{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/2513 <br>KARAR NO\t: 2025/2145<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/07/2025 ( Ara Karar Tarihi)<br>NUMARASI\t\t: 2025/431 ESAS <br><br>DAVACI\t: ... -... <br>VEKİLİ\t: AV. ... <br>DAVALI\t: ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 21/10/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 21/10/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  02/07/2025 tarih ve 2025/431 Esas ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirketin %45 oranda hisse sahibi olduğunu, kalan %55 hissenin abisi ...'e ait olduğunu, ... tarafından ... aleyhine açılan müdürlükten azline ilişkin davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/820 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davalı şirkette 2025 yılına kadar genel kurul toplantısı yapılmadığını, 16/04/2025 tarihinde şirket merkezinde 2023 yılı olağan genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin bu toplantıya katıldığını ve muhalefet şerhine tutanağa yazdırdığını, toplantıya çağrı ve ilamın usule ve kanuna aykırı gerçekleştirildiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/846 Esas 2024/926 Karar sayılı kararı ile; ortaklardan ...'e genel kurulu toplantıya çağırmak üzere izin verildiğini, bu izin gereğince ...'in 21/02/2025 tarihinde toplantı yapılmak üzere davette bulunduğunu, ilanın 31/05/2025 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, bu toplantıya katılan müvekkilinin talebi ve diğer ortağın da onayı ile toplantının TTK'nın 420.maddesi gereğince 27/03/2025 tarihine ertelendiğini, 27/03/2025 tarihli toplantıda, dava dışı ortağın herhangi bir karar alınmadan doğrudan toplantıyı ertelemek istediğini, müvekkilinin toplantıda itirazda bulunduğunu, buna rağmen \"gerekli inceleme ve eksik hususlar tamamlandıktan sonra toplantı yapılmak üzere o gün için toplantı yapılmamasına\" karar verildiğini, defterler incelenemediği için toplantının ertelenmesinin gerçeklikle bağdaşmadığını, ...'in ertesi gün 28/03/2025 tarihinde ticari sicil gazetesinin ... numaralı sayısında; 21/02/2025 tarihli genel kurulun 16/04/2025 tarihine ertelendiği konusunda bir ilan yayınlattırdığını, aynı tarihte müvekkiline genel kurul için bir email gönderildiğini, herhangi bir erteleme tutanağı olmadığı halde 21/02/2025 tarihli toplantının 16/04/2025 tarihine ertelenmiş gibi gösterilerek ve ticaret sicil gazetesine gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle kurum yanıltılarak ilan yaptırıldığını, ortada da usulüne uygun bir çağrı ve ilan bulunmadığını, müvekkilinin 27/03/2025 tarihine ertelenen toplantıdan 15 gün önce iadeli taahhütlü mektup ile bilgilendirilmediğini, internet sitesinden ilan yapılmadığını, diğer taraftan usulsüz şekilde ilan ettirilen 16/04/2025 tarihli toplantıya yönetmeliğin aradığı süre ve usul ile çağrılmadığını, yine müvekkiline gönderilen iadeli taahhütlü mektup içeriğinin de gerçeği yansıtmadığını ayrıca müvekkilinin pay defterinde yazılı olmayan adresine 08/04/2025 tarihinde gönderildiğini, 27/03/2025 tarihine ertelenen toplantı hakkında ise herhangi bir çağrı ve ilan yapılmadığını, gündemin 5.maddesi kapsamında davacının müdürlük görevinden azli için alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ... tarafından müvekkili hakkında açılan azil davasının mahkememizin 2025/239 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu belirterek öncelikle 16/04/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin tedbiren durdurulmasına, şirket müdürlüğünün tedbiren önceki hale getirilmesine, genel kurul kararlarının tamamının ve toplantının yokluğunun tespitine aksi halde öncelikle 5 nolu kararın yokluğunun tespitine, bu talebin yerinde görülmemesi halinde 5 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  02/07/2025 tarih ve 2025/431 Esas ara kararı ile; Şirketin, %55 pay sahibi davacı ve %45 pay sahibi davalı olmak üzere iki ortağının bulunduğunu, ortaklar arasında uyuşmazlıklar olduğunu, 16/04/2025 tarihli genel kurul toplantısında şirketin iki müdüründen ...'in  görevinin sonlandırılmasına karar verildiği, şirkette organ boşluğu bulunmadığını, 2023 yılı faaliyet raporları ve finansal tabloların onaylanmamasına oy birliği ile karar verildiğini, müdürlerin kurulunun ibrası  hususunda oydan yoksunluk nedeniyle bir karar alınmadığını, karın dağıtılıp dağıtılmayacağı konusunda da bir karar alınmadığını, genel kurul kararlarının tedbiren yürütülmesinin durdurulmasını gerektiren bir nedenin bu aşamada görülmediği anlaşıldığından davacının  ihtiyati tedbir talebinin  reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; Toplantıya çağrı ve ilanın usul ve yasaya aykırı biçimde gerçekleştirildiğini, çağrı yapmak üzere mahkemeden izin alan ortak erteleme için kararlaştırılan günde (27.03.2024) toplantıyı yapmaksızın kapattığını, sanki 21.02.2025 tarihinde, toplantı 16.04.2024 tarihine ertelenmiş gibi ilan yaparak toplantı ve çağrıyı usulüne uygun hale getirmeye çalışıldığını, TTSG'de 28.03.2025 tarihinde yayınlanan bu çağrı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde yapılmış gibi görüldüğünü, müvekkili tarafından ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurularak ilgili ilanı ne şekilde yayınladıkları sorulduğunu, ... Sicil Müdürlüğü'nden \"... Ticaret Sicili Müdürlüğü’ nün  ... ticaret sicili numarasında kayıtlı ... ... Bant Kayış ve Kimya Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ ne ilişkin 28.03.2025 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 1229 ve 1230. Sayfalarında yayımlanan “toplantı erteleme ilanı” müdürlüğümüzce yapılmamıştır.\" şeklinde geri dönüş alındığını, çağrı usulüne uyulmaksızın yapılan toplantı ve o toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, müvekkili, 21.02.2025 tarihinden 27.03.2025 tarihine ertelenen toplantıdan 15 gün önce  iadeli taahhütlü mektupla toplantı hakkında bilgilendirilmediğini, bu toplantı hakkında gazetede ya da şirketin ....com uzantılı internet sitesinde bir ilan da yapılmadığını, dava dışı Genel Kurul çağrısı yapmaya yetkili müdür/ortak tarafından müvekkiline 28.03.2025 tarihinde e-mail gönderilerek toplantının 16.04.2025 tarihinde yapılacağından bahsedildiğini, e-mail ile çağrı diye bir usul olmadığının açık olduğunu, toplantının çağrısız bir toplantı olmadığını, dolayısıyla tarafların toplantıya iştirak etmesi o toplantının çağrısını kanun ve usule uygun hale getirmeyeceğini, davalı şirket ortakları arasındaki davalar ara kararda da özetlendiğini, dava dışı ortağın usule aykırı şekilde yaptığı genel kurulu hangi amaçla yaptığı son derece açık olduğunu, genel kurulda alınabilen tek karar dava dışı ortağın oy nisabı da gözetildiğinde müvekkilin müdürlük görevinden alınması olduğunu, dava dışı ortağın yaptığı usulsüzlüklerin tümü dava dilekçemizde detaylıca sayılmıştır. Dolayısıyla bu çerçevede değerlendirildiğinde Genel kurul gündeminin 5. maddesi kapsamında müvekkilin müdürlük görevinden azli şeklinde alınan karar kanuna, ortaklık sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ispat koşulunun oluştuğu kararın uygulamasının geri bırakılmaması halinde dava dışı ortağın usulsüzlüklerini sürdürmeye devam edeceği müvekkilin ve şirketin telafisi güç zararlarla karşı karşıya kalacağını, müvekkili, dava dışı ortak tarafından şirket taşınmazının içine dahi alınmadığını, şirketle ilgili tüm soruları dava dışı ortak tarafından yanıtsız bırakılarak herhangi bir bilgi alamadığını, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/431 Esas sayılı dava dosyası kapsamında  ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 02.07.2025 tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talebimizin kabulüne karar verilmesini, yargılama ücreti ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/431 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla \"genel kurul kararının yokluğunun tespiti veya iptali\" talebine ilişkin olup istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava süresince Genel Kurul Kararının Yürütülmesinin Tedbiren Durdurulması  talebine ilişkindir.<br>Mahkemenin 02.07.2025  tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>        Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen  karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                   :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2025 tarih ve 2025/431 Esas ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere21/10/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>...<br>Başkan<br>... ¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a2423942c7837a2","SID":"0b8aa3b37ba0200d"}}