{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2022/1992 <br>KARAR NO\t: 2025/1630<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/10/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, maske emtiasının Türkiye'den ABD'ye hava yoluyla taşıması amacıyla davalı taşıyıcıya teslim edildiği, ancak yükün alıcısına teslim edilmediğinden mal bedeli 1.531,25-USD zararın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 9. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, kast ve pervasız davranış olmadığından tam tazminat istenemeyeceğini, gönderinin brüt ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, hava yolu taşımasında uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu'nun 8. maddesi uyarınca davalının yükün kaybından dolayı sorumlu olduğu, bilirkişi ek raporuna göre yükün sorumluluk üst limitinin 7.933,66-USD olarak belirlendiği dikkate alındığında davalının takibe itirazının haksız olduğu ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davalının icra takibine itirazının iptaline ve takibin aynen devamına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını, sınırlı sorumluluğun dikkate alınmadığını, kast ve pervasız hareket bulunmadığından tam tazminat verilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, alacağın likit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE : Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında yükün kaybolması nedeniyle uğranılan zararın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu taşıma Türkiye-ABD arasında gerçekleştirilmiş olup her iki devletin sözleşmeye taraf olduğu belirlendiğinden  uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, davacının ABD'deki firmaya sattığı toplam 256 kg ağırlığındaki maske emtiasının Türkiye'den ABD'ye hava yolu ile taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın davalı taşıyıcı tarafından hava taşıması sırasında kaybedildiği, söz konusu emtianın toplam fatura değerinin 1.531,25-USD olduğu anlaşılmaktadır.Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 22 SDR tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır.\tEldeki davada emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça Konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir.  \tKonvansiyonun 22/3. maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, bilirkişi ek raporunda sorumluluk üst sınırının, kg başına 22 SDR üzerinden 5.632-SDR'nin 21/10/2020 taşımaya kabul tarihindeki TCMB SDR/TL değeri üzerinden 62.550,11-TL; TCMB SDR/USD değeri üzerinden 7.993,66-USD olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar mahkemenin karar tarihindeki SDR değeri esas alınması gerekse de, karar tarihindeki değerler üzerinden yapılan hesaplamaya ve talep miktarına göre bu husus sonuca etkili değildir. İcra takibinde, emtianın fatura bedeli toplam 1.531,25-USD talep edilmiştir. Buna göre, olayda TTK hükümlerinin uygulama alanı bulunmamasına göre mahkemece, sınırlı sorumluluk miktarının altında kalan 1.531,25-USD üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmuştur.Ayrıca davada talep taşıyıcının sorumluluğu hükümlerine dayalı tazminat kabilinden olup likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulü ile icra inkar tazminatının reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\tDavacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 796,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 200,70-TL harcın mahsubu ile kalan 596,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c99591a8d1ccf529","SID":"398d95691e8a50f9"}}