{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:07/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:12/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:07/10/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalının merkezi ...'te bulunan bir un firması olduğunu, yönetim kurulu başkanının ..., ortaklarının ... ve ... olduğunu, müvekkilinin market işletmekte olduğunu, babasının ise müvekkilinden bağımsız olarak un ticareti ile uğraştığını, müvekkili ve babası arasında ortaklık vb. ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin babası dava dışı ... ile davalı şirket arasındaki borç alacak ilişkisi nedeniyle iş bu davanın açılmasının gerekli olduğunu, davalı adına hareket eden ... ve ...'in detayları Antalya CBS'ye verilen şikayet dilekçesinde anlatıldığı üzere alacaklı oldukları müvekkilinin babası dava dışı ...'ın (Antalya 16. İcra Dairesi'nin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...  Esas sayılı alacaklısı ... Un ve Sanayi Ticaret A.Ş., vekili Av...., borçlusu müvekkilinin babası ... olan icra dosyalarını kapatma ve 700 adet (çuval) 50'şer kg'lık un verme vaadiyle müvekkili ile ekte sundukları sözleşmeyi yapıp, müvekkilinden her biri 5.000,00-TL'lik 38 adet bono alıp 05.07.2019 tarihinde Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ... Esas sayılı (38 dosya) dosyalarından icra takibine geçip, aynı gün icra dairesinde müvekkilini yasal ödeme ve itiraz sürelerinden vazgeçirttirip, icra dosyalarını kesinleştirip, ödeme taahhütleri aldıklarını ancak ne müvekkilinin babası dava dışı ...'ın icra dosyalarından vazgeçtiklerini ne de 700 adet (çuval) 50'şer kg'lık unu gönderdiklerini, buna rağmen de müvekkili hakkında Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, Antalya 6. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarından taahhüdü ihlal suçundan şikayet edip dava açmak suretiyle organize bir şekilde müvekkilini  dolandırdıklarını, arz ve izah edilen ve yargılama esnasında ortaya çıkacak sair sebeplerle dilekçelerinde belirtilen icra takip dosyalarındaki hile ile ve aynı zamanda suç teşkil eden eylemlerle alınan ve bedelsiz olan senetlerden dolayı müvekkilinin alacaklı görünene borçlu olmadığına dair iş bu menfi tespit davasının açılmasın zaruretinin hasıl olduğunu belirterek müvekkilinden hile ile alınan ve davalı tarafça Antalya 1.İcra Dairesi'nin ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...-...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ... Esas sayılı (38 dosya) dosyaları ile yapılan takipler ve takibe konu senetler nedeniyle müvekkilinin borcunun olmadığına dair menfi tespit kararı verilmesini, kötü niyetli davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere  icra inkar tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacının harcı tamamlaması gerektiğini, menfi tespit davasının kısmi olarak açılamayacağını, davacının borçlu olmadığını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça bir protokol sunulmuş ise de bu protokolün ne müvekkili şirket yetkilileri ne de şirkete vekaleten ... tarafından imzalanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \" Davacı tarafın dayandığı ve dava dilekçesi ekinde yer alan protokolü davalı taraf kabul etmemektedir. Protokole bakıldığında, davalıyı temsilen imzanın ... tarafından atıldığı görülmektedir. Aşamalarda, adı geçen için SGK ile yazışmalar yapılmıştır. Davalı şirketin yetkili temsilcilerinin isimlerinin bildirilmesi için ayrıca ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yazı yazılmıştır. Son tahlilde ...'nın davalının temsilcisi olmadığı anlaşılmıştır. Zira, aşamalarda davalı vekili de 22/09/2021 tarihli duruşmada adı geçenin kendi çalışanları olduğunu ikrar etmiştir. Davalı şirketin, yetkisi olmayan bir kişinin imzaladığı protokol gereği yükümlülük altında olması hukuken mümkün değildir. Dosyaya sunulan ... olduğu iddia edilen kişi ile davalı şirketin sahibi olduğu iddia edilen kişinin aynı fotoğrafta yer alması kabule göre, hukuken sonuca etkili değildir.<br>Davada, senetlerden dolayı borçlu olunmadığı iddia edilmekte olduğundan, senede karşı senetle ispat kuralı geçerlidir. Her ne kadar davacı taraf hile/aldatma nedeni ile bonoların verildiğini iddia etmekte ise de esasen bir anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmanın gereğinin yerine getirilmediğini, bonoların icra takibine konu edildiğini iddia etmektedir. Bonolar rızaen verilmiştir. Bonolar sebepten mücerrettir ve bir anlaşma gereği olduğu, bu anlaşmanın gereklerinin yerine getirilmediği, bu nedenle bonoların bedelsiz kaldığı hususu usulünce, iddia eden tarafından ispat edilmelidir. Somut olayda, bu ispat külfeti, senetle ispat kuralına tabidir ve dosyada davacı bu durumu ispata yarar bir delil dosyaya sunamamıştır. <br>HMK m. 203'de senetle ispat kuralının istisnaları düzenlenmiştir. Bunların içinde, \"Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları\" da istisnalardan biri olarak sayılmıştır. Mahkememizin somut dosyadaki kabulü üst fıkrada anlatıldığı gibi davanın senetle ispat kuralına tabi olduğu yönünde olmakla beraber bir an için davacının iddiası gereği somut olayda senetle ispat kuralının istisnası olduğu ve tanık dinlenebileceği düşünülse dahi dava dilekçesinde davacı taraf tanık deliline dayanmamıştır. Davalının tanık dinletilmesine açık bir muvafakatı da yoktur. Bu haliyle de tanık dinlenmesi yönündeki talebin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Davada, ispat külfeti davacıdadır ve mevcut deliller ile davacı iddialarını usulünce ispat edememiştir. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu.,  2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Davacı taraf, dava dilekçesinde \"yemin\" deliline açıkça dayanmıştır ancak HMK'nın 226/1-c. Maddesine göre, \"yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar\" yemine konu olamaz. Bu husus gereği davacıya \"yemin\" hakkı hatırlatılmamıştır. Somut olayda, yemin deliline davacı kabule göre dayanamaz. <br>Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar, davanın niteliği bir arada düşünülerek, davacının davasını, iddialarını usulünce ispatlayamadığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Son olarak belirtmek gerekir ki; 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/3. maddesinde, icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, 72/4. fıkrasında ise, davanın alacaklı lehine sonuçlanması durumunda ihtiyati tedbirin kalkacağı ve aynı zamanda alacaklının uğradığı zarar karşılığında %20'den az olmamak üzere alacaklı lehine tazminata hükmedileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, başlangıçta ihtiyati tedbir kararı verilse de teminat yatırılmadığından, tedbirin uygulanmadığı anlaşılmakla, cevap dilekçesindeki tazminatın koşulları oluşmamış olmakla, talep gereği davalı lehine İİK gereği tazminata hükmedilmemiştir.\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendisini davalı ... Un A.Ş. yetkilisi olarak tanıtan ve vekil olarak imza atan ... ile \"müvekkilinin babası ...'ın davalı ... Un San. Tic. A.Ş.'ye karşı açılan icra dosyalarının kapatılması ve yeni un verilmesi vaadini içeren\" 05.07.2019 tarihli sözleşmenin yapıldığını, bu kapsamda müvekkilinden davalı ... Un San. A.Ş. lehine bonolar alındığını, aynı gün davalı/alacaklı ... Un A.Ş. adına icra takipleri başlatılıp, yine aynı gün icra dairesinde sürelerden feragat ettirilip ödeme taahhütleri alındığını, davalı/alacaklıya herhangi bir ticari ilişkisi ve borcu olmayan müvekkilinin işbu bonoları vermesinin, yasal sürelerden feragat edip icra dosyalarına ödeme taahhütleri vermesinin sebebi olan 05.07.2019 tarihli sözleşmedeki şartların yerine getirilmediğini, zira baba ...'ın icra dosyalarının kapatılmadığını, 700 çuval unun da verilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin aldatıldığını, bu nedenle müvekkilinin davalı ... Un A.Ş.'ye bu bonolar nedeniyle borcu olmadığının tespiti talebiyle işbu menfi tespit davasını açtıklarını, davalı/alacaklı ... Un San. Tic. A.Ş. vekilinin 22.09.2021 tarihli celsede 05.07.2019 tarihli sözleşmede davalı ... Un Tic. A.Ş yetkilisi olarak imza atan ...'nın şirketle ilgisi olmadığını, avukatlık bürolarının personeli olduğunu belirttiğini, davalı şirket vekili ...'nin icra işleriyle ilgilenen personeli ...'nın aldatmasıyla 05.07.2019 tarihli protokol imzalanarak, ...'nin icra işleriyle ilgilenen personeli ...'nın aldatmasıyla protokol gereğince müvekkili ...'tan her biri 5.000,00 TL olmak üzere toplam bedeli 190.000,00 TL olan 38 adet bono alındığını, 05.07.2019 tarihinde bonolardan dolayı 38 adet icra takibi başlatıldığını, 05.07.2019 tarihinde hile ve aldatma ile müvekkilinin icra dosyalarında sürelerden feragat ettirildiğini, 05.07.2019 tarihinde yine hile ve aldatma ile müvekkilinden ödeme taahhütleri alındığını, buna karşın protokol gereği müvekkilinin babasının icra dosyalarından feragat edilmesi gerekirken dosyalardan feragat edilmediğini, protokol gereği 06.07.2019 tarihinde teslimi gereken 520 çuval un ile 09.07.2019 tarihinde teslimi gereken 180 çuval unun teslim edilmediğini, müvekkili hakkında da İcra Ceza Mahkemeleri nezdinde ödeme taahhüdünü ihlalden şikayetler yapılıp cezalar aldırıldığını, müvekkilinin ...'nın aldatmasıyla protokolü yapıp protokol gereği 38 adet bonoyu verdiğini, bu aldatmadan davalı ... Un A.Ş.'nin yararlandığının dosya kapsamında ispatlandığını, vekalet ilişkisinde vekilinin yapmış olduğu işlemlerin davalı adına yapıldığının kanun gereği olduğunu, dolayısıyla yapılan aldatmanın davalı ... Un A.Ş adına yapıldığının kuşkusuz  olduğunu,  ortada hile ile yapılan bir anlaşmanın olduğu ve hile ile yapılan anlaşmaya uyulmadığı taraflarınca ispatlandığından Mahkemece anılan hususlara dikkat edilmeden davalarının reddine yönelik karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını ve bu sebeple ticari defter tutma zorunluluğu bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki ihtilafın da ticari ihtilaf olmadığını, dilekçelerinde davalı şirketin ticari defterlerine delil olarak dayanıldığını, buna rağmen Mahkemece delilleri toplanmadan, davalı şirketin ticari defterleri incelenmeden davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece yemin hatırlatılmadan karar verildiğini, Mahkemenin gerekçeli kararında yeminin hatırlatılmamasının gerekçesi olarak HMK'nın 226/1-c maddesi hükmüne dayanıldığını, davalarında çekişmeli olan hususlarda yemin edası halinde davalı şirket yetkilisini ceza soruşturması veya kovuşturmasına maruz bırakacak bir durum söz konusu değilken Mahkemece anılan gerekçeyle yeminin hatırlatılmaması ve bu şekilde davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında bulunan 05.07.2019 tarihli protokol, davalı vekili ...'nin 22.09.2021 tarihli duruşmadaki beyanları, davalı şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları, davalı şirket vekili ...'nin icra personeli ...'nın SGK kayıtları ve dilekçelerinde delil olarak bildirdikleri Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün 38 adet icra takip dosyası ve taahhüdü ihlalden dolayı yapılan şikayetlere ilişkin dosyalar ve tüm dosya kapsamıyla iddiaları ispatlanmış iken Mahkemece senetle ispat kuralı gereğince iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi  kararının kaldırılmasını, haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. <br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu senetlerin kambiyo senedi niteliğini haiz olup sebepten mücerret olduğu, senetlerin malen veya nakden kaydını içermediği, davacının kendisini aldatarak protokol imzalattığını iddia ettiği ...'nın davalı şirketin yetkilisi veya çalışanı olmadığı, davacının dosyaya sunduğu protokol başlıklı belgede dava konusu bono bilgilerinin yer almadığı, davacının icra takip dosyalarına sunduğu dilekçeleri ile dava konusu takipleri ve borcu kabul ettiği, takipleri kesinleştirdiği, ödeme taahhüdünde bulunduğu, davacının hile iddiasına ilişkin tanık deliline de dayanmadığı, dava konusu kambiyo senetleri sebepten mücerret olup ticari defterlere kaydının zorunlu olmadığı, davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesinin sonuca etki etmeyeceği, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında ispat yükü davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği, HMK'nın 226/1-c maddesi uyarınca yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamayacağından yemin delilinin hatırlatılmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07/10/2025<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"471d34b1a5d8ed8c","SID":"bc7a567c261f35e0"}}