{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2024/917<br>KARAR NO\t: 2025/819<br>DAVA\t: Haklı Sebeple Ticari Şirket Ortaklığından Çıkmaya İzin Verilmesi, Şirket Feshi<br>DAVA TARİHİ\t: 01/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>İDDİA                     ;<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 22/04/2011 tarihinde davalı şirketin % 1'lik pay sahipli ortağı olduğunu, diğer şirket ortağının % 99 pay ile ... olduğunu, dava dışı...n aynı zamanda 10 yıl süreyle şirketi tek başına temsile yetkili ve sorumlu müdür olarak atandığını, ilerleyen süreçte müvekkilinin şirket ortaklığının çeşitli nedenlerle katlanılamaz bir hal aldığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkması adına pek çok haklı gerekçesinin bulunduğunu, öncelikli olarak davalı şirkette 13 yılı aşkın süredir alınmış tek bir genel kurul kararının dahi bulunmadığını, ...n yetki ve görevi 2021 yılında sona ermiş olmasına rağmen yeni bir müdürün dahi atanmadığını, diğer ortak ve müdür ...'a yıllardır ulaşılamadığını ve yurt dışında olduğunun düşünüldüğünü, şirketin hiçbir mali, yönetimsel ve vergisel sorumluluğunun ve görevlerinin diğer ortağın şirketi fiili olarak terk etmesi sebebiyle gerçekleştirilemediğini, davalı şirketin yıllardır işler durumda olmadığını, gayri faal olduğunu; diğer ortak ve müdürün şirketle ilgilenmemesi, genel kurul yapılmaması ve karar alınmaması hususunun müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini, müvekkilinin payını devretme imkanına bile sahip olmadığını, çünkü bunun onayı ve ilanını sağlayacak genel kurul kararının dahi alınamadığını; davalı şirketin sürekli olarak haksız yere 4b prim gün borcunun ve vergi borcunun doğduğunu ve müvekkiline yük olmaya devam ettiğini, Yargıtay kararlarına göre bu durumun da haklı sebep olarak kabul edildiğini; şayet müvekkilinin şirket ortaklığından çıkma isteğinin reddedilmesi halinde terditli olarak şirketin feshinin istenebileceğini, bu nedenle her ne kadar açık bir şekilde ortaklıktan çıkma sebepleri var ise de bu isteklerinin kabul edilmemesi halinde şirketin feshini isteme zorunluluğunun doğduğunu; bununla birlikte şirket sözleşmesinin 4. maddesinde şirket adresinin bildirildiğini ve adresin değişmesi halinde yeni adresin tescil ve ilan olunmaması durumunda şirketin feshinin gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü ancak 10 yılı aşkın bir süredir şirketin yeni adresi tescil ve ilan olunmadığı gibi şu an fiili olarak hiçbir adresinin de bulunmadığını, bu hususun da fesih gerekçesi olduğunu belirterek, müvekkilinin şirketten kaynaklı doğan borç, yükümlülük ve prim günü işlemesinin durdurulması, ortaklıktan doğan yükümlülüklerinin durdurulması adına SGK'ya ve ilgili vergi dairesine yazı yazılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkma isteğinin kabulüne, bunun mümkün olmaması halinde şirketin feshine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP                     ;<br>Davalı şirkete TK'nun 35. maddesi'ne göre davetiye tebliğ edilmiş. Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.<br>DELİLLER             ;<br>İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki kayıtlar, Vergi Dairesi ve SGK kayıtları.<br>GEREKÇE              ;<br>Dava; haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin feshi istemine ilişkindir.<br>İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gönderilen belgeler incelendiğinde; davalı şirketin \"Merkez ...\" sicil numarasında kayıtlı olduğu, faal gözüktüğü, adresinin \"...Sokak No:... Gültepe Konak/İZMİR\" olduğu; 20/07/2009 tarihli ... karar sayılı ortaklar kurulu toplantısında şirket merkez adresinin, unvanının amaç ve konusunun değiştirilmesine karar verildiği, yeni adresinin \"...Mahallesi,... Sokak, No:... Buca/İZMİR\" olduğu, söz konusu kararın 22/07/2009 tarihinde sicile tescil edildiği, şirketin ana sözleşmesine göre kurucularının... olduğu; ...ın Bulanık Noterliği'nin 01/04/2011 tarihl... yevmiye numaralı limited şirket hisse devri sözleşmesi ile davalı şirketteki 2.000 payını...a devrettiği; Bulanık Noterliği'nin 01/04/2011 tarihli...yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile ...'ın 1960 payını...'a devrettiği; davalı şirketin 29/03/2011 tarihli... karar sayılı ortaklar kurulu kararı ile ortaklardan ...'ın pay tutarının 40,...n pay tutarının ise... olduğu, karar tarihinden itibaren 10 yıl süre ile...ın şirket müdürü olarak atanmasına, münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğuna karar verildiği; 29/03/2011 tarihli... Karar sayılı karar ile davalı şirketin adresinin \"...Caddesi Kestelli Çarşısı No:...Kemeraltı Konak/İZMİR\" adresine nakledilmesine karar verildiği görülmüştür.<br>Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gönderilen 05/11/2024 tarihli cevapta; davalı şirketin 06/09/2007 - 18/07/2008 tarihleri arasında dairelerinin mükellefi olduğu, yazı tarihi itibariyle herhangi bir borcun bulunmadığı, ödevlinin ayrıca Şirinyer ve Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüklerinde mükellefiyetinin bulunduğu bildirilmiştir.<br>Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gönderilen 04/11/2024 tarihli cevapta; davalı şirketin 04/11/2024 tarihi itibariyle herhangi bir vergi borcunun bulunmadığı bildirilmiştir.<br>Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gönderilen 09/01/2025 tarihli cevapta; davalı şirketin 18/07/2008 tarihinde Balçova Vergi Dairesi'nden nakil geldiği ve 19/03/2010 tarihinde Kemeraltı Vergi Dairesi'ne nakil olduğu, yazı tarihi itibariyle vergi borcunun bulunmadığı bildirilmiştir.<br>İzmir SGK İl Müdürlüğü Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gönderilen 14/11/2024 tarihli cevapta; davalı şirket ile şirket yetkilisi... aleyhine muhtelif dosyalar ile icra takibi yürütüldüğü, 14/11/2024 tarihi itibariyle 48.175,63 TL borcun bulunduğu bildirilmiştir. Yazı ekinde icra takip dosyalarında yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler gönderilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeye göre; incelenen ticaret sicili kayıtlarına göre davalı şirket iki ortaklı olup, en son 29/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile karar tarihinden itibaren 10 yıl süre ile... şirket müdürü olarak atanarak kendisine münferiden temsil ve ilzam yetkisi verilmiş, görev süresi 29/03/2021 tarihinde yani eldeki bu dava açılmadan önce dolmuş ve bu tarihten sonra davalı şirkette temsilci atanmamıştır. Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin emsal... Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde fesih ve tasfiye davası açıldığında davalı şirketi temsile yetkili organ bulunmadığında şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması zorunludur. HMK'nın 94. maddesinde; \"(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.  (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı şirkette organ boşluğu bulunduğundan, mahkememizce, eldeki bu davada davalı şirketin temsil edilebilmesi bakımından davalı şirkete TMK'nın 426. maddesi gereğince temsil kayyımı atanması istemiyle dava açması ve dava açıldığına ilişkin belgeyi mahkememize sunması konusunda iki kez kesin süre verilmiştir. Davacı vekili, kesin süre içerisinde herhangi bir dava açmamış ve bildirimde bulunmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları sayılmış olup, bunlardan biri de 1. fıkranın \"d\" bendindeki taraf ehliyetidir. Davada taraf teşkili sağlanmamış olduğundan,  6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM                  ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Taraf teşkilinin sağlanamaması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan dolayı USULDEN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2025<br><br>Başkan ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Katip ...<br>¸E-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e3a95e21cc59e05","SID":"8107184f3deb94ce"}}