{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:08/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:08/02/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:08/10/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; 09.10.2009 tarihinde dava dışı borçlu ...'nun ... Burdur Şubesi'nden aldığı zirai işletme kredisi nedeniyle müvekkilinin kefil olduğunu, müvekkilinin taşınmazını ipotek verdiği Burdur ... Şubesinden kullandırılan bu kredi borcunun 14.10.2010 tarihinde ödendiğini, 18.10.2010 tarihinde tekrar kredi kullandırıldığını ve kredi borcunun 13.11.2011 tarihinde borçlu tarafından ödenmesi üzerine takibe konu ipoteğin son bulduğunu, ancak ipoteğin banka tarafından fek edilmediğini, ipotekle teminat altına alınan ilk krediden yaklaşık 4 yıl sonra bu sefer ... Şubesi'nden  müvekkilinin haberi ve imzası olmadan düzenlenen başka kefillerin yer aldığı bir başka Genel Kredi Sözleşmesi ile kullandırılan  son  kredinin ödenmemesi üzerine davalı bankanın müvekkiline 21.01.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, müvekkili tarafından bu ihtara karşı, kefil olduğu borcun tamamen ödendiğinin ve borcun kapatıldığının Karamanlı Noterliği'nin 29.01.2015 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarıyla beyan edildiğini, ancak davalı bankanın, müvekkili ...'in 2009 yılında ... Burdur Şubesi'nden borçlu ...'na kullandırılan kredinin 24.750,00-TL'si için verdiği ipoteğin, bu kredi borcunun tamamen ödenmesi suretiyle kapatılması gerektiğini belirterek yapmış olduğu itiraza ve borçlunun 4 yıl sonra aynı bankanın bir başka şubesi olan Tefenni Şubesi'nden bu sefer kendisinden habersiz olarak yeniden başka teminatlarla borçlandırılmasına ilişkin kefalet sözleşmesinde imzasının bulunmadığını da ileri sürerek itirazına rağmen müvekkili hakkında Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ilamlı takip ve yine 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de ilamsız takip başlatıldığını, Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip hakkında müvekkili tarafından Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiğini, yargılama esnasında davalı bankanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipotek nedeniyle kullandırdığı kredi için yapmış olduğu Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız takip dosyasına borçlu adına 15.000,00-TL'nin ödendiğini, bu bedelin davalı banka tarafından kredi alacağından ve faizinden düşürülmediğini, sorumluluğun bitmiş olması sebebiyle fek edilmesi gereken önceki kredi sözleşmesine ilişkin olan ipotek üzerinden Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 24.750,00-TL ipotek bedeli üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle satış talepli yeniden takibe geçildiğini, davalı bankanın müvekkilinin kefil olduğu Burdur şubesinden alınan kredinin ödenmesine ve davacının ipoteğin fek edilmesi yönündeki istemine rağmen ipoteği fek etmediğini, ipoteğin verilmesinden ve ödenmesinden yaklaşık 4 yıl sonra başka bir şubesinden kullandırılan davacının imzasının ve onayının olmaması sebebiyle sorumlu tutulamayacağı yeni kredi sözleşmesinin bahane edilerek takip başlatıldığını belirterek genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcu için Antalya 9 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle müvekkili aleyhine başlatılan ve 24.750,00-TL bedelli olarak takibe konulan ilamlı takip dosyası nedeniyle menfi tespit davasının kabulüne, davacının kefil olduğu Burdur şubesinden alınan kredi borcunun süresinde kapatılması nedeniyle bu borçtan yıllar sonra başka bir şubeden yeni teminatlarla kullandırılan ve davacının imzası ve haberi bulunmayan kredi borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, tapu kaydındaki ipoteğin fekkine, davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacı vekilinin takibin iptaline yönelik Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile dava açtığını, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, ...'na kredilerin kullandırıldığını, davacının maliki olduğu taşınmazın doğmuş doğacak tüm borçların teminatı olarak müvekkili banka lehine ipotek altına alındığını, davacının kefil değil, ipotek veren 3. şahıs olduğunu, söz konusu ipoteğin takibe konulması için davacının herhangi bir kredi sözleşmesinde imzasının ve kefaletinin bulunması gerektiğini, söz konusu ipotek bedeline ve ipoteğin fek edilmesine ilişkin herhangi bir ödemenin mevcut olmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığı, ipotek verildiğinde kullandırılan kredinin ödenerek kapandığı ve bu nedenle ipoteğin fek edilmesi gerektiği yönündeki iddialarının yersiz olduğunu, davacı vekilinin dava konusu icra takibinden önce aynı taşınmaz için Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibin Mahkeme kararı ile iptaline karar verildiğini belirttiğini, ancak söz konusu takibin neden iptal edildiğine ilişkin bilgi vermediğini, karşı tarafın dayanak gösterdiği Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı kararında takibin iptaline gerekçe olarak zorunlu takip arkadaşlığı kuralı hilafına sadece ipotek maliki aleyhinde takibe geçilmesinin gösterildiğini, ipoteğin geçersiz olduğu ya da ipotek veren ...'in borçlu olmadığı yönünde bir kararın mevcut olmadığını, asıl borçlu ... aleyhine başlatılan ilamsız takipte Esnaf Sanatkarlar Odası tarafından yapılan 15.000,00-TL tahsilattan yasal harçlar kesildikten sonra sisteme geçen 13.335,00-TL'nin ...'nun borcundan düşüldüğünü, ...'in asıl borçlu ya da kefil olmadığını, asıl borçlunun doğmuş doğacak tüm borçları için taşınmazını ipotek olarak gösteren ipotek borçlusu olduğunu, 15.000,00-TL ödemenin ... tarafından ipotek borcuna istinaden yapılmış bir ödeme olmadığını, mevcut borcun ipotek bedelinin üzerinde olduğunu ve ...'in ipotek bedeli kadar borçtan sorumlu olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"davacının dava konusu taşınmazı, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında düzenlenen süresiz çerçeve kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılacak kredilerin borcunun teminatını oluşturmak üzere davalı lehine birinci derecede 24.750,00-TL limitle ipotek olarak verdiği, davacının da müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 09/10/2009 tarihli çerçeve kredi sözleşmesinin 10/1 ve 19. maddeleri ile ipotek akit tablosundan anlaşılacağı üzere davacının verdiği teminatın, asıl borçlu adına açılacak borçlu hesaplarından her türlü kredilerden  teminat mektuplarından müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerinden, kambiyo senetlerinden,  sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil gibi her türlü sebep ve ciheti ne olursa olsun doğmuş ve doğacak tüm borçlarının 24.750,00-TL'ye kadar olan miktarının teminatını teşkil etmek üzere alındığı, somut olayda çerçeve niteliğindeki süresiz kredi genel sözleşmesine dayalı olarak dava dışı asıl borçluya sözleşme kapsamında gösterilen çeşitli türde kredilerin açılıp kullandırılmasının mümkün olduğu, kullandırılacak kredi işlemlerinde kefillere bilgi verileceği veya imzalarının alınacağı yönünde herhangi bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, kredi işlemlerinin bankanın farklı şubelerince yürütülmesinin de öneminin bulunmadığı, dolayısıyla süresiz çerçeve kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borçlarından davacının ipotek limitine kadar sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle kredi borcunun teminat limitinden yüksek olup, davacının takipten ötürü sorumluluğunun devam ettiği anlaşıldığından davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu  ipotek nedeniyle Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 03/04/2019 tarihinde  davacı ve dava dışı ... aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 24.750,00-TL alacak üzerinden icra emri ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini, davacının kefil olduğu Burdur şubesinden alınan kredi borcunun süresinde kapatıldığını, bu borçtan yıllar sonra başka bir şubeden yeni teminatlarla kullandırılan ve davacının imzası ve haberi bulunmayan kredi borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine dair açılan davada Mahkemece bilirkişi raporu alınmış olmasına rağmen eksikliklerin giderilmediğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, ayrıca davacı müvekkilinin ipotek borcuna dair kurulan ilk kredi sözleşmesinin borcunu ödedikten sonra asıl borçlu için kurulan sonraki kredi sözleşmelerinde davacının teminat verme iradesinin bulunmamasına rağmen sonraki kredi sözleşmelerinden de sorumluluğunun bulunduğunun kabulüne dair görüşün doğru olmadığını, banka alacağının takip tarihi itibariyle ipotek bedelini aştığı ve davacının sorumluluğunun devam ettiğine dair görüşe itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında borçlu asilin borcu haricen ödeyerek kapattığının davalı vekili tarafından ifade edilmesi yanında bankanın Mahkemeye verdiği 07.12.2021 tarihli cevabi yazıda borçlu asilin 09.10.2009 tarihinde kullandığı krediyi 09.08.2021 tarihinde haricen kapatmış olduğunun bildirildiğini, banka tarafından ipotek fek işlemlerinin başlatıldığını, ancak yapılan icra takibinden kaynaklı harçların ödenmediği gerekçesiyle ipoteğin fek edilemediğinin anlaşıldığını, bu yazı üzerine davacının sorumlu olduğu tutarın borçlu asil tarafından ödenmiş olduğu ipoteğe ilişkin borcun ifa ile sonuçlanması nedeniyle menfi tespit davası yönünden konusuz kalmasına rağmen ipoteğin fek edilememesi üzerine davacının takip nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğine dair görüşün Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin davada borcun haricen ödenmesi nedeniyle ipoteğin çözülmüş olması ve davacının ipotek limitinin üstünde kalan harç ve giderlerden sorumlu tutulamayacağına ilişkin kesin hüküm bulunması karşısında ipoteğin fekkine dair istemin kabulü ve konusuz kalan menfi tespit davasının da açılmasına davalı banka sebebiyet verdiğinden davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 03/04/2019 tarihinde davalı tarafça, davacı ve dava dışı ... aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 24.750,00-TL alacak üzerinden örnek no:6 icra emri ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiği, 09/10/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalının Burdur Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... arasında imzalandığı, ..., ... ve ...'in müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, sözleşme tutarının 30.000,00-TL olduğu, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 09/10/2009 tarihli ... yevmiye numarası ile birinci dereceden davalı banka lehine 24.750,00-TL ipotek tesis edildiği, ipoteğin teminat ipoteği olup doğmuş ve doğacak borçları kapsadığı anlaşılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ipoteğin asıl borçlunun bankaya karşı asaleten ve kefaleten tüm borçlarını kapsayan azami had ipoteği olmasına, dolayısıyla davacının 24.750,00-TL tutara kadar dava dışı asıl borçlunun bankaya karşı asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarından sorumlu olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle bakiye kredi borcunun 34.437,99-TL olması ve dolayısıyla banka alacağının takip tarihi itibariyle ipotek bedelini aşması sebebiyle davacının sorumluluğunun devam etmesine, menfi tespit davasından sonra borcun icra dosyasına bildirilmeksizin ödenmesinin davayı konusuz bırakmayacağına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4b1fc344d8a07da","SID":"20d063f7a5036e65"}}