk derece mahkemesi hükmünün bu sebeple de istinafen kaldırılması gerekmektedir...Kötüniyet tazminatı talebimiz hakkında herhangi bir karar verilmemiş olup bu yönü ile eksik olan ilk derece mahkemesi hükmünün istinafen kaldırılması gerekmektedir.\"  şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülmüştür. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali    talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 25. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasında;91.829,41TL asıl alacak, 490,60  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  92.320,01 TL yönünden ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davalı tarafça ,davacı  şirket hakkında   28.02.2019 tarihli kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlendiği ,tutanağa göre  tesisata takılı bulunan Luna marka 67313186 seri nolu sayacın tüketim kayıt yapmasını sağlayacak akım trafolarının sistemde 400/5 (x80) olduğu halde mevcut yerinde 800/5 (x160) olarak kullanım yapıldığı tespitinin yapıldığı, akım trafolarının bulunduğu bölümün mühürsüz olduğunun tutanağa yazıldığı, davacı şirket adına kaçak ve  kaçak ek tahakkuku (eksik tüketim) tahakkuku yapıldığı ,davacı şirketçe ödemelerin yapılmış olduğuna ilişkin makbuzlar sunulduğu  anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada bilirkişi raporları alınmıştır.1- Elektrik mühendisi bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından tanzim edilen faturalarda hatalı olarak 80 katsayısının uygulandığı, akım trafolarının 400/5 oranından 800/5 oranına çıkarılması, çarpanın da 80'den 160 katsayısına çıkmasına neden olacağı, söz konusu oran değişikliğinin de tüketimin düşmesine sebep olduğu, söz konusu akım trafolarının davalı tarafından binaya enerji verilmesinden önce davacıya ait sayaç ve akım trafoları seri numaraları ve markalarını belirtip mühür ve tutanak altına alınmasının gerektiği, ancak bu işlemin yapılmadığı, bu nedenle akım trafolarının son yapılan tespitten önce mühürlenip mühürlenmediği hususunun tespit edilemediği,davalının akım trafolarının yerinde 800/5 olduğunu somut olarak tespit ettiğini, buna rağmen tanzim edilen faturalarda da çarpan katsayısını 160 uygulaması gerekirken 80 çarpanı faturalara yansıtığını, tüm bunlara rağmen davacının kullanımında olan elektrik sayacının eksik tüketim yaptığının sabit olduğunu, bu nedenle davalı tarafından tahsil edilmesi gereken 31.791,19 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının bakiye 60.038,02 TL'yi faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği bildirilmiştir.Ek bilirkişi raporunda bilirkişi heyeti kök raporundaki görüşlerini tekrar etmiştir.2- İtiraz üzerine alınan  09.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının abonelik başlangıç tarihinden itibaren x80 akım trafo oranı dahilinde faturalandırılmış olduğunun tespit edildiğini, davalı kurumca sunulan belgelerden, davacının kasti eylemi ile akım trafolarını değiştirdiğine ilişkin delil bulunamadığını, davalının taraf sözleşme esnasında takılarak mühür altına aldığı akım trafolarının davacı tarafça değiştirildiği hususunu belgeleyemediğini, davalı taraf teknik görevlilerinin akım trafo oranını sisteme hatalı geçirmiş oldukları kanaatine varıldığını, bu durumun davalı tarafından yapılması gereken kontrol ve testlerin ilk devreye alma sırasında ve daha sonraki sürede yapılmaması, yapılmış ise eksik veya hatalı yapılması yada sayaç okumalarında fark edilmemesi gibi sebeplerden dolayı (davacı ile birlikte) davalının da kusurlu olduğu kanaatinin oluşmasına sebebiyet verdiğini, müterafik kusur indiriminin de tahakkukun kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilememesi ve işlemiş faiz oranında indirim şeklinde olabileceğini, zira davacı sayacının eksik tüketim kayıt ettiği hususunun sabit olduğunu, davacının tüketmiş olduğu elektrik miktarına karşılık gelecek bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, davacı taraf tükettiği elektrik miktarından daha az fatura ödemiş olduğundan, davacı tarafa eksik fatura tahakkuku yapılması gerekeceği, davacı tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olamayacağı, bu hususta yeterli delil bulunmadığı (davacının kasti olarak akım trafolarını değiştirerek kendisine menfaat sağlaması vb) hususu gözetildiğinde davalı tarafça eksik tüketime konu edilen 28.02.2018 – 30.11.2018 tarihler arasındaki dönem için kaçak tarife uygulanmaksızın, eksik tüketim hesabı yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, davacının dava konusu dönemde eksik tüketim olarak kaydedilen faizi ile birlikte 69.560,16 TL'den sorumlu olduğu, davacı tarafından yapılan ödeme nazara alındığında, davacının iadesini talep edebileceği miktarın 22.759,85 TL olduğu bildirilmiştir.3-Mahkemece , bilirkişi raporları arasında çelişki meydana geldiği gerekçesiyle  3 kişilik elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmıştır.Dosyaya sunulan 21.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket tarafından, davacı adına düzenlenen kaçak kullanıma ilişkin tutanağın (kaçak kullanım konusu bakımından) isabetli olmadığı, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, davalı tarafından düzenlenen tutanakta belirtilen akım trafolarının panoda ve sistemde farklı olmalarına ilişkin tespite dair ihtilafın olmadığı;  ancak, bu ihtilafın kaynağının ne olduğuna ilişkin somut bilgi-belge- veri olmadığından, davalı veya davacının kusuruna ilişkin bir tespit ve sonuca ulaşılamadığı, davalıya ait elektrik panosunda tespit edilen ve tutanakta belirtilen akım trafolarının mühürlerinin olmadığı, ancak, davalı şirketin sisteminde, dönüştürme oranı 80 olarak beyan edilen akım trafolarının da gerek seri numaraları, gerekse mühürlerine ilişkin  bilgi sunulmadığından, panodaki trafolara ait akım trafoların kim tarafından, ne zaman ve hangi mühürlerle (eğer mühürlenmişse, buna ilişkin somut belge olması gerekmektedi) mühürlendiğinin ortaya konulması gerektiği, ancak mevcut dosya bilgilerinde buna ilişkin bir belgenin olmadığı, 04.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan işlemlerde, 90 günlük işlem yapılmasının isabetli olmadığı, dosyaya sunulan endeks bilgileri ve akım trafolarının hesaplamaya hangi oranda (80 çarpanı) işleme alındığına ilişkin işlemin (yani 80 çarpanına göre fatura düzenlendiği) en az  1 yıllık yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla, geçmiş dönemlere ilişkin sayaç çarpan bilgileri mevcutken, 90 günlük sürenin kullanılmasının isabetli olmadığı, bu nedenle dosyaya sunulan 09.03.2023 tarihli bilirkişi raporundaki  tespitlerin yerinde olduğu,  Davacının, akım trafolarındaki oran farklılığı sebebiyle ortaya çıkan eksik tüketime dayalı borcunun 69.190,51 TL olması gerektiği, davalı tarafından tahakkuku yapılan iki adet faturanın toplamı 91.829,41 TL’nin ihtirazi kayıt açıklama notuyla 26.03.2019 tarihinde ödendiği, aradaki farkın (menfi tespit bedeli) 22.638,90 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ek raporunda, 20.11.2023 tarihli kök raporundaki görüş ekrar edilmiştir.Mahkemece, 20.11.2023 tarihli kök ve 06.02.2024 tarihli ek raporların somut olaya ve dosya içeriğine uygun, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli, gerekçeli olması nedeniyle  sözkonusu raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.İcra inkar tazminatı yönünden ;İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer  yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir . Somut olayda ,yukarıda yapılan açıklamalara göre  ,alacak davalı yönünden  likit  kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde  usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Arabuluculuk ücreti yönünden ;Dava kısmen kabul edilmiş,arabuluculuk ücreti davacı tarafa yükletilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsiline karar verilmiş ise de; ilgili  mevzuat uyarınca arabuluculuk giderinin yargılama gideri olduğu,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinin 2. fıkrasına göre davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkemece  yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırması gerektiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği dikkate alındığında belirtilen arabulucuk giderinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekli iken yazılı şekilde tamamından davacının sorumlu tutulması hatalı olmuştur.Davalı tarafın kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesinde \"bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir\" düzenlemesi yapılarak, kötüniyet tazminatının şartları belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; yaptığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı davacı, borçlu davalıya kötüniyet tazminatı ödemekle yükümlüdür.Davacının  icra takibi yapmakta haksız ve yukarıda izah edildiği üzere , haksız olduğunu bildiği halde icra takibini yapmaktan kaçınmama olgusunun gerçekleşmediği, kötüniyet tazminatı koşullarının  oluşmadığı , bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Bu sebeplerle ,davalı tarafın yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine,davacı tarafın istinaf talebinin  kabulü ile ,karar kaldırılıp,yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde   karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-Davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,B-Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca  kaldırılarak,yeniden esas hakkına;Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul 25. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 22.638,90 TL asıl alacak, 374,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.013,84 TL yönünden iptaline, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.572,08 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan  1.115,00 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 457,08‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam  22.422,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.619,29 TL yargılama gideri ile 1.115,00 TL peşin harç ve 44,40 TL başvuru harcı toplamı 6.778,69‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan toplam 6.150,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 4.608,71 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,  6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1/2 'sinin  davacıdan, 1/2'sinin ise  davalıdan alınarak  hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, İstinaf incelenmesiyle ilgili olarak;Davalıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  1.572,07 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.144,47 TL'nin   alınarak Hazineye irat kaydına, Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 290,00 TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.   14/10/2025<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5d089bc68e7b07e","SID":"97ced7c3978bdc4e"}}