{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1166 - 2025/1361<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1166 <br>KARAR NO\t: 2025/1361<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/601 Esas - 2022/728 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/11/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı  vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 04/02/2022 tarihinde müvekkilinin askeri personel olduğunu ve çığ altında kalan araçlara yardım etmek üzere görev aldığını, araçta bulundukları sırada çığ felaketinin gerçekleştiğini ve müvekkilinin yaralandığını, kusurlu aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici, 50,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; aracın üzerine çığ düşmesi nedeni ile kazanın gerçekleştiğini, bu hali ile mücbir sebep nedeni ile zarar ile kusur arasındaki illiyet bağının kesildiğini, araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkilinin de sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, gerçek zararın tespitinin gerektiğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edildiği, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 11/06/2021 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilerek, kazanın oluşumuna tamamen çığ düşmesinin sebep olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği,  Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/03/2022 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca  %23, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %21,2 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 2 ay başkasının bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği, davalının mücbir sebep nedeni ile sorumlu olmadığını savunduğu, kazanın oluşumunda tek etkenin çığ düşmesi olduğunun dosya kapsamındaki kusur raporu ile sabit olduğu, çığ düşmesinin KTK'nın 86/1 maddesinde belirtilen mücbir sebep ya da işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayan umulmayan hal kapsamında kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği, çığ düşmesinin mücbir sebep olarak belirtilen yıldırım, deprem, kasırga vs. gibi önlenemeyen ve beklenmeyen doğa olaylarından kabul edilmesinin mümkün olmadığı,  işleten ve sürücünün, yola çıkmadan önce iklimi ve hava koşullarını, taşıtın geçeceği yoldaki olası tehlikeleri hesaba katması gerektiği, davacının içinde bulunduğu aracın ise çığ riski ve yoğun kar yağışından haberdar olarak çığ altında kalan araç ve insanların kurtarılması amacıyla yola çıktığı, bu hali ile kazanın oluşumuna etki eden çığ düşmesinin işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayan umulmayan hal olarak kabulünün yerinde olacağının değerlendirildiği, poliçede çığ düşmesinin teminat dışında da bırakılmadığı, bu duruma göre işletenin sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varıldığı, davacı her ne kadar geçici iş göremezlik zararı da talep etmiş ise de, davacının kaza tarihi itibari ile devlet memuru olması karşısında bu talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nın 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği  gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 17/09/2020 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar  verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı\t...  vekili istinaf dilekçesinde; 04.02.2020 tarihinde Van İl J. K.lığı Hareket Merkezini arayan Bahçesaray’da öğretmen olan ... tarafından Çatak İlçesi Y. Narlıca Mah. Karabet Mevkiinde çığ düşmesi sonucu bir iş makinasının ve 1 minibüsün mahsur kaldığı ihbarı yapıldığını, ihbar üzerine olay yerine kolluk görevlilerinin  hareket ettiğini,  05.02.2020 tarihinde ... plakalı kobra aracı ile müvekkili ... dahil 19 personelin olay yerine intikal için yola çıktığını, ancak söz konusu ... plakalı araç, bölgede faaliyet gösteren ve çığ felaketine maruz kalarak dere yatağına sürüklenmesi sonucu araçta yolcu konumunda olan müvekkili ...’nin  ağır yaralandığını, öncelikle kusur raporunda ve tutanaklarda da belirtildiği üzere müvekkilin  meydana gelen ikinci, bazı tutanaklara göre üçüncü çığ olayında yaralandığını,  04.02.2020 tarihinde ilk çığın  düştüğünü, müvekkilinin içinde bulunduğu aracın yardım için çağrıldığını, kayıp iki şahsın bulunmasına yönelik yapılan çalışmalarda 05.02.2020 tarihinde ikinci bir çığ olayının  daha meydana geldiğini, ilk çığın 04.02.2020 tarihinde meydana geldiğini, artık o bölgede çığ olayının devamının geleceği herkes tarafından bilindiğini, olaydan sonra alanındaki uzman kişiler tarafından yapılan açıklamalarda da ilk çığdan sonra olay yerine kalabalık ekiplerin gönderilmesinin yanlış olduğunun  belirtildiğini, çığ düşen bir yerde ikinci bir çığ düşme olasılığının her zaman yüksek olduğunu, bir olayın mücbir sebep sayılması için olağanüstü olmasının şart olmadığını,  olaya mücbir sebep vasfını veren onun öngörülmez ve önlenemez nitelikte oluşu olduğunu,  yukarıda anlatılanlar ışığında olayın mücbir sebep sayılarak çığ düşme durumunun kazaya etkili olduğunun söylenmesinin  hatalı olduğunu,  müvekkilinin ikinci çığ düşmesi sonucu yaralandığını,  bu sebeple olayın çığ düşmesi sonucu değil ikinci çığ tehlikesi bulunmasına rağmen sürücünün olay yerine kobra aracı, olay yerine gelindiğinde hızı düşürmemesi, aracın ağır ve sesli olması sebebiyle çığ bölgesine girmesinin kazaya sebebiyet verdiğini, bunun da  sürücünün asli kusurlu olduğunun göstergesi olduğunu, ıslaha ilişkin olarak ise, davacı Kurum vekilinin, dava dilekçesindeki talebini bozma ilamından sonra yapılan yargılamada ıslah ile artırmasına rağmen, Mahkemenin, süresi geçtikten sonra ıslah talebinde bulunulduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin ıslah talebini kabul etmediğini, 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinin açık hükmü karşısında, mahkemece, davacı vekilinin ıslah talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, ıslah talebi dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>      \tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taleplerin  teminat dışı olduğunu, 2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesinde; \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" denilmiş olup, ilgili maddede kusursuz sorumluluk kabul edilmiş ise de,  2918 sayılı Yasa'nın 86. maddesinde; \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.\" denilerek, aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dahi sorumluluktan kurtarabilecek durumların  düzenlendiğini, dolayısı ile araç işletilme halinde olsa dahi işleteni sorumluluktan kurtaran hallerin varlığı halinde, sigorta şirketinin de sorumluluğuna gidilemeyeceğini, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 11.06.2021 tarihli raporda, arama kurtarma çalışması yapan ... plakalı  kobra aracın çığ felaketine maruz kalarak dere yatağına sürüklendiğini, araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde çığ düşmesinin %100 etkili olduğunun  sübuta erdiğini, nitekim, aynı kazaya ilişkin olarak kazada yaralandığı iddia olunan dava dışı Gökhan Güngör tarafından maddi tazminat talebiyle açılan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/651 Esas - 2021/762 Karar sayılı 19.10.2021 tarihli ilamında da; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: müvekkil şirket ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde atfı kabil hiçbir kusuru bulunmadığı, kazanın çığ düşmesi nedeni ile meydana geldiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde hüküm tesis edildiğini, hüküm aleyhine davacının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiş olup Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1248 Esas - 2023/1159 Karar tarihli ilamında ise gerekçesi şu şekilde ifade edilmiştir.; \"...Çığ felaketine maruz kalan aracın, bölgede meydana gelen çığ düşmesi sonrası, kurtarma faaliyeti gereğince bölgede bulunmasına, kurtarma sırasında bir çok aracın çığ altında kalmasına neden olacak geniş çaplı çığ düşmesi sonucunda, aracın dere yatağına sürüklendiğinin anlaşılmasına, araç sürücüsünün felaket sonrasında tespit edilen arama kurtarma çalışması sırasında tespit edilen kurallara aykırı davrandığına yönelik bir tespitin de bulunmamasına göre meydana gelen olayın doğal afetten kaynaklanmış olduğundan, işleten sıfatıyla idarenin sorumluluğundan söz edilmeyeceğinden, mahkemece ZMMS kapsamında sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin kusur durumuna ve eksik inceleme yapıldığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının  talep ettiği zararlarından davalının ZMMS kapsamında sorumluluğunun bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir...\" denildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çığ nedeniyle devrilmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>\tDava, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı açılmış olup, davalının sorumluluğu KTK'nın 2918 sayılı Yasanın 91.maddesinde \"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>\t2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesinde ise; \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" denilmiş olup, ilgili maddede kusursuz sorumluluk kabul edilmiş ise de; 2918 Sayılı Yasa'nın 86. maddesinde \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.\" denilerek, aracın işletilmesi halinde meydana gelen zararlardan işleten yönünden kurtuluş beyyinesi getirebileceği   düzenlemiştir. Dolayısı ile araç işletilme halinde olsa dahi işleteni sorumluluktan kurtaran hallerin varlığı halinde, işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin de sorumluluğuna gidilemez. <br>\tSomut olayda, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile kolluk tarafından tanzim edilen olay yeri tespit tutanağına göre, 04.02.2020 tarihinde saat 16:54 sıralarında Van ili, Çatak ilçesi Yukarı Narlıca Mahallesi, Karabet mevkiinde çığ düşmesi sonucu bir iş makinası ve bir minibüsün mahsur kaldığının ihbar edildiği, 05.02.2020 günü saat 12:00 sıralarında kayıp iki şahsın bulunmasına yönelik devam eden çalışmalar kapsamında birinci çığ bölgesinin bir kısmı ve iş makinalarının çevre emniyetini alan iki kobra tipi aracın Çatak istikametinde geniş bir alanda ikinci bir çığ olayına maruz kaldığı olayda ... plakalı kobra tipi araçta görevli olarak bulunan davacının  da  aralarında bulunduğu  ilk çığ olayına müdahale etmeye giden görevlilerin ikinci bir çığ olayına maruz kaldığı anlaşılmaktadır.<br><br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 85.maddesinde işletenin hukuki sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre,  bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.<br>\tİşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması hallerini düzenleyen aynı Kanunun 86.maddesinin birinci fıkrası; “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur” hükmünü içermektedir.<br>\tYasa metninde geçen “mücbir sebep” kavramı, öğretide araç işleteninin işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış kuralının mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde ihlaline yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Mücbir sebep olarak kabul edilen olayın mutlaka işletenin işletmesi (aracı) dışında oluşan bir olay olması gerekir. Mücbir sebep sayılan olayın, araç dışında bir olay olması özelliğine “mücbir sebebin hariciliği” unsuru denir. Kaynağını aracın işletilmesi içinde bulan bir olay, mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Bu itibarla, iyi bir şekilde yapılmış (imal edilmiş) ve düzenli olarak bakılmış bir araçta önceden görülmesi mümkün olmayan gizli ayıp ve bozukluklardan doğan olaylar mücbir sebep sayılamaz. Aracın freninin bozulması, direksiyonunun kopması, lastiğin patlaması, ışık donanımının çalışmaması, akünün aniden boşalması gibi olaylar, buna örnek gösterilebilir. Sürücünün ansızın ölmesi, bayılması, uyuması, aracın infilâk etmesi hallerinde de durum aynıdır. Zira bütün bu olaylar işletme tehlikesine dahil olaylardır. (bknz Yargıtay HGK'nun 2012/11-1096 esas, 2013/382 karar sayılı emsal kararı)<br>\tMücbir sebep, mahiyeti itibariyle umulmayan bir olaydır. Ancak, mücbir sebep, umulmayan olaydan, önce nicelik, yani şiddet ve yoğunluk itibariyle ayrılır. Mücbir sebebi oluşturan olay, umulmayan olaya oranla daha yoğun ve şiddetlidir. Sonra, mücbir sebep, sorumlunun işletme ve faaliyetine yabancı, dış bir olay iken, umulmayan olay, işletme ve faaliyet içi bir olay da olabilir. Gerçekten, bir olayın mücbir sebep olarak tanımlanabilmesi için, bunun mutlaka işletenin işletmesi (aracı) dışında oluşan bir olay  olması gerekir. Umulmayan olay, hiç bir zaman, işleteni sorumluluktan kurtarmaz. Zira işleten, umulmayan olaydan sorumludur. Mücbir sebep, genellikle tabii olaylardan oluşur. Bu olaylar arasında özellikle yıldırım, zelzele, yer kayması, taşların veya meteor taşlarının düşmesi, çığ, volkan püskürmesi gibi olaylar gösterilebilir. Buna karşılık, yağmur, kar, rüzgâr, sis, buzlanma, güneş ışığı vb. gibi olaylar, mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Tabiat olayları dışında bazı sosyal (beşeri) olaylar da mücbir sebep sayılabilir. Bu tür mücbir sebebe, ihtilâl, isyan ve harp hali misal olarak gösterilebilir.<br>\tMücbir sebebin diğer bir özelliği de bunun olağanüstü bir olay olmasıdır. Olayın olağanüstülüğü, anilik, şiddet ve yoğunluk özelliklerinden ileri gelmektedir. Mücbir sebep, belirli bir kesinlikle tespit edilebilmelidir. Kazanın sebebi bilinemiyor, açıklanamıyorsa, olay, mücbir sebep değil, umulmayan hal olarak değerlendirilmelidir. Mücbir sebebi ispat yükü, Kanuna göre işletene düşmektedir. (Eren, Fikret. “Karayolları Trafik Kanununa Göre Motorlu Araç İşletenin Akit Dışı Sorumluluğunun Hukuki Niteliği Ve Unsurları”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 39. sy. 1 (Mayıs 1987). https://doi.org/10.1501/Hukfak_0000000794.)<br>\tDava, ZMMS kapsamında, sigorta şirketi hakkında açılmış  olup, sigortanın sorumluluğu açısından, KTK'nın 2918 sayılı Yasanın 91.maddesinde \"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" denilerek, işletenin 85/1 fırkasında olan sorumlulukları açısından sigortanın sorumluluğuna gidilmiştir. Bu nedenle işletenin idare olması durumda, işletenin farklı nedenlerle sorumluluğunu gerektiren durumlarda (Terörle Mücadele Kanunu, kamusal bir görev sırasında idarenin kusuru olmaksızın personelin  oluşan zararlarından idare hukuku  gereğince idarenin objektif sorumluluk durumları, idarece yapılması gereken göreve yönelik emirlerin ifası sırasında sırasında oluşan aracın işletilmesinden kaynaklanmayan sebeplerden meydana gelen zararlar vs) idarenin ayrıca işleten olması durumda, idarenin sorumluluğunu gerektiren durum, KTK'nın 2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesi kapsamında olmadıkça sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez.<br>\t2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesinde; \" Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" denilmiş olup, ilgili maddede kusursuz sorumluluk kabul edilmiş ise de, 2918 sayılı Yasa'nın 86. maddesinde; \"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.\" denilerek, aracın işletilmesi halinde meydana gelen zararlardan sorumlu olmaktan kurtulunabilecek durumlar düzenlemiştir. Dolayısı ile araç işletilmesi halinde olsa dahi işleteni sorumluluktan kurtaran hallerin varlığı halinde, sigorta şirketinin de sorumluluğuna gidilemez. İşletenin idare olması nedeniyle kamu hukukundan yahut kanunlardan kayaklanan tazminat sorumluluğu bulunması (ör: işletilme halinde olan idareye ait araca yönelik terör saldırısı sonrasında, zarar görenlere karşı idarenin Terörle Mücadele Kanunundan kaynaklanan tazminat sorumluluğu gibi) işleten sıfatından kaynaklanmadığından ZMMS kapsamında sigorta şirketinden talep edilemez.<br>\tBu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. <br>\tYukarıda açıklanan gerekçeler ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ...  Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesiyle HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince  ESASTAN REDDİNE,<br>\tII- Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/10/2022 tarihli, 2020/601 Esas - 2022/728 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1-Davanın REDDİNE,<br>\t2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın  mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, <br><br>\t3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>\t4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan 1.846,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tIII-İstinaf talebi reddedilen davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tIV-İstinaf talebi reddedilenden alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan  427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80  TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tV-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine, <br>\tVI-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 290,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.459,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan  alınarak davalıya  verilmesine, <br>\tVII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tVIII-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4beb93d3450ab14c","SID":"206d92b6aa60d783"}}