{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO : 2023/772 <br>KARAR NO\t : 2025/1393<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/03/2021<br>NUMARASI\t: 2017/1158 E. - 2021/223 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...'in davalı ile şirket devri konusunda anlaştığını ve gereken ödemeyi yaptığını, daha sonra müvekkillerinin davalının tanıştırdığını bir şahıs ile başka bir firmanın müvekkilleri firmaya devri konusunda anlaştığını, bu konuda dava konusu olan çekleri cirolamadan teminat olarak verdiğini, sonrasına bu şahsın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve çekleri sahte imza ile cirolayarak icra takibine konu ettiğini, müvekkillerinin bu çeklerden dolayı davalıya borcu olmadığını belirterek takiplerin iptalini çeklerin istirdadını talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava dilekçesinde belirttiği şirket devri için davacı ile anlaştığını, dava konusu çeklerin bu nedenle davacı tarafından müvekkillerine kargo aracılığı ile gönderildiğini, müvekkillerinin kargo ile geldiği için çeklerdeki imzanın kontrolünü yapamadığını, bu çekler harici başka çeklerinde davacı tarafından müvekkillere verildiğini ve ödendiğini, bu çeklerinde dava konusu çekler ile imzaların aynı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2017/1158 esas, 2021/223 karar sayılı, 08/03/2021 tarihli  kararı ile; \"Davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının REDDİNE,İhtiyati tedbir kararının uygulanmamış olmasından dolayı şartlar oluşmaması nedeniyle davalı lehine icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına,Davacı ... Hiz. Tic. A.Ş. tarafından açılan çek istirdat davasının REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı müvekkilin Osman'ın imza örnekleri alındığı halde bilirkişi incelemesi yaptırılmak yerine İcra Hukuk mahkemesinin dosyalarındaki bilirkişi incelemelerinin dayanak olarak alındığını,  müvekkili şirketin ve müvekkili ...’in,  davalı ile borç ilişkisine müstelzim hiçbir ilişkisi bulunmadığını, ... A.Ş.’nin sorunsuz bir şekilde devri ile güven telkin ettiğini ve akabinde dava dışı ... ile birlikte hareket ederek  müvekkilini dolandırmak yoluyla  davaya konu çeki ve bir kısım çeki aldığını, davalı yan bahsi geçen çekleri hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak aldığını ispat edemediğini fakat mahkemece davalı tarafın dava konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu hususunu ispatlanmadığı gerekçe ile davanın red edildiğini beyan ederek, yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin hatalı ve hukuka aykırı kararının kaldırılmasına ve davalarının kabulüne, davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya  konu çeklerdeki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edildiğini, İstanbul 18 ATM dosyasındaki dava ile huzurdaki dava aynı nitelikte olup, davaya konu çeklerde aynı zamanda verildiğini, aynı şekilde İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/491 esas sayılı dava dosyasından alınan adli tıp raporunda; huzurdaki davaya konu çeklerle aynı mahiyette olan ve davacılar tarafından aynı zamanda verilen çek altındaki imzaların davacı ...'a  ait olduğu tespit edildiğini, her dört mahkeme kararında; davacılar tarafından açılan davanın çek altındaki imzaların davacı ...'e ait olması nedeniyle reddine karar verildiğini, davacının imzaya ilişkin itirazları, tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının tüm istinaf itirazlarının reddi ile usul ve kanunlara uygun olan yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibine dayanak çekler üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit ve TTK'nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.Davacılardan ... tarafından ileri sürülen menfi tespit talebi yönünden; Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konulmuş bulunan ... İzmir Altındağ Şubesine ait 25/08/2017 keşide tarihli, ... nolu 140.000 TL bedelli keşidecisi ... Özel Eğitim Kurumları Tic.A.Ş., lehtarı ... Org.Rek.San.Tic.Ltd.Şti. olan çek ile Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulmuş bulunan yine aynı banka ve şubesine ait keşidecisi ve lehtarı aynı olan 25/09/2017 keşide tarihli C1-9207853 nolu 140.000 TL bedelli çekler nedeni ile imza inkarına dayalı olarak davalıya borçlu bulunmadığının tespitinin talep edildiği, davacı şirket yönünden ise çekin istirdadının talep edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, yukarıda yazılı sebeplerle davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davacılar tarafından delil olarak dayanılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/122364 sayılı soruşturma dosyasında yapılan tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verildiği, dava konusu her iki çekin lehtarı tarafından ciro edilmesinden sonra sırayla ... (davacı), ... ... Ürünleri...Ltd.Şti.,  ... ... Hiz. Tic. A.Ş.(davacı), ... ... Ürünleri...Ltd.Şti.'ye geçtiği ve son olarak beyaz ciro ile davalının şeklen yetkili hamil olarak göründüğü anlaşılmıştır. Dosyada mübrez icra hukuk mahkemesi dosyasında, dava konusu çeklerin arka yüzündeki ... adına atılı bulunan imzaların bu davacının eli ürünü olduğu Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporları ile saptanmış olduğundan, alınan ATK raporlarının gerekli teknik incelemeyi içermesi, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile usul ekonomisi ilkesi uyarınca mahkemece yeniden rapor alınması gerekli görülmeyerek işbu raporlara mahkemece itibar edildiği görülmüştür. İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında her iki çek yönünden ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen mevcut raporların yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı,  çeklerdeki ciranta imzasının davacı asilin eli ürünü olduğunun kesin olarak tespit edildiği, buna göre yeniden inceleme yapılması gerektiğine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu suretle davacı ... tarafından açılan menfi tespit davası yönünden; davanın reddine karar verilmesi ve mahkemece verilmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının uygulanmamış olması nedeni ile İİK'nın 72/4. maddesi gereğince tazminat şartları oluşmadığından ilk derece mahkemesinin bu yöndeki tespitleri usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Çekin istirdadı istemi yönünden ise uygulanması gereken TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiş olup anılı kanunî düzenleme ile iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalacaktır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca TTK'nın 790. maddesi; \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.\" şeklinde düzenleme altına alınmış olup Kanun'un 710/3 c. 2 hükmüne göre; ''Ödeyen kişinin, cirolar arasında düzenli bir silsile bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı'' açıklanmıştır. Kanuni düzenlemeler gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır. Somut olaya bakıldığında ise davaya konu çek üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş ve davalının şeklen yetkili hamil olduğu saptanmış olup dosya kapsamına göre davalı tarafın çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna yönelik bir tespit ve delil bulunmadığı, davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getiremediği anlaşılmıştır. Bu tespitlere göre, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine yönelik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2021 tarih ve 2017/1158 E. 2021/223 K. sayılı kararına karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin  HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken menfi tespit ve çek istirdat davası yönünden ayrı ayrı 1.230,80-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 359,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 871,00-TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91e33bb69e03a9dd","SID":"f770ffe5b37a766b"}}