{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 1. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1550 <br>KARAR NO\t: 2025/1051<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>KARAR TARİHİ\t:<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Davacı ile Davalı arasındaki İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yargılaması sonucunda, Mahkemece Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE   dair verilen ..... tarihli ara karara yönelik olarak davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>Dosyada yapılan incelemede; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ipoteğin teminat altına almış olduğu alacağın davacı tarafından ödendiği,  güvence altına alınan alacağın sona erdiği,  bu nedenle ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiği dava dışı ... ve ....'in gayrimenkulü satışa çıkardığı davacı tarafından söz konusu gayrimenkulün alınması için işlemlere başlandığı, davacının gayrimenkulün üzerinde ipotek bulunduğundan söz konusu ipoteğe ilişkin borcu ödemek ve ipoteğin fekkini sağlamak için davalı banka ile iletişime geçtiği, davalı bankanın .... tarih, .... Sayı, Hesap Bilgisi konulu evrağı ile ... ili, .... İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, .... Parsel,. Blok, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerindeki ipoteğin çözülmesi için 1.000.000.00-TL'nin ödenmesini, bu ödeme akabinde ipoteğin çözüleceğini bildirdiği, davalı banka tarafından belirtilen tutarın yine davalı tarafından belirtilen hesaba ..... tarihinde davacı tarafından \"... Ada, .... Parsel, .. no bağımsız bölüm sat. Bed. ve ipotek fek. Bed\" açıklamasıyla yatırıldığı, ancak davalı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun biçimde ipoteğin fek edilmediği, dava konusu ipoteğe ilişkin borç ödendiğinden ipoteğin yolsuz olduğu, davalı yanın söz konusu ipotek ile ilgili olarak .... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ..../... esas sayılı dosyasından davacı aleyhinde işlemlere devam etmekte olduğu, söz konusu takip ile ilgili yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tarafları arasında ticari ilişki ve sözleşme bulunmamakta olup uyuşmazlık konusu da ticari iş olmadığından mahkemen görevsiz olduğunu; taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi zorunlu olduğunda mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini; davanın konusu \"ipotek fek\" talebine ilişkin olup HMK m. 316 kapsamında olmadığını, bu nedenle dava, basit yargılama değil yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu; arabuluculuk kanun yoluna başvuru zorunlu olup dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini; ipotek fekkine ilişkin davalar niteliği itibariyle \"eda davası\" olup \"belirsiz alacak\" davası olarak açılamayacağını, ayrıca ipoteğin fekki davası nispi harca tabii olup işbu davanın eksik harçla açıldığını; davacı, ipotekli taşınmazı üzerindeki ipotek şerhiyle beraber devralmış olup yeni malik ipotek limitiyle sınırlı olmak kaydıyla taşınmaz değeriyle borçtan sorumlu olduğunu;  davacının iddiasının aksine banka alacağı devam etmekte olduğunu, borcun tamamının ödendiği iddiası ispatlanamadığını; davacının yaptığı ödeme kısmi ifa anlamına gelmekte olup borç ve borca bağlı ipotek geçerli olduğunu;  talep edilen borç tutarı banka kayıtlarına, akdedilen sözleşmelere, yasaya ve içtihatlara uygun olduğunu; takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği aksi kanaatte ise teminat gösterilmesi akabinde talep değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE\" karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br><br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapılarak davalı bankanın 1.000.000 TL ödeme yapılması halinde ipoteğin fek edileceğine yönelik taahhüt yazısı sonucu davacının ödeme iradesi dikkate alınmadığını;  ipotek bedeli birden fazla bağımsız bölümü kapsamakta olup bu tutar üst sınır ipoteği olduğunu; ihtiyati tedbir şartları her bakımdan oluştuğunu; Mevcut veya muhtemel bir hakkın varlığı, Hak veya alacağın tehlikeye düşme riski olduğu, Tedbirin ölçülü ve orantılı olması, Yaklaşık ispat yükünün sağlanması olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesi istenilmektedir.<br>DAVA:<br>Dava, ipotek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br><br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede; <br> Dava, ipotek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.<br>Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. <br>Davacının tedbir talebi icra takibinin teminatsız olarak durdurulması noktasındadır.<br>Gerçekten ihtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekmektedir.<br>İİK'nun 72. maddesinde \"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.<br>İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" açıklaması vardır.<br>Davacı taraf dava dilekçesi kapsamında ipoteğin fekkini talep etmiştir. İpoteğe konu taşınmaz hakkında ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin .... tarih ve .... İcra sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının talebi ipotek fekki olduğundan ve ipoteğe konu taşınmazın da icra yoluyla satışı istendiğinden açılan dava menfi tespit hükmündedir. <br>Somut olayda, dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; davacıya ait ...ili,...İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, .. Parsel, ... Blok, ... bağımsız bölüm  üzerinde davalı lehine 4.800.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğu ve ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... tarihi, ..../.... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi için takibe geçildiği ancak Dairemizce inceleme talebi ile değerlendirilen ... ... İcra Hukuk Mahkemesinin ..../... E. Sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz hakkında yapılan icra takibinde icra emrinin iptaline karar verildiği ve bu kararın .... tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br>İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit  davasında; İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında teminatlı veya teminatsız takibin durdurulmasına karar verilemez. ,Bu kapsamda satışın durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi icra takibinin durdurulması anlamına gelmektedir. Menfi tesbit davası yanında ipoteğin terkinin talep edilmiş olması İİK 72/3.maddesinin gözardı edilmesini gerektirmemektedir. Yasal engel nedeniyle takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği dikkate alınarak İ.D.M ce  verilen tedbir talebinin reddine ilişkin karar yerindedir.<br>Somut olay değerlendirildiğinde; menfi tespit davasının takipten sonra açıldığı, talep edenin açıkça takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkeminin takipten sonra açılan menfi tespit davasında, İİK'nun 72/3 maddesini gerekçe göstererek takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebini reddettiği anlaşılmakla,  verilen red kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddeleri gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafça yatırılan İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı olan 1.683,10-TL'nin HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin istinaf eden DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,<br>5-İstinaf eden davacı tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya İADESİNE,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın tebliğine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,<br>8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/11/2025  \t\t\t\t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır <br><br><br>Üye<br> e-imzalıdır <br><br><br>Üye<br> e-imzalıdır <br><br><br>Katip<br>e-imzalıdır <br>                             <br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu Kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae3f54e8d2f0b86a","SID":"c7f24822f04fe441"}}