{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/717 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/885<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 31/07/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 04/08/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 04/08/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından düzenlenen ... hesaba bağlı ...BANK .... Şubesi, İSTANBUL 06.10.2025 keşide tarihli 200.000-TL bedelli ... çek Seri nolu 1 adet çekin 24.07.2025 tarihinde firma yetkilisi ...'a imzalatılmak üzere çalışanları ... (TC:...) tarafından götürülmekte iken ... önünde kaybolduğunu, söz konusu çek üzerinde tutar ve lehtar bilgileri doldurulmuş olmasına rağmen, hiçbir şekilde imza ve kaşe atılmadığını, dolayısıyla hukuken geçerli bir çek niteliği kazanmadığını, ancak, bu çekin kötü niyetli kişilerce sahte imza ile doldurularak kullanılması ihtimali doğduğunu beyan ederek kaybolan ve henüz imzalanmamış olan  ... numaralı çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini, söz konusu çek hakkında öncelikle ödeme yasağı verilmesini, bankaya müzekkere yazılmasını ve gerekli ilanların yapılması ile yapılacak yargılama neticesinde  talep olunan toplam bilgisi verilen 1 adet çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757 ve takip eden maddelerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir.<br>Çekin iptali hususu TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla TTK'nın 757 ve 758. maddelerinde  düzenlenmiştir. <br>6102 Sayılı TTK' nın 757. maddesinde; \"(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.<br>(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir.\" <br>Aynı Kanunun 758. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.<br>(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.\"<br>Yine aynı Kanunun 759. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.<br>(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.<br>\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir.  Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir. <br>Her ne kadar davacı vekili mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çekin iptalini talep etmiş ise de; dava dilekçesi ve dilekçe ekinde sunulan belgelerden açıkça anlaşıldığı üzere davacının iptali talep edilen çekin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğu anlaşıldığı, davacının meşru hamil ( alacaklı ) sıfatının  bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin böyle bir dava açamayacağı, çekin keşideci davacı elinde bulunmasının davacıya hamil sıfatı vermeyeceği anlaşılmakla; davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatı olmadığından dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın hasımsız olduğu da gözetilerek reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı hesap sahibi-keşideci konumunda olduğundan dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın USULDEN  REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,<br>3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,<br>4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve  devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi 04/08/2025<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imza  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f3be9e8d1737e22","SID":"355b731f84dfbcba"}}