{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:07/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:28/05/2025<br>DAVANIN KONUSU:Şirket Hisse Devrinin İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:07/10/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili; ... Tic. Nak. ve San. Ltd. Şti.'nin 1994 yılında kurularak ... tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketin 4 ortaklı olarak kurulduğunu, bu ortakların ... (33 hisse), ... (29 hisse), ... (5 hisse) olduğunu, 2005 yılında şirket hisselerinin paylara ayrıldığını ve 60 paya bölündüğünü, davalıya 10 pay müvekkillerinin murisine ve dava dışı ortaklarına da 15'er pay verildiğini, 2006 yılında müvekkillerinin babası ile anneleri arasında anlaşmazlık nedeniyle Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığını, 27/09/2006 tarihinde müvekkillerinin müteveffa babalarının şirketteki 15 payını 3.750,00-TL'ye muvazaalı olarak devrettiğini, dava konusu olayda davalının adına tescili yapılan hisseleri alacak ekonomik gücü olmadığını ve sabit bir gelirinin bulunmadığını, taraflar arasında bir para transferinin de olmadığını, dava konusu temlikin miras bırakanca  paylaştırma amacı ile yapılmadığını ve muvaazalı olduğunun sabit olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı dava konusu ... Tic. Nak. ve San. Ltd. Şti.'deki hisseler üzerine \"davalıdır\" şerhi işlenmesine, davalı adına kayıtlı dava konusu, müvekkillerinin murisi adına kayıtlı iken davalı adına tescili yapılan şirketteki hisselerin iptali ile yeniden müvekkilleri adına tesciline, talepleri kabul edilmez ise terdiden dava konusu hisselerin rayiç bedeli belirlenerek işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacılar tarafından müvekkili aleyhine muris muvazaası sebebine dayalı şirket hisse devri iptali davası açıldığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, boşanma davası ile devrin yapıldığını, murisin mirası çocuklarının yerine annesine bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların murisinin çocuklardan mal kaçırma amacıyla şirket hisse devri yapmasının düşünülemeyeceğini, muris ...'nın şirket hisse devri yaptığı yıllarda ekonomik olarak bunalıma girdiğini, gece hayatı ve alkol bağımlılığı sebebiyle işlerini takip etmediğini, aile hayatı ve iş hayatının çıkmaza girdiğini, babasından ve annesinden yardım istediğini, babasının reddettiğini, annesinin yıllarca yaptığı birikim ve diğer iki çocuğundan gerekli olan parayı alarak şirket hisselerine karşı verdiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"Davacıların talebi muris muvazaası nedeniyle davalı adına kayıtlı şirket paylarının iptali ile tescil, olmadığı takdirde alacak istemi olduğundan dava ticari nitelikli bir dava değildir. Muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan bu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. (Yargıtay 1.Hukuk Dairesi 2014/11204 Esas 2015/14214 Karar ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24.HD 2025/406 Esas  2025/578 Karar sayılı karar) TTK'nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın tacirler arasında olmadığı, davanın mutlak ve nisbi ticari dava türlerinden de olmadığı belirlenmekle, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu\" gerekçesiyle dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davanın muris muvazaası hukuki sebebine dayandırılmışsa da, talebin şirket paylarının devrinin iptali ve yeniden tesciline yönelik olduğunu, şirket paylarının devri, pay devrinin geçerlilik şartları ve tescil işlemleri Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup bu düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın niteliği itibariyle ticari işlem olduğunu, bu nedenle tarafların tacir olup olmamasının, davanın mutlak ticari dava niteliğini ortadan kaldırmadığını, kanun koyucunun TTK'nın 4. maddesi ile taraf sıfatından bağımsız olarak bu tür davaların ticari dava kabul edileceğini düzenlediğini, dolayısıyla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, talep Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça düzenlenen bir ticari işleme, yani şirket paylarının devrinin iptali ve tesciline ilişkin olduğundan uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğinin açık olduğunu ileri sürerek Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın niteliği gereği görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak davacıların murisinden davalıya geçen hisselerin iptali ile davacılar adına tescili, olmadığı takdirde hisselerin bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. <br>6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Aynı yasanın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/3. maddesinde de, asliye ticaret  mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın, her safhasında re'sen gözetilmelidir. Davacıların talebi, muvazaa nedeniyle davalı adına kayıtlı şirket hisselerinin davacılar adına tescili, olmadığı takdirde hisse bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğundan dava ticari nitelikte bir dava değildir. Muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan bu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. (Bkz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/11204 Esas 2015/14214 Karar ve 2018/1458 Esas 2020/6738 Karar sayılı kararları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/3771 Esas 2016/5972 Karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/7703 Esas 2013/12617 Karar sayılı kararı) <br>6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın  362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07/10/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18585d676fb5ace8","SID":"19ae46610f6ed59c"}}