{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:08/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:18/06/2025<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:08/10/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davacının konut sahibi olmak için ortak olduğu davalı kooperatiften yönetim kurullarının haksız çıkarma kararları nedeniyle mağdur olduğunu, ilk olarak verilen çıkarma kararının Denizli Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşen ilamı ile iptal olduğunu, kararın kesinleşmesi üzerine 2009 yılında davalı kooperatiften konutun tesliminin istenildiğini ancak sonuç alınamadığını, 2010 yılı sonunda davacı tarafından yeniden konutun teslimi istendiğinde kooperatif tarafından; \"Sen artık bizim ortağımız değilsin seni kooperatiften çıkardık\" şeklinde cevap aldığını, kooperatif tarafından Denizli 7.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 09/02/2011 tarihli cevapla çıkarma kararının taraflarına tebliğ edildiğini, ikinci çıkarma kararına karşı açtıkları iptal davasının Denizli Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, Yargıtay'ın bozma ilamı üzerine yeniden görülen davada Denizli Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile iptal edildiğini, karar kesinleştikten sonra sözlü görüşme talepleri karşılık görmeyince 22/11/2013 tarihinde konutun teslimi varsa kooperatif alacaklarının bildirilmesi için Denizli 5. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı kooperatife gönderildiğini, kooperatif tarafından 16/01/2014 tarihli taraflarına 28/01/2014 tarihinde tebliğ edilen Denizli 2. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı verilen muğlak ve şartlı cevapta borçlarının taraflarına bildirildiğini, kooperatif tarafından başkaca alacak davası açmama şartı ile 14.094,00-TL şerefiye payı, şerefiye payının 29/09/2009 tarihinden işletilecek yasal faizi, 2.000,00-TL daire içi bitirilmediği için ceza, 3.979,00-TL daire için apartman yönetimine ödenen aidatın talep edildiğini, tapunun alınabilmesi için ceza dışında kooperatifin haksız olarak talep ettiği henüz teslim edilmeyen ve belirli olmayan dairenin içinin işlenmemesi cezası (2.000,00-TL) dışında talep edilen 53 aylık faiz 5.565,00-TL, şerefiye payı olarak 14.094,00-TL ve davacı adına apartman yönetimine ödenen 3.979,00-TL aidat olmak üzere toplam 23.638,00-TL'nin 15/10/2014 tarihinde kooperatif hesabına dava açma hakları saklı tutularak ödendiğini, bu sebeple; tapunun alınabilmesi için kooperatifin haksız yere talep ettiği şerefiye payına ilişkin 53 aylık yasal faiz toplamı olan 5.565,00-TL'nin kooperatif tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, kooperatif ortaklarının dairelerini 2009 yılı içerisinde teslim aldığını, davacının dairelerin belirlendiği kuraya davet edilmediğini, ilk iptal kararı sonrası kura dışında kalan ucuz dairelerden birinin davacıya tahsis edildiğini, fakat bu dairenin de kooperatif yönetimi tarafından davacıya teslim edilmediğini, davacının 2010 yılında dairenin kendisine teslimi için yaptığı müracaatta yine kooperatiften çıkarıldığı sebebiyle dairesinin teslim edilmediğini, son iptal kararı üzerine kooperatif tarafından 2014 yılı başında davacıya teslimi şartlı haksız talepler ile kabul edildiğini, 2014 yılı sonunda taşınmaz tapusunun tescille davacı adına alındığını, davalı kooperatif tarafından haksız çıkarmalar ve dairenin teslim edilmemesi nedeni ile davacının taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamadığını, elde edebileceği muhtemel kira gelirinden mahrum kaldığını, 2009 sonu ve 2010 başlarından itibaren konutların diğer ortaklar tarafından kullanılmaya başlandığını belirterek davalı kooperatifin usul ve yasaya aykırı haksız işlemleri nedeniyle davacı tarafından tapunun alınması için ödenmek zorunda kalınan 5.565,00-TL şerefiye payı faizinin davalı kooperatife ödendiği 15/10/2014 tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsiline, davalı kooperatifin haksız çıkarma kararları nedeniyle dairenin geç tesliminden kaynaklı mahrum kalınan 01/03/2010 - 31/12/2013 tarihleri arası 26.600,00-TL kira gelirinin her ay için işletilecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili, davacının kendi kafasına göre bir hesaplama yaparak kooperatif hesabına 5.565,00-TL faiz yatırdığını, 5.565,00-TL faizin sadece şerefiye payı faizi olmadığını, davacının geçmiş dönem ödenmeyen aidatlardan da faiz borcu bulunduğunu, davacının  kooperatif aidatlarını zamanında ödeyen bir üye olmadığını, davacının inşaatın devamı için bir üye olarak en büyük yükümlülüğü olan aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yurt dışında usulüne uygun adres bildirmediğini, her işleme itiraz ettiğini, kooperatif yönetimlerini sürekli oyalayan, engelleyen sorunlu bir üye olduğunu, davacının aidatlarını zamanında ve gerekli miktarda ödemediği için iki kez kooperatif üyeliğinden çıkartıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; \"..Davacı asilin vekil olarak Av. ...'ı 28/06/2007 tarih, ... yevmiye nolu ...'nca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, vekaletnameyle, \"..ihtarname keşide etmeye, keşide edilenleri kabule ve bunlara cevap vermeye..\" yetkili kılındığı ve bu vekaletnameye göre daha önce davalı Kooperatif tarafından davacı adına keşide edilen ihtarnameleri kabul ettiği gibi, davacı adına da davalı Kooperatife ihtarnameler keşide ettiği, bu nedenle davalı Kooperatifin 28/09/2009 tarihli 321 sayılı genel kurul kararı gereğince davacının 14.000,00-TL şerefiye bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin kararın Av. ...'a çekilen Denizli 1.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği ve davacıya tahsis edilen daire için 14.000,00-TL şerefiye parasını bir ay içerisinde ödemesinin ihtar edildiği tebligatın 02/09/2009 günü davacı vekiline tebliğinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, buna göre davacının  şerefiye bedelini bir ay içinde ödemeyerek 02/10/2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi hesabına göre temerrüt tarihi 02/10/2009 ile ödeme tarihi olan 15/10/2014 tarihleri arasında işleyen faiz miktarının 6.237,86-TL olup davacı tarafından ödenen faiz miktarının üstünde olduğu, dolayısıyla davacıdan şerefiye payı faizi olarak tahsil edilen 5.565,00-TL'nin hukuka ve usulüne uygun olup davacının bu talebi yönünden davasının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Kooperatif kayıtlarını inceleyen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi, davacıya Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 28/09/2009 tarihli kararı ile 8 nolu bağımsız bölümün tahsis edildiği, bu tarihten itibaren davacının kendisine verilen dairenin kalan işçiliğini bitirerek kiraya verilebilir hale getirebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede de hüküm altına alındığı gibi davacı hakkında ortaklıktan çıkarılma kararı verilmiş olmasının üyelik hak ve borçlarını etkilemeyeceği, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar ortakların hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği, iş bu dosya kapsamında yapılan keşif tarihinde dahi halen davacının kendisine tahsis edilen daireyi kendine düşen iç işlerini tamamlatarak oturulabilir hale getirmediğinin tespit edilmesi ve davacının davalı Kooperatifin kendisine dairesini işletmesine engel olduğu yönünde bir iddiası bulunmadığı gibi bu yönde de delil sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kira gelirinden mahrum bırakılmasının söz konusu olmadığı, kendisinin böyle bir girişimde dahi bulunmadığı, buna göre davacının bu talebi yönünden de ispatlanamayan davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Dairemizin 31/01/2024 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"...Davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu ve dava konusu dairelerin geç teslim edildiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davaya konu dairelerin davacıya geç tesliminden dolayı kira kaybı nedeniyle davalı kooperatiften tazminat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davalı kooperatif tarafından talep edilen şerefiye payına ilişkin faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>1-1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi; \"Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" hükmünü içermektedir. Davacı aleyhine açılan kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin davanın derdest olmasının ya da davacı yana tahsis edilen taşınmazın satışı için yetki verilmesi hususlarına ilişkin işlemin varlığının davacının ortaklık hak ve yükümlülüklerini sonlandırmayacağı, dolayısı ile davacının şerefiye ödeme yükümlülüğünün çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda; davacı asilin vekil olarak Av. ...'ı 28/06/2007 tarih ve ... yevmiye nolu ...'nca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, vekaletnameyle, \"..ihtarname keşide etmeye, keşide edilenleri kabule ve bunlara cevap vermeye..\" yetkili kılındığı ve bu vekaletnameye göre daha önce davalı kooperatif tarafından davacı adına keşide edilen ihtarnameleri kabul ettiği gibi davacı adına da davalı kooperatife ihtarnameler keşide ettiği, bu nedenle davalı kooperatifin 28/09/2009 tarihli 321 sayılı genel kurul kararı gereğince davacının 14.000,00-TL şerefiye bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin kararın Av. ...'a keşide edilen Denizli 1.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği ve davacıya tahsis edilen daire için 14.000,00-TL şerefiye bedelini bir ay içerisinde ödemesinin ihtar edildiği, tebligatın 02/09/2009 günü davacı vekiline tebliğinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, buna göre davacının şerefiye bedelini bir ay içinde ödemeyerek 02/10/2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi hesabına göre temerrüt tarihi 02/10/2009 ile ödeme tarihi olan 15/10/2014 tarihleri arasında işleyen faiz miktarının 6.237,86-TL olup davacı tarafından ödenen faiz miktarının üstünde olduğu, bu bağlamda kararın aşağıda belirtilen bent haricinde yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>2-Davacı yanın kira kaybı alacağına ilişkin İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 28/09/2009 tarihli kararı ile 8 nolu bağımsız bölümün davacıya tahsis edildiğini, bu tarihten sonra davacının dairenin içini işleyerek taşınmazı kiraya verebilecekken yapmadığından bahisle kira alacağı talebinin reddine karar verildiği, davacı yan ise istinaf dilekçesinde; Kooperatifçe davacıya konutun  26/12/2014 tarihinde teslim edildiğini; ancak diğer ortaklara 2008 yılında yapılan noter kurası sonrası tapu devri  yapıldığını, kooperatifin kusuru ile konut tapusu ve anahtarı davacıya geç teslim edildiğinden konutun içinin işletilmesinin mümkün olmadığını ileri sürülerek ilk derece Mahkeme kararının istinaf edildiği anlaşılmıştır. <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde; \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler\" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Dairelerin teslim edildiği tarih eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmeli, eşitlik ilkesine aykırı biçimde farklı teslim tarihlerinin olup olmadığı araştırılmalı, bu kapsamda kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığı irdelenmeli, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde teslim edildiği hususlarında eşitlik ilkesinin ihlal edilip edilmediğinin saptanması gerekmektedir. <br>Teslim tarihi yönünden ise; kooperatif kayıtları inceletilerek, bağımsız bölümlerin teslim tarihine ilişkin genel kurullarda bir tarih kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, bir tarih belirlenmemiş ise; bağımsız bölümlerin diğer üyelere hangi tarihte teslim edildiğinin saptanması, dayandığı delilleri sunması için davalı kooperatife olanak tanınması icap etmektedir. Konutların tamamlanmamış ya da teslim edilmemiş olması halinde, davacının da beklemesi ve bu duruma katlanması gerekir. Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise; davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır. Kooperatifin diğer üyelerinin davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu yahut hakkında devam eden yargılama olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da aynı süre zarfında kira bedeli talep hakkı doğacağının kabulü gerekir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2015 gün ve ...  E. ... K. sayılı kararı da bu yöndedir. <br>Açıklanan sebeplerle; somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince açıklanan hususlarda tarafların gösterdiği deliller toplanıp bilirkişi heyetinden ek rapor alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına\" karar verilmiştir. <br>Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; \"...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi; \"Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" hükmünü içermektedir. Davacı aleyhine açılan kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin davanın derdest olmasının ya da davacı yana tahsis edilen taşınmazın satışı için yetki verilmesi hususlarına ilişkin işlemin varlığının davacının ortaklık hak ve yükümlülüklerini sonlandırmayacağı, dolayısı ile davacının şerefiye ödeme yükümlülüğünün çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda; davacı asilin vekil olarak Av. ...'ı 28/06/2007 tarih ve ... yevmiye nolu ...'nca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, vekaletnameyle, \"..ihtarname keşide etmeye, keşide edilenleri kabule ve bunlara cevap vermeye..\" yetkili kılındığı ve bu vekaletnameye göre daha önce davalı Kooperatif tarafından davacı adına keşide edilen ihtarnameleri kabul ettiği gibi, davacı adına da davalı Kooperatife ihtarnameler keşide ettiği, bu nedenle davalı kooperatifin 28/09/2009 tarihli 321 sayılı genel kurul kararı gereğince davacının 14.000,00-TL şerefiye bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin kararın Av. ...'a keşide edilen Denizli 1.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği ve davacıya tahsis edilen daire için 14.000,00-TL şerefiye bedelini bir ay içerisinde ödemesinin ihtar edildiği, tebligatın 02/09/2009 günü davacı vekiline tebliğinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, buna göre davacının şerefiye bedelini bir ay içinde ödemeyerek 02/10/2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi hesabına göre temerrüt tarihi 02/10/2009 ile ödeme tarihi olan 15/10/2014 tarihleri arasında işleyen faiz miktarının 6.237,86-TL olup davacı tarafından ödenen faiz miktarının üstünde olduğu, davacının  şerefiye payı faizine ilişkin bedelin iadesi istemine ilişkin davasının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, istinaf mahkemesince de bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde; \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler\" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2015 gün ve ...  E. ... K. sayılı kararı da bu yöndedir.  Buna göre, somut olayda dairelerin hangi tarihte teslim edildiği, eşitlik ilkesine aykırı biçimde farklı teslim tarihlerinin olup olmadığı, bu kapsamda davacının kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığı, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde teslim edildiği, bağımsız bölümlerin teslim tarihine ilişkin genel kurullarda bir tarih kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı yönünde davalı tarafın bildirdiği tanıklar dinlenmiş ve bilirkişi heyetinden kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi tanınarak rapor aldırılmıştır.<br>Mahkememizce dinlenen davalı tanıkları beyanlarında özet olarak,  davaya konu kooperatifin kaba inşaat bittikten sonra tüm üyelerin dairelerinin teslim edildiğini, ince işleri üyelerin kendilerinin tamamlayacağını ancak davacının kurada kendisine çıkan daireye itiraz ettiğini ve dairenin içini tamamlamadığını, tüm üyelere dairelerin teslim edildiğini, iç işçiliğini bitirenin dairesine oturduğunu, tüm dairelerden tamamlandıktan sonra başvuru yapılarak iskan alınacağını ancak davacının daireyi teslim almadığını ve iç işçiliğini bitirmediğini beyan etmişlerdir. Yine Mahkememizce  SMMM bilirikişi ..., İnşaat Mühendisi ... ve Avukat ... tarafından hazırlanan ... havale tarihli heyet bilirkişi ek raporunda; davaya konu kooperatif üzerinde kat irtifakı kurulduğu, ferdileşme yapılarak kooperatif ortaklarına tahsis yapıldığı, davacının kooperatife borçlu tek ortak olduğu, diğer ortakların dairelerini teslim aldıklarında davacının da teslim almasının mümkün olduğu ancak davacının dairesini teslim alıp iç işçiliğini yaptırarak kiraya vermeye hazır hale getirmediği, diğer üyelerin genel kurul kararı ile verilen süre içinde konutların içini tamamladıkları, davacı ile aynı durumda olan başka bir ortak bulunmadığı, eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı, davacının kira alacağı talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli 1. Noterliği'nin 29/09/2009 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğinin asil yerine vekile yapıldığını, asile tebliğ edilmediği için geçerli olmadığını, bu ihtarname öncesi kooperatife, asil veya vekil tarafından müracaat edilip asil adına borç doğurucu işlemlere yönelik tüm tebligatların vekile yapılmasının talep edilmediğini, müvekkili asil ... ile aralarında kooperatifin tüm işlemlerini takip yönünde bir sözleşme de yapılmadığını, yeniden ... adına ihtarname gönderilmediğini, bu konuda bilirkişi raporuna itirazlarının bilirkişilerce kabul görmediğini, Mahkemenin de raporu dayanak göstererek davayı reddettiğini, kendisine Denizli 1. Noterliği'nin 29/09/2009 tarihli ... yevmiye ihtarnamesinin gönderildiği gün Denizli 1. Noterliği'nin 29/09/2009 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile asilden aidat borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, kooperatifin aynı ortak için aidatı asilden, şerefiye payını vekilden talep etmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, sonrasında kooperatif tarafından Denizli 1. Noterliği'nin ... yevmiye 18/02/2010 tarihli ihtarname düzenlenerek yeniden asil ...'dan aynı aidat alacağının talep edildiğini, bu ihtar içerisinde şerefiye payı ödenmesi talebi, konut tahsisi, konutun içinin işletilmesi talebinin yer almadığını, sonrasında kooperatif tarafından Denizli 1. Noterliği'nin 15/07/2010 tarihli ve ... yevmiye sayılı çıkarma kararı bildiriminin müvekkili asile gönderildiğini, kooperatifin konut tahsis ettiği ve şerefiye payı talep ettiği dairenin içinin işlenmemesi halinde cezai şart talep ettiğini, geçerli olmadığını iddia ettikleri ihtarnamenin geçerli kabul edilse bile kooperatif yönetim kurulunun 2010 yılında müvekkilini üyelikten çıkarmaya karar vermesi sebebiyle geçersiz duruma geldiğini, müvekkilinin 2010 yılı sonu yılbaşı arifesinde Türkiye'ye geldiğini, kooperatife yeniden müracaat ile kura çekilmesini ve konut teslimini talep ettiğini, kooperatif tarafından \"sen artık üye değilsin üyelikten çıkarıldın karar da kesinleşti, sana konut teslim etmeyiz\" denildiğini, karar ve ihtarnamelerin suretinin istenmesine rağmen kendisine verilmeyince ihtarname ile çıkarma kararı ve çıkarma öncesi iki ihtar talep edildiğini, kooperatifin Denizli 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 08/02/2011 tarihli cevabı ile müvekkilin ortaklıktan çıkarıldığının kendisine bildirildiğini, sonuç olarak kooperatif tarafından Denizli 1. Noterliği'nin 29/09/2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı  ihtarname sonrası 2 defa daha asile ihtar gönderildiğini ve bu ihtarlarda kooperatife olan tüm borçlarını ödemesi için rakam belirtilirken şerefiye payı ödenmesinin talep edilmediğini, sonrasında kooperatif genel kurulunun, haksız çıkarma kararının yargılama devam ederken müvekkiline tahsis edildiği ve şerefiye payı talep edildiği söylenen 8 nolu konutu satıp kooperatife gelir elde etmek için yönetim kuruluna 2011 tarihli genel kurulda yetki verdiğini, genel kurul tutanakları ile sabit olan bu duruma rağmen bilirkişilerin yine de teslim edilmeyen konutun şerefiye payı ödenmedi diye müvekkilini haksız bulduklarını, bu durumda hem bilirkişilerin hem de mahkemenin geçersiz ihtara, genel kurul kararına, çıkarma kararına rağmen 8 nolu konutun şerefiye payı faizinin 2009 yılından işletilebileceğine karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, 2010 yılı Temmuz ayı çıkarılma kararının 2011 yılı genel kurul satış kararı ile birlikte kooperatifte şerefiye payı talep etmediğinden halen şerefiye payına faiz talep edilemeyeceğini, 2010 yılında alınan çıkarma kararı üzerine açtıkları Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı iptal davaları neticesinde bozma sonrası ... Esas sayılı kararı ile çıkarma kararının iptal edildiğini ve kesinleştiğini, 2013 yılı içerisinde sözlü olarak kooperatif avukatı ve yöneticilerinden konutun tesliminin defalarca talep edildiğini, cevap alınamaması üzerine ihtarname ile talep edildiğini, kooperatifin Denizli 2. Noterliği'nin 16/01/2014 tarihli ve ... yevmiye cevabında kooperatif defterlerinin önceki yönetim tarafından kendilerine teslim edilmemesi sebebiyle sözlü konut teslimi taleplerine cevap verilemediğinin bildirildiğini, yine aynı ihtarda 8 nolu dairenin tahsisi için 14.000,00-TL şerefiye payının faizi ile birlikte ödenmesi, 2.000,00-TL konut içinin işletilmemesi cezası, 3.979,00-TL site yönetimine 8 nolu konut için ödendiği iddia edilen aidatın müvekkilinden talep edildiğini, müvekkilinin konut tapusunu almak için ihtirazi kayıt ile ödemeyi yaptığını, taşınmaz tapusunun 26/12/2014 tarihinde alınabildiğini, Denizli 2. Noterliği'nin ... yevmiye  sayılı ihtarı ile ilk defa müvekkili asilden şerefiye payı talep edildiğini, daha önce belirttikleri çıkarma kararı öncesi asile gönderilen hiçbir ihtarnamede şerefiye payından bahsedilmediğini, bu sebeple şerefiye payına 2009 yılındaki geçersiz ihtarnameye dayanarak faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca diğer üyelerden şerefiye payını geç yatırmalarına rağmen faiz istenilmeyip müvekkilinden istenilmesinin ortaklar arasındaki eşitlik prensibine de aykırı olduğunu, dairenin içinin işletilmemesi konusunda tarafların tapu devri öncesi haricen anlaştığını ve 2.000,00-TL ceza kooperatife ödenmeden tapu devrinin müvekkiline yapıldığını, konut içinin işletilmemesine dair cezanın kooperatif tarafından vazgeçilerek konut devrinin yapıldığını, ödemenin ihtirazi kayıtla yapılmasının sebebinin şerefiye payı faizine yapılan itirazdan kaynaklandığını,12/06/2016 tarihli raporda davalı kooperatifin müvekkilinden 1.154,79-TL fazla aidat ödemesi aldığının tespit edildiğini, aynı raporda 2.000,00-TL konut içi işlenmemesi cezasının da kooperatif kayıtlarında ... borcu olarak işlenmediğini ve talep edilmediğini, davalı tarafın talebinin de olmamasına rağmen bilirkişi raporunda 2.000,00-TL davalı tarafın konut içi işlenmemesi cezasının müvekkilinin borcu olarak hesaplandığını, aynı raporda 8 nolu konut için kooperatif tarafından site yönetimine 2.029,00-TL ödendiğinin tespit edildiğini, müvekkilinden ihtarname ile 3.979,00-TL site yönetimine kooperatif tarafından ödendiği gerekçesi ile istendiğini, müvekkili tarafından tapu devri öncesi ödendiğini, bilirkişiler ve mahkemenin mahrum kalınan kira taleplerini mevcut konutun içinin 2016 yılındaki keşifte halen işlenmemiş olduğunun görülmesi sebebiyle talep edilemeyeceğini öne sürmesinin hukuk ve usul katliamı olduğunu, davanın 10/06/2015 tarihinde açıldığını, davanın 2010-2013 yılları arasında konutun geç tesliminde kooperatifin kusuru olup olmadığının tespiti ve geç teslim nedeniyle mahrum kalınan kiranın talep edilip edilemeyeceği hususunda olduğunu, davacının konut tapusunu 2014 yılı sonunda 3. şahsa mevcut durumu ile satmış olabileceğini, dava tarihinden sonraki fiili durumun değil davanın öncesindeki hukuki durumun incelenmesi gerektiğini, konut tapusu ve konut anahtarını çıkarmanın iptali kararı 2013 yılında kesinleşmesine rağmen 26/12/2014 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, diğer ortaklara 2008 yılındaki noter kurası sonrası tapu devrinin yapıldığını ve 2008'deki tapu devri sonrası 2009 yılında yapılan genel kurulda konutların içinin işlenmesi için 31/10/2010 tarihine kadar süre verildiğini, müvekkiline ise 26/12/2014 tarihinde kooperatifin kusuru ile konut tapusu ve anahtarının geç teslim edildiğini, konutun içinin işletilmesinin işin doğası gereği teslim sonrası yapılabileceğini, bilirkişilerin ve mahkemenin 2016 yılındaki keşifte halen konutun içinin işletilmemesi sebebi ile kira talep edilemeyeceği gerekçesinin usul hukukunun yok sayılması olduğunu, diğer üyelerin konut tapusunu devraldıktan, bağımsız bölümleri belli olduktan sonra içini işletmek ile yükümlü kılındıklarını, Mahkemenin ve bilirkişilerin yapması gerekenin, kooperatifin kusurunun olması durumunda 2010-2013 yılları arasında haksız geç teslim nedeniyle mahrum kalınan kira kaybı olup olmadığına karar  verilmesi olduğunu, konutun 2008 yılında teslim edilse ve müvekkili 2010 yılında konutu kiraya verebilse 2010-2013 yılları arasında ne kadar kira geliri elde edebileceği konusunda rapor hazırlamakla mükellef olduklarını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava; davalı kooperatif üyesi olan davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün geç tesliminden kaynaklanan mahrum kalınan kira alacağı ve davalı kooperatife ödenen şerefiye payı faizine ilişkin bedelin iadesi istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine  karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı aleyhine açılan kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin davanın derdest olmasının ya da davacı yana tahsis edilen taşınmazın satışı için yetki verilmesi hususlarına ilişkin işlemin varlığının davacının ortaklık hak ve yükümlülüklerini sonlandırmayacağına, dolayısı ile davacının şerefiye ödeme yükümlülüğünün çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam ettiğinin kabulü gerekmesine, davalı kooperatifin 28/09/2009 tarihli 321 sayılı genel kurul kararı gereğince davacının 14.000,00-TL şerefiye bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin kararın Av. ...'a keşide edilen Denizli 1.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği ve davacıya tahsis edilen daire için 14.000,00-TL şerefiye bedelini bir ay içerisinde ödemesinin ihtar edilmesine ilişkin tebligatın 02/09/2009 günü davacı vekiline tebliğinde herhangi bir usulsüzlük olmamasına, buna göre davacının şerefiye bedelini bir ay içinde ödemeyerek temerrüte düşmesine ve temerrüt tarihi 02/10/2009 ile ödeme tarihi olan 15/10/2014 tarihleri arasında işleyen faiz miktarının 6.237,86-TL olup davacı tarafından ödenen faiz miktarının üstünde olduğunun tespit edilmesine, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile  davacının kooperatife borçlu tek ortak olduğu ve kooperatife borcu olan yahut hakkında devam eden yargılama olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan başkaca üyenin bulunmadığının anlaşılmasına, dolayısı ile eşitlik ilkesine de aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına, diğer ortakların dairelerini teslim aldıklarında davacının da teslim almasının mümkün olduğu ancak davacının dairesini teslim alıp iç işçiliğini yaptırarak kiraya vermeye hazır hale getirmediğinin tespit edilmesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f633bc39dbd3199","SID":"dac4aa2787b60e8c"}}